|
||
| Bring Me To Life - Evanescence How can you see into my eyes like open doors Leading you down into my core Nasıl bakabiliyorsun gözlerimin içine, Seni özüme doğru götüren açık kapılar gibi Where I've become so numb without a soul my spirit sleeping somewhere cold Can taşımadan bezdiğim bu yerlerde ruhum soğuklarda uyumaktaydı Until you find it there and Lead it back home wake me up inside Sen onu oralarda bulana kadar, Yuvasına geri götürüne kadar, İçimi uyandırana kadar wake me up inside İçimi uyandır Call my name and save me from the dark Seslen bana ve kurtar beni karanlıklardan Bid my blood to run Harekete geçir kanımı, aksın Before i come undone Save me from the nothing i've become Yaşamamışlığım belirmeden, Kurtar beni hiçliğimden Now that I know what I'm without Neyden mahrum kaldığımı şimdi anlıyorum You can't just leave me Beni hemen terk edemezsin Breathe into me and make me real İçime nefesini ver ve gerçek yap beni Bring me to life Hayata döndür beni Frozen inside without your touch Without your love darling Only you are the life among the dead Senin dokunuşların Senin sevgin olmadan içim buz tutmuş gibi Tüm bu ölüm arasında, tek sensin, hayat olan. All this time I can't believe I couldn't see İnanamıyorum nasıl göremedim bu kadar zaman Kept in the dark but you were there in front of me Karanlıkta yaşıyordum ama sen orda, önümdeydin. I've been sleeping a thousand years it seems Bin yıldır uyuyormuşum anlaşılan Got to open my eyes to everything Her şeye açmalıyım gözlerimi Without a thought without a voice without a soul Don't let me die here beni ölüme terk etme bir tek ses, bir tek düşünce olmayan bu yerde.. There must be something more Daha fazlası yaşanmalı bring me to life Beni hayata döndür |
||
|
||
| Guilty - Rasmus I feel guilty Kendimi suçlu hissediyorum My words are empty Kelimelerim boş No signs to give you Sana verecek işaretim yok I don't have the time for you Senin için zamanım yok You say I'm heartless Kalpsiz olduğumu söylüyorsun And you say I don't care Seninle ilgilenmediğimi söylüyorsun I used to be there for you Eskiden senin yanındaydım And you've said I seem so dead that I have changed Ve ölü gibi göründüğümü ve değiştiğimi söyledin But so have you Ama sen de değiştin Nakarat: [ Guilty,whooooooooooooa, Guilty Suçlu,whoooaaaaaaaa, Suçlu I feel so Empty,yeaaaaaaaaah Kendimi çok boş hissediyorum, evet Empty, you know how to make me feel Boş, sen beni nasıl hissettireceğini bilirsin ] I put a shield upon you Üzerine siper oldum Didn't mean to hurt you Seni incitmek istememiştim I would have only poisoned your mind Sadece zihnini zehirleyebilirdim Never mean to make you cry Asla seni ağlatmak istemedim You've been so thoughtless Sen çok düşüncesizdin I can see right through you Senin içini görebiliyorum You used to be there for me Eskiden yanımdaydın So don't you leave to say goodbye Bu yüzden, elveda demek için terkedeyim deme Cause you have changed but so have I Çünkü değiştin ama ben de öyle Nakarat I never thought that the time and the distance between us made you so much colder Asla aramızdaki zaman ve mesafenin seni bu kadar soğuttuğunu düşünmedim I'll carry the world on my shoulders Dünyayı omuzlarımda taşıyacağım Guilty,whoaaaaaaaaaa Suçlu,whoaaaaaaaa Guilty,yeaaaaaaaah Suçlu,yeaaaaaaaaaaaah Guilty,whoaaaaaaaaaaa Suçlu,whoaaaaaaaa Empty,yeaaaaaaaaaaaaah Boş,yeaaaaaaaaaaaaaaaaah Nakarat Guilty,so empty Suçlu, bomboş Empty,so empty Boş, bomboş You know how to make me feel.. Sen beni nasıl hissettireceğini bilirsin.. |
||
|
||
| Another Brick in the Wall - I (Türkçe) Pink Floyd Baba okyanusun otesine uctu Yalnizca bir ani birakip geride Bir fotograf aile albumunde Baba baska ne biraktin benim icin? Baba ne biraktin ardinda benim icin? Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir tuglaydi Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir tuglaydi The Happiest Days of Our Lives Buyuyup okula gittigimizde Bazi ogretmenler vardi orda Her firsatta cocuklari inciten Alay ederek Yaptiginiz herseyle Ve ortaya sererek her zayifliginizi. Cocuklardan ozenle gizleyebilmelerine ragmen Tum sehir cok iyi biliyordu ki Aksamlari eve donduklerinde, sisman ve Psikopat karilari zehrediyorlardi onlara Yasamlarinin her anini. Another Brick in the Wall - II (Türkçe) Egitime ihtiyacimiz yok Dusunce denetimine de ihtiyacimiz yok Siniflarda asagilanmaya da Ogretmenler rahat birakin cocuklari Hey ogretmen! rahat birak biz cocuklari Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki birbaska tugla Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir baska tuglasin sen. Another Brick in the Wall - III (Türkçe) Cevremde silahlara ihtiyacim yok Beni sakinlestirecek uyusturuculara ihtiyacim yok Gordum duvarin uzerindeki yaziyi Bir seye ihtiyacim oldugunu sanma sakin Hayir bir seye ihtiyacim oldugunu sanma sakin Hepsi hepsi duvardaki tuglalardi Hepsi hepsi duvardaki tuglalardiniz siz |
||
|
||
| November Rain - Guns 'N Roses November Rain Kasım Yağmuru When I look into your eyes Gözlerinin içine baktığımda I can see a love restrained Bastırılmış bir aşk görüyorum But darlin' when I hold you Ama seni tuttuğumda sevgilim Don't you know I feel the same Bilmiyor musun aynı şeyi hissettiğimi 'Cause nothin' lasts forever Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez And we both know hearts can change Ve ikimiz de kalplerin değişebileceğini biliyoruz And it's hard to hold a candle Ve zordur bir mum tutmak In the cold November rain Soğuk Kasım yağmurunda We've been through this such a long long time Uzunca bir süre bununlaydık Just tryin' to kill the pain Sadece acıyı öldürmeye çalışıyorduk But lovers always come and lovers always go Ama aşıklar her zaman gelir ve gider An no one's really sure who's lettin' go today Ve kimse gerçekten emin değil bugün kimin gitmeye izin verdiğine Walking away Yürüyüp gittiğine If we could take the time Eğer zamanı alıp to lay it on the line Rayına oturtabilseydik I could rest my head Kafamı dinleyebilirdim Just knowin' that you were mine Senin benim olduğunu bilerek All mine Bütünüyle benim So if you want to love me Eğer beni sevmek istiyorsan Then darlin' don't refrain O zaman sevgilim kendini tutma Or I'll just end up walkin' Yoksa yürümemle sonuçlanacak In the cold November rain Soğuk Kasım yağmurunda Do you need some time...on your own Biraz zamana ihtiyacın var mı? Kendi başına Do you need some time...all alone Biraz zamana ihtiyacın var mı? Tek başına Everybody needs some time...on their own Herkesin biraz zaman ihtiyacı var. Kendi başlarına Don't you know you need some time...all