|
||
| Recep Tayip Erdoğan yurt dışına uçacak uçağa biner binmez gene önemli açıklmalarda bulundu. PKK'lileri dağdan indirecek kapsamlı bir planlarının olduğunu açıkladı. Partinin kurmayları af diye tanımlamasa da muhalefet, "Zaten pişmanlık yasası var, bunun ötesi ancak af olur." Açıklamalarıyla ciddi tartışmalar başladı. Dün bir televizyon programına katılan Edip Başer, "Acaba PKK'yle görüşülüyor mu? diye soru geliyor insanın aklına" devletti kastetiği bu sözüyle olaya yeni bir boyut kattı. Bu gelişmeler nasıl bir sonuç doğurur bilinmez, gelin biz şöyle yapalım; bu açıklamalara bağlı kalmadan kendi hatlarımızı koyalım. Konuya ilgisi olan, Türkiyede iç barışın sağlanması için bu temelde acil eylem planınız nedir? ya da ne olmalıdır? İlan edilecek bir affın girdileri ve çıktıları ne olacaktır? |
||
|
||
| Başbakan ve öteki hükümet yetkilileri yaptıkları çalışmanın af olmadığını, yıllardır uygulanmakta olan pişmanlık yasasının üstünde çalışılarak varılacak bir "eve dönüş" projesi olduğunu söylüyorlar. Bu proje kapsamına girmesi için, dağa çıkmış olsa da yasadan yararlanacak kişinin kimseyi öldürmemiş (hakkında hüküm verilmemiş) olması koşulu aranacak. Bu ve buna benzer uygulamalar daha önce de denendi. Başarılı olundu mu? Gelinen nokta ortada; hala aynı proje üzerinde çalışılıyor ve bundan medet umuluyor. Terörle mücadele bizde hep "teröristle mücadele" olarak düşünüldüğü için örgüte katılmak üzere dağa çıkanların indirilmesi ve yok edilmesi amacıyla hareket edildi, ediliyor. Bunun ise hiçbir anlam taşımadığını, 29 yıldır yok olmayan örgütün varlığından görüyoruz zaten, başka yere bakmaya gerek yok. Kürtlere dil özgürlüğü başta olmak üzere özgürlükler ve insanca yaşama hakkı tanınmadığı, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal hakları kısıtlandığı sürece de yol alınabilmesi mümkün değil. Onların dağdan indirilmesi yerine yenilerin dağa çıkması için sağlıklı ve huzurlu yaşama ortamı hazırlanmalıdır. Aksi halde pişman olan onlar değil sivil-asker yöneticiler olacaktır. |
||
|
||
| savaştan rant sağlayan iktidarların, artık bir klasik haline gelen oyalama ve savaşı mümkün oldukça uzatmak istiyen yaklaşımı. bu noktada savaşı mümkün oldukça uzatmak isteyen tarafında aslında hangi çevreler olduğuda ortaya çıkmiş oluyor. |
||
|
||
| barzani'nin kürt sorunu çözümündeki önerileri: -örgüt üyelerinin dağdan inmesine izin verilmesi -örgüt yöneticelerinin iltica hakkı -dağdan inenlerin silahlarının ABD ye veya ırak'a bırakılması -...şu an hatırlayamadım. bütün bunlar hükümetin kendi planını değil,ABD-BARZANİ isteklerini uygulama çalışması olduğunu gösteriyor. |
||
|
||
| empati arkadaş,türkiye üzerinde bazı oyunların oynandığını öcalan imralı savunmalarında dile getirmişti...ayrıca türkiye'ye getirildiği sırada bu konuda sorgusunu yapan askeri komutanında öcalan'ı onayladığını söylemişti...ancak olayın bu boyutunu sürekli göz ardı edip(pkk terör örgütüdür nakaratını tekrarlayan siyasi çevreler çözün üretmekten uzaktır).. |
||
|
||
