|
||
| -------------------------------------------------------------------------------- Bu gün sabah gazetesinde okuduğum ve insan olmaktan bir kez daha utandığım bir haberi alıntılıyorum, _________________________________________________ ______________________________________________ Kenya'da vahşet Son günlerde şiddet olaylarına karışan yüzlerce kişinin gözaltına alındığını belirten yetkililer, ülkede 1982'deki darbe girişiminden beri böyle olaylar görülmediğini kaydettiler. Olaylar, Devlet Başkanı Mwai Kibaki'nin seçimi kazandığının açıklanmasından sonra şiddetlenmiş, muhalefet lideri Raila Oding sonuca itiraz etmişti. Bu arada Kenya Kızılhaçı, olaylar nedeniyle yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldığını açıkladı. Kenya Kızılhaçı yetkililerinden Abdi Ahmed, bu kişilerden 70 bininin Kenya'nın batısında bulunduğunu, 30 bininin ise başkent Nairobi ve çevresinde yaşadığını söyledi. Kenya ordusunun, özellikle havayoluyla bu kişilere yardımda bulunduğunu belirten Ahmed, şiddet olaylarından kaçanlara yardım edilmesi için 7,5 milyon dolara ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Seçimi Devlet Başkanı Mwai Kibaki'nin kazandığının açıklanmasının ardından muhalefetin sokaklara dökülmesiyle ülkede şiddet olayları patlak verdi. Kontrolü kaybeden Kibaki muhalefet lideri Raila Odinga'yı "Etnik temizlik yapmakla" suçladı. Lou kabilesinden olan Odinga'nın taraftarlarının Kibaki'yi destekleyen Kikuyu kabilesine karşı etnik temizliğe giriştiği belirtiliyor. RUANDA'DA 800 BİN KİŞİ ÖLMÜŞTÜ Kenya'daki olaylar, Ruanda'da, yüzbinlerce kişinin katledildiği 1994'deki soykırımı akıllara getirdi. Ruanda'da, 1994 Nisan ayında Tanzanya'daki barış zirvesinden dönen Hutu mensubu Devlet Başkanı Juvenal Habrayimana ile Burundi Devlet Başkanı Cyprien Ntaryamira'yı taşıyan uçak, Kigali'ye inerken pist kenarından atılan roketle düşürülmüştü. Bu olayın ardından başlayan etnik şiddette, Hutulardan oluşan ordu Tutsileri katletmeye başlamış, 800 bin kişi ölmüştü. _________________________________________________ _______________________________________________ Dünyada Kızılderililer ile birlikte ve belkide onlardan daha fazla vahşete uğratılmış, soykırıma tabii tutulmuş, bütün uluslararası platformlarda ırkçılık sebebiyle hor görülmüş bu kara kıtanın insanları hala bunlardan bir ders çıkaramamış ne yazıkki ! ve ne yazıkki insanlığımıza bizde hala ders çıkaramıyoruz. |
||
|
||
| Kenya’da Ruanda'da olduğu gibi, siyaset etnik bölünmelerin etkisinde genelde. Kayırmacılık ve yolsuzluğun alabildiğine yaygınlaşmış olduğu bölgede, Kenyalılar her zaman ve her yerde olduğu gibi siyasetçilerin kurbanı olmuş durumdalar. Birbirlerini kırıyorlar, işyerlerini yağmalıyorlar. "Kenya’daki 41 kabile, Devlet Başkanı Mwai Kibaki’nin de mensubu olduğu Kenya’nın en büyük etnik grubu olan Kikuyuları iktidarı ve ticareti tekeline almakla suçluyorlar. Söz konusu ithamı yapanlar arasında, seçimi az bir oy farkıyla kaybettiği açıklanan muhalefet lideri Raila Odinga’nın mensubu olduğu Luolar da bulunuyor. (ntvmsnbc)" |
||
|
||
| geçen sene trt de kırmızı nokta programında ruanda belgeselini vermişlerdi. Sanırım sizler o belgeseli izleseniz çok şeyler öğrenirdiniz. Resmi rakamlara göre 1,5 milyon, sivil toplum kuruşuşlarına göre 3 milyon insan ölmüş. Sonuç; herkes kendi köşesine çekilmiş ve pişmanlıktan ne yapacağını bilemez halde. |
||
|
||
