|
||
| Tarihimize söyle bir geriden günümüze dogru baktigimizda, insanligin sorunlarinin katlanarak devasa boyutlarda büyüdügünü görmemek mümkün mü? Ilksel insanin en önemli sorunu tabiattaki fiziksel varliginin zayifligiydi. Fiziksel düsmanlarinin üstünlügü karsisinda bedenini korumak ve güc sartlarda onu doyurabilmek en önemli problemiydi. Ellerini kullanabilmesi ve zekaca giderek tabiattaki diger canlilara karsi üstünlük kurmasi, bugün bu önemli sorunu sorun olmaktan cikarmistir. Bugün beyin gücü ile dogadaki üstünlügünü kesinlestirmis, ona zarar verebilecek düsmani kalmamistir. Beyin gücü ile gelistirdigi bugünkü süper teknolojisi ve bilimi sayesinde hemen hemen her türlü sorununu cözmüstür. Ama icsel-insani sorunlari oldugu gibi durabilse bile razi olacaktik belki, en azindan alisacaktik. Ama her gecen gün yeni sorunlara gebe olarak gözlerini acan insan, problemlerin icinde bogulmakta. Cözümlemekte zorlandigi ya da cözemedigi iletisim sorunlari, gittikce cogalip derinlesen yakalayamadigi bilgi patlamalari yeni sorunlar degil ama, giderek büyüyen, icinden cikilmaz hal alan sorunlar olarak evrimlesme sürecinde hep yanibasinda oldu. Hele günümüzde iyice caprasiklasan bu problemlerle, yasadigimiz cag adeta bunalim cagina dönüstü. Uzayin derinliklerini bile avucunun ici gibi bilen, dünyanin her kösesini uydular araciligiyla oturdugu yerden izleyebilen, bedeninin en kücük noktalarina kadar hakim olabilen, cözümleyebilen, iletisim-bilisim teknolojisini ve bilimi en alt insan katmanlarina kadar indirgeyebilen insanoglunun, nedir huzursuz tininden cektigi!? Süper teknolojisi ve zirvelerdeki bilimi-bilgisiyle yasadigi evreni kontrolu altina alabilmis olan homo-sapiens’in deli gönlündeki volkanlarin, kipir kipir huzursuzluklarin, fobi derecesindeki sebepli sebepsiz korkularinin, paranoyalarinin, sizofrenlerinin karsisindaki aczinin caresi yok mu? | ||
|
||
| Bilimin herseyi buldugunu saniyoruz bence. Aslinda bilinmeyen okadar cok sey varki. Sadece tembellesen ve herseyi buldugunu sanan biziz. Bilinmeyen daha nice buluslar var. Bence ruhsal hastaliklara bilimin cagre bulmasi icin cok erken. Git 100 yil sonra gel
|
||
|
||
| biz ruhun ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz ki onun hastalıklarına çözüm bulalım.. çoook çalışmalıyız çooook |
||
|
||
| bu da psikoloji ama... benim bu yazdıklarım da en az freud kadar geçerli. kuranı kerim meali koyamam ya da incili yapıştıramam... ne biliyim bazı basit prensipler var. evrensel değerler, bütün dinlerde ve ciddi felsefelerde bulunur. piskologlarla uğraşcağınıza bence bunları öğrenin. çok ümitsizseniz büyü yaptırın. ne yaparsanız yapın. çünkü psikolojinin işe yarama oranı bunlardan fazla değil. başarılı sonuçlar var tabi. ama Guruların elde ettiği sonuçlar, istatistik olarak psikiatrların çok üstünde. bak çok açık yazıyorum: oraya gitmeyin. gitseniz bile yapıştırdıkları etiketi kabul etmeyin. çünkü bilim bu değil. bilinç altı denen şeyin varlığı ispatlanmamış. ve ben freuda