|
||
| DTP'nin kapatılması Kürt ve Türk halkına fayda sağlayacaktır; Kürt sorununu oluşturan büyük fotoğraf bir türlü görülmüyor, bu fotoğraf tüm detaylarıyla ve renkleriyle incelenmeli, bu şekilde değerlendirmelidir. daha önceden de söylediğim gibi bir ülke kendi yakın geçmişiyle cesaretlice yüzleşmeden o ülkede yıllarca can alan bir sorunu çözüme yönelik tek adım atılamaz. şimdi bu görüşü DTP açısından değerlendirelim; DTP(kürt legal hareketi) kendi tarihinden ders çıkarmıyor, 1. HEP'in SHP ile yaptığı itifak sonucu ilk defa TBMM'ye kürt kimlğiyle vekiller taşındı. Ve ilk günden gözü kulağı olan herkes bunların böylesi bir meclisde barınmayacaklarını gördü. DEp'lilerin yıllardır inkarcılığın verdiği bastırmışlıkla adeta şova dönüşen yeminleri, TBMM'nin kutsallığını yok ettiğni, dahası ismini kirlettiğini düşünen diğer vekillerce onlardan az sayılmayacak tepkilerle karşılandı. kendi adıma devletten ve onun tüm uzantılarından o gün tüm hücrelerime kadar tiksindiğimi hatırlıyorum. Bu süreç DEP'lilerin(HEP kapatılınca yerine DEP kuruldu) dokunmzlıkları kaldırılarak dev gibi adamlar tarafından enselerinden tutularak tutuklanmalarıyla sonuçlandı. ya da bize öyle yutturuldu. O gün özelikle Orhan DOĞAN'ın ensesinden tutularak göz altına alınması incelenmesi ve tartışılması gerekli bir olaydır. birileri benim bu değerlendirmemi çok duygusal görebilir, ancak şunu baştan belirteyim ki, bu tür durumlarda tüm duygulardan arınmak mümkün olmadığı halde en minimum duygusallıkla değerlendirmeye çalışıyorum. DEP'lilerin göz altına alınması bir şov muydu? Kürtlerin alması gerek bir ders miydi? bence bir derdi, hatta hiç unutulmaması gereken bir ders. ama malesef bu dersi bu ders verilirken kurban edilenlerin kendileri bile anlamadılar. 2. Devam eden süreçte DEP, ÖZDEP,HADEP kapatıldı. DEHAP'a kapatılma davası açıldı, Parti kapanmadan kendini fes ederek DTP'ye katıldı. şimdi bu süreç en başından izlendiğinde kürt legal hareketi, bundan nasıl bir sonuç çıkardı? yaşanan tüm bu sürecin bir öz değerlendirmesini yaptı mı? yapıtysa da gereken dersi çıkardı mı? hiç sanmıyorum. Tüm bu süreçlerden sonra adamlar kalkıp bağımsız manevrasıyla meclise girdiler. Niçin? Bu mücadeleye ne sağlayacak? bunların cevapları varsa bile en azından beni tatmin etmediğini söyleyebilirim. Çözüm; Kürt legal hareketin tüm gücünü yıllardır asimilasyona uğrayan Kürt halkının halk olma sürecine harcamalıdır. kürtlerin mecliste temsil edilmesi savsataları kürtlere yapılmış en büyük hakarettir. TBMM kapılarını kürtlere açmamıştır, Kürtler pencereden girmişlerdir, tekrar enselerinden tutulup dışarıya hatta kodese atılmaları gayet doğaldır. |
||
|
||
DTP'nin kapatılması Kürt ve Türk halkına fayda sağlayacaktır; Ne gibi bir fayda? Ne diye yargısız infaz yöntemlerine uğrayanlar bu eylem sanki adaletli bir uygulamaymış gibi bundan ders almak zorunda kalıyor anlayamadım. Tecavüze uğradın uğradın ders almadın hala sokağa çıkıyorsun utanmadan demek gibi bir kadına hiç farkı yok bu zihniyetin ondan. Ne de olsa anlaşılmaktadır ki hata zorbalıkta ve antidemokratik uygulamada değildir, taciz ve tecavüze uğrayandadır orada bulunduğu için. Bu