SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Müslümanların gerileme sebepleri?

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4

12.02.2008 23:03:56


İslâm dünyasının en kuvvetli olduğu dönem, 7. ve10. asırlar arasıdır. 17.ve 18.asır, Fetret Devri, bir bakıma ayakta kalma mücadelesinin verildiği dönem. 19. ve 20. yüzyıl ise, Batı’nın üstünlüğünü mecburen kabullenme ve onların kontrolüne girme devri.

İslâm dünyasının yükselmesini, onuncu asra kadar Müslüman Araplar sağladı. On birinci asırdan itibaren, bayrağı Türkler ellerine aldı. Türkler, doğuda Bizans’ı çökerterek Viyana kapılarına kadar ilerlediler. Endülüs Devleti de Avrupa’yı batıdan sıkıştırmaya başladı. Böylece Avrupa iki güç arasında sıkıştı.

Bu kıskaç sebebiyle, yarı vahşî bir hayat süren Avrupa, gerçek bir medeniyet ile tanıştı. Güçsüzlüklerini anladılar. Kendilerini tenkit etmeye başladılar. Bu öz eleştiri, Avrupa’nın toparlanmasına sebep oldu. Birçok buluşların, üstün başarıların kaynağında, zaten çaresizlik yatar.

Bernard Lewis'in "İslam'ın en büyük talihsizliği" dediği kurak Ortadoğu coğrafyası, bir de denizlerden kopunca, Avrupa'nın ürettiği sosyal gelişmeyi üretemedi, elindeki mirası bile yitirdi.
Hele de dünya ticareti Akdeniz'den okyanuslara kayınca islam âlemi çöktü!

Avrupa’da gelişmeler olurken, Müslüman dünyası elde edilen zaferlerin rehavetine kapıldı. Sahip olunan üstünlük sebebiyle, Avrupalıları küçümsediler. Avrupa teknolojide, buluşlarda hızla ilerlerken, Müslümanlar bu yenilikleri ciddiye bile almadılar.

Müslümanların bir dezavantajı da, zirvede olmaları... Çünkü, zirvede kalmak, zirveye çıkmaktan çok daha zordur. Zirvede rüzgârlar sert eser. Zirvenin düşmanları çoktur. Bir dezavantaj da, insanın zirveye ulaşınca, gayretinin zayıflaması... İnsan isteklerine kavuşunca, rahata düşkünlük, uyuşukluk hastalığına tutulur. Zirveye çıkmada en büyük etken olan aşk, şevk kalmaz. Makam mücadelesi ve mal mülk yarışı başlar.

Bu kural, her devirde, her medeniyet, her cemiyet, cemaat ve millet için geçerlidir. Böyle durumda, herkes, külfetsiz nimet peşine düşer. Başka bir ifadeyle, herkes birer mirasyedi olur. Herkes, geçmişteki birikimden, payına düşeceğinin peşindedir. “Her nimet külfet karşılığıdır.” prensibi unutulur, vermeden alan hazır yiyiciler çoğalır. Hâlbuki ayet-i kerimede, “Bilinsin ki, insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” (Necm-39) buyurulmuştur.

Bu tehlikeli hastalığa, Osmanlı da maalesef yakalandı. Bunun neticesinde, devlet ricali oyun, eğlence peşine düştü. Yeniçeri, kendi vatanında, sanki bir işgalci orduydu. İkide bir kazan kaldırdıkları için, halkın ve padişahların korkulu rüyası hâline gelmişti. Tanzimattan sonra fen dersleri kaldırıldırığı için Medreseler teknolojiden kopuk haydeydi. Tekkeler, tembellerin barınağı oldu. Memurluk, gizli işsizlerin sığınağı durumundaydı. Aslında, görünüş olarak, medeniyeti zirveye çıkaran bütün müesseseler ayaktaydı. Fakat bunların gerçek temsilcileri yoktu. İçleri boşaltılmıştı.

Bütün bunlar, dinimizin yasakladığı şeylerdi. Zaten ne zaman insanın başına bir iş gelmişse, bunun altında mutlaka dine uymamak yatar. Hâlbuki dinimiz boş kalmayı yasaklamaktadır. Ayet-i kerimede, “Boş kaldın mı hemen başka işe koyul!” (İnşirah-7) buyurulmaktadır. Aynı hâlde bile kalmak uygun görülmemektedir. Hadis-i şerifte de, “Mümin gayretlidir; iki günü eşit olan zarardadır.” buyuruldu.