inanmıyorum. ben sexten başka derdi olmayan tüysüz bi şebek değilim. hayata kalmak yegane amacım falan değil. güç, iktidar umrumda değil. ben zaten güçlüyüm. ben ateşten daha güçlüyüm. bu benden yıldız tozundan meydana geldi. komşumu kendim gibi seviyorum... ve sen bilim maskesi altında bunu yıkmaya çalışıyorsun. Freudun Totem ve tabu adlı kitabını okudum. size de tavsiye etmem. saçma bi kitap. baştan aşağı saçmalık içeriyor. mantıksız. çünkü kanıtlanmamış. hiçbir deneye, olguya, ya da matematik formüle dayanmıyor. sadece darwin teorisinin (ki bioloji alanında buna inanırım) felsefeye, bir nevi insana uyarlanmış hali. Ben erich from okuyorum. erich from okuyun. o da psikolog. onun yazıları gayet mantıklı. bak söylüyorum yine kanıtlanmış değil. yine bilimsel değil. ama mantığa hitap ediyor. mantık da değil. içimizdeki öz-benliğimize sesleniyor bi nevi. ve pratikte işe yarıyor. erich frommun felsefesine uygun olarak yaşanır. freudun felsefesine göre yaşanmaz... ruhbilimciler bir işe yarar: -bizim materyalist- bilgisayar üzerine kurulu batı kültürümüz ruhaniyete, ruhsal gerçeklere çok az yer ayırdı. toplumumuzda sağlıksız, sevgisiz insanlar var. ve birinin bunlarla ilgilenmesi gerekiyor. Bana kalırsa selçuklu döneminin delilerin su sesiyle tedavi edildiği eski bakım evleri bakır köyden çok daha iyidir. biz delileri içine şeytan girmiş diye yakmıyorduk. sepet örüyorlardı, ya da tıpkı bugünkü gibi ne varsa, elde ne varsa adam onu deniyordu. Şimdi de öyle. ve bu adamın elinde Freud var. kimyasal bir takım ilaçlar var. şebek teorisi ve bilinç altı teorisi var... O yüzden boşverin. yani bi adam tırlatmıştır... bitmiştir dinden imandan çıkmıştır, tamam. ama onun dışında boşverin. bunalımlıysanız kendinizi daha çok sevin. yakınınız sorunluysa ona daha çok sevgi verin. kendinizi iyi edin yani. ben bi ara tuhaf bi bunalıma girdim. ve bu işe bi kere girdim. grip gibi falan değil. bana göre bu hekimlik değil. bu farklı bişey. farklı bi alan. bu adamlar arbayı kaşıkla tamir etmeye çalışıyor ve yaptıklarının "bilim" olduğunu düşünüyor. ve arabanın içine ettiklerinde suçluluk da duymuyor çünkü "doğru", "bilimsel gerçek" olarak bildiklerini yapıyorlar. yani ne kadar yazsam az. geçmişte o durumda olduğum için söylüyorum. Adam sana etiketi yapıştırıyor. ve sana öyleymişsin gibi yaklaşıyor. ve buna inanıyorsun. bir kez inandın mı zaten yapcak bişey yok. adan kendini şizofren olarak gördükten sonra, ben buyum, böyleyim dedikten sonra yaşamını böyle sürdürüyor... ve bu benim görüşüm. bilimsel değil. ve bu inglizce yazılar da bilimsel değil. ama iyidir yani. dua edin kardeşim. dua gibisi yoktur. kaplıcaya gidin. reiki yapın. Ruh gerçek mi değil mi bilmiyoruz. ama ruh diye bişey varsa. ve bizim ruhumuz varsa, ruh hasta olabiliyorsa... o zaman bir materyalist onu tedavi edemez. bu bu kadar basit. bu yağmur duası gibidir. ya da bozulmuş arabayı dua ile tamir etmeye çalışmaktır. ya da 50 derece ateşi olan çocuğu doktora götürmek yerine cami imamına götürmek gibidir. aynı şey kardeşim. üfürükten bilgisayar yapılmaz. kendini seven insan ruhsal bir sorunu materyalistlerin yardımıyla aşmaya çalışmaz... bambaşka bir paradigmaya ihtiyaçları var. tamamen farklı, pavlovun falan çok ötesinde yaklaşımlara ihtiyaçları var... benim görüşüm yani. o yüzden bu inglizce şeyleri okuyun kardeşim. freudu okuyosunuz onları da okuyun. zararı olmaz. çünkü işe yarıyor. düzenli meditasyon, reiki, yoga, bunlar fayda sağlar. düzenli psikiatr fayda sağlamaz. bu böyle. konuştum. |
||
|
||
| Psikolojiyle ilgili doktorun materyalist olmasının hastaya bir zararı olduğuna inanmıyorum.Çünkü ilgili doktor hastanın maneviyatını ya da ruhunu değil zihinsel işlevlerindeki aksaklıkları tedavi ediyor. Hatta materyalist bir doktor kendi içsel yapına müdahale edilmemesi açısından çok daha olumludur diye düşünüyorum. |
||
|
||
| bazen gerekiyor ama... benim inancıma göre hasta olan kişinin yanlış bir düşünce biçimi vardır. benim teorime göre, ki en az freudunki kadar geçerli psikolojide sadece 4 temel hastalık vardır. bunlar: -öz eleştiri -hınç -suçluluk -korku bu dördü kişinin kendini, diğerlerini ve hayatı sevmesini engeller ve adam düşünce yapısını değiştirip bu olumsuz düşünce kalıplarını aşmadıkça, ilaçlar sadece onu uyuşturmaya yarar. freud gelsin iyileşmesine yardım edeyim... |
||
|
||
| adı üstünde.deli gönül.delidir,ne yapsa yeridir | ||
|
||
| benim gönlüm gayet sağlıklı, çok teyesüf ederim. | ||
|
||
| Popülist psikoloji anlayışının kıskacında salağa dönmüş insanlardan biri olmayı eleştirmek anlamında Leo haklı aslında. Ancak çözümü basite indirgenemeyecek ve kişinin artık çözemeyecek kadar karıştığı durumlarda tedavi olması bir kalp hastasının kalbi için tedavi olması kadar doğal ve hayati. |
||
|
||
| popülist değil duygusalım. bu konuda hasasım ve zamana ihtiyacım var tamam mı? ve ben gayet zekiyim. sana gitme de demiyorum. istiyosan git ama bence gitme. |
||
|
||
| Deli gönüle care yok mu?, Kisisel sorunlar cözümsüz mü? Yok hocam yok ne tarihte ne günümüzde çare bulunamamıştır ve sanırım gelecek de bundan farklı olmayacak.Gönül işte. |
||
|
||
| Leonardo,sana popülist demedim ,insanların popülist bir tavırla saçma nedenlerle psikolog psikolog dolaşması sözkonusuysa haklısın dedim. Hayır ben de gitmem ve kişisel tavrımın sorumluluğunu da yüklenebilirim. Ama örneğin şiddet eğilimi kontrol edilemeyen biri olsaydım ya da buna benzer kontrolüm dışına taşan etrafa zarar veren davranış biçimlerim gitmem gerekirdi. |
||
|
||
| doğru yaw... bilmiyorum... yani ben normal doktora da gitmem kolay kolay. sağlıklı yaşamak en iyisi. şöyle söyliyim: -nezle için doktora giderim. ama çok ciddi bi sorunum olmadıkça... ki zaten o zaman mecburen götürürler. gitmem yani. çünkü aklım benim kontrolümde. bu kavram psikolojide var mı? bu bilgisayarı nasıl yönetiyosam aklımı da ben yönetiyorum? |
||
|
||
| uslan artık deli gönül...ne uslanması be.sudan çıkmış balık gibiyim | ||
|
||
| çivi lazım ya kafaya çakmak için yada hayata ... | ||