zorba ataerkil anlayışı savunmanın mantığı nedir? Buna tek bulabildiğim cevap, "bırakın siyaseti, çıkın dağa savaşın, birbirinizi yiyin faşizm gelsin bölünün" diyen bir düşmanın arzusudur. Bu söylemin asıl amacı nedir? Madem öyledir Kürt ler neden bu partiyi desteklemekte inatçıdırlar? Onların attığı oyları adamdan saymayacak mıyız? Dahası siz kimsiniz ki buna karar verebiliyorsunuz? AKP gibi kendini liberal gösteren dolandırıcılığın dindar takke altına saklanmış partisinin temsil edilebildiği meclis de DTP masumdur. Ama tabi resmi medya nın yalakaları ne derse ona inanıldığından, biraz rüşvetle dün meydanlarda cumhuriyet gidiyor diye bağıranlar şimdi AKP yi demokrasinin ve cumhuriyetin koruyucusu ilan edip aykırı söylem sahibi her kim olursa onu yargılamak için bahane aramaktadır. kürtlerin mecliste temsil edilmesi savsataları kürtlere yapılmış en büyük hakarettir. TBMM kapılarını kürtlere açmamıştır, Kürtler pencereden girmişlerdir, tekrar enselerinden tutulup dışarıya hatta kodese atılmaları gayet doğaldır. Bu tür faşizan ve tek taraflı düşüncelere fikir mi deniyor artık. Kimin ülkesinden kimi kovup üstüne üstlük bir de zeytinyağı gibi üste çıkarak istenmiyorlar mecliste, kimn meclisiymiş o babanın meclisi mi? Tutuklanıp kodese atılmaları doğaldır denen bir yerde etnik milliyeti farklı unsurların eşit bir şekilde kendini ifade edebilme hakkının elinden alınmasının da doğal olduğu sonucu çıkar ki bu ırkçı anlayışın resmi görüşüdür zaten yeni bir şey değil sürekli duyuyoruz bunu. Yani kim olduğu anlaşılmayan birtakım mafya kılıklı kendini bilmezlerin sanki ülke toprakları tapulu özel mülküymüş gibi kimin nerede neye hakkı olduğuna karar verebileceğini sanıp, antidemokratik uygulamaların topyekün tüm halk a karşı yapılmış bir totaliter saldırı olduğuna da aklı kesmeyip; devlete koşulsuz ve sürekli dalkavukluk yapmayı vatanseverlik sanma alışkanlığı. Yıllardır darbelerle, komünistler geliyor eyvah diye diye, bir avuç toprak ağası temsilcisine ve feodal lidere halkı ve kaynakları peşkeş çekerek bir adım ilerleyememiş olmamızın da en önemli nedenlerinden biridir bu anlayış. Bu tür ucuz demogojiler ile kürtlerin mecliste temsil savsatasının onlara hakaret olduğu gibisinden ortaya atılan ayrımcı düşüncelerin niyeti etnik kutuplaşma yaratmak dışında hiç bir anlam ifade etmez aamaç budur. Bu söylem ise nereden geldiği bilinmeyen başkalarının ağzından konuşmak alışkanlığıdır. Etnik kökenleriyle ve farklılıklarıyla yaşadığı yeri seven bir anlayışın ağğzından çıkacak söz değildir olsa olsa hariçten gazel okuyan,Türk ve aynı zanmanda Kürt düşmanı olan ingiliz kraliyet ailesi üslubuna benzemektedir muhtemelen de tasmasının ucu oralara uzanır. Çözüm; Kürt legal hareketin tüm gücünü yıllardır asimilasyona uğrayan Kürt halkının halk olma sürecine harcamalıdır. Bu faşist anlayışın en sade dile gelişidir. Halk olma süreci de ne demektir. Bir etnik grubun halk olabilmesi için onay alması gereken merci neresidir? Halk olmak için ne olması gerekir Kürt halkı halk değildir de manda sürüsüdür denmek mi istenmektedir bu cümle ile? Filistin halk değil midir,çeçen halkı yok mudur,azeriler,afgan lar,tatarlar