Nuri İyem
 Resim sanatımızın en büyük ustalarından biriydi Nuri İyem. Resimlerinde Anadolu kadınını sık sık konu ederdi. 90 yaşına kadar resim yapmaya, üretmeye devam etmişti. Artık üretemeyecek ama geride bıraktığı binlerce eser resimseverlerin gözlerine ve yüreklerine hitap etmeye devam edecek.
 1915 yılında İstanbul'da doğan sanatçı, 1933 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ne girmiş, Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı gibi çok önemli sanatçıların atölyelerinde çalışma fırsatı bulmuş.
4 sene sonra mezun olduğunda, aynı edebiyatta olduğu gibi belli bir anlayışı paylaştığı meslektaşları ile birlikte bir grubun öncülüğünü yapmış ve adını "Yeniler Grubu" koymuş. Bu toplulukta Avni Arbaş, Abidin Dino, Faruk Morel, Agop Arad gibi önemli isimler varmış.
1946 yılında ilk kişisel sergisini açmış ve bundan sonra da hemen her yıl bir kişisel sergi düzenlemeye devam etmiş. 1946'dan sonraki birkaç sene realist resimler yapmışsa da soyut anlamda değer taşıyan resimler üretmeye de başlamış; ki bunlar Türkiye'de soyut resmin ilk örneklerindenmiş. Ama İyem bu yolda devam etmeyi tercih etmemiş ve tekrar eski tarzına geri dönmüş. Resim yapmak için dış dünyaya bakmak gerektiğini, bir hareket noktası aradığını söylemiş.
 İyem'in en fazla resimlediği figürlerden biri kadın başıdır. Bunlar kırsal yaşamın zorluklarıyla yaşayan ve bunun hüznünü bakışlarında taşıyan kadınlardır. Çocukluğunu Mardin'in köylerinde geçiren sanatçının o dönemlerinden izler taşır bu resimler.
Uzun resim hayatı boyunca aldığı sayısız ödülden bazıları, 1944'te Devlet Güzel Sanatlar Akademisi birincilik ödülü, Türkiye Cumhuriyeti'nin 50. kuruluş yıl dönümü yarışması büyük ödülü, Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü gibi önemli ödüllerdir.
"Boş tuvale bir nokta koyduğum zaman tıpkı durgun bir suya atılan taş gibi o karenin içinde biçimsel olarak bir hareket yaratır… O ressam eğer işçiliği çok seven, dokuya düşkün biriyse, o küçücük parça aşağı yukarı resmin bütünü hakkında bir fikir verebilir…" Böyle diyen Nuri İyem, işçiliği de dokuyu da ömrü boyunca çok sevmiş. Biz de onun resimlerini sevmeye devam edeceğiz…
|