alone Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına I know it's hard to keep an open heart Biliyorum zordur açık kalpli olmak When even friends seem out to harm you Arkadaşların bile zarar verdiğinde But if you could heal a broken heart Ama eğer kırk bir kalbi iyileştirirsen Wouldn't time be out to charm you Zaman seni cezbetmeye hazır olacaktır Sometimes I need some time...on myown Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Kendi başıma Sometimes I need some time...all alone Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Tek başıma Everybody needs some time...on their own Herkesin biraz zamana ihtiyacı var. Keni başlarına Don't you know you need some time...all alone Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına. And when your fears subside Korkuların yatıştığında And shadows still remain Ve gölgeler hala varolduğunda I know that you can love me Biliyorum beni sevebileceğini When there's no one left to blame Suçlayacak kimse kalmadığında So never mind the darkness O yüzden karanlığı kafana takma We still can find a way Hala bir yol bulabiliriz 'Cause nothin' lasts forever Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez Even cold November rain Soğuk Kasım yağmuru bile Don't ya think that you need somebody Herhangi birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun Don't ya think that you need someone Birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun Everybody needs somebody Herkesin birine ihtiyacı vardir You're not the only one Yalnız sen değilsin You're not the only one Yalnız sen değilsin |
||
|
||
| Pearl Jam - Alive "Son," she said, "Have I got a little story for you. What you thought was your daddy was nothing but a... While you were sitting home alone at age thirteen your real daddy was dying. Sorry you didn't see him but I'm glad we talked." "evlat" dedi,"senin için küçük bir hikayem var. düşündüğün baban şeyden başka hiçbir şeydi... sen onüç yaşında evde tek başına otururken,gerçek baban ölüyordu. üzgünüm onu göremedin,ama konuştuğumuz için memnunum." Oh, I... Oh, I'm still alive. Hey, I... Oh, I'm still alive. Hey, I... Oh, I'm still alive. ah,ben...ah hala hayattayım. hey...ah ben hala hayattayım hey...ah hala hayattayım Oh, she walks slowly across a young man's room. She said, "I'm ready for you." Why I can't remember anything to this very day? 'Cept the look. The look. Oh, you know where. Now I can't see I just stare. ah,o genç bir adamın odasına yavaşça yürüdü. dedi ki "senin için hazırım" neden o zor güne dair birşey hatırlayamıyorum? o bakış dışında.o bakış. ah,nerede olduğunu biliyorsun.şimdi göremiyorum,sadece bakıyorum. I... I'm still alive. Hey I... But, I'm still alive. Hey I... Boy, I'm still alive. Hey I... Oh, I'm still alive. Yeah ben...hala hayattayım. hey ben...ama hala hayattayım hey ben...evlat hayattayım hey ben...ah hala hayattayım evet. "Is something wrong?" She said. Of course there is. "You're still alive." She said. Oh, and do I deserve to be? Is that the question? And if so, if so, who answers? Who answers! "yanlış olan birşey mi var?" dedi.tabi ki vardı. "hala hayattasın" dedi.ah peki hak ediyormuyum? soru bu mu? eğer buysa,eğer buysa cevabı kimde? cevabı kimde? I... Oh, I'm still alive. Hey I... Oh, I'm still alive. Hey I... But, I'm still alive. Yeah I... Ooh, I'm still alive. ben...ah,hala hayattayım hey ben...ah hala hayattayım. hey ben...ama hala hayattayım evet ben...ah hala hayattayım |
||
|
||
| The Heartless - HIM Your pain ain't love acın aşk olamaz Can't you see he's the heartless göremiyor musun o kalpsiz Your pain is not love acın aşk değil He's taking it too far o çok uzağa götürüyor Don't you know it is wrong bilmiyor musun bu yanlış You're the one for me lady benim için teksin leydim You're the one teksin (o'sun) If you'd only see in my heart eğer kalbimi görebilseydin You'd know know all is not lost bilirdin herşey kaybolmadı Your time is running out zamanın tükeniyor And you still haven't made up your mind ve hala kararını vermedin Can't you see he's the heartless göremiyor musun o kalpsiz And you're one of a kind ve sen de türünün tek örneğisin He's the heartless o kalpsiz can't you see he's the heartless onun kalpsiz olduğunu göremiyorsun Your pain won't ever be love acın hiçbir zaman aşk olmayacak It doesn't matter how hard you try ne kadar çok çabaladığın hiç önemli değil To you all is lost senin için her şey kayıp He's the heartless o kalpsiz |
||
|
||
| Zu Spät (Sie Liegt In Meinen Armen) - Çetin Çetinkaya Sie liegt in meinen Armen, Kollarımda yatıyor Ich kann es nicht ertragen, Ben dayanamıyorum Es war ihr aller letztes Wort Onun son sözüydü Ich Liebe Dich Seni seviyorum Dann ging sie fort ondan sonra gitti ] Es war unser erster Streit, Bizim ilk kavgamızdı Sie ist in meinem Herzen o benim kalbimde Dann war sie weg (war sie weg). Ondan sonra gitti(o gitti) Diesmal ging ich viel zu weit Bu sefer çok ileri gittim Ohne sie dachte ich es würde gehen Onsuz yapabileceğimi düşündüm Doch ich blieb so stur Ama yine de inatlaştım Denn ich war enttäuscht Çünkü çok hayal kırıklığına uğradım Unserer Liebesschwur. Bizim aşk yeminimiz Doch ich brauche Dich Çünkü bana lazımsın Denn ich brauche Dich Çünkü sana ihtiyacım var Denn ich liebe Dich... (Nur Dich) Çünkü seni seviyorum (sadece seni) Nakarat Wir wollten uns sehen Biz görüşmek istiyorduk Darüber reden warum wir uns nicht verstehen Neden anlaşamadığımızı konuşmak için (nicht verstehen) (neden anlamıyorum) Was müssen wir ändern Neyi değiştirmemiz lazım Wir wollten etwas finden, Biz bir şey bulmak istiyorduk Damit wir uns wieder binden. Yine bağlanmak için Doch es wurde zum Streit Ama kavgaya dönüştü Wir waren nicht bereit. Biz hazır değildik Du rastest aus und ranntest raus Sen çıldırdın ve dışarıya koştun Du schriest: Es Ist Entgültig Aus....aussss Ve bağırdın ki: Her şey tamamen bittiiiiiii Du standst einfach auf, Sen ayağa kalktın Du liefst einfach Ve yürüdün Und ich sah es nicht, Ve ben göremedim Und in deinem Kopf Ve senin kafanda War ich daran schuld, Ben suçluydum Dass du es nicht mehr saaagst...... Ve artık söyleyemiyorsun Nakarat Und ich bete zum Herrn, Ve ben Allah'a dua ediyorum ki Dass er mich zu sich nimmt, Beni yanına alsın diye Dass ich bei dir bin, Çünkü senin yanında olmak için Damit wir wieder vereint sind... (2x) Yine beraber olmak için |
||
|
||