Demek ki, gerilemenin sebebi Müslümanlık değil, Müslümanlardır. İslamiyetin emirlerine uyan kim olursa olsun, muvaffak olur. Avrupalılar bilmeyerek de olsa bu emre uyup; çalıştılar, çabaladılar ve neticede zirveye ulaştılar.

12.02.2008 23:05:18

sayın cin yazının tamamı  için objektiflikten uzak diyebilirim. öncelikle müslümanlığın gerilediğini söylemişsiniz.
yani hristiyan dünyasından geride kaldığını da kabul etmişsiniz.peki hiç kendinize hristiyan coğrafyası neden ileri gittiğinizi sordunuz mu?
İslâm dünyasının yükselmesini, onuncu asra kadar Müslüman Araplar sağladı. On birinci asırdan itibaren, bayrağı Türkler ellerine aldı. Türkler, doğuda Bizans’ı çökerterek Viyana kapılarına kadar ilerlediler. Endülüs Devleti de Avrupa’yı batıdan sıkıştırmaya başladı. Böylece Avrupa iki güç arasında sıkıştı.

Bu kıskaç sebebiyle, yarı vahşî bir hayat süren Avrupa, gerçek bir medeniyet ile tanıştı. Güçsüzlüklerini anladılar. Kendilerini tenkit etmeye başladılar. Bu öz eleştiri, Avrupa’nın toparlanmasına sebep oldu. Birçok buluşların, üstün başarıların kaynağında, zaten çaresizlik yatar.
evet sormuşsunuz ve "fenerbahçenin avrupada sonuncu olunca; bizi yenen takım şampiyon oldu ama" gibi bir pişkin retorikle cevap vermişsiniz.
Galiba bir kaç saat avrupa tarihi dersi verilseydi bu ülkede. Bir çok gencimiz böyle idefikslere saplanmamış olucaktı. Martin luther i bi on dakika anlatsaydık, din ve kilise savaşlarından, düşünce özgürlüğü için şehit olanlardan, insanlığı bugüne taşıyan düşüne akımlarından biraz olsun bahsetseydik. Avrupa nın bilime ve gelişmeye açılan kapıları nasıl kırarak açtığını anlardık.

"Kendilerini tenkit etmeye başladılar. Bu öz eleştiri Avrupa’nın toparlanmasına sebep oldu" galiba paragrafta katıldığım tek cümle bu. Aslında kilit cümlede bu Avrupa hala kendini tenkit ediyor. skolastik çağa lanetler okuyor. yunan ve roma medeniyetlerini yakıp yıkan, düşünce akımlarını ve eserlerini 1000 yıl yeraltında tutan zihniyeti hala yerden yere vuruyor. Koskoca hristyan dunyasını vatikana sokup üstüne kapıları kapatmalarına rağmen.
Gel gelelim biz kendimizi doğru dürüst hiç tenkit edemedik. Okullarımızda kendi tarihimiz gibi arap tarihini okutup türk tarihiyle yalan yanlış birleştirerek haricten gazel okuttuk öğrencilerimize. Savaş kazandık savas kaybettik.Buna sevindik buna üzüldük. Tarihimizin en fazla analtılması gereken tanzimat sonrası tarihini çaktırmadan geçiştirdik. Batı tarzı kurulan okullarda ve erkan-ı harbiyede ile batıda öğrenim gören insanların türkiye cum. kurduğunu hiç söylemedik aslında,  bize medeniyet gökten mi düştü diye sorduk. sonra yüce atatürk derken medeniyetin içini bi güzel boşalttık.

Şimdi  nurcuların milli görüşcülerin eline düşen zavallı çocuklara böyle bir eğitim vererek altyapısını oluşturan yüce eğitim sistemimize sorarım eğitim şart mı?

aslında bu konuya cevap atmıyacaktım ama konuyu olur ya bir lise veya ilköğretim çağında bir çocuk okuyup böyle algılamasından korktum çok korktum hem de çok...

muygun

12.02.2008 23:05:57
Tarikat ve cemaat sisteminin yaygınlaşmasından sonra müslümanlık gerilemeye başlamıştır kanımca. Zira eskiden dervişler ve sofiler birey olarak topluma mal olunurken 11. y.y sonlarına doğru tarikatçılığın gelişmesi ve tarikatın dini kendi çıkarlarına alet, amaç gerekirse kendisi yorumlaması bu sonucu doğurmuştur. Oysa eski islam bilginlerine bakıldığında bireyin kendisidir. Arkasında islam felsefesinden başka hiçbir kurum ya da kuruluş yoktur. Ama günümüzde ise kişi islam adına bir işe giriştiğinde tarikatların korkusunu yaşamaktadır. Bir yerde bana göre tarikatlar islam felsefesini kendine göre yorumlarken bireylerin ön plana çıkmasını engeller.

