|
||
| Önce işini iyi yap, sonra bayrak as! Önceki gün arkadaşımın bürosunun kapısı çalınmış. Açmış, komşusu: "Siz niye bayrak asmadınız?" diye sormuş, çatık kaşlar ve sert bir tonlamayla... "Hay Allah... unutulmuş... asarız" diye bir şeyler mırıldanmış arkadaşım... İçerden "Mecburiyet mi var?" diye diklenen biri hemen susturulmuş. Bir bayrak buluşturup asılmış cama, acele ve endişeyle... "Mahalle baskısı" mı demiştiniz? Alın, bu da bayraklısı!.. *** Kışlaların tel örgüleri ardından yükselen tabelalarda şu cümle yazılıdır: "Ülkesini en çok seven, işini en iyi yapandır." Milliyetçilik yarışının hızlandığı günümüzde hatırlanması gereken, sade, ama anlamlı bir kıstas bu... Ülkenin her yanında al bayraklar havalanıyor, "Kahrolsun"lar ve "Yaşasın"lar haykırılıyor. Kim daha büyük bir bayrağı daha yükseğe çekerse, kim daha üst perdeden lanet yağdırabilirse, vatanı sevme yarışında ipi onun göğüslediği varsayılıyor. Milli Takım futbolcuları maç öncesi esas duruşta göğüslerini kabartıp İstiklal Marşı okurken kararlı bakışlarla asker selamı çakıyorlar. Sonra grubun en zayıf takımıyla maça çıkıp çok kötü oynuyor ve berabere kalıyorlar. Bir sonraki maça Mehter Marşı eşliğinde ve yine bayrakla çıkıyor millilerimiz... Sonuç? 1-0 yeniğiz... *** Oysa bayrak, zafiyetleri kamufle etme amacıyla kullanılmamalı... Aczimiz, hamasetimizin gürültüsünde boğulmamalı... Dayanışma jestleri önemli; ama vatanseverliğin kıstası, önce işini iyi yapmak olmalı... NATO'nun en büyük ikinci ordusu, çeyrek asırdır sürdürdüğü savaşta hâlâ bu kadar çok şehit veriyor ve askerleri kaçırılabiliyorsa, burada bayrak sallayarak örtbas edemeyeceğimiz kadar ciddi bir sorun var demektir. Ama bunu tartışamıyoruz. Sorunu soğukkanlılıkla masaya yatırması gereken basın, bunu yapamamanın acısını savaş boyaları sürünerek çıkarıyor. Askerlerimizin neden kaybolduğunu, nerede olduğunu sorgulamamız yasak; onu yapamamanın boşluğunu "Haydi savaşa" başlıklarıyla dolduruyoruz. "Dünyanın en iyi 300 üniversitesi" arasına giremeyen üniversitelerimiz çok gurur verici açıklamalar ve etkili yürüyüşler yapıyor. İyi oynayıp maçı kazanamıyoruz ama, beceriksizliğimizi, şehitlere yardım kampanyasına önderlik ederek unutturuyoruz. Sıkıştığımızda Amerika'ya sert çıkıp kafa tutuyoruz ve böylece, bunca zaman sorunu "Dur bakalım Amerika ne diyecek?" diye geçiştirdiğimiz unutulur sanıyoruz. O yüzden, terör bahsinde de, maçta olduğu gibi, tribünde kükrüyor, ama sahada dökülüyoruz. *** İlke şu olmalı: Üniversite öncelikle iyi araştıracak, basın enine boyuna soruşturacak, asker ülkesini mükemmelen savunacak, hükümet doğru dürüst politika oluşturup uygulayacak, futbolcu sahada güzel oynayacak, maç kazanacak. Bunu başardıkları zaman zaten vatanlarını çok sevdiklerini kanıtlamış olacaklar. Ve görevini yapmış insanların huzuru içinde bayrak asıp, slogan atarak tepkilerini, dayanışmalarını gösterecekler. Bayrağımızı, işini yapamayanların zaafını kapatan bir örtü olmaktan kurtarmalıyız. Can Dündar |
||
|
||