halk değil midir. Bir devletin egemenliği altında yaşayan etnik kültürün üyelerini halk dan saymayan anlayış ne demeye,neyin sözcülüğünü yapmaya çalışmaktadır? Bu türden cahilce söylemlerle başkalarının ekmeğine yağ sürmekten öteye geçilemez. Öyle ki böylesi bir ayrımcılığı, karşı tarafı bu derece rencide ederek isyana teşvik edecek biçimde gerçek düşmanlar bile dillendiremez. Bir kültür kendi kendisini işte bu şekilde sabote edebilir. İçine nereden öğrendiğini, ezbere zihnine bulaştırıp sorgulamadan dillendirdiği bilinçsiz bu çeşit kışkırtıcı sloganist söylemlerle. Bunu bu başarı ile ne Abd yapabilir ne ingiliz. Bunun için bu şekil konuşabilecek içerden işbirlikçilere yani bilinçsiz bireylerin yardımına ihtiyacı vardır. Aferin size. |
||
|
||
| Ah Khaos, ne kadar da kolay oldu bir birimizi faşistlikle suçlamak. o kadar saldırmışsın ki, görüşlerimi nerden başlayıp savunacağımı şaşırdım. hangi iddana cevap yetiştireceğimi bilemiyorum. Ama istersen tecavüzden başlayalım; tecavüze uğrayan tecavüzcünün karşısına dikilecek güçte değilse, kardeşlik romantizmiyle ona yaraşması ne kadar erdemlicedir anlayamadım doğrusu. bu meclis babamızın melcisi değil Khaos! ama bilmen gerekirki sizin(sosyalist, komünist, nihilist her neyse) de babnızın meclisi değil. sen kalkıp bana hangi hakla meclisi savunursun anlamış değilim. eğer meclisi savunuyorsan yani çözüm yolu olarak meclisde mücadele etmen gerektiğini savunuyorsan, meclisin ortaya koyduğu tüm iğrençliklerden seni de sorumlu tutarım. meclis kimin meclisi? ve kimler meclisde? en azından sosyalistlerin ve kürtlerin meclisi olmadığı açık. Özelikle şu noktaya hala vurgu yapmak istiyorum, kürtlerin özgürlük sorunu kesinlikle meclisde değildir. meclis de değildir çünkü; meclise giren herkes TC'nin anayasasına ve atatürk ilke ve inklaplarına bağlı kalma yemini ediyor. yemine uyup uymamalrı benim sorunum değildir ancak, o çatı altında olduklarından daha devletçi olmayacaklarını kim idda edebilir bana? şimdi geçelim bunları, ve asıl soruna gelelim; Kürtlerin halk olma süreçleri bilmediğin üzere cumhuriyetin kurulmasıyla sekteye uğradı, bana filistin veya çeçenyayı örnek verme, senin kıvrak zekana yakıştırmadım doğrusu, neden hala anlamak istemiyorsunuz kardeşim? kürtler devletin tüm mekanizmalarıyla yok edilmek istendi, bunda az da olsa başarılı oldu, şimi bu asimilasyondan farklı sebeperden dolayı etkilenmeyenler de cidi tehdit altındalar, televizyon denen bir alet var ve herkes bunu kullanıyor, eğer kürtçe eğitim dili olmazsa çok yakın bir zamanda yok olacak. ne dersin siyasetçiler kürtçe konuşarak mı bu dili koruyacakalar? kürtler ulusalcı kürt kimlikleriyle meclise girdiler, ve yaka paça dışarı atıldılar, bunu söylemenin neresi faşistlik anlamadım, bir de bu sözümü dönüp dolaştırıp ta ingiliz kraliyet ailesine kadar götürmüşsün ya. senin eyişinle oha yani! Khaos, senin kürt özgürlük mücadelesi ile ilgili görüşlerini belirten fikirlerini merak ettim, ancak göremedim, mümkünse kendi fikirlerini yaz da biz de bilelim. sağa sola saldırmakla olmuyor böyle. |
||
|
||