| Pink Floyd Hello? Merhaba? is there anybody in there? Orada biri var mı? just nod if you can hear me Eğer beni duyuyorsan sadece başını salla is there anyone home? Evde biri var mı? come on, now Hadi ama yapma,şimdi i hear you're feeling down. Duyduğuma göre iyi değilmişsin. well i can ease your pain pekala, acını hafifletebilirim. get you on your feet again. Ayaklarını tekrar yere bastırabilirim. relax. Rahatla i need some information first. İlk önce bazı bilgiye ihtiyacım var. just the basic facts: Sadece temel gerçekler: can you show me where it hurts? Bana nerenin acıdığını gösterebilir misin? there is no pain, you are receding. hiç acı yok, uzaklaşıyorsun a distant ship's smoke on the horizon. ufukta kaybolan geminin dumanından you are only coming through in waves. Sen sadece dalgaları aşıp gelebilirsin. your lips move but i can't hear what you're sayin'. dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini. when i was a child i had a fever. Çocukluğumda ateşim çıktığında. my hands felt just like two balloons. Elim sanki iki balon gibi şişmişti. now i got that feeling once again. Şimdi aynı duyguyu yine yaşıyorum. i can't explain, you would not understand. Açıklayamam , anlayamazsın. this is not how i am. Bu ben değilim. i have become comfortably numb. Son zamanlarda rahatça uyuşmuş biri oldum. ok. Tamam. just a little pinprick. Sadece ufak bir iğne deliği there'll be no more. başka bir şey olmayacak -Screams- -Çığlıklar- but you may feel a little sick Fakat kendini biraz kötü hissedebilirsin. can you stand up? Ayağa kalkabilirmisin? i do believe it's working. good. Sanırım işe yaradı.güzel. that'll keep you going for the show Bu gösteriye devam etmeni sağlayacak. come on it's time to go. Hadi gitme zamanı geldi. there is no pain, you are receding. hiç acı yok, uzaklaşıyorsun a distant ship's smoke on the horizon. ufukta kaybolan geminin dumanından you are only coming through in waves. Sen sadece dalgaları aşıp gelebilirsin. your lips move but i can't hear what you're sayin'. dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini. when i was a child i caught a fleeting glimpse, çocukluğumda hızlı ani bir bakış yakalamıştım, out of the corner of my eye. Gözümün ucuyla i turned to look but it was gone. Ama tekrar baktığımda gitmişti. i cannot put my finger on it now. Şimdi parmaklarımı onun üzerine koyamıyorum. the child is grown, the dream is gone O çocuk büyüdü ve Rüya bitti. i have become comfortably numb. Rahatça uyuşmuş biri oldum. |
||
|
||
| Set the Controls for The Heart of Sun - Pink Floyd yavaş yavaş dönüyor gece sayarak şafakta titreşen yaprakları nilüferler birbirlerine yaslanmış özlem ile tepelerin üzerinde bir kırlangıç dinleniyor yön ver güneşin kalbine doğru dağın tepesinde izliyor gözcü karanlığın kırılmasını, asmanın uyanışını aşkı bilmek, gölgeyi bilmektir aşk, şarabı olgunlaştıran gölgedir yön ver güneşin kalbine doğru izle duvarın dibinde el sallayan adamı şekillendirirken tanrıya olan sorusunu akşam güneşin alçalıp alçalmayacağına dair anımsayacak mı adam boyun eğişten aldığı dersi yön ver güneşin kalbine doğru yön ver güneşin kalbine doğru |
||
|
||
| Aerosmith-I Don't Want To Miss A Thing I could stay a wake just to hear you breathing Uyanık kalabilirdim, sadece nefes aldığını duymak için Watch you smile while you are sleeping Gülümseyişini izlemek için, sen uyurken While you're far away and dreaming Sen çok uzaklarda rüya görürken I could spend my life in this sweet surrender Ömrümü harcayabilirdim bu tatlı teslim oluşta I could stay lost in this moment forever Sonsuza dek bu anda kaybolabilirdim Well, every moment spent with you Seninle harcadığım her an Is a moment I treasure Çok kıymet verdiğim bir andır Nakarat: [ I don't wanna close my eyes Gözlerimi kapamak istemiyorum I don't wanna fall a sleep Uykuya dalmak istemiyorum 'Cause I'd miss you, baby Çünkü seni özlerdim(kaçırırdım) bebeğim And I don't wanna miss a thing Ve hiçbir şeyi kaçırmak(özlemek) istemiyorum 'Cause even when I dream of you Çünkü düşümde seni gördüğümde bile The sweetest dream would never do En tatlı rüya işe yaramazdı I'd still miss you, baby Yine de seni özlerdim(kaçırırdım), bebeğim And I don't wanna miss a thing Ve hiçbir şeyi kaçırmak(özlemek) istemiyorum ] Lying close to you Yanında yatıp Feeling your heart beating Kalbinin atışını hissediyorum And I'm wondering what you're dreaming Ve düşünde ne gördüğünü merak ediyorum Wondering if it's me you're seeing Gördüğünün ben olup olmadığını merak ediyorum Then I kiss your eyes and thank God we're together Sonra gözlerini öpüyorum ve birlikte olduğumuz için Tanrı'ya şükrediyorum And I just wanna stay with you Ve sadece seninle kalmak istiyorum In this moment forever, forever and ever Sonsuza dek bu anda, sonsuza dek Nakarat I don't wanna miss one smile Bir gülüşü kaçırmak(özlemek) istemiyorum I don't wanna miss one kiss Bir öpücüğü kaçırmak(özlemek) istemiyorum Well, I just wanna be with you Sadece seninle olmak istiyorum Right here with you, just like this Tam burada seninle, bu şekilde I just wanna hold you close Sana sıkıca sarılmak istiyoum Feel your heart so close to mine Kalbinin benimkine çok yakın olduğunu hissetmek And just stay here in this moment Ve burada bu ana tutunmak For all the rest of time Ömrümün geri kalanı boyunca Nakarat x2 Don't wanna close my eyes Gözlerimi kapamak istemiyorum Don't wanna fall asleep, yeah Uykuya dalmak istemiyorum, evet I don't wanna miss a thing x2 Hiçbir şeyi kaçırmak(özlemek) istemiyorum BLUE – BREATHE EASY cruel to the eye göze zulüm ı see the way he makes you smile seni nasıl gülümsettiğini görüyorum cruel to the eye göze zulüm watching him hold what used to be mine onu bir zamanlar benim olanı tutarken izlemek why did I lie? niye yalan söyledim ki? what did I walk away to find? ne bulmak için yürüyüp gittim ki? oooohh...why ooh...why ooooff neden oof neden NAKARAT: [ I...can’t breathe easy ben..rahatça nefes alamıyorum can't sleep at night gece uyuyamıyorum till you're by my side sen burda benim yanımda olana kadar no...I can't breathe easy hayır ben.. rehat nefes alamıyorum I can't dream yet another dream başka bir rüya göremiyorum henüz without you lying next to me sen yanımda yatmıyorken there's no air hiç hava yok ] curse me inside bana lanet et içinden for every word that caused you to cry ağlamana neden olan her söz için curse me inside bana lanet et içinden I won't forget unutmayacağım no I won't baby hayır unutmayacağım bebeğim I don't know why bilmiyorum neden I left the one I was looking to find bulmak için aradığım kişiyi terkettim ooh..why oooh..why oof..neden ooof..neden NAKARAT [ I...can’t breathe easy ben..rahatça nefes alamıyorum can't sleep at night gece uyuyamıyorum till you're by my side sen burda benim yanımda olana kadar no...I can't breathe easy