|
||
Bağımsız milletvekili adaylığı için 22 Temmuz öncesinde partisinden ve başkanlıktan istifa eden Ufuk Uras, hafta sonu toplanan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) "4. Olağanüstü Konferans/Kongresi"nden dördüncü kez ÖDP Genel Başkanı olarak çıktı. Ancak partinin kongreden sonraki en üst yönetim organı olan Parti Meclisi'nde mutlak çoğunluk Ufuk Uras muhaliflerinin eline geçti. 1056 delegeden oluşan ÖDP Konferansında, delegelerin 836'sı başkanlık ve parti meclisi seçimleri için oy kullandı. Genel Başkan adaylarından Ufuk Uras, 467 oy alarak seçilirken, kongereye Genel Başkan Vekili olarak giren Kemal Ulusaler 336 oy aldı. 27 geçersiz ve 6 da boş oy kullanıldı. Belirgin iki listenin varlığına ve tüzüğe göre listelere girmeyen bağımsız adayların da seçilme hakkının güvenceye alınması için nispi temsile dayalı liste usulüyle ile seçimlere gidilmesi gerekmesine karşın, çarşaf listeyle seçim yapıldı. Her iki liste de delegasyondan çarşaf liste içinde anahtar listelerle oy istedi. Ufuk Uras’ın desteklediği liste 60 kişilik parti meclisinde 28 üyelik kazanırken, "Devrimci Parti Devrimci Siyaset" broşürü etrafındaki karşıtlarından oluşan liste ise 32 adayını parti meclisine soktu. İki liste, üç bildiri, bir kriz Konferansa damgasını vuran tartışma, ÖDP'de bir "kriz"in var olup olmadığı ve varsa nasıl çözüleceği idi. Konferans öncesinde aralarında Oğuzhan Müftüoğlu, Sevgi Göyçe, Mehmet Soğancı, İsmail Hakkı Tombul, Hayri Kozanoğlu'nun da bulunduğu 1200 kişi "ÖDP’ye Sahip Çıkma Zamanı!" başlığıyla yayınladıkları bildiriyle kriz saptamasında bulunmuşlardı: "Partiyi bu şekilde ciddi bir tartışma ve ayrışma içine sürükleyen sorun, genel seçimler öncesinde “bağımsız adaylık” konusunda partinin yetkili karar organının kararlarını tanımayan genel başkan Ufuk Uras’ın DTP tarafından kendisine yapılan adaylık önerisini kabul etmesiyle başlamıştır. Bugün de seçimler öncesi ortaya çıkan krizi derinleştirmeye yönelik tutum alışlar sürdürülmektedir. Aynı zamanda kimi çevrelerin de parti içerisindeki tartışmalara gönderme yaparak yaşanan krizi derinleştirmeye çalıştığı görülmektedir." Ufak Uras ve 7 MYK üyesi, Pertev Aksakal, Sinan Tutal, Saruhan Oluç, İkbal Polat, Melike Keleş, Özlem Türkmen, Zübeyde Kılıç imzasıyla yayınlanan "Toplumsal Muhalefeti Geliştirelim,ÖDP’yi ve Sol Muhalefeti Büyütelim" başlıklı cevabi bildirideyse "ÖDP’de son dönemde yaşananlar bugünün ve yakın geleceğin politik görevleri noktasında olgunlaşmış, kristalize olmuş politik bir tartışmadan kaynaklanmıyor," deniyor ve konferansa politik tartışma çağrısı yapılıyordu: "Bugün yapılması gereken,önümüzdeki sürece ilişkin politik bir hattın ve bu hattın gereklerini yerine getirecek örgütsel yapının nasıl olacağının hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın ortaya konulmasıdır. Bu bakımdan öznel değerlendirmeler ve çıkarsamalara dayalı, kişiselleştirmelerden kurtulamayan bir polemiğe değil, ÖDP'nin her kademesine yayılmış gerçek bir politik tartışmaya duyulan ihtiyaç ortadadır." 1200 imzalı bildiri sahipleri Konferans'a 7 MYK üyesinin imzasıyla yayınlanan bildiriye yanıt olarak kaleme alınan “Devrimci Siyaset Devrimci Parti” adlı broşürle girdiler. Ufuk Uras’ın karşısına genel başkan adayı olarak Kemal Ulusaler’i gösterdiler ve 50 kişilik parti meclisi anahtar listesi oluşturdular. Bir önceki konferansta Genel Başkan olan Ufuk Uras çevresinde de 60 kişilik başka bir liste oluştu. Bu listenin ortaklaştığı, daha önce Ufuk Uras ve 7 MYK üyesinin imzasıyla yayınlan bildiriyse Konferans salonunda çok görünmedi, bir parti meclisi listesiyle kendisini ifade etti. Parti meclisi "Çalışma Raporu" dışında Konferans’ta dolaşan bir diğer metin “Tehlike Çanları mı Çalıyor? Yeni Fırsatlar mı Doğuyor?” başlıklı Yeniyol ekibinin bildirgesiydi. Bu bildirge taraftarları parti meclisine ne ayrı bir liste olarak ne de diğer listeler içinde aday gösterdi. (SE/EK) ************************************************************************ Herkes ÖDP'ye, ÖDP İçine Baktı! Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin "4. Olağanüstü Konferans/Kongresi" Türkiye solunun ve medyanın dikkatlerini üzerine toplamıştı. Ancak konuşmalar ve delegasyonun ilgisi ÖDP'nin iç gündemine ayarlıydı. Konferans'a birbirinden duygusal olarak kesin hatlarla ayrılmış olarak giren tarafların görüşlerini billurlaşmış haliyle ifade eden konuşmacılar kürsüye çıktığında, salon hınca hınç doldu. Tartışma “Devrimci Siyaset Devrimci Parti” broşürü taraftarları, kürsüde esas olarak Ufuk Uras’ı, "parti hukukunu çiğnemek"le, "partiyi ideolojik olarak belirsiz bir maceraya sürüklemek"le, "Kürt hareketiyle parti kararları hilafına ve içeriği belirsiz (“belkemiksiz”) bir ittifakı partiye dayatmak"la, partide "sol liberal bir ideolojik eğilimi güçlendirmek"le ve hatta "bu yolla partinin devrimci temelini tasfiyeye yönelmek"le, bu tutumuyla da "partiyi krize sokmak"la suçladılar. Bu tezleri savunanlar, salonun sol üst köşesine konuşlandırılmış bir gençlik grubunun hararetli desteğini aldı. Gruptakiler, başta Genel Başkan Yardımcısı Atilla Aytemur olmak üzere Ufuk Uras’ın desteklediği liste yandaşları kürsüye çıktığındaysa yuhalayarak ve ıslıklayarak konuşmacıları protesto etti. Aytemur kürsüden inerken, bir grup üzerine yürüdü ve salonda “senin buradan cesedin çıkacak” sesleri yankılandı. Aynı grup Ufuk Uras konuşurken “Devrimci ahlak başarıyla değiştirilemez” yazan bir pankartı açtı ve uzunca süre ıslıklı protestoda bulundu. Gruptakiler Kürt sorununda “dayanışma”yı öne çıkaran konuşmacıları “Kahrolsun ABD emperyalizmi” diyerek protesto ettiler. Bir konuşmacıya da “o zaman dağa çık, PKK’ye katıl” diye sataşanlar oldu. Ufuk Uras’ı eleştirenler arasında milletvekili seçilmesini “Doğan medyasından ve İmralı'dan alınan destekle elde edilen başarı” olarak niteleyenler de vardı. "Kriz" saptamasında bulunanlar Ufuk Uras'ın izlediği program ve politikayı çözümlemekten çok Uras'ın kişiliğine yönelik suçlamalar yönelttiler. Önceki Kongre'de Ufuk Uras'a karşı Genel Başkanlık seçimini kaybeden Alper Taş, “AKP’ye karşı sol bir AKP yaratılmak istendiğini, ÖDP’nin bu çizgiyle AKP’ye karşı mücadele veremeyeceğini” vurguladı. Bizzat Ufuk Uras’a dönerek, “Yanlış yapıyorsun!” dedi. Uras: "Sınıf siyasetini kimlik siyasetiyle birleştirmek..." Ufuk Uras, ilk konuşmasında, kendisine yapılan eleştirilerin “parti hukukunun yorumlanmasındaki farklılardan doğduğunu” söyledi. Yapılanların kolektif iradeye uygun olarak yapıldığını, kendisinin tek başına bir karar almış olmadığını vurguladı. Gelecek döneme ilişkin olarak görevin, “sokakta devrimci siyaseti büyütmek”, “elde edilen meclis kürsüsünü sokağın hizmetine koşmak" olduğunu ileri sürdü. İzlenecek politik çizgiyi de, “sınıf siyasetini kimlik siyaseti ile birleştirmek” olarak tanımladı. Uras, sıklıkla, “emek, emekçiler, devrimci siyaset” sözcüklerini telaffuz etti. “AKP’ye karşı, neo-liberalizme karşı emek eksenli aşağıdan hareketi geliştirmeden başarının mümkün olamayacağını" sıkça vurguladı. "Tek amacımız Türkiye solunu ve ÖDP’yi büyütmek” dedi. Ulusaler delegeleri ikna edemedi Uras başkan adayı olarak yaptığı konuşmada da, kongreyi bölen saflaşmada taraf olmayan delegelerin, "partinin bölünmesi" endişesini gidermeyi gözetti. Partinin birliğine vurgu yaptı, pazartesiden başlayarak partiyi büyütmeye çalışma sözü verdi. Konuşmasına muhalif gençlik grubu dışında, delegasyon büyük bir tezahüratla katıldı. Diğer başkan adayı Kemal Ulusaler, politik içeriğinden çok duygusal içeriği öne çıkan ve delegasyonu bu temelde iknaya yönelik konuşmasının açılış ve kapanışında “devrimci yol”a vurgu yapan bir konuşma yaptı. Ufuk Uras’ı, bir reklamdaki “ayağına topu aldığında cam indirmeyi seven mahallenin yaramaz çocuğuna” benzetti, ve adını anmadan mahallenin yaramaz çocuğunun icraatlarını anlatarak, delegasyonu partiye sahip çıkmaya çağırdı. Ancak, delegelerin büyük çoğunluğu Ufuk Uras'ın Genel Başkanlığı'nı onaylayarak, onun "kriz kaynağı" olduğu tezine katılmadıklarını belli ettiler. (SE/EK) http://www.bianet.org/bianet/etiket/1853/odp-kongresi |
||
|
||
bakalım yeni yapılanma girişimlerini merakla bekliyoruz |
||