|
||
Özetle "Fethullah Gülen" Can Dündar’ın "Neden" adlı programında konu aldığı tarikat-cemaat-siyaset bahsinden sonra internetteki köşesine gelen bir yorum: Fethullah Gülen ya da kendisinin uydurduğu ismiyle M. Fethullah Gülen bugün “ağababası” olan ABD’de ikamet etmektedir. Misyonu çok özeldir lakin vazgeçilmez değildir. Ağababası, bu “okyanusun diğer tarafındaki cenap hazretlerinin” faaliyetleri ve gerçek amacı deşifre edilince mutlaka yerine yenisini koyacaktır. Türkiye’de sendikal olmayan, sivil toplum hareketi olmayan aynı şekilde parti, tarikat, devlet olmayan bir hareketi vardır. Aslında “yok”tur ama bir kanser tümörü gibi her yanı sarmıştır ve olabildiğince “var”dır. Müritleri doğacak çocuklarının isimlerine kadar “Hoca Efendi”lerine sorarak hareket ederler. Aşırı teslimiyetçidirler. Okulları Dünya’nın en canlı ABD casus kaynaklarıdır. Rusya’dan ve diğer Türki Cumhuriyetlerden hızla uzaklaştırılmalarının sebebi okullarda İngilizce öğretmeni adı altında faaliyet gösteren bu ajanlardır. Yeşil kuşaktan sonra ABD’nin tanımıyla ortaya çıkan Terörist Müslüman-Ilımlı Müslüman kutuplaşmasının ılımlılık tarafındaki rolünü üstlenmiştir. Himmet adını verdikleri para toplama merasimlerinde “azat kabul etmez köleleri” milyarları tek gecede toplamaktadır. Bank Asya’ya dönüştürülen özel finans kurumu bu paraları aklama vazifesini üstlenmiştir. Hoca Efendi hazretlerininki bir din yorumundan çok yeni bir din tanımıdır. Bu sebeple 1998 yılında yeni bir Kuran bastırmıştır. 800 bin basılan bu yeni “kitap” her sayfasında açıklama adı altında içine serpiştirilmiş 498 adet İncil ve Tevrat alıntısıyla göz doldurmaktadır... Rakamlardan söz açılmışken; 94 ülkede 730 okulu vardır her sene 900 bin kişi değişik adlarla Türkiye’nin her yanında faaliyet gösteren üniversite hazırlık kurslarına gitmektedir. Oks hazırlık kursları bu rakamlardan hariçtir. Gazetelerini hemen hemen her ülkede, o ülkenin dilinde basılı şekilde bulabilirsiniz. Ayrıca dergiler, radyolar, televizyonlar, üniversiteler, vakıflar, ışık evleri vs. her şeyleri vardır. Öyle ki savcıları, kaymakamları, valileri, emniyet müdürleri, öğretmenleri, doktorları, istihbaratçıları(ki bu konuya doymak bilmeyen bir iştahla yanaşmaktadır),askerleri, milletvekilleri, bakanları vardır. Ayrıca buraya ne kadar yazsak azdır. Sonuçta bu bir karşı devrim hareketidir. Postalsız, üniformasız işgaldir. Kültürel-moral gücünün denetimi ve yıkımıdır. Çok büyük bir ekonomik güç din gücü ile birleşmiştir. Vitrin başka, mutfak başkadır demek isterdim ama artık pişirdiklerini sergilemekten çekineceği ortam ortadan kalktığı için her şey ayan beyan ortadadır. http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=3471 |
||
|
||
| bu ülkede din,milliyetcilik,vatan ,bayrak dedinmi herkesin tapularıdır bunun oldugu yerde f.gülen de pirim yapar. hizbullahta,faşistlerde pirim yapar şaşırmamak lazım.herkezde dogal karşılar bu yüzden.... |
||
|
||
Sonuçta bu bir karşı devrim hareketidir. Postalsız, üniformasız işgaldir. Kültürel-moral gücünün denetimi ve yıkımıdır. Çok büyük bir ekonomik güç din gücü ile birleşmiştir. Vitrin başka, mutfak başkadır demek isterdim ama artık pişirdiklerini sergilemekten çekineceği ortam ortadan kalktığı için her şey ayan beyan ortadadır. http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=3471 Bir karşı devrimi tanımlamak için bir devrimi devri tanımlamak gereklidir. Can dündar bunu unutmuş sanırım. Bir devrim anlayışın içerisinde inanç özgürlüğü yoksa orda devrimci değil köktenci(radikal) baskılar söz konusudur. Cumhuriyet halkın kendi kendini idare etmesi ve özgür hür iradesini kullanmasıdır. Demekki burada oturmayan sistemsel sorunlar var. Eğitim gibi. Çünkü postalsız ve ünüformasız bir işgalden söz ediliyorsa burada bir yönetim sorunu var demektir. Burjuva dikatatörlü'ğün sahip olduğu kapitalin ve üretim araçlarının el değiştirme korkusu ve kaygısı olabilirmi bu acaba. Patronlar değişebilir yada istedikleri gibi ticaret yapamayabilirler. Veya bir nesil sadece ihtiyaçlarına göre alış veriş yapabilir ve arz talep ilişkisi düşebilir. Veya artı değer islami bir anlayış içerisinde patrona kazanç iken külfiyet olabilir. Evet Can dündadırın devrimini devrimlerini merak ettim doğrusu. Burda gösterilmek ve yapılmak istenilen şey patronun köpeğimi olmak yoksa köpeklerinde köpek olmadığını onlarında köpekleştirilmiş insan evladı olduğu gerçeğinimi simgelemek. Laiklik söylemleri gelir gibi oldu kulağıma. Şeriat bir cumhuriyetle geliyorsa nasıl kötü bir şey olabilir.Yada çoğunluğun silahlanmasıyla. Cum hu ri yet yada sözde veya özde de mok ra si . Bunların ölçülerini bir düşünecek olursak burdaki korkuları ve kaygıları anlamak içten bile değil. Egemen sınıf kontrol edemeyeceği her türlü yönetim mekanizmasından rahatsız. Burda korkulan engizisyon mahkemleri değil tirilyonclarca dolarlık kağıtların ve ham maddelerin kontrolleridir. |
||