|
||
| Fizyokrasi, insan toplumlarının tabii kanunla yönetilmesi demektir. Fizyokrat düşünce sisteminde “doğal düzen” benimsenerek bu düzenin insanlık için en iyi yol olduğuna inanılır. Fizyokratlar, artık yaratan üretim faaliyetlerinin yalnız tarımsal üretim olduğunu, bunun doğal sonucu olarak da yalnızca tarımda çalışan emeğin üretken olduğunu ve tarımda kullanılan sermayenin verimli olacağını öne sürerler. Bu döneme serbest ekonomide denebilir. Zamanla mutlak hakimiyet ortamından uzaklaştıkça bu sistemde gelişen merkantilizm gereksinimlere yetmemeye başladı. Merkantilizm sadece ihracata ve sanayiye önem veren tek taraflı bir sistem olduğu ortaya çıktı. Ayrıca merkantilist dönemde adaletsiz ve çok ağır vergi sistemine de ihtiyaç vardı. 18.yy Fransa ve İngiltere’de merkantilizme karşı önemli eleştiriler yapıldı. Fizyokrat ekolunun önde gelen temsilcilerinden Quesnay ve Turgot bir ülkenin zenginlik kaynaklarının sanayide değil tarım sektöründe bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. Ekonomik hayatta daha fazla özgürlük devletin ekonomiye müdahalesinin azaltılmasına ve vergi sisteminin değiştirilmesini talep ediyorlardı. Onlara göre ekonomi kendi kurallarına göre çalıştırılmalı, dış etkiler asgari düzeye indirilmeli, devlet ekonomiye karışmamalıydı. Bu fikirleri ifade eden Laisser faire, laisser posser prensibi fizyokratların paralosu oldu. Fizyokratlar için üretim sadece tarım sektöründeki dönüştürme eyleminden ibarettir.Gerçek değer sadece tarım kesimindedir. Diğer kesimlerin ekonomik faaliyetleri net değer yaratmak özelliğine sahip değildir. Yani net üretimi sadece tarım sektörü geliştirebilir. Toprağı işleyip tohum ve diğer girdileri toprağa vererek biyolojik üretim sonucunda tarım kesimi kullanılan girdilerin kat kat fazla ürün olarak net değer yaratmaktadır. Fizyokratlar fayda kavramının ölçülebileceğini savunmuşlardır. Toplam Fayda Maksimum noktada iken Marjinal faydanın sıfır olacagina yonelik kesin varsayımlarda bulunmuşladır. |
||