|
||
| Sıfır'a üye olduğum günden beri, değişmeyen ve beni hep düşündüren bu fotoğraf üzerinde düşündüm. İnsan niçin böyle bir fotoğraf kullanır ve ne anlama gelir? Arka planda güneş ve aydınlık, fakat insanlara arkasını dönmüş, gidiyor oraya doğru. Arkasında kimi bırakmış, önünde kim var belli değil. Fakat kararalı bir duruş. Bıraktıkları onun nereye gittiğini biliyor, yüzünü döndükleri nereye geldiğini biliyor. Buna rağmen eksik kalan bir şey var bu fotoğrafta; geride kalanlarda hüzün, gidilen yerde belirsizlik. Çünkü flu olan, ayrıntıları belirisiz noktalarda var bu fotoğrafta... Daha da önemlisi duraksama var, emin adımlarla ilerleyemiyor; kalanın izleri, gelenin sevinçleri arasında bir sıkışmışlık. Güneşe ve ışığa rağmen bir ürperme var; vazgeçip geri dönmekle, tüm cesaretiyle yeniye başlamakla ilgili bir tereddüt... Kısaca hüzünlü bir fotoğraf; tadı da çıkarılabilir, acısı da çekilebilir... Tıpkı yaşadıklarımız gibi... |
||
|
||
| gitmek......... dönmemek üzere gitmek... asaletlice.... sessizce.... |
||
|
||
| Işığa yaklaşan gölgenin, savuran rüzgarda yol alışını kim farkedebilir? Bir gölge gibi yaşayabilen bir bedende, taşınan gönül ne denli ağır! Zıt kutuplar bir potada eriyor, ermiş bunu yeterince iyi biliyor! Gidenler sırtını dönmez, kalanlar da yüzünü... Uzayan bütün yollar hüzün yalnızlığıdır!.. Ey kalabalıklar; Sözüm yılana kanat, Kanatlıya sivri diş, Yüzene ayak takar! Yalnızlığa kucak aç, Tekliğe -yoldaş- Birliğe adım at! Işıklı yoldaki gölge; Bu, nasıl bir iç çekiştir? |
||
|
||
| ilk gordugumde inceden bir kupa sekizlisi(ana yurdunu terkeden hz.Lut) havasi sezmistim. sonu oyle olmasin da.... |
||
|
||
| Akın var güneşe akın ! Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın ! Ki bazen yanmak için dönülür güneşe, arkada karanlıkarada kalan bir hüzün dalgası, mevsimlerden hazan, aydınlığa çıkaracak bir özgürlük değil pişmek için döner kıblesine. bir ana rahmi gibi sıcak ve güvenli, ak ve paktır güneş. |
||