12.02.2008 23:06:52
haklısın kopil gerilemenin bir sebepide tarikatcılar.

12.02.2008 23:07:52
Yanılıyorsun kopil tarikatların islamın yayılmasına,ilerlemesine çok büyük faydaları olmuştur,sizin dediğiniz şey bu günkü tarikat sistemi için geçerli olabilir,insanların,güncel meselelerden uzak tutulması,siyasetin yasaklanması,din ilmi dışında diğer ilimlerin arka plana atılması,sanattan uzak kalınması vs vs eskiden bütün bu bahsettiklerim tarikatların kapsamına girerdi,bir mürit her bakımdan donanımlıydı,şimdi malesef bu değişti...
Bence Osmanlının son dönemlerinde müslümanların içlerine giren dış mihrakların,ajanların gerilemede önemli bir rolü oldu,siyasetten sanattan diğer ilimlerden uzaklaşılmasına yol açıldı,sebep geri kalmış,gündemden haberi olmayan cahil müslümanlar onların hedeflerini gerçekleştirmesindde dolaylı olarak yardımcı olacaktı,bir sebep te dünya hakimiyetinin bitmesi,bağımsızlık tahlikesinin yaşanması,bir yandan renösans ve reformla avrupanın ilerlemesi ile müslümanlar maddi olarak ve psikolojik olarak büyük bir yenilgi yaşadı...Bu cihan hakimiyeti yaşayanlar için büyük bir hüsrandı,toparlanmak ta mümkün olmadı,zaten zaman dda olmadı her an emperyalizmin eli omuzlarımızda idi,şimdiki gibi...Bir sebep te bence din adamı olarak,bilim adamı olarak kaliteli insan sayısının yok denecek kadar azalması,eğitimin baştan sona fiyasko olması,kaliteli sanatkarların azalması,bir mimar sinanın takliddi dahi çıkamadı,hal böyle olunca toplumların ilerlemesine sebep olan bütün damarlar tıkanmış oluyor...

12.02.2008 23:11:22
Gerileme derken neye göre gerileme ve gerilemek nedir?
Gerilemek, kapaitalist sistemde sömürdüklerimizden çok, sömürenlerimiz var, anlamaında mı kullanılmıştır.
Gerilemek, bilim ve teknolojik gelişmelerde takipçi olduğumuz anlamaında mı kullanılmıştır?
Güç doğrusunda gerilerde olduğumuz anlamında mı kullanılmıştır?

İslamiyet insana sömürme, güç, bilim adına, ben müslümanım deyince birşey katarmı yada eksiltir mi?
İslamiyet bizim isteklerimizle doğru paralelde hareket etmek zorundamıdır, yada isteklerimize ulaşmamız için izlenmesi gereken bir yolmudur sadece?

İslamiyet sadece bir ahlaktır. Ne sömürmeye nede sömürülmeye izin verir. O yüzden ençok akledenler, okuyanlar, araştıranlar, insana insan olduğu için hizmet edenler övülmüştür.

İslamiyet eşitmidir müslümanlar??



12.02.2008 23:12:08
Goblibozo benim söylediğim sadece türkiye için geçerli değil. Evet belki günümüzde benim söylediklerim daha yaygın. Zaten eskiyi anlatırken de sofizim ve dervişlerden bahsetmiştim ama günümüzde böyle bir durum yok, yok edilmeye çalışıldı. Kim tarafından tarikatçılığın yanlış yöne sevk edilmesi yüzünden.

12.02.2008 23:13:05
Insanin basina gelen her bir kotu veya olumsuz olay, dine uymadigi icin degildir, bu tamamen uydurma bence.. Sanki tum muslumanlar daima olumlu seyler yasarmis gibi algilaniyor.

12.02.2008 23:14:05
Müslümanların gerileme sebepleri?

Sanırım vites dişlilerinde bir problem olabilir, yada el freni çekiktir, yoksa müslümanların ileri gidememesi için başka bir sorun göremiyorum ben, tabi bir de HacımuratAnadol arkadaşımıza ve Michael Schumacher abimizede sorabiliriz, bilir kişi anlamında yani.


