SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Dış Politika

Konu: Birmanya’da Neler Oluyor?

Sayfa: [ 1 ]

07.02.2008 03:20:59
Birmanya, öteki adıyla Myanmar, eski adıyla da Burma… Akıllarımızda en çok kadınlarının boyunlarına taktıkları halkalarla yer etmiş bir Güney Asya ülkesi… Son zamanlarda ise Budist rahiplerin başlattığı bir ayaklanmayla dikkatimizi çekiyor.

Nobel ödüllü Auns San Sun Kyi'nin serbest bırakılması için yola çıkan yaklaşık bin rahibin başlattığı ve öncelikle öğrencilerin, ardı sıra da halkın çoğunluğunun destek verdiği bir devrim adeta.  Hükümetin değişmesi yönünde sloganların merkeze yerleştiği bu hareket, rahiplerin kostümünden esinlenilerek "safran devrimi" olarak adlandırılıyor.

Rahiplerin 19 Ağustos'ta başladıkları yürüyüş hükümetin sert tepkisiyle karşılaşmış olsa da halkın desteğini arkasına aldı. Ancak cunta yönetimi rahiplere "muhtıra" verdi, sokağa çıkma yasağı ilan etti ve her zaman ki yöntemle şiddete başvurdu. Rahip ve öğrenciler başta olmak üzere ölenler, yaralanan ve tutuklananlar oldu. Yabancı basının ülkeye girişi yasaklandı ama halk bu defa cep telefonları ve internetten sesini duyurmaya çalıştı, çalışıyor. “Cuntanın cep telefonlarını toplayıp hatları kesmesi ve internet kafeleri kapatıp bağlantı hızını yavaşlatmasıyla da yılmayan halk, dünya medyası ile bloglar ve haber gruplarına protestolara ilişkin haber, video ve fotoğraf yollamayı başarıyor.”

Halkın direnci ve BM’nin de baskısıyla sokağa çıkma yasağı iki saat indirilerek 6 saate düşürüldü. Çeşitli ülkelerde de “safran devrimi”ni destek yürüyüşleri yapılıyor. Cunta ise direniyor, baskıyla, yasaklamalarla sorunun çözüleceğine inanıyor.


Konuyla ilgili Radikal Gazetesinde yayınlanan bir yorum:

Myanmar'daki cunta ödeyeceği bedelin farkında değil

Myanmar'daki reform yanlısı protestolar, askerin şiddete başvurmasıyla son bulmak üzere. BM, Çin ve Japonya, sert sözlerin yanı sıra yaptırıma da başvurmalı
Değişim talebiyle hayatlarını riske atan Myanmarlı rahiplerin büyük korkusu, adım adım sessizliğe gömülmek. Bizzat ülke dahilinde sessizlik hasıl oldu bile. Daha birkaç gün öncesine kadar birçok kent protestolarla sarsılıyordu. Ardından şiddet geldi-yetkililer 10 kişinin öldürüldüğünü kabul ediyor. Can kaybının çok daha fazla olduğunu söyleyenler de var. Dün akşam itibarıyla işaretler, 15 bin asker ve sayısız barikatın en azından Yangon sokaklarına diz çöktürdüğü yönündeydi. Myanmarlıların kalan reform umutları, uluslararası toplumun baskı yapmak üzere birleşmesine bağlı. Fakat internetin ve dış dünyayla diğer bağlantıların kesildiği göz önüne alındığında tehlike şu: Dünya 'sessiz diplomasi' denilen tavır eşliğinde yetersiz kalırken, kriz de giderek görünür olmaktan çıkıyor.
BM'nin Myanmar özel temsilcisi İbrahim Gambari, cunta lideri Than Shwe görüşmeye istekli görünmese de, dün yoğun mesai yaptı. Gambari, diğer liderlerle görüştü. Yangon'da da, 1990'daki seçimin iptalinden beri hayatının büyük kısmını ev hapsinde geçiren muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi Aung San Suu Kyi ile bir araya geldi. Bir yıldır Suu Kyi ile hiçbir yabancının görüşmesine izin verilmemişti; bu, görüşme rejimin zor günler yaşadığının bir işareti olabilir.
Öyleyse, bunun sebebi Washington ve Londra'dan gelen sert açıklamalar değil; generaller bunları ciddiye almamaya alışık. Mesele daha ziyade, Japonya ve Çin'in de benzer bir tavır alacağından duyulan korku. Tokyo Myanmar'ın en büyük yardım kaynağı, fakat gösteriler bastırılırken bir Japon foto muhabirinin öldürülmesi sonrası Japonya ağırlığını koyabilir. Çin'in de hayati önemde ticaret ilişkileri var. Çin'i geçen hafta yaptırımlara karşı çıkmaya iten bu çıkarlar. Fakat dünyanın gözleri Myanmar'dayken Pekin'den de daha sert açıklamalar geldi. Avrupa ve ABD, Çin'i işin içine katmayı başarabilirse, Gambari'nin barbarca koşullarda gözaltında tutulan göstericiler lehine taviz koparması için muteber ekonomik tehdit öne sürmesi de mümkün. Aksi durumda Gambari'nin konuşmaktan öte yapabileceği bir şey olmaz.
Eski Britanya Başbakanı Tony Blair, perde arkasından sarf edilen sözlerin ABD'nin Ortadoğu politikasını değiştirebileceğini sanmıştı. Ancak sözler ancak harekete geçme ihtimaliyle desteklenirse bir şey değiştirir. Gambari generallerle konuşmalı. Fakat dünya Gambari'nin görüştüğü kişilere, ne denildiğine kulak vermemelerinin ciddi bedeli olacağını açıkça anlatmalı. (The Guardian, 1 Ekim 2007)

07.02.2008 03:21:30
gericilerin tepesine laik yumruk iniyor işte türkiyedeki gericiler ayağınızı denk alın
Bakalım Türkiyedeki Şiddet yanlısı gerici laik kesim bu benzetmeme ne diyecek

asya 12.05.2008 17:28:38
3 Mayıs'ta Birmanya'da ortaya çıkan kasırga nedeniyle 100 bin kişinin yaşamını kaybettiği ve 1-1,5 milyon Birmanyalının yardıma muhtaç durumda olduğu biliniyor.

Ülkedeki cunta yönetimi ise bu yaşananları umursamaz bir tavır sergileyerek, bir yandan hazırladıkları anayasanın referandumunu yapmaya kararlı gözükürken öte yandan da yapılan yardımların önünü kesiyor.

Uluslararası kuruluşlar referandumun ertelenmesini istemekte, ülke içinde de bu nedenle çeşitli gösteriler yapılmakta ama askeri yönetim tüm tepkilere duyarsız kalarak devlet televizyonunda halktan anayasayı onaylayarak vatandaşlık görevini yerine getirmesini istiyor.


Ülkelerin gönderdiği personel ve malzeme yardımlarına el koyan cunta, uygulamakta olduğu baskıcı yönetim ve bürokrasi nedeniyle yardımların kazazedelere ulaşmasını engelliyor. Personel yardımlarını ise hepten geri çeviriyor.




Ülkede açlık, susuzluk ve hastalıklar nedeniyle ölü saysının çok daha vahim sonuçlara ulaşmasından korkan uluslararası kuruluşların temsilcileri, durumu, “büyük ve hızlı bir ağ kurulamazsa, hayal edemeyeceğimiz bir trajedi yaşanacak ” diye anlatıyor.




Sayfa: [ 1 ]