hayır ben.. rehat nefes alamıyorum I can't dream yet another dream başka bir rüya göremiyorum henüz without you lying next to me sen yanımda yatmıyorken there's no air hiç hava yok ] out of my mind aklımı kaçırmışım nothing makes sense any more artık hiçbir şey mantıklı gelmiyor I want you back in my life seni hayatıma geri istiyorum that's all I'm breathing for tüm nefes alma nedenim bu ooooooooooooohhhhhh oohh oooooooooooooffffff ooff!!!! tell me why söyle bana neden ooh. won't you tell me why oof. ne olur söyle bana neden I can't dream yet another dream başka bir rüyayı göremiyorum henüz without you lying next to me sen yanımda yatmıyorken there's no air hava yok. Nakarat [ I...can’t breathe easy ben..rahatça nefes alamıyorum can't sleep at night gece uyuyamıyorum till you're by my side sen burda benim yanımda olana kadar no...I can't breathe easy hayır ben.. rehat nefes alamıyorum I can't dream yet another dream başka bir rüya göremiyorum henüz without you lying next to me sen yanımda yatmıyorken there's no air hiç hava yok ] there's no air hava yok Cat Stevens – Lady D'Arbanville My Lady d'Arbanville, why do you sleep so still? Kadınım d'Arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun? I'll wake you tomorrow Seni yarın uyandıracağım and you'll be my fill, yes, you will be my fill ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın My Lady d'Arbanville, why does it grieve me so? Kadınım d'Arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyor? But your heart seems so silent Ama kalbin çok sakin görünüyor Why do you breathe so low, why do you breathe so low? Neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun? My Lady d'Arbanville, why do you sleep so still? Kadınım d'Arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun? I'll wake you tomorrow Seni yarın uyandıracağım and you'll be my fill, yes, you will be my fill ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın My Lady d'Arbanville, you look so cold tonight Kadınım d'Arbanville, öyle soğuk görünüyorsun ki bu gece Your lips feel like winter Dudakların sanki kışı andırıyor Your skin has turned to white, your skin has turned to white Derin beyaza dönmüş, derin beyaza dönmüş My Lady d'Arbanville, why do you sleep so still? Kadınım d'Arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun? I'll wake you tomorrow Seni yarın uyandıracağım and you'll be my fill, yes, you will be my fill ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın La la la la la... My Lady d'Arbanville, why do you grieve me so? Kadınım d'Arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyorsun? But your heart seems so silent Ama kalbin çok sakin görünüyor Why do you breathe so low, why do you breathe so low? Neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun? I loved you my lady, though in your grave you lie Seni sevdim kadınım, içinde yattığın mezara rağmen I'll always be with you Daima seninle olacağım This rose will never die, This rose will never die Bu gül hiç solmayacak, bu gül hiç solmayacak... Cranberries – Promises You'd better believe I'm coming İnansan iyi olur Geliyorum You'd better believe what I say Söylediğime inansan daha iyi You'd better hold on to your promises Sözünde dursan iyi olur Because you bet you'll get what you deserve. Çünkü elbette hak ettiğini alacaksın She's going to leave him over Onu es geçecek She's going to take her love away Aşkını alıp götürecek So much for your eternal vows, well Senin sonsuz yeminlerinden bıktım, evet It doesn't matter anyway Önemli değil zaten Why can't you stay Niçin kalamazsın Here a while Burada kısa bir süre Stay here a while Burada kısa bir süre kal Stay with me Benimle kal Oh oh oh oh oh oh All the promises we made Verdiğimiz bütün sözler Promises we made Verdiğimiz sözler All the meaningless and empty words I broke Tutmadığım bütün anlamsız ve boş sözler Broke broooke Tutmadığım tutmaaadığım Oh oh oh oh oh All the promises we broke Tutmadığımız bütün sözler Promises we broke Tutmadığımız sözler All the meaningless and empty words I spoke Konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler Spoke spooooke Konuştuğum konuştuuuuğum What of all the things that you taught me Bana öğrettiğin bütün şeylerden ne haber What of all the things that you'd say Söyleyeceğin bütün şeyler neye yarar What of all your prophetic preaching Kehanete ait bütün öğütlerinden bana ne You're Just throwing it all away Sadece hepsini fırlatıp atıyıorsun Maybe We should burn the house down Belki evi tamamıyle yakmalıyız Have ourselves another fight Bşr kavga daha edip Leave the cobwebs in the closet Örümcek ağlarını dolapta bırak Cause tearing them out is Just not right Çünkü onları yırtmak doğru değil Why can't you stay Niçin kalamazsın Here a while Burada kısa bir süre Stay here a while Burada kısa bir süre kal Stay with me Benimle kal Oh oh oh oh oh oh All the promises we made Verdiğimiz bütün sözler Promises we made Verdiğimiz sözler All the meaningless and empty words I prayed Dua ettiğim tüm anlamsız ve boş sözler Prayed praaaayed Dua ettiğim duaaaa ettiğim Oh oh oh oh oh All the promises we broke Tutmadığımız bütün sözler Promises we broke Tutmadığımız sözler All the meaningless and empty words I spoke Konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler Spoke spooooke Konuştuğum konuştuuuuğum Oh oh oh oh oh All the promises we made Verdiğimiz bütün sözler promises we made Verdiğimiz sözler All the meaningless and empty words I prayed Dua ettiğim bütün anlamsız ve boş sözler Prayed praaaayed Dua ettiğim duaaaa ettiğim Oh oh oh oh oh All the promises we broke Tutmadığımız bütün sözler Promises we broke Tutmadığımız sözler All the meaningless and empty words I spoke Konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler Spoke spooooke Konuştuğum konuştuuuuğum Oh hey oh hey oh hey... Cranberries-When You're Gone Hold onto love Aşka tutun That is what I do now that I've found you. Seni bulmakla şu an yaptığım şey bu And from above everything's stinking Ve herşeyin kokuşmuşluğunun üzerinde They're not around you. Onlar senin etrafında değiller And in the night, I could be helpless, Ve geceleyin, çaresiz olabilirim I could be lonely, sleeping without you. Yalnız olabilirim, sensiz uyuyarak And in the day, everything's complex, Ve gün içinde, her şey karmaşık There's nothing simple, when I'm not around you. Hiçbir şey basit değil, senin yanında değilken But I'll miss you when you're gone Ama seni özleyeceğim, gitmiş olduğun zaman That is what I do. Hey, baby! Yaptığım şey bu. Hey bebek! And it's going to carry on, Ve bu