SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Kitap

Konu: Yeryüzü Kitaplığı

Sayfa: [ 1 ]

19.02.2008 11:26:54
 
Fotoğraf, 'Hepimiz Hrant Dink'iz' adlı kitaptan alınmıştır.
 
'Hepimiz Hrant Dink'iz' fotoğraf kitabında birbirini hızla izleyerek birkaç günlük bir öyküyü yansılayan görüntüler, yalnızca birer imge, yalnızca gerçeğin birer yorumu değil


Sevgili kardeşim! Sireli yeğpayris!

Yirminci yüzyılın en önemli fotoğrafçılarından Ansel Adams'ın bir sözünü anımsıyorum: "Her fotoğrafta her zaman iki kişi vardır: fotoğrafı çeken ve fotoğrafa bakan..." Fotoğrafta kimi zaman bir doğa görünümü yer alır. Kimi kez bir portredir fotoğraf; bir yüzle yüz yüze, göz göze gelirsiniz. Bazen bir aile albümünden çıkmış bir fotoğraftır elinizdeki; ana, baba ve çocukların duruşları, bakışları, giyimleri, baktıkça ruh gizlerini ele verir. Ama fotoğrafta kim ya da ne olursa olsun, Ansel Adams haklıdır: Bir, fotoğrafı çeken vardır; bir de, fotoğrafa bakan. Fotoğrafı çeken, çekip gitmiştir gerçi; sırra kadem basmıştır, ama eylemiyle oradadır, fotoğraf onun eyleminin ürünüdür. Sonrası, fotoğrafa bakana kalmıştır. Karşında, zamandan yalıtılmış, sürekli kılınmış bir an vardır. Bakakalırsın...
Şu anda elimde tek bir fotoğraf değil, bir fotoğraf kitabı var, binlerce fotoğraf arasından seçilmiş yüz otuz beş fotoğraftan oluşan bir kitap: Hepimiz Hrant Dink'iz. Uluslararası Hrant Dink Vakfı adına, Agos Yayıncılık tarafından yayımlanmış. Hrant Dink'in öldürülüşünün birinci yılında... "Yaşanan yoğun acının ardından ortaya çıkan toplumsal tepkiyi kamusal belleğe taşımak" için...


Güvercin ve tekne

Tasarımını Bülent Erkmen'in gerçekleştirdiği kitabın ön kapağı siyahbeyaz: Hrant'ın yüzünden hiç eksilmemiş olan biraz hüzünlü, biraz hülyalı bakış, bir kadının yüzündeki acılı, öfkeli, ama kararlı, sorgulayan anlatım ve cenaze töreninde binlerce elin taşıdığı "Hepimiz Hrant Dink'iz" pankartı. Kitap açıldığında, içerideki fotoğraflara silme kara, kapkara sayfalardan geçilerek ulaşılıyor. Hrant'ın, Agos gazetesinin önünde öldürüldüğü yerden başlayan, tüm bir yürüyüşü nerdeyse anı anına görüntüleyen, kilisedeki âyinle süren, toprağa verilişiyle son bulan görüntüler. Ne ki, "son bulan" demek yanlış belki de. Çünkü özellikle son iki fotoğraf bir "son"u değil, bir "başlayış"ı, bir "yeniden başlayış"ı haberliyor. İlkinde, gömütlükte, Hrant'ın fotoğrafının üstünden kanat açmış bir beyaz güvercin. Son fotoğrafta ise, Hrant'ın kıyıda duran teknesi. Yapraklar, çiçeklerle bezeli. Belki mimozalar, belki ıhlamurlar. Arkada, motorun yanı başında, her zaman oturduğu yerde, balık tutarken çekilmiş bir fotoğrafı. Tekne birazdan denize açılacak gibi.


Sesim karada ölürse

Rafael Alberti'nin dizeleri düşüyor aklıma: "Sesim karada ölürse, / alın denize götürün, / kıyıda öylece bırakın. // Alın denize götürün, / ak bir savaş gemisine / sesimi kaptan yapın. // Süsleyin sesimi oy / nişanlarıyla gemicilerin: // yüreğimin üstüne demir / demirin üstüne yıldız / yıldızın üstüne rüzgâr / rüzgârın üstüne yelken..."
Hepimiz Hrant Dink'iz kitabı, arka kapağında, yine cenaze törenindeki yürüyüş sırasında çekilmiş bir fotoğrafla sona eriyor: Kıpkızıl, kan rengi bir kumaş; üstünde "Bugün Ermeniyim..." yazıyor. O gün on binlerce kişinin yürekten paylaştığı bir sözdü bu; bir Ermeni kardeşimizin öldürülüşü karşısında attığımız çığlığın sessizliğinde söylenmiş bir söz. Gerçek milliyetimizin insanlık olduğunu dile getiren bir söz...
Pablo Neruda, bir zamanlar, "Ben yalnızca kendi ülkemde yaşayabilirim," demişti. "Ellerim ve ayaklarımla ona tutunmadan, kulağımı ona dayamadan, sularının ve gölgelerinin kıpırdanışını duyumsamadan, köklerimin ana karnında beslenir gibi toprağının derinlerine uzandığını duyumsamadan yaşayamam." Hrant Dink'in tüm bir yaşam eylemini ne kadar güzel yansıtıyor. Elleriyle ve ayaklarıyla hep bu ülkeye tutundu; kulağını hep ona dayadı; hep sularının ve gölgelerinin kıpırdanışını duyumsadı; ve kökleri ana karnında beslenir gibi toprağının derinlerine uzandı.


Ölüm maskı gibi

Hepimiz Hrant Dink'iz fotoğraf kitabında birbirini hızla izleyerek birkaç günlük bir öyküyü yansılayan görüntüler, yalnızca birer imge, yalnızca gerçeğin birer yorumu değil; Susan Sontag'ın deyişiyle, "bir ayak izi ya da ölüm maskı gibi gerçek olandan dolaysızca çekip alınmış" bir şey. Gerçek olandan bu denli dolaysızca çekip alınmış imgeler, söze yer bırakmıyor. Ortaklaşa bir tepkinin, bir acının, ama aynı zamanda bir kararlılığın, tüm sözlerden arınmış, insanların bakışlarında, duruşlarında cisimleşmiş bir yansıması bu kitap.
Bence, bu kitabın bir başka özelliği de, aslında bir "aile albümü" olması. Bir "aile"nin tüm bir yaşamının yalnızca bir-iki gününde çekilmiş fotoğraflarından oluşan bir "albüm". Bu ülkede uzun yıllardır özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve hoşgörü uğrunda savaşım veren insanlar ailesinin. Bir kardeşlerinin daha öldürülmesi karşısında duydukları acı ve öfkeyle bir araya gelip çektirdikleri fotoğrafları içeren bir "aile albümü" bu kitap.
Bu kitaba bakarken, gözümün önüne üç yıl önce yayımlanan bir başka kitap geldi. Anımsayacaksınız, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2005 yılında, 6-7 Eylül Olayları'nın ellinci yıldönümü dolayısıyla bir kitap yayımlamıştı. O kitapta, 1955 Eylülünde gayrimüslimlerin evlerine, işyerlerine ve kiliselerine gerçekleştirilen saldırıların fotoğrafları yer alıyordu. Fotoğrafları, o dönem İstanbul'daki Sıkıyönetim'de görev yapan Oramiral Fahri Çoker, ölümünden sonra yayımlanmak koşuluyla Tarih Vakfı Bilgi-Belge Merkezi'ne bağışlamıştı.


İyi saklayalım

6-7 Eylül Olayları: Fotoğraflar-Belgeler kitabında sunulan fotoğraflar, Hepimiz Hrant Dink'iz kitabındaki fotoğrafların tam karşıtı bir nitelik taşıyordu. Orada, gericiliğe karşı seslerini yükseltmek için yürüyen insanlar değil, bu ülkenin insanlarının bir bölümüne karşı kışkırtılmış, saldırıya geçmiş, yakıp yıkan, kırıp döken insanlar vardı.
Bütün fotoğraflar, unuttuklarımızı, unutturulmak istenenleri bize anımsatmak için vardır. O yüzden, elli yıldan fazla bir zamandır yaşananların iki yüzünü sergileyen bu iki kitabı iyi saklayalım derim.

CELÂL ÜSTER

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=7314

flzf 19.02.2008 11:30:20
Ben hrant değilim ve hiç olmadım düşünce özgürü oysa düşünce özgürüde olmadım

19.02.2008 11:41:40
Ne mutlu sana flzf bunların hiçbiri olamadığının bilincinde cesurca ifade ediyorsun. Sonra bunu talep edenler içinde

bu tip bir cümle kurarak ironi yapıyorsun ne güzel ne güzel Smiley Lakin sorun şu, politik bir tartışma yok kitap tanıtımı

var sanırım konuyu okumadın. Hrant kelimesi geçen  her cümleye otomatik refleks vererek durumu daha da komik

hale getirmeyin lütfen.

19.02.2008 12:03:25
Kitap tanıtımı ise niye başlık Hepimiz Hırant Drik iz o kim ya

19.02.2008 12:12:28
Sayın DarthVader kitap adı demek istediniz sanırım zira bu tanıtım yazısı ve başlık 'Yeryüzü Kitaplığı'. Ayrıca

herşey hakkında fikir sahibi olma mecburiyetini lütfen kendinizde bu kadar gütmeyiniz.Zira ilgilenecek kişiler

adına eklenmiş bir konudur. Bilmem yeterince açıklayıcı oldu mu ?

19.02.2008 12:17:38
ilgilineyiruzya işte tartışalım tartışma mekanı değilmi bura.

19.02.2008 12:19:22
Konuyla alakası olmayan her mesaj tarafımca silincektir.  Hala anlamayanlar için son kez belirtiyorum kitap

tanıtımıdır  Smiley Siyasi fikirlerinizi diğer alanlarda yapınız bununla alakalı da başlıklar mevcut.

19.02.2008 12:21:55
istediğimiz kitapları tanıtabilir miyiz?

19.02.2008 12:23:20
Forum Kuralları dahilinde evet yapabilirsiniz

flzf 19.02.2008 20:06:57
hayır yani hrant dink hiç düşünmeden 3-5 tane şerefsizi üstüne çekmiş ermeni milliyetçiliği yapmış diye hemen düşünce şehidimi oluyo bu kitap neden onun anısına yazılsınki yaşadığı trajik olayı kendisi hazırlamış fikirleri aslında beş para etmez biri cenazesindeki hepimiz ermeniyiz mesajıda onu vuranların şerefsizliği içindi sağlam düşünceleri olduğu için değil adam istediği kadar aptalca şeyler yazsın onun bir cezası varsa hukuk vermeli beyni yıkanmış şerefsizler değil
Ne mutlu sana flzf bunların hiçbiri olamadığının bilincinde cesurca ifade ediyorsun. Sonra bunu talep edenler içinde

bu tip bir cümle kurarak ironi yapıyorsun ne güzel ne güzel Smiley Lakin sorun şu, politik bir tartışma yok kitap tanıtımı

var sanırım konuyu okumadın. Hrant kelimesi geçen  her cümleye otomatik refleks vererek durumu daha da komik

hale getirmeyin lütfen.

 ne güzel mylia bu sıralar mutluluk hormonları salgılıyorsun ancak mantık olayına göre cümlelerimden daha başka anlamlar çıkıyor yazılan her kitap aynı zamanda politikadır kitap eleştirisinin eleştirileri olmazmı yasakmı var


Sayfa: [ 1 ]