| kim yönetiyor bu devleti! Akıl kimde, fikir kimde, dümen kimde, gaz ile fren kimin ayağı altında? yukardaki soruları cevaplayabilirsek aslında sorunların çözümünüde buluruz.nedenmi halen lafa gelinliginde bagımsız türkiye diyorlar , daha kürt sorununda geçmişten beri yapılan hataları görmemek aptallıgın ta kendisidir.hataların yapıldıgını bu ülkenin komutanları bile itiraf ediyor.AKP'nin Güneydoğu'da, dtp nin ülke barajına takılması sayesinde önceki seçimde haksız yere almış oldukları oylarla fazla millet vekili cıkardıgını unutmamak lazım.şimdide bagımsızlar olarak giren dtp akp nin oylarını düşürmüşdür .şimdide ne hesap yaptıklarıda orta yerdedir aslında. DTP Meclis'e arka kapıdan gelmedi. Seçmenleriyle beraber geldiler.seçimle...geldiler Seçim mi meşru değildi yoksa? milliyonlarca insan, bile bile, o bölgeyi de o gölgeyi de bizzat yaşayarak, bilerek ve tercih ederek o adaylara oy verdiğinde, o oyların sahibi her seçmenin hanesi için "PKK şu evde, bu evde, şu köyde, bu mezrada, o ilçede, şu kentte" mi demeliyiz? Belki, açıkça öyle demeliyiz. yoksa çözülmüyecek sorunlar,evet meclisteler pkk lılar,evet oy verenlerde pkk lıdır. Türkiye Bir gün savaşa koşuyor, öteki gün başka çözümler tasarlıyor, bir sonraki gün ise içinden yarılıyormuş. Zaten Başbakan da dün yaptıgı açıklamalarda yeni şeyler degil.ORDUYLA ELELE alıyorlarmış kararları bir yandan sınır ötesi,bir yandan dağa çıkanların indirilmesi ,nasıl bir çelişki anlam vermek zor degil aslında.1985'ten bu yana "Eve dönüş", "Topluma kazandırma"" gibi isimlerle 7 kez "Pişmanlık" yasası çıkaran (3216, 3419, 3618, 3853, 4085, 4450, 4959 sayılı kanunlar) ve hiçbirinde de beklenen sonucu elde edemeyen Türkiye, aynı hatalara gene düşecegi belli aslında.çünkü önünde duran kapatılmaya çalışılan dtp yi hiçe saymak ,aslında nasılda başbakanın yanlış politikalar içinde oldugunun göstergesi.dtp siz yapacagı her sözde çözümleri hiçbir çözüm üretmiyecektir. Son pişmanlık fayda etmez Anlayan varsa beri gelsin. Tayyip Erdoğan, Kürt konusunda, askerle uyum içinde bir hazırlıkları olduğunu, Eve Dönüş Yasası benzeri bir düzenleme yapabileceğini, bu olmasa bile, Türk Ceza Kanunu'nun 221'inci maddesinden yararlanılacağını söylemedi mi? Gençlerin dağa çıkması önlenirken, teröre bulaşmamış olan PKK üyelerinin de topluma kazandırılması sağlanacaktı. Belli ki Erdoğan, bu meseleyi, ABD ziyareti sırasında Bush ile de görüşmüştü. O karşılaşmadan sonra, Talabani ve Barzani'nin tavırları değişti; Batı'da, PKK'yı sahiplenme eğilimi ciddi bir kırılmaya uğradı. Ama bir bakıyorsunuz, siyaset, tablonun tümüne hâkim olamıyor. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, bir sempozyumda, konunun yargıya intikal ettiğini herhalde unutarak, "PKK Meclis'te" deyiveriyor. Üstelik, aynı konuşmada, "Demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve barış kavramlarını teröristlere kaptırdık; psikolojik harekâtta yenik düştük" diye günah çıkarıyor. Askerlerimiz, ne zaman "Söz gümüşse sükût altındır" şeklindeki atasözümüzün değerini anlayacak? Yanlış yap yap... sonra iş işten geçtikten sonra günah çıkar: Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, "Kürt yok demeyecektik"; Kenan Evren, "Kürtçe'yi yasaklamayacaktık"; Yaşar Büyükanıt "Demokrasi ve insan hakları kavramlarına daha çok önem verecektik" Öyleyse demokrasinin gereğini yapıp, siyasi otoritenin ortaya koyduğu projeye uygun hareket edin; iktidarla arada bir kopukluk olduğu izlenimini yaratmayın. Hele hele DTP'ye katiyen PKK demeyin. Eski DEP milletvekili Mahmut Alınak, bu gibi davranışların, "düz ovada siyaset" in önünü tıkadığını söylüyor. Haklı da... Analar babalar, evlâtlarına "DTP'ye kaydolma, fişlenirsin, ömür