böyle devam edecek that is what I do. Hey, baby... Yaptığım şey bu. Hey bebek! Hold onto my hands Ellerime tutun I feel I'm sinking, sinking without you. Batıyor gibi hissediyorum, sensiz batıyormuş gibi And to my mind, everything's stinking, stinking without you. Ve zihnimde, her şey kokuşmuş, sensiz her şey kokuşmuş And in the night, I could be helpless, Ve geceleyin, çaresiz olabilirim I could be lonely, sleeping without you. Yalnız olabilirim, sensiz uyuyarak And in the day, everything's complex, Ve gün içinde, her şey karmaşık There's nothing simple, when I'm not around you. Hiçbir şey basit değil, senin yanında değilken But I'll miss you when you're gone Ama seni özleyeceğim, gitmiş olduğun zaman That is what I do. Hey, baby! Yaptığım şey bu. Hey bebek! And it's going to carry on, Ve bu böyle devam edecek that is what I do. Hey, baby... Yaptğım şey bu. Hey bebek! Eminem - Stan My tea's gone cold, I'm wonderin why i got out of bed at all Çayım soğudu, yataktan ne diye kalktığımı merak ediyorum The morning rain clouds up window and i can't see at all Sabah yağmuru penceremi bulandırıyor, ve hiçbir şey göremiyorum And even if i could it'd all be grey with your picture on my wall Ve görebilseydim bile bu tamamen gri olurdu, duvarımdaki resminle birlikte It reminds me that it's not so bad, it's not so bad... Bu bana o kadar da kötü, o kadar da kötü olmadığını hatırlatıyor ] Dear Slim, I wrote you but you still ain't callin' Sevgili Slim, sana yazdım ama hala aramıyorsun I left my cell, my pager, and my home phone at the bottom Aşağıda cep numaramı, çağrı cihazı ve ev numaramı bırkatım I sent two letters back in autumn, you must not have got'em Sonbaharda 2 mektup daha yolladım, ama onları almamış olmalısın There probably was a problem at the post office or somethin' Muhtemelen postanede falan bir problem olmuştur Sometimes I scribble addresses too sloppy when I jot 'em Bazen adresleri hızlı ve baştan savma yazıyorum But anyways, fuck it, what's been up man, how's your daughter? Ama neyse, s.ktir et, ne var ne yok adamım? Kızın nasıl? My girlfriend's pregnant too, I'm 'bout to be a father Benim kızarkadaşım da hamile, baba olmak üzereyim If I have a daughter, guess what I'm-a call her? I'ma name her Bonnie Eğer bir kızım olursa, bil bakalım ona ne diyeceğim,adını Bonnie koyacağım I read about your uncle Ronnie too, I'm sorry Ronnie amcanla ilgili yazıyı okudum, üzgünüm I had a friend kill himself over some bitch who didn't want him Onu istemeyen bi kaltak yüzünden kendini vuran bir arkadaşım vardı I know you probably hear this everyday, but I'm your biggest fan Biliyorum, büyük ihtimalle bunu her gün duyuyorsun,ama ben en büyük hayranınım I even got the underground shit that you did with Scam Scam'le yaptığın underground b.k bile var bende I got a room full of your posters and your pictures, man Posterlerin ve resimlerinle dolu bir odam var adamım I like the shit you did with Ruckus too, that shit was phat Ruckus'la yaptığın o b.ku da sevdim, zengin bi parçaydı Anyways, I hope you get this man Herneyse, umarım bunu alırsın adamım Hit me back, just to chat Truly yours, your biggest fan, this is Stan Bana geri yaz, laklak etmiş oluruz, içtenlikle, en büyük hayranın, Stan Nakarat X2 Dear Slim, you still ain't called or wrote, I hope you have the chance Sevgili Slim, hala ne aradın ne de yazdın, umarım fırsatın olur I ain't mad, I just think it's fucked up you don't ans (Ben Türk alfabesini bilmeyecek kadar zavallı bir insanım) fans Kızgın değilim, sadece bence hayranlarına cevap vermemen b.ktan bir şey If you didn't want to talk to me outside the concert you didn't have to Eğer konserden sonra benimle konuşmak istemediysen, zorunda değildin But you could have signed an autograph for Matthew Ama Matthew için bir imza verebilirdin That's my little brother, man. He's only 6 years old O benim küçük kardeşim adamım, daha 6 yaşında We waited in the blistering cold for you for 4 hours and you just said no Buz gibi soğukta seni 4 saat bekledik ama sen sadece hayır dedin That's pretty shitty man, you're like his fuckin' idol Bu çok b.ktan adamım, sen onun lanet idolü gibisin He wants to be just like you man, he likes you more than I do Aynı senin gibi olmak istiyor dostum, seni benim sevdiğimden daha çok seviyor I ain't that mad, though I just don't like bein' lied to O kadar kızgın değilim, ama sadece yalan söylenmekten hoşlanmıyorum Remember when we met in Denver? You said if I write you You would write back Denver'da görüştüğümüzü hatırlıyor musun?Eğer yazarsam geri yazarım demiştin See, I'm just like you in a way Bak, ben de bi bakıma senin gibiyim I never knew my father neither, he used to always cheat on my mom and beat her Ben de babamı hiç tanımadım, o annemi hep aldatır ve dövermiş I can relate to what you're sayin' in your songs Şarkılarında söylediklerinle ilişkilendirebiliyorum So when I have a shitty day, I drift away and put 'em on B.ktan bir gün geçirdiğim zaman, sürüklenip kasedini koyuyorum Cause I don't really got shit else, so that shit helps when I'm depressed Çünkü gerçekten başka bi b.kum yok, ve bu keyifsiz olduğumda yardım ediyor I even got a tattoo with your name across the chest Göğsümde isminin yazdığı bir dövmem bile var Sometimes I even cut myself to see how much it bleeds Bazen kendimi bile kesiyorum, ne kadar kanadığını görmek için It's like adrenaline, the pain is such a sudden rush for me Bu adrenalin gibi, acı benim için ani bir saldırı gibi See, everything you say is real, and I respect you 'cause you tell it İşte, söylediğin her şey gerçek,sana saygı duyuyorum,çünkü bunları söylüyorsun My girlfriend's jealous 'cause I talk about you 24&7 Kızarkadaşım kıskanıyor çünkü 7 gün 24 saat senden bahsediyorum But she don't know you like I know you, Slim, no one does Ama o seni benim tanıdığım gibi tanımıyor, Slim, kimse tanımıyor She don't know what it was like for people like us growing up O bizim gibi insanlar olarak büyümenin nasıl olduğunu bilmiyor You've gotta call me man. I'll be the biggest fan you'll ever lose Beni aramalısın adamım, kaybedeceğin en büyük hayranın olurum Sincerely yours, Stan. PS: We should be together too İçten dileklerimle, Stan. Not: Birlikte olmalıyız Nakarat Dear Mr. "I'm too good to call or write my fans" Sevgili Bay "Hayranlarımı aramak ve yazmak için fazla iyiyim" This'll be the last package I ever send your ass Bu k.