|
||
| olmuşluk, olgunluk doymuşluk, dolgunluk dolmuşluk, doygunluk .. ayrılar di mi birbirinden? her olan'a, olgun denemez. elma büyür, olur, ama tadında bir çiğlik vardır, olgunlaşmamıştır. -hormonik- vs bu kavramları ayırt etmek mühim diyorum ben. asla karşılamıyorlar birbirlerini... |
||
|
||
| olgun bir elma arıyorsun.. çünkü ağzına layık olduğundan emin olmak istiyorsun.. elmanın olgunluğuna bu isteğin karar veriyor.. mideni doldurabilir hatta seni doyurabilir.. .. oysa elma.. sanırım o aşamada kendisi için bir olgunluktan bahsetmezdi.. çürümek isterdi yalnız.. . belki çok sonraları toprağın altında bir yerlerde büyürken.. |
||
|
||
| Olmak; olduğu değil nasıl olduğu önemli, sakat mı, çürük mü, eksik mi? Dolmak; oluşunda yanlışlık varsa, olgunlaşamazsın, olgunlaşamayınca da dolamazsın, dolsan da, dip deliktir, sel gibi akar gider. Doymak; olmamış, olgunlaşamamış, dolmamış hiçbir şey doyurmaz. Doyduğunu zannedersin, fakat hep açsındır. Çünkü kocamanmış gibi görünen “şey”in birazı çürüktür, birazı deliktir, ya birazı da koftur. Doyurmaz, kandırır… Sağlam “ol”, tam “dol”, iyi “doy”… |
||