SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: türk aydınları bu ülkenin neresinde(tanya)

Sayfa: [ 1 ]

05.02.2008 14:57:48
ülkemizde uzunzamandır gelişen olaylar karşısında tepkilerin hangi boyutta, nedenli geliştigini ,ne olması gerektigini,...vs vs.
anlatacak aydınların yoksunlugundadır.anlatanlarda tepkilerle karşılaşmaktadır.
buda aydınların nerde olduklarını düşündürüyor açıkcası.
Aydın toplumun rehberidir.olmassa olmazıdır.
TC'de yaşayan mutlu bir toplumdan söz edilebilir mi?
Milli gelir sıralamasında yüzyılın başında sömürgeleri durumunda bulunan Yunanistan'dan (64. sıra) 30 basamak geride (Türkiye 94. sırada) bulunmak bir mutluluk kaynağı olabilir mi?
Ya da çocuk ölümlerinde, dünya sıralamalarındaki ilk devletleri arasına girmiş olmak?..

Yoksa mutluluk, kendilerinden zayıf ve kimsesiz bulduklarına ırkçı temelde posta koymayla yetinmekten ibaret bir şey midir?
Kaldı ki bu çağda, güçsüze posta koymak ta o kadar kolay ve ucuz bir şey değildir!

Çocukları, emekleri ve geleceği savaşlara harcanan bir topluluk, hiç mutlu olabilir mi?

Toplumu mutsuzlaştırmada kendi katkıları ne orandadır, hesabını verecek etik sahibi bir aydın var mıdır?
sorarım şimdi aydınlara siz bu ülkenin neresindesiniz.!
böyle bir ülkede sayısız sorunların oldugunu görmemek için kör olmak gerek.
ben sıradan vatandaş olarak bunlara tepki duyuyorsam siz bu ülkenin aydınları nerdesiniz.

Emekli generallerin bile sorunun temelinin Kürd Sorunu olduğunu kabul ettikleri şu aşamada, okumuş takımının bunu söyleyebilmiş olmaları, tutarlı aydın profili çizmeye yeterli sayılır mı?

Türk okumuşları, TSK generalleri gibi kibirlidirler. Onlar hep doğru ve haklıdırlar! Yanlış yapmak sadece biz vatandaşlara yakıştırılıyor.

 “Bakın, Türkiye'nin en yakıcı sorunu öteden beri Kürt sorunudur. Bunu kimse görmezden gelmesin. PKK bu sorunun bir ürünüdür.” ve “...Bu sorun sadece bir terör ve şiddet sorunu değildir, sadece askeri yoldan çözülecek bir sorun değildir. Ve yine bu sorun 'sadece askere bırakılmayacak kadar' önemli bir sorundur.”
tespitinde samimiyse, neden TSK'nin dayatması olan yanlış okumada ısrar ediyor?

TSK baskılarına davetiye anlamına gelen, yanlışı tümden reddetmeyen tutumlarında ısrar etmeleri, kısa süre sonra bugün yazdıklarını sıfırlamaya hazır oldukları izlenimi vermektedir!

Zalim ve haksız karşısında iyi tutum almayanların, karşı durmayanların, bunu başkalarından beklemeleri ahlaki olur mu?

Askeri sisteminin sürekliliğinde, Türk aydının oynadığı rol tartışılmadan, gerçek anlamda demokrasi işletilebilir mi?
Demokrasi için bedel ödeyecek aydını bulunmayan toplumlar, demokrasinin d'sini elde edebilirler mi?
Zalimini ve Zulmünü öven aydını haiz bir toplum, hiç demokrasiyi yaşayabilme şansına sahip olabilir mi?
türk aydınları tekrar soruyorum siz bu ülkenin neresindesiniz.
 Sad


[/quote]
Aydınlara karşı bu saldırgan tavrınızı anlaması zor.
Aydınların çoğu toprağın bir metre altında, kalanları mahkeme kapılarında. Onlardan da kurtulabilen varsa, siyasi saldırganlıklarla boğuşuyor.
Yazınızı okuyunca, ülkenin içinde bulunduğu şartların nedeninin aydınlar olduğu gibi bir anlam çıkıyor, umarım yanlıyorum.
Faşist, ya da askeri bir rejimi destekleyen bir aydın grubu mu var. demokrasinin önü açılacak da aydınlar mı engel oluyor. Generaller bile anlıyor da aydınlar Kürt sorununu (Konuşunca, mahkemeye gitme riski oratada onlar için) anlamıyor mu?

Ben üzüm yemekten çok bağcıyı dövmek gibi bir anlam çıkardım, yazınızdan.
Aslında tanya'ya hak vermemek mümkün değil, katılmadığım tek nokta ise konunun sadece Türk aydınlarına ihale edilmesi, hadi fransız, ingiliz, italyan vs vs... aydınlarını geçtikte acaba Kürt aydınları yeterince sahip çıkabildilermi haklı davalarına, Yinede Türk aydınınında birebir aynı havayı soludukları, aynı zulmü gördükleri kardeşlerine daha çok destek vermesi gerekirdi.
Orhan Pamuk'a karşı nasıl fiziki ve siyasi linç girişiminde bulunulduğunu, ona destek çıkan aydınlara bile nasıl hakaretler edildiğini hatırlamıyorsunuz sanırım. O sırada aydınlarına sahip çıkamayan bir toplum, aydınları bazı konulara sahip çıkmadıkları için eleştirirken, biraz kantarın topuzu kaçıyor sanırım.
Aydınlar mahkeme kapılarını aşındırırken, kimse sahip çıkar görünmüyor. Sonra , "bu" konuda neden fikir belirtmiyorsun deniyor, Biraz haksızlık var gibi. Fikrini belirtenleri kim koruyacak.

İşte Hrant Dink, konuşunca bedelini kanıyla ödedi. Ona sahip çıkanlar en hafiffinden hain ilan edilirken, buna demokrasi için bile itiraz edenler olmadan, aydınlardan ses çıkmasını beklememeli.
Sonuçta her biri kendi adına kurşunlanıyor.

Siyaset bölümü Kürtçü emellerinize yetmedi şimdide Felsefe bölümündedemi

açmaya başladınız.
İknaton, sizden ricam belirli bir seviye takının. hakaret etmeyi bilen tek kişi siz değilsiniz.Aynı üslubu size karşı kullananlar olmaması, forumu dalaşma ortamına çevirmek istememelerinden.

burası felsefe bölümü gidin siyasette kürtçülüğünüze devam edin.


Anladığım kadarıyla suratına tükürülse yağmur yağıyor sanıyorsun.
Kimseye akıl verecek yol gösterecek kadar ne edebe ne de hadde sahipsin seviyen kadar konuş başkalrının işine karışma haddini kötü bildiriler.
Bunun da sana faydası olmayacağının farkındayım ne halin varsa gör. yeterki saldırganlığınla akılının ermediği konulara karışma.


05.02.2008 14:58:07
Silinen başlıktaki üslubunuzun veri olarak kabul edilmesini makul kabul ediyorsunuz sanırım.
Bundan sonra hakaret içeren mesaj yazan birine aynı tarzda bir cevap verildiğinde, sizin referans gösterilmeniz, bir sorun olmaz diye düşünüyorum.



Sayfa: [ 1 ]