| Cevat Prakzi Son yazdığında, pkk ile dtp nin aynı şey olmadığını, dtp nin legal bir parti olduğunu ileri sürmüş, pkk ile bir bağının ispatlanamayacağını yazmışsın. Dtp bölgenin hangi sosyal ve ekonomik sorununu çözmek için bir proje hazırladı. Yaptıkları tek şey, kafa yordukları tek şey kürt milliyetçiliğinin de ötesinde, pkk nın sözcülüğü ve emir aldıkları şekilde taktik manevralar. Nasıl zor duruma düşürürüz, nasıl bi açıklık bulurda oradan vururuz. |
||
|
||
| Yanlışınız var ki bu da bilgi eksikliğinizden ileri geliyor. Türkiyedeki kürt hareketi tek vücud değil hatta 3'e ayrıldığını söyleyebilirim -bunu politik yayınlardan çıkarıyorum/ifade ediyorlar.. DTP (yani silahsızlanma yanlıları), PKK'lılar ve Barzaniciler. Budur yani. Eğer devlet ırkçı söylemlerle çıkarsa meydana elbette Barzanici kanat olmasa bile diğer iki kanat yanaşacaktır birbirine. Bu da kürt hareketinin marjinelleşmesini ve şiddeti artırır. Devlet her türlü ırkçı ve faşist politikayı güdecek insanlar maral maral bekleyecekler mi sanıyordunuz? 100 yıllık bir gerilla deneyimi var kürt hareketinin elbette ki izlemezler. |
||
|
||
| cevat, detay bilgimin olmadığını kabul ediyorum. Şimdi şunu açıklayayım; Alparslan türkeş ve türdeş zihniyetleride, pkk ile aynı kefede görüyorum ben. Hep devleti, onu, bunu suçluyoruz. Acaba kendimizi sorguladık mı? Kendi düşüncelerimizin yada eylemlerimizin, bizim dışımızdakiler tarafından nasıl yorumlandığını düşündük mü? İlla barzanici, pkklı, dtp li olmamız şartmı? Yada birşey, yada birşeyci. Bunlar kim? Kime ve neye hizmet ediyorlar düşündük mü? Bize sunulan hayatı bu gibi saçmalıklarla ve savaşlamı geçirmeliyiz? tarihte kimler gelmiş, kimler geçmiş. Gücü elinde tutanlara hep savaş açan birileri olmuş. Ve güç el değiştirmiş. Bu güç savaşçilarının hep popülist söylemleri olmuş. kendimizi kandırmayalım. Doğamızı red edemeyiz. Ve insan karşılık almadan, kılını bile kıpırdatamaz. Bu benciliğimizi, en azından var olan sistem içerisinde tatmin etmek daha sağlıklı geliyor bana. |
||
|
||
| Şu DTP'nin inadı Murat Belge DTP'yi beğenmiyoruz, kınıyoruz, büyüklerimiz kınayıp lanetledikçe, 'Adını anmam' deyince, halkımız da şube basıp linç edecek adam arıyor. Bütün bunlar ayrı konu; her biri daha ayrıntılı yorum ve değerlendirme hak eden konular. Ama ben şimdi DTP'nin 'Ne olmasını istiyoruz' sorusunu sorup bunun çerçevesinde birkaç şey söylemeye çalışayım. DTP'nin PKK'nın 'terörist' olduğunu ilan etmesini, bunu yaptıktan sonra da (yapmadığı için bizim onu lanetlediğimiz gibi) PKK'yı lanetlemesini istiyoruz. 'Bunu yapmadıkça ben senin adını anmam' diyoruz. Adını anmayacağımız öğrenilince birileri de koşup 'kapatma davası' açıyor. DTP bunları yapmıyor, niçin yapmadığını da açıklıyor: "PKK da, biz de, sonuçta aynı tabandan, aynı kökten geliyoruz. Biz birçok konuda PKK'dan farklı düşünsek de, dünya önünde ona 'terörist' demeyiz." O aynı tabana bakıyoruz; yani, PKK destekçisi mi, DTP taraftarı mı, ne olduğunu bilmediğimiz anonim yığına: bu ülkede yaşayan Kürtlere. Orada, o yığın içinde, DTP'nin bu dediğine katılmayan, katılmadığı için çıkıp örgütlenen, herhangi bir parti, hareket, oluşum var mı? Olsa, böyle bir oluşum burada bazılarımızın gözünün bebeği olacak, besbelli; öyle