| 1963 de İngiliz sömürgesinden kurtulmuş ama nafile. Halkın % 26 sı dışında kalan kısmı yerel inançlarından yani kültüründen koparılmış. Hakkında araştırma yapmadım ama sanırım Roma imparatorluğu da zamanında köle ticareti için bu ülkeyi işgal etmiş. Çünkü ülkede % 28 Roma katoliği, % 38 protestan var. Yani kimin ne olduğu belli değil. Protestanlar katoliklerle aynı ülkede pek kolay yaşayamaz. Hıristiyanlar ilkel dinleri kendi şekilci ahlak yapıları için tehdit görür. Bir ara da kilise yakmışlardı. Yani bu etnik savaşın içinde dinsel savaşlar var. Kabileler olduğuna göre aşiret benzeri ilkel bir yapılanma var. Yani kabilenin üstüne getirip sırayla feodalizm i kapitalizm i bindirmişler saçmasapan bir durum oluşmuş. Kısaca her şeyi para için yapan caniler paralı çete askerleri türemiş. Afrika da bu durum çok yaygın zaten. Bunun sonucu olarak öfkesini uygar insanın boyun eğmişliğine oranla çok daha amansızca dışa vurabilir. Bunun sorumlusu da uygarlıktır batının sömürgeci emelleridir. Ama işin kitle psikolojisi ve siyasi yönünü geçersek. Bu gördüklerime ve duyduklarıma inanabilmek çok zor. Diri diri yansınlar diye kaçanları kadın çocuk demeden satırla doğrayan, bebekleri öldüren bir insan topluluğunun bunu yapmaktaki amacı ne olabilir? Bu vahşetin altında varolan kin ne Din ne adet ne ilkelliktir. Bu insanlar kendi ailelerine, kendi çocuklarına yapılmasından korktukları şeyleri başkalarına yapıyorlar bu bilinçli yapılan vahşetin başka bir açıklaması olamaz. Cinnet halinde,psikopat olan,sadist kan manyağı olmuş ilkeller vardır tarih te ama bu derece ve sürekli vahşetin tek açıklaması para hırsıyla yaratılmış açlık,sefalet ve ölüm korkusudur. İnsan yaşamak için her şeyi yapabilir ya da sevdiklerini,değer verdiklerini korumak için. Bizler her an ölüm ile burun buruna olmadığımızdan bu vahşeti gerçekleştirebilen iradeyi anlayamıyoruz. Bu artık kaybedecek hiç bir şeyi kalmamış, aklının rehberliğinde acıyı sanata dökmüş hayvansal bir öc iradesidir. Sürekli ölüm ile bir arada yaşayan bu insanlar o derece ölüm görürler ki artık insan bedeninin içi dışı ölüm biçimi sırasında yaşadığı vahşi görüntüler hiç bir şey onu etkilemez. Vahşi doğa kadar keskin ve kesindir. Afrikalı için insan hiç kutsal olmamıştır ne ruhunda ne bedeninde varlığına aşırı bir saygı görülmez. Bu onu daha uyumlu ve avcı ve özgür de kılabilir ama baskı altındayken kuduz ve yaralı bir hayvana çevirebilir. Onlara iyi bakın. Onlar yabancı değiller. Onlar yeryüzündeki vahşeti meclisler özel makinelerle bezenmiş ordular ve askeri operasyonlar,bombalar,haritalar,lüks yaşamlar,söylemler ardında saklayan kızıl kan uygarlığının en saf ve berrak halini olduğu gibi gözler önüne seriyorlar. Onlara iyi bakın onlar modern inançların ve uygarlığın ne yaptığını insana gösteriyor bize. Onların yüzlerine takabilecekler erdem maskeleri yok. Bu halleriyle korkunçlar öyle değil mi? Ama en samimi şekilde uygarlığın ne olduğunu sadece onlara bakarak görebilir içinde insanı arar bulamazsınız. Bu insan değil evet. O çok çok yıllar önce kendinden vazgeçmiş görünüyor. |
||
|
||
| hristiyan mezhepleri genelde afrika kıtası içinde kendilerine düşen payı bir sömürü aracı olarak kullanırlar. Bunda kesin bir ingiliz ya da fransız parmağı var. Tıpkı ruanda da fransızların silahları ile bu soykırımın yapıldığı gibi. |
||
|
||
| eğer kürt sorunu çözülmesse bu coğrafyada bunların yaşanabileceğini .....korkunç deyilmi!! |
||