boyu başın belâdan kurtulmaz" diyormuş. Gençler de başka alternatifleri kalmadığı için dağa çıkıyormuş. PKK'yı, Kürt kimliğini inkâr politikaları doğurdu. Bu örgüt, bölge halkından da uzun yıllar boyu destek aldı; her aileden en az bir çocuk dağa çıktı. Filmi başa sarıp, hiçbir şey olmamış gibi davranamayız ve Kürt kimlikli vatandaşlarımızın hiç değilse bir bölümünün, PKK'yı, bizim gibi değerlendirmediğini görmezden gelemeyiz. Mesele "PKK Meclis'te" diyerek hallolabilse, 1990'lı yıllarda terörü bitirirdik. Eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, "PKK Meclis'te" deyince, Başbakan Tansu Çiller, DEP'lilerin dokunulmazlıklarını kaldırmış, milletvekilleri de yaka paça cezaevine gönderilmişti. Ne oldu? Bir tavsiye: Sonradan pişman olacağınız işleri, önceden yapmamaya çalışınız. |
||
|
||
haklısın empati...her konuda kürt halkının karşısına pkk yi çıkarmak doğru değil..bu ülkenin geleceği için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olan( bütün savaşlarda birlikte savaşmışlar-çanakkalede şehit olan akrabalarım var)kürt halkı en masum insani taleplerini dile getirince terörist olarak suçlanması doğru bir yaklaşım değil...terör başka kürt başka deniyor ama her kürtçe konuşana terörist damgası vuruluyor...forumda bir iki kürtçe selamlaşmamız bile bazı arkadaşlar tarafından pkk söylemleri olarak değerlendirildi.. Kesinlikle haklisin ayni fikirdeyim. Belki de yapilan en buyuk yanlis bu oncelik bakimindan .. Her Kurt kokenli insana potansiyel pkk'li olarak bakmak ve kabul etmek.. Artik dogma haline geldi. Direk kabul.. |
||
|
||
| yaşım yirminin sonları ama şimdiye kadar hiç oy kullanmadım ve akp kendisini kürtlerin bir nevi temsilcisi olarak görüyor ya bence o kürdistan topraklarında gelecek yerel seçimlerde bir tokat yiyecek. Bu belli oluyor. kendisi bu sınır ötesi operasyonla da iyice belli ettirdi. Tabi kürt halkını açlıkla terbiye edip sonra eline üç kuruş vermezse. |
||
|
||
| AKP nin PKK yı yok edebilmek için bir tek yolu var, o da PKK tabanını asimile etmek, burada Kürt kimliğinin asimilasyonundan söz etmiyorum ki sistematik olarak yüz yıla yakındır bu yapılıyor zaten. Benim kastettiğim dini temelli bir soğurma, burada bu soruyu sorup şöyle bir durum tesbiti yapmalıyız: Kürtler Kimdir? Kürtler bu ülkede kabul edelim yada etmeyelim sosyoekonomik olarak, devletin verdiği hizmet olarak, eğitim ve insanca yaşama koşullarından en az nasibini alan halk yani eşitlerin eşitsizliğini tüm çarpıcılığıyla yaşayan bir halk Kürtler. Kürtler yukarıda saydığımız haklardan yeterince yararlanamasalarda feodalitenin vazgeçilmezleri Ağalar, Şıhlar ve Şeyhler tarafından ve bittabi hakim ideolojininde desteğiyle ve tabiki uyuşturma, hakim ideolojiye biat etmeleri ve asla haklarını istememeleri için dini olarak yıllarca kullanıldılar ve yine dini anlamda her daim canlı tutuldular. Türk milliyetçiliğine tepkisel olarak gelişen Kürt milliyetçiliğinden, eşitsizlik ve hor görüden taban ve sempatizan bulan PKK yı etkisizleştirebilmek için AKP nin elindeki en büyük silah eğitimsiz ve az gelişmiş Kürt halkının Sosyal, Ekonomik ve Kültürel haklarını sağlamak değil sadece ve sadece bu mazlum halkı dinin ve feodalitenin kölesi yaparak siyasetten soğutmak ve dolayısı ile hak arayamaz hale getirmektir, bu hedef için üstüne basa basa söylüyorum en büyük silahları DİNdir… |
||