çına göndereceğim son paket olacak It's been six months and still no word, I don't deserve it Altı ay oldu ve hala bir kelime yok, bunu haketmiyorum I know you got my last two letters, I wrote the addresses on 'em perfect Biliyorum önceki 2 mektubumu da aldın, adresleri muntazaman yazmıştım So this is my cassette I'm sending you, I hope you hear it İşte bu benim kasedim, sana yolluyorum, umarım dinlersin I'm in the car right now. I'm doing 90 on the freeway Şu anda arabadayım, karayolunda 90 yapıyorum Hey Slim i drank a 5th a vodca dare me to drive? Hey Slim, 5 tane votka içtim, sürmeye cesaret edebilir miyim? You know that song by phil collins "in the air in the night" Phil Collins'in "in the air in the night" şarkısını biliyor musun About that guy who could've saved that other guy from drowning but didn't Diğer adamı boğulmaktan kurtarabilecekken kurtarmayan adam hakkında And Phil saw it all and at his show he found him Ve Phil bunu görüp şovunda o adamı bulmuş Thats kinda how this is you could've rescued me from drowning Bu da biraz onun gibi, beni boğulmaktan kurtarabilirdin But its too late i'm on a thousand gallons now i'm drowsy Ama artık çok geç, kafam bin galon şimdi, ve uyumak üzereyim And all I wanted was a lousy letter or a call Ve tek istediğim k.çı kırık bi mektup ya da telefondu I hope you know i ripped all your pictures off the wall Umarım tüm resimlerini duvardan söktüğümü biliyorsundur I loved you Slim, we could have been together, think about it Seni sevmiştim Slim, beraber olabilirdik, düşün bunu You ruined it now, I hope you can't sleep and you dream about it Şimdi bunu berbat ettin, umarım uyuyamaz ve bunu hayal edersin And when you dream, I hope you can't sleep and you scream about it Ve hayal ettiğinde, umarım uyuyamaz ve çığlık atarsın I hope your conscious eats at you and you can't breathe without me Umarım vicdanın seni yer ve bensiz nefes alamazsın See Slim, {screaming} shut up bitch, I'm trying to talk Bak Slim, (çığlık) ke sesini o.ospu, konuşmaya çalışıyorum Hey Slim, that's my girlfriend screaming in the trunk Hey Slim, bagajda çığlık atan benim kız arkadaşım But I didn't slit her throat, I just tied her up, see I ain't like you Ama onun boğazını kesmedim, sadece bağladım, gördün mü, senin gibi değilim 'Cause if she suffocates, she'll suffer more, then she'll die too Çünkü eğer havasız kalırsa, daha fazla acı çeker, ve sonra o da ölür Well, gotta go, I'm almost at the bridge now Peki, gitmeliyim, köprüye nerdeyse vardım Oh shit, I forgot, how am I supposed to send this shit out? Oh lanet, unuttum, bu şeyi nasıl gönderebilirim? Nakarat X2 Dear Stan, I meant to write you sooner, but I've just been busy Sevgili Stan, daha önce yazmak istedim, ama meşguldüm You said your girlfriend's pregnant now, how far along is she? Kızx arkadaşının hamile olduğun söyledin, şu anda kaç aylık? Look, I'm really flattered you'd call your daughter that Bak, kızına o ismi vereceğin için gerçekten memnun oldum And here's an autograph for your brother: I wrote it on the Starter cap Ve bu da kardeşin için bir imza, Starter kasketinin üzerine yazdım I'm sorry I didn't see you at the show, I must have missed you Üzgünüm şovda seni görmedim, kaçırmış olmalıyım Don't think I did that shit intentionally, just to diss you Bunu seni aşağılamak için kasten yaptığımı düşünme But what's this shit you said about you like to cut your wrists too? Ama bileklerini kesmeyi sevdiğin saçmalığı da ne? I say that shit just clownin' dawg, c'mon, how fucked up is you? Bence bu soytarılık adamım, kendine gel, ne kadar b.ktan durumdasın? You got some issues, Stan, I think you need some counselin' Bazı sorunların var Stan, bence senin biraz tavsiyeye ihtiyacın var To help your ass from bouncin' off the walls when you get down some Moralin bozulduğunda k.çını duvarlardan sıçramaktan kurtarmak için And what's this shit about us meant to be together? Ve bizim birlikte olmamız gerektiği saçmalığı da ne? That type of shit'll make me not want us to meet each other Bu tür saçmalıklar buluşmamızı istemememe neden oluyor I really think you and your girlfriend need each other Bence gerçekten senin ve kız arkadaşının birbirinize ihtiyacınız var Or maybe you just need to treat her better Veya belki sadece ona daha iyi davranmalısın I hope you get to read this letter, I just hope it reaches you in time Umarım bu mektubu okuyabilirsin, umarım sana zamanında ulaşır Before you hurt yourself, I think that you'd be doin' just fine Kendine zarar vermeden önce, sanırım kendini iyi hissediyor olacaksın If you'd relax a little, I'm glad that I inspire you Eğer biraz sakinleşebilirsen, sana ilham verdiğim için memnunum But Stan, why are you so mad? Try to understand that I do want you as a fan Ama Stan neden bu kadar kızgınsın?Anlamaya çalış, seni bir hayran olarak istiyorum I just don't want you to do some crazy shit Sadece çılgınca bir şey yapmanı istemiyorum I seen this one shit on the news a couple weeks ago that made me sick Bir kaç hafta önce haberlerde bir b.k gördüm, beni hasta etti Some dude was drunk and drove his car over a bridge Bi ahbap sarhoşmuş ve arabasıyla köprüden açağı uçmuş And had his girlfriend in the trunk and she was pregnant with his kid Ve kız arkadaşı da bagajdaymış, karnında çocuğuyla birlikte And in the car they found a tape but it didn't say who it was to Ve arabada bi kaset bulmuşlar, ama kime olduğunu söylemedi Come to think about it...his name was...it was you. Damn Şimdi aklıma geldi... adı şeydi... o sendin, Lanet Evanescence - Lithium Lithium, don't want to lock me up inside. Lithium, don't want to forget how it feels without... Lithium, i want to stay in love with my sorrow. Oh but god i want to let it go. Come to bed, don't make me sleep alone. Couldn't hide the emptiness, you let it show. Never wanted it to be so cold. Just didn't drink enough to say you love me. I can't hold on to me, Wonder what's wrong with me. Lithium, don't want to lock me up inside. Lithium, don't want to forget how it feels without... Lithium, i want to stay in love with my sorrow. Don't want to let it lay me down this time. Drown my will to fly. Here in the darkness i know myself. Can't break free until i let it go. Let me go. Darling, i forgive you after all. Anything is better than to be alone. And in the end i guess i had to fall. Always find my place among the ashes. I can't hold on to me, Wonder what's wrong with me. Lithium, don't want to lock me up inside. Lithium, don't want to forget how it feels without... Lithium, i want to stay in love with my sorrow. Oh but god i want to let it go. Çevirisi Lityum - ben kendi içime kilitlemeni istemiyorum Lityum - onsuz olmanın nasıl hissettirdiğini unutmak istemiyorum Lityum - hüznümle aşkımın içinde kalmak istiyorum Ama tanrım böyle devam etmesini istiyorum Yatağa gel, yalnız uyutma beni Oluşturduğun boşluğu saklayamıyorum artık Hiç istemezdim böyle soğuk olmasını Sadece içmedin yeterince, beni sevdiğini söyleyecek kadar Artık kendime tutunamıyorum Merak ediyorum, yanlış nerde? Lityum - ben kendi içime kilitlemeni istemiyorum Lityum - onsuz olmanın nasıl hissettirdiğini unutmak istemiyorum Lityum - hüznümle aşkımın içinde kalmak istiyorum Bu kez beni düşürmene izin vermek istemiyorum Uçma isteğimi boğ Burda, karanlığın içinde kim olduğumu biliyorum Rahat bırakana kadar özgür olamıyacağım Gitmeme izin ver Sevgilim, seni herşeye rağmen affediyorum Herşey yalnız olmaktan daha iyidir Ve sonunda biliyorum ki düşmek zorundayım Ve her zaman küllerin arasında yerimi bulacağım Lityum - ben kendi içime kilitlemeni istemiyorum Lityum - onsuz olmanın nasıl hissettirdiğini unutmak istemiyorum Lityum - hüznümle aşkımın içinde kalmak istiyorum Ama tanrım böyle devam etmesini istiyorum |