| Bayrak asmada da aşırılığa kaçıyoruz. Bayrak asmadıkları için yağmalanan işyerleriyle ilgili haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Bazı yerlerde bayrağın küçüklüğü bile şiddete yol açarken Büyükanıt'ın teşekkürüyle iyice azgınlaşan ve provokasyonlara aldanan gençler yürüyüşlere katılmayıp evinde ya da kahvehanelerde oturanları tartaklıyor. Bakın şu yaşananlara, istediğiniz ve çözümünüz bu mu? Bunların daha başlangıç olduğunu da göz ardı etmemeli. RADİKAL -Türkiye bir haftadır bir yandan şehit gençlerine ağlayıp terörü kınarken bir yandan da şiddet çağrılarına tanık oldu. Bazı eylemlerde protesto, protesto boyutunu aşarak şiddet gösterisine dönüştü. 'Meclisi basarız 20 kişiyi asarız' sloganı yükseldi. Askerlik şubelerinin önünde 'Silah isteriz' diye bağıranlar oldu. Erzurum: 10 bin kişi DTP il binasının bulunduğu Mahallebaşı'na gitmek istedi. Polis yetersiz kalınca grubu bir albay "Şehit olanlar bizim evladımız ama bunlar da bizim vatandaşımız" diye sakinleştirebildi. Mersin: Bir grup 'Kana kan intikam' diyerek DTP binasına yürüdü. Sosyalist Demokrasi Partisi binası taşlandı. Malatya: Otogarda haberleri izleyen üç kişi şehitler için "İyi olmuş" dedikleri iddiasıyla saldırıya uğradı. Nevşehir: İlkokuldaki şehitleri anma programında çocuklara asker kıyafeti giydirilip ellerine oyuncak silah verildi. Osmaniye: Abdurrahman Develioğlu pompalı tüfekle otobana gidip durdurduğu sürücülere, 'Kahrolsun PKK' diye bağırttı. İstanbul: DTP Fatih ilçe binası kundaklanmak istendi, Bahçelievler ilçe örgütünün camları kırıldı ve Esenler ilçe örgütüne gerilmek istendi. Manavgat: DTP ilçe binası ateşe verildi. İzmir: Terörü protesto mitingi sırasında Kordon'da kafelerde oturanlar eylemci grup tarafından taciz edildi. Buca'da DTP'nin camları kırıldı, Gaziemir'de ilçe binasına silahla saldırıldı, Bornova ilçe örgütü tehdit edildi. Ege Üniversitesi'nde protesto yürüyüşü yapan 300 öğrenci ile 25 muhalif öğrenci gerginlik yaşadı Zonguldak: Türkiye Komünist Partisi İl Başkanlığı binasının kapısı kırıldı. Samsun: TKP il binası ve Haklar ve Özgürlükler Cephesi binaları taşlandı. Grup bina önünde de bir kişiye saldırdı. Trabzon: Meydan Parkı'na kucağında çocuğu ve üzerinde bayrakla gelen bir kişi kuru sıkı silahıyla havaya 13 el ateş etti. Kastamonu: Kastamonu Cezavi'nde terörü protesto eyleminde altı gardiyan rehin alındı. Eylem isyana döndü. Ayvalık: DTP Ayvalık binası yakıldı. Bitişikteki Muhtarlar Derneği, yüzyıl önce köle olarak getirilen Afrikalı Türklerin Afrikalılar Derneği kullanılmaz hale geldi. Mersin: Türk bayraklarıyla İl Jandarma Komutanlığı önünde toplananlara destek için 46 yaşındaki Mehmet Ali Bilin, kuru sıkı tabancasıyla havaya defalarca ateş etti. Rize: Ülkücü bir grup 18 yaşındaki Muhammet Uzarlı'ya saldırıp yaraladı. Mustafakemalpaşa: Kürtlerin yoğun olduğu bir mahallede evler ve kahvehane taşlandı. Havaya ateş açıldı. Kocaeli: Yenimahalle semtinde kalabalık bir grup ellerinde bayraklarla D-100 karayolunu bir süre ulaşıma kapattı. Gölcük: Güneydoğu gazisi Celalettin Salgın, 'Allah PKK'nın belasını versin' diyerek silahla havaya ateş açtı. Ankara: Batıkent Halkevi kurşunlandı. Manisa: DTP İl binası önüne tepsi içinde ters çevrilmiş ve kâğıtlarla tutuşturulmuş piknik tüpü bırakıldı. |
||