12.02.2008 23:14:38
İslamın bilimden ve gelişmelerden ayrılıp, muhafakarlaşması, İmam Gazali içtihatının, islama hakim olmasına neden olan revizyondur.

12.02.2008 23:16:10
İleri d eolmak geride olmak  nedir açarmısınız   
  Herkes aynı yöne gidiyorsa gidilen yöne en yakın olan ileride en uzak olan geride  demektir değil mi
her eks aynı yer gitmiyorsa  ne olacak  yani şunu diyeyim 3 kişi var bir incirliden kalkıp topkapıya gitmekte şu an bulunduğu yer ise merter      diğer kişi ise mertrden kalkıp kadıköye gidecek ve şu an topkapıda   bir üçüncü ise avcılardan kalkıp gebzeye gitmekte ve şu an mecidiyeköyde  bunalrdan hangisi daha ileridedir  bana söylermisniz


12.02.2008 23:21:11

Lise bilgilerimi tazeledikten sonra  şu şemayı hazırladım;



A ve B noktaları şehirleri temsil ediyor. A noktasına doğru hareket eden iki at arabası eşit şartlar altında olmak kaydı ile değerlendirildiğinde Y, A noktasına daha yakın olduğundan önde yani ileride sayılır. B noktasına doğru hareket eden iki at arabası eşit şartlar altında olmak kaydı ile değerlendirildiğinde X, B noktasına daha yakın olduğundan önde yani ileride sayılır.

X müslümanlar Y diğerleri olsun. Bu durumda gene aynı şartlar geçerli olacaktır. Eğer bu iki grup farklı yöne doğru gitseydi baz aldıkları, hedefledikleri noktalar farklı olduğundan bir şey söyleyemezdik eğer bir idiot olsaydık. Ama değiliz ve baz alınması gerekenin aydınlık olduğunu biliyoruz (A noktası), herkes Mersin'e giderken tersine gidip tüm ileri kavramlarını tepe taklak etmeye çalışmanın, bunu da çok gerice yapmanın anlamı yok der devamında sorunun cevabı olarakta sanıldığının aksine zirvede yapılan kayak, rüzgar sörfü veya rahatın batması değil, köylülük ve muhafazakarlığın müslümanlarda ciddi bir sorun haline gelmesi daha doğrusu çağ dışında kalan bu değerleri matah bir şeymiş gibi hala savunmasıdır derim.

12.02.2008 23:22:29
İslam Dünyası hertürlü dini hurafeye bağnazlık derecesinde şüphe etmeden
inandığı için geriliyor...
Tarikatların,cemaatlerin çeşitli dini kurum ve kuruluşların adet edindikleri
"beyin yıkama" taktiği ile geriliyor.
İslam Dünyası,şüphe etmiyor!
İslam Dünyası,şeyhleri,hacıları,hocaları bilmem
hertürlü örümcek kafalıyı doyuruyor ve kendisini aç bırakıyor..
Orta Çağ Karanlığından VazgeçmeyeceğiNE benziyor


12.02.2008 23:36:44
İslam Dünyası hertürlü dini hurafeye bağnazlık derecesinde şüphe etmeden
inandığı için geriliyor...
Tarikatların,cemaatlerin çeşitli dini kurum ve kuruluşların adet edindikleri
"beyin yıkama" taktiği ile geriliyor.
İslam Dünyası,şüphe etmiyor!
İslam Dünyası,şeyhleri,hacıları,hocaları bilmem
hertürlü örümcek kafalıyı doyuruyor ve kendisini aç bırakıyor..
Orta Çağ Karanlığından VazgeçmeyeceğiNE benziyor

bir zamanlar öyle değildi...islam dünyası dediğimiz şimdi imam gazali nin devamıdır..

ömer hayyam ı hasan sabbah ı yenen gazalinin....ibni haldun u öldüren zihniyetin devamıdır...

12.02.2008 23:37:30
Her inişin bir çıkıışı her çıkışın da bir inişi vardır,Müslümanlar en büyük sermayenin sahipleridir,bu sermaye bizlerin en büyük hazineleridir,onların ise en büyük hazinesi zulümdür,zulümün sonu zillettir,islam ise mayası merhamet,adalet,ilim vs den oluşur,bunun sonu ise izzettir,yakındır,belki bugün belki yarından daha yakın....


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4