||
|
||
| I R O N M A I D E N – F E A R O F T H E D A R K I am a man who walks alone And when Im walking a dark road At night or strolling through the park When the light begins to change I sometimes feel a little strange A little anxious when its dark Fear of the dark, fear of the dark I have a constant fear that someones always near Fear of the dark, fear of the dark I have a phobia that someones allways there Have you run your fingers down the wall And have you felt your neck skin crawl When youre searching for the light? Sometimes when youre scared to take a look At the corner of the room Youve sensed that somethings watching you Have you ever been alone at night Thought you heard footsteps behind And turned around and no ones there? And as you quicken up your pace You find it hard to look again Because youre sure theres someone there Watching horror films the night before Debating wiches and folklore The unkown troubles on your mind Maybe your mind is playing tricks You sense and suddenly eyes fix On dancing shadows from behind Fear of the dark, fear of the dark I have a constant fear that someones always near Fear of the dark, fear of the dark I have a phobia that someones allways there When Im walking a dark road I am a man who walkes alone Çevirisi Yalnız yürüyen bir adamın ben Karanlık bir yolda yürürken Gece, veya parkta dolaşırken Işık değişmeye başladığında Bazen garip hissederim kendimi Endişelenirim karanlık olduğunda Karanlık korkusu, karanlık korkusu Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi Karanlık korkusu, karanlık korkusu Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi Parmaklarını duvardan aşağı kaydırdın mı hiç? Ve boyun derinin sürtündüğünü hissettin mi Işığı aradığın zaman? Bazen korkarken bir bakış atmaya Odanın köşesine Bir şeyin seni izlediğini hissetmişsindir. Karanlık korkusu, karanlık korkusu Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi Karanlık korkusu, karanlık korkusu Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi Gece yalnız kaldın mı sen hiç? Arkanda ayak sesleri duyduğunu sandın mı? Ve arkana dönüp kimsenin olmadığına şaştın mı? Ve adımlarını sıklaştırırken Tekrar bakmaya zorlanırsın Çünkü orada birilerinin olduğuna eminsin. Karanlık korkusu, karanlık korkusu Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi Karanlık korkusu, karanlık korkusu Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi Önceki gece korku filmleri izlerken Cadıları ve folkloru düşünürken Aklında bilinmeyen sorunlar Belki de aklın sana oyun oynuyor Hissediyorsun, ve aniden gözlerin sabitleniyor Arkanda dans eden gölgelere. Karanlık korkusu, karanlık korkusu Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi Karanlık korkusu, karanlık korkusu Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi Karanlık bir yolda yürürken Yalnız yürüyen bir adamım ben Jon Bon Jovi - It's My Life This ain't a song for the broken-hearted Bu kalbi kırılmışlar için bir şarkı değil No silent prayer for the faith-departed İnancı bitmişler için sessiz bir dua değil I ain't gonna be just a face in the crowd Kalabalıktaki herhangi bir yüz olmayacağım You're gonna hear my voice when I shout it out loud Yüksek sesle bağırdığımda sesimi duyacaksın Nakarat : [ It's my life Bu benim hayatım It's now or never Ya şimdi ya hiç I ain't gonna live forever Sonsuza dek yaşamayacağım I just want to live while I'm alive Sadece hayatta olduğum sürece yaşamak istiyorum (It's my life) (Bu benim hayatım) My heart is like an open highway Kalbim açık otoban gibi Like Frankie said I did it my way Frankie'nin dediği gibi bunu kendi yolumla yaptım I just wanna live while I'm alive Sadece hayatta olduğum sürece yaşamak istiyorum ] It's my life Bu benim hayatım This is for the ones who stood their ground Bu bölgelerinde ayakta kalanlar için For Tommy and Gina who never backed down Asla davadan vazgeçmeyen Tommy ve Gina için Tomorrow's getting harder make no mistake Yarın daha da zorlaşıyor hata yapmayın Luck ain't even lucky Şans bile şanslı değil Got to make your own breaks Kendi şansınızı yaratmalısınız Nakarat Better stand tall when they're calling you out İsmini çağırdıklarında dik dursan iyi olur Don't bend, don't break, baby, don't back down Eğilme, kırılma, bebek, iddiandan vazgeçme Nakarat x2 |
||
|
||
| MINA - IL PAZZO Sei un pazzo l'ha detto il dottore che non posso pensare più a te e che devo cambiare ossessione e salvare il salvabile, me. sei un pazzo sì, però gli altri non sapranno mai le montagne che farò coi granelli che mi dai solo un pazzo come te che trivella la città per sbucare accanto a me per sbucare accanto a me e lo fa. sei un pazzo, l'ha detto il mio amico che tu presto mi rovinerai ma un amore è rimettersi in gioco e mostrare a se stesso chi sei. sei un pazzo ma io so quanto mi riscalderai quante volte rifarò l'inventario dei tuoi nei quanto tempo aspetterò nello stomaco di un bar a parlar con un caffé finché il tuo primo passo verrà diritto verso di me. parole al neon l'amore non è tutto ciò che in banca troverai. nessuno è mai solo se stesso nessuno è mai nessuno è mai nemmeno il saggio che a volte è peggio. chi tu sia non è molto importante la mia vita passava di qua saprò farti da luce, d'ambiente da stufetta di felicità perché un pazzo come te manca di pubblicità ma se resterai con me io farò di te una star dammi un ruolo nel tuo film una pelle che mi stia perché adesso sono qui perché adesso in qualche modo sei mio non puoi mandarmi via. parole al neon chissà chi sei che razza di fumetti siamo noi. nessuno è mai solo se stesso nessuno è mai nessuno è mai