|
||
| acaba gönülle ve işleriyle uğraştığımız kadar akıl ve işleriyle uğraşsak konumumuz ne olurdu..? |
||
|
||
| INSAN OLMAK ZOR... COK ZOR.. COK.. Yok arkadaslar yok, deli gönüle care yok... Ne psikolog, ne de psikiyatrist, ne felsefeci, ne teolog... Düsünüp duruyorlar ama care yok... Hicbir b.. gelmiyor onlarin da ellerinden, habire palavra atip duruyorlar.. Dünyada insan sayisi kadar da insan sorunu var, ruhu var... Hangi birine uydursunlar o dahiyane teorilerini... Bazen yalnizlik ve caresizlik duygusu sarar icimizi, hic bir sebep yokken...? Ya da .. gercekten bir sebep yok mudur? Ölüm korkusu mudur bu? Ölümün hepimizi bekleyen kacinilmaz sonumuz oldugunu bilmemize ragmen, neden ki bu korku, neden? Kacinilmaz olana alisamamak, onu cesaretle karsilayamamak insanin zayifliginin en kesin kaniti olmali herhalde... Korkariz ölmekten, korktugumuz icin dogal gelisini bile bekleyemeden, bazilarimiz da onu cagiririz.. Gelip bir an önce almasini, bu korku dolu bekleyisi bir an önce bitirmesini isteriz. Kimileri de, tüm cagrilara karsin gelmemekte, gecikmekte diretirse, ölümünün dogal gerceklesmesini beklemek gücünü gösteremeyip, kendi kendini öldürür ve kurtuluverir bu korku dolu bekleyisten. Bazen sikinti ile dolariz da, sanki bir yara, dere yatagi gibi bir yol yapar icimizde ve bu upuzun yara oyugunu yakarak, kan deresi akar sicak sicak, acitarak icimizde, bögrümüzde... yüregimizde bir yumruk... Korku dolu bekleyise dayanmak zor... Ne ölüler görürüz yasadikca, ne ölümler... Daha dün yillardan beri karsimizda capcanli duran, güclü, gülen, konusan, bitimsiz hayalleri olan, gelecek planlari yapan bir tanidik, yakin, sevgili, arkadas, kardes, evlat, anne, baba,... tüm anilarini bize birakip gidiverir, aniden, vedalasmadan... en cok da son sözleri, son bakislari etkiler bizi... Hele bir de kirgin ayrilmissak, ne kadar yanariz, ne kadar ... Bizim icin yaptigi iyilikler, söyledigi iyi sözler, dostca gülümseyen gözleri aklimizdan hic cikmaz... Buna karsilik da onu nasil kirdigimiz, istekleri olmussa yerine getirmedigimiz, yaraladigimiz gelir aklimiza, kendi kendimizi yer bitiririz... Vicdanimiz bize huzur vermez... ...neyse su ugursuz cenemi kapatayim ben en iyisi... yoksa artik cadi süpürgemi elimden alip kovalayacaksiniz beni buralardan... Herkese mutlu, yasam dolu, civil civil, kipir kipir, sevgi dolu, esenlikli günler diliyorum... Ayrica gülücükler yüzünüzden eksik olmasin... Hexe.. |
||
|
||
| bu pesimist mesajı sana yakıştıramadım hexe. korkan sadece ego. gerçek özümüz daima kalıcıdır çünkü. | ||
|
||
| beyin ölümü :bitkisel hayat bi sekilde hayattasin ama kalbin durdugunda yoksun yan1 her zaman kalb1n dedigi | ||
|
||
bilim insanları ruhu,kalbi çözmeye uğraşsalar ne çıkar?her insan kendi içinde bi karmaşa,hepsinin ayrı tutarsızlıkları,ayrı tutkuları,tarzları var.bu 12 burca göre bilmem kaç milyar insanın kişiliğini belirlemeye benzer..her insan farklı bir hastalıktır işte.. |
||
|
||
| Dellenmeyen gönül, gönül müdür? Dellenen gönüle çare arayanın, kalbi kalp midir? Delir gönlüm delir... Deli Gönül Abdal Gönül Deli gönül ırmak olmuş çağlıyor Dillerime adın düştü düşeli Gözümden süzülen yürek dağlıyor Dertlerim başımdan aştı aşalı Deli gönlüm koşa koşa yoruldu Bu aşk yüreğime değdi değeli Dara durdum can candan soruldu Güneş bizim için doğdu doğalı Deli gönül bu cihanda yerin dar Seven sevdiğini buldu bulalı Her sevdada elbet alın terin var İnsanlık sevene baki kalalı Deli gönlüm aklım baştan alansın Beni bu sevdaya saldın salalı Bende hep gerçektin elde yalansın Uğrunda divane oldum olalı Deli gönül başka kimse sevmedi Bu canana meyil verdim vereli Senden başkasına gülüm demedi Dostun dergahına girdim gireli Deli gönül yaylan varsa yaylarsın Bende sen gibiyim doğdum doğalı Ben seni sevdikçe bayram eylersin Gözlerden yıldızlar sağdım sağalı Deli gönül havalanma şaşarsın Hep böyle olmuştur gördüm göreli Işığı olmayan yolda naçarsın Yalancı zevkleri sürdüm süreli Dosteliyim Kerem oldum uğruna Mah yüzün yüzüme çağdı çağalı En çok riyakarlık gitti ağrıma Sevda yağmurlarım yağdı yağalı Dosteli |
||