bir oluşumu koyacak oturtacak yer bulamayacak birileri var. Buna rağmen, böyle bir parti, hareket, oluşum ortaya hiç çıkmadı. Neden acaba? İnsanlar böyle duyuyor, düşünüyor, ama PKK'dan korktukları için mi ortaya çıkmıyorlar? PKK gibi şiddeti temel araç edinmiş örgütler böylelerini yıldırmak için ellerinden geleni yaparlar, ama başarıları bir yere kadardır. Sonuç olarak PKK'yı hem de şiddetle eleştiren birçok Kürt aydını var. Herhangi bir saldırıya uğramadan aramızda yaşıyorlar. Ama tabii biz onlara da konuşma hakkı tanımadık, parti kurdurmadık, aldırmayıp da kuranların partilerini kapattık. Çünkü onlar da, PKK'nın ne kadar uzağında olurlarsa olsunlar, Kürtler hakkında ya da PKK hakkında bizim istediklerimizi söylemiyorlar, söylemeyecekler. İyi de, bu sorunun çözümü nereden geçiyor? Bizim söylediklerimizi söylemekten mi? Öyle olsaydı, biz zaten söyleyip duruyorduk, bütün bu mesele nereden çıktı? Sakın, çözüm, bizim söylediklerimizden başka bir şeylerin söylenmeye başlamasından geçiyor olmasın? Ülke çapında baraj koyduk. DTP'yi ve önceki bütün 'harf kombinezonlarını (HADEP, DEHAP vb.) bu barajla engelledik. Meclis'e giremediler, ama Kürtlerin yoğun yaşadığı illerdeki oy oranlarını biliyoruz. Bu sefer (PKK'ya da, Öcalan'a da bir miktar kontra giderek) 'bağımsız aday' yöntemini denediler ve grup kurmaya yetecek sayıda kişiyi Meclis'e soktular. Bunu, bizim onların söylemesini istediğimiz şeyleri söylemeyi kabul edecek bir parti, Kürtlerin yoğun yaşadığı bu illerde yüzde kaç oy alırdı? O zaman, iki soruyu birleştirip üçüncü bir soru üretelim. DTP; şimdi söylediklerini söylemekten vazgeçip bizim istediklerimizi söylemeye başlarsa ne olacak? Oy oranı nereye varacak? Öyle bir oranla kimleri temsil edecek? Bizim, 'biz' gibi konuşmaya ikna ettiğimiz parti, sonra bütün Kürtleri de, 'bizim gibi' düşünmeye ikna edecek mi? Bu mu, istediğimiz. Yani biz, dönüp dolaşıp, Kürtlere 'Siz aslında yoksunuz' mu diyoruz hâlâ ve onların da 'Evet, haklısınız, biz yokuz' demesini mi bekliyoruz? |
||
|
||
| beklenen oldu ve Anayasa Mahkemesi DTP'ye kapatma davası açtı. İlk incelemenin yapılması ve partiye iddianame yollanmasıyla birlikte dava süreci bugün resmen başladı. Dava sürecinde partiye üye kaydının durdurulması ve seçimlere katılma yasağı getirilmesi bekleniyor. Bununla birlikte, DTP genel başkanı Nurettin Demirtaş ile birlikte iki yüz kadar partiliye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesi ve hapis cezası istemi de iddianamede yer alıyor. parti kapatmak, aykırı sesleri susturmaya çalışmak, bastırmak, yasaklamak, yok etmek sorunları ve diyalogsuzluğu çözeceğine inananlar bir kez daha yanılacaktır. |
||
|
||
| DTP'nin kapatılması Burjuva Diktatörlüğe yarar. Sistemsel sorunlarını sistem içerisinde yarattıkları sunni gündemle geçiştirip haklar ve özgürlükler gibi bir mücadele içerisinde proleteryanın ve ilerici çevrelerin gündemleri özden kopuk bir şekilde doldurmalarına yarar. Devletin terörü kendi elleriyle beslemesi, yaşatması ve izin vermesi burada bir amaç güddüğünü, bu amacın ise yukarıda değindim gibi kendi yaşamsal ve sistemsel sömürü mekanizmasını ört bas edip bizleri kendi içerisinde demokratik çözüm arayışlarına haklar ve özgürlükler mücadelesi çatısı altında sosyalizmden uzak bir alana itmeye çalıştığının bir göstergesidir. Bizlerin bu tür sistemsel yanılgılardan uzaklaşıp işçi sınıfı ile bütünleşip yaşamsal alanlarımızdan başlayıp hakkımız olan üretim araçlarına sahip olabilmek için sosyalist ve devrimci bir mücadeleye destek vermemiz gerekmektedir. |
||
|
||
"Kapatıcaz kardeşim, yok protesto mrotesto düzeni bozma otur oturduğun yerde biz ne düşüneceğinizi söyleriz gerektiğinde. Devlet olarak gerekli görürsek Kürt partisini de biz kurarız, gerekli görürsek yine devlet olarak komünizmi de sosyalizmi de anarşizmi de biz getiririz karışmayın siz" Demişler yine. Kesin alkış tutan zeka özürlü de boldur. Demokrasi bizim neyimize bee baştan aşağı fikrinden uygulamasına,geleneğinden parlementosuna her yerimiz feodalite mafya ordu üçgeninde yönetiliyor. Dünyanın en geri zekalı organizasyonu işte. Kendine solcu diyen partinin ülkenin en faşizan söylemleriyle aynı meclisteki ırkçıları bastırabildiği ayrımcılıkta ve faşizan anlayışta onu solladığı dünyanın başka meresinde görülmüş. Türkiyede soldan kasıt her türlü askeri mantığı ve gericiliği statükocu,faşist merkezi anlayışı ile sollamak olduğu sürece daha çok partiler kapatılır,faili meçhul olur ve ona tepkiden terör doğar. Uyusun millet salak salak hamaset edebiyatı,narsist üstünlük varsayımları ve tembel varşlığını saklayan bilmem hangi tarihindeki efsaneleriyle övünsün. ![]() Haa bugün eğitimde telsiz bağlantısını yitirip bir komando teğmenin donarak ölmesine neden olunmuş. Neymiş şehit olmuş. Yazık sen koskoca dağda onca teçhizata rağmen kaybet askeri sonra biri ölsün şehit de utanmadan. Hayır ölmese diyecek ki (kimbilir ölmeyenlere yapılır bu 8 asker örneği gibi) vay efendim niye ölmedin donmadın sonuna dek açıkta dikilmedin telsiz bağlantısı kesilse de Türk askeri emir beklemelidir. Böylesine insanlık dışı, milletine sığır muamelesi yapan,zerre değer vermeyen,insan hayatının bu denli ucuz olduğu ülk sıralamasında bence orantısal olarak 1 numarayız bundan eminim. Orantı şu, ekonomik ve sosyal anlamda orta çağ anlayışını dürte dürte geride bırakmış ama insanlık anlamında nasibini almamış. Ortadoğu ve asya gerici ülkeler de göya biz ilericiymişiz bak sen. Ya gerçekten bu millet aptal yaa inanamıyorum bu olup biten salakça anlayışlara ve olaylara. ![]() |
||
|
||
| "...Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez..." (Anayasa madde 68 f.4) Anayasanın belirtilen maddesinin ilgili hükmü gereğince DTP kapatılmalıdır. İşin hukuki boyutu bu yönde. Bir faydası olur mu? Tarihten ders almak gerekir. Şimdiye kadar kaç tane aynı etnik bölücülüğü yapan parti kuruldu ve hepsi kapatıldı. Bu da kapatılabilir. Ama bu kesin bir çözüm getirmez. PKK ile bağlantısı olduğu bilindiği halde ses çıkarılmaması mevcut siyasi iktidarın ve yargı sisteminin acziyetini göstermektedir. Devlet kendini ve ülke bütünlüğünü korumak için gece eli silahlı, gündüz başı külahlı davranan kişi ve oluşumlara izin vermemelidir. |
||
|
||