nemmeno il saggio che a volte è peggio. nessuno è mai nessuno è mai Sen delisin doktor söyledi bunu ve seni artık düşünmeyebileceğimi ve bu takıntıyı değiştirmem gerektiğini kurtarılabilir olanı yani beni kurtarabileceğimi sen delisin evet fakat başkaları hiçbir zaman bilmeyecekler yapacağım dağları bana verdiğin granülleri sadece senin gibi bir deli senin yanına atlamak için şehri delip geçen yapar bunu sen delisin arkadaşım dedi bunu beni yakın zamanda mahvedeceğini ama bir aşk beraber oyuna oturmaktır ve kendine senin kim olduğunu göstermek sen delisin ama ben biliyorum ne kadar beni ısıtacağını Kaç zaman bir barın midesinde bir kahveyle konuşarak sen ilk adımını tam bana doğru atıncaya dek seni bekleyeceğimin envanterini çıkaracağım daha kaç kez Neon kelimeler aşk hayır bu kadarını bankada bulacaksın hiçkimse hiçbirzaman sadece sen kendin bir bilge bile kimi zaman daha kötüdür Kim olduğun çok önemli değil benim hayatım burdan geçiyordu seni ışıktan ambiansdan mutluluktan yapacam çünkü senin gibi bir deli toplumdan uzak ama eğer benle kalacaksan seni star yapacağım bana filminde bir rol ver bana bir deri biç çünkü şimdi burdayım çünkü bişekilde şimdi benimsin Beni defedemezsin neon kelimeler kimbilir kimsin sen ne tür bir çizgi romanın içindeyiz hiçkimse hibir zaman sadece sen kendin bir bilge bile kimi zaman daha kötüdür |
||
|
||
| Limp Bizkit - Behind blue eyes No one knows what it's like Kimse bilmez nasıl olduğunu To be the bad man Kötü bir adam olmanın To be the sad man Üzgün bir adam olmanın Behind blue eyes Hüzünlü gözlerin ardında And no one knows Ve hiç kimse bilmez What it's like to be hated Nefret edilmenin ne olduğunu To be faded to telling only lies Sadece yalan söylenerek solmanın ne olduğunu But my dreams they aren't as empty As my conscious seems to be Fakat rüyalarım, onlar bilincimin göründüğü gibi boş değiller I have hours, only lonely Saatler boyu yalnızım My love is vengeance Benim aşkım bir intikam That's never free Asla özgür olmayan No one knows what it's like Kimse bilmez nasıl olduğunu To feel these feelings Bu duyguları hissetmenin Like i do, and i blame you! Benim hissettiğim gibi, ve seni suçluyorum! No one bites back as hard Kimse o kadar sert ısırmaz On their anger Öfkeli olduklarında None of my pain woe Acı kederlerimin hiçbiri Can show through İçini göstermez Discover l.i.m.p. say it [x4] Keşfet l.i.m.p söyle onu No one knows what its like Kimse bilmez ne olduğunu To be mistreated, to be defeated Kötü davranılmanın ,bozguna uğratılmış olmanın Behind blue eyes Hüzünlü gözlerin ardında No one know how to say Kimse bilmez nasıl söyleneceğini That they're sorry and don't worry Üzgün olduklarını ve endişelenmemen gerektiğini I'm not telling lies Yalan söylemiyorum No one knows what its like Kimse bilmez ne olduğunu To be the bad man, to be the sad man Kötü bir adam olmanın, üzgün bir adam olmanın Behind blue eyes Hüzünlü gözlerin ardında Lordi Hard Rock Hallelujah! Hard Rock Hallelujah! The saints are crippled On this sinners' night Lost are the lambs with no guiding light The walls come down like thunder The rocks about to roll It's the Arockalypse Now bare your soul All we need is lightning With power and might Striking down the prophets of false As the moon is rising Give us the sign Now let us rise up in awe Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah Demons and angels all in one have arrived Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah In God's creation supernatural high The true believers Thou shall be saved Brothers and sisters keep strong in the faith On the day of Rockoning It's who dares, wins You will see the jokers soon'll be the new kings All we need is lightning With power and might Striking down the prophets of false As the moon is rising Give us the sign Now let us rise up in awe Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah Demons and angels all in one have arrived Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah In God's creation supernatural high Wings on my back I got horns on my head My fangs are sharp And my eyes are red Not quite an angel Or the one that fell Now choose to join us or go straight to Hell Hard Rock Hallelujah! Hard Rock Hallelujah! Hard Rock Hallelujah! Hard Rock Hallelujah! Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah Demons and angels all in one have arrived Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah In God's creation supernatural high azizler katledildi bu günahkarların gecesinde yol gösterici ışık olmadan, fenerler kayboldu duvarlar şimşek gibi iniyor kayalar yuvarlanmak üzere bu bir "arockalypse" ve şimdi ruhun çıplak tek ihtiyacımız şimsek güç ve kudret ile yanlışın peygamberleri çöküyor ay yükselir gibi bize işaret veriyor hadi, şimdi dehşet içinde yükselelim rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet melekler ve şeytanlar hep birlikte ulaştı rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet tanrının doğaüstü yaratısında kendini kaybetmiş gerçek inananlar onlar kurtarılacak erkek&kız kardeşler inancı güçlü tutuyolar hesaplaşma gününde cüret edenler kazanır [inanmaya anlamında heralde] görüceksin, palyaçolar sonunda yeni krallar olucak tek ihtiyacımız şimsek güç ve kudret ile yanlışın peygamberleri çöküyor ay yükselir gibi bize işaret veriyor hadi, şimdi dehşet içinde yükselelim rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet melekler ve şeytanlar hep birlikte ulaştı rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet tanrının doğaüstü yaratısında kendini kaybetmiş kanatlar sırtımda boynuzlarım alnımda dişlerim sivri ve gözlerim kırmızı tamamen bir melek değil ya da düşmüş melek gibi şimdi bize katılmak ya da cehenneme gitmek arasında seçimini yap hard rock tanrı'ya hamd et hard rock tanrı'ya hamd et hard rock tanrı'ya hamd et hard rock yeah rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet melekler ve şeytanlar hep birlikte ulaştı rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet tanrının doğaüstü yaratısında kendini kaybetmiş Nirvana – Come As You Are Come as you are, as you were Gel olduğun gibi, önceden olduğun gibi As I want you to be Olmanı istediğim gibi As a friend, as a tramp, as an old enemy Arkadaş gibi, serseri gibi, eski bir düşman gibi Take your time, hurry up Vakit kaybetme, çabuk ol The choice is yours don’t be late Seçim senin, geç kalma Take a rest, as a friend, as an old memory Biraz dinlen, arkadaş gibi, eski bir hatıra gibi Memory Hatıra Come dowsed in mud, soaked in bleach Gel, çamura bulanmış, beyazlatıcıya batmış şekilde As I want you to be Olmanