|
||
Din; Din sanayimidir yoksa sanayileştirilmişmidir ? Üretimi ve tüketimi olan, ithalat ve ihracata dayalı bir ekonomi sistemimidir ? Yan sanayileri varmıdır ? Ülke kalkınmasında rolü nedir ? Ürünlerinde tüm sanayii dallarında olduğu gibi beynelmiyel bir standart ve miad varmıdır ? Dipnot: Sorular genel din mantığından hareketle sorulmuştur, herhangi bir dine özel olarak atıf yoktur. |
||
|
||
Alıntı sahibi: kopil118 din sanayi değildir belki ama din sanayileşmiştir
|
||
|
||
Alıntı sahibi: akrepv link kopil118 arkadaşım güzel bir bakış açısıi izninle bunuda sorularıma ekliyorum |
||
|
||
Alıntı sahibi: xxx link sadece gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin dini sanayi olarak kullandıklarını düşünüyorum.... doğuda ise dinin içe dönük oluşu, onları kurtacak bir tanrıya olan inancın olmayışı onları fakir ve mutlu kılmıştır.... tabi bunlar benim düşüncelerim ve sadece genellemelerden ibaret.... |
||
|
||
Alıntı sahibi: hiza link siz adalet sistemi ile dini karıştırıyor olmayasanız........
krallar gücünü tanrıdan alırlar.. sizce tanrı neden krallara böyle bir güç vermişti veya krallar tanrıdan neden bir güç istemişler zaten güç sahipleri iken .. aradaki görünmez iplikleri neden kavramsal çerçevelere oturmak zorunda kalmış toplum antolojileri .. değer yargıları olamdan bilimsel yada ilkel bir şekilde yaşayamazmıydı uygarlık .. bir değerin değerini hangi kriterlerle belirlemek lazım.. tanju okan abimzi diyorki öyle sarhoş olsam ki bir an seni unutsam unutsam bu günleri derken bile unutmak istemiyor mesela.. oysaki içki alkol ve hatırlamak kötü şeyler değilmi.. tüm tabuları yıkarken yeni tabular doğuyorsa hak hukuk bunlardan bana ne .. ve bu soruları yazarken ne yi yıkıp neyi yıkmak üzere yeniden kuruyorsun |
||
|
||
Alıntı sahibi: akrepv link Krallar Tanrısal bir güç istemişlerdir bu doğru, ama bunu Tanrı değil Halk vermiştir onlara, tüm Tarih boyunca insanlar Krallarını ya Tanrı, yada yarı Tanrı gibi görmüş ve yüceltmişlerdir, öyle ki Tanrıdan başkasının alamayacağını iddia ettikleri can'larını bile Krallarının iki dudakları arasına bırakmış, Kralın emirlerini Tanrı emriymiş gibi özümsemişlerdir. Krallar için Din en büyük ve önemli silahların başında gelmiştir her zaman, Din'in insan üzerindeki zaaf yaratıcı etkisini ve hakimiyetini ya fütursuzca kullanmış, deyim yerindeyse kimi zaman ''Dini Katalizörler''(Kiliseyi, Şeyhülislamı, Mollaları, Lokal Din Adamlarını) kullanarak etkisini artırarak Tarihte bir çok kıyımlara yol açmışlardır. Monarşi ve Din, Din ve Monarşi, bu iki kavram Tarih boyunca hiç bir zaman birbirinden ayrı düşmemiş, ufak çıkar çatışmalarını saymazsak her zaman birbirinin en büyük destekçileri olmuşlardır. Devrimler ve Demokrasinin gelişmesi sebebiyle bu gün Monarşi sembolik bir duruma bürünmüş olmasından dolayı etkisi yok denecek kadar azalmış ve Din yaşamsal önem duyduğu bu müttefikinin yerine başka müttefik arayışında hiç de zorlanmamış, Monarşinin yerine geçen yeni hakim güçlere yamanmak da hiç de zorlanmamıştır, bu gün bile bu karşılıklı asalak yaşam tarzı sürüp gitmektedir. Hiç bir şeyi yıkmak, yada yeniden biçimlendirmek gibi bir misyonum da yok vizyonum da, zaten olsa bile buna gücüm yetmez tek başına, ancak bu herşeyin böyle süreceği anlamına gelmez, taş baltadan uzay çağına geçiş arasındaki süre bile herşeyin ne kadar hızlı değişebileceğine çok güzel bir örnektir, bilgi ve paralelinde bilinç geliştikçe insanın daha rasyonelleşeceği su götürmez bir gerçektir. Ancak soru'na dönersek, her şey göründüğü gibi değildir, öz ve görünüş çok farklı olabilir, bunu konumuza ilintilersek, bu günkü Din anlayışı acaba saf'mıdır, yani ari, yani katışıksızmıdır, içinde yer aldığı kültürlerden de etkilenmişmidir, öyleyse geleneklerden etkilenmiş din ne kadar orjinaldir, ayrıca sanayileşmiş bir din sektörel kaygılardan etkilenerek yozlaşabilir mi, işte benim yanıtlarını aramaya çalıştığım şeylerden bazıları bunlar.. |
||
|
||
Alıntı sahibi: eksi273 link Her ihtiyaç beraberinde iş kollarını getiriyor. Dini kitap sanatlar, haç malzemeleri, tespihçisinden hacı yağına hatta dilencisine kadar kocaman bi ekonomi. Gözardı edilen daha büyük ekonomi, islami bakış açısı ile yaşayanların yaptıkları işlerden kaynaklanan islamiyetle ilgisi olmayan işlerden kaynaklanan ekonomi. Müslümanlar, müslümanlarla iş yapmayı tercih ediyorlar. Türkiyede KOBİlerin neredeyse tamamı böyle. Yani birileri ile iş konuşacaksanız ve ilk defa karşılaşıyorsanız, büroyu göz ucu ile süzünüz. Duvarda asılı arapça bişeyler varsa "selamınaleyküm" yoksa "Merhaba" diyerek tokalaşınız O "selamın aleyküm" türkiyede size çok şey katabilir |
||
|
||
Alıntı sahibi: akrepv link Örneğin; Hac ibadetini gerçekleştirebilmek için Müslümanlar her yıl milyon $ lar harcıyor ve bu Suudi ekonomisine önemli bir girdi oluşturuyor, tabiki bu ibadet kapsamında ele alınabilecek konulardan biri ama işin içinde milyon $ lar karıştığı zaman bir sanayi dalı gibi görmekte mümkün oluyor. Böyle ulvi bir amaç için çogu müslüman yıllar yılı para biriktiriyor, kimi malını, mülkünü satıyor ve hac ibadetini veya umre ziyaretini gerçekleştirmeye çalışıyor, peki acaba Suudi Arabistan Hükümeti her sene Müslümanların bu ibadetinden elde ettiği büyük parayı yine dünya müslümanlarının iyiliği ve refahı için mi kullanıyor, yoksa diğer ülkelerdeki şeriatçi yapılanmalarımı finanse ediyor acaba, ne dersiniz ? |
||