| ee anayasaya aykırı olan ne Kürt üz demesi mi? Bana göre DTP bu suçları işlemiş görünmüyor çünkü ülkede yaşayan kürt asıllı halk ı yok saymak yerine onun kimliğini de savunuyor. Her kürt üm diyene terörist muamelesi yaptığı için asıl bugüne dek diğer partiler kapatılmalıydı o zaman. Kutuplaşma ve düşmanlık arttırılarak ne çözülecek sebebleri ortadan kaldırmadan sonuç değişir mi hiç? Terör sonuçtur dünyanın hiç bir yerinde sebeb değildir hastalığın sonucu gibi belirti düşünün huzursuzluğu yaratan asıl sebeb gibi bakarsanız oo hoo boşuna laf anlat işin yoksa. Kapitalist sistemin yasaları biçimsel hukuktan ibaret değilmiş gibi anayasa ya göre kapatılmalıdır demenin manası yok sanki uygulanıyormuş gibi her zaman. Kaldı ki işlerine gelmediğinden darbe anayasasını bile değiştirmekte direniyorlar otoriteyi kesin kılabilmek için olabildiğince. Bu ülkeye zaten demokrasi gelse bu eğitim düzeyi ve faşizan anlayış ile çok fazla gelir görünüyor. Şu ülke bütünlüğü de neymiş tutturmuşlar bütünlük. Sanki ddersin sınırlara emperyalizm çizip karasr vermiyormuş gibi hala bütünlük. Kimin bütünü ABD nin mi? Bölüp mü servis yapalım bütün mü alırsın Sam Amca. |
||
|
||
| Sayın khaos İşin hukuki yönünü anlattım. PKK ile DTP arasında ki ilişkiyi görmemek biraz zor. PKK konusund sebep-sonuç meselesi için verdiğim linkteki yazımı okuyun ona göre konuşuruz daha isterseniz. Boş yere bir daha yazmayayım. http://sifirforum.com/siyaset/index.php?topic=5862.0;all Ve bir konuda da anlayamadığım birşey var anlatırsanız sevinirim. ABD ile Türkiye'nin ilişkisinden kimse memnun değil, herkes eleştiriyor. (en azından aklı olan herkes) ama DTP ve PKK gibi hem emperyalist Avrupa hem de ABD tarafından doğrudan desteklenen siyasi parti ve terör örgütlerinin Türkiye'yi emperyalizme uşaklık ettiği şeklinde suçlaması bana pek mantıklı gelmiyor. Sayın ice cream Yazımın içinde eşi terörist diye kapatılmalı şeklinde bir ifadem var mı? ![]() Ayrıca MHP ve BBP ile verdiğiniz örnek bir nokta olmasa güzeldi ama temelden bir yanlış var. Millet nedir? tanımlar mısınız. Ya da safi bir ırk bulabilirseniz bu millet kavramıyla ifade edilebilir mi? Son olarak da Irlandalılar örneği pek uygun düşmedi. Bu kafasını kaldırmadan doktorun reçete yazması gibi. Hastalık farklı iki yerde ki... İsterseniz sizde oturun bir düşünün hastalıkların gerçekten farklı olduğunu görebilirsiniz. |
||
|
||
şimdi insanların seçerek meçlise getirdigi millet vekillerini (ki %10 luk barajıda aşarak) gayet yasal ve meşru olarak ,kapatmak ne kadarıyla dogrudur . eger kapatılırsa seçimlermi meşru degildi,meşruysada kapatma neden. dtp yi hiçte azınmayanmayacak bir sayıyada sahipken, en azından iktidar olan akp oturup konuşmalıdır var olan kürt sorununa ilişkin,çözüm adına .bu çözümleri orta yere çıkartılamadığı bir yerde ,sorun hepten cıkmaza girdigide aşikardır. dtp ve tarafları yasal anlamda sorunlarının çözümünü beklemektedir.yok halen kapatılması ve yok sayılması halinde, başka yerlere savrulmalarınada olanak vermiş olmazmıyız.bunu bu yasal zeminde çözmenin olanaklarını yitirmemeye gayret etmek türkiyedeki tüm insanların bence görevidir.kardeşlik adına....insanlık adına. |
||
|
||
| ülkeye yarar,insanlara ve insanlığa yarar. yeterli mi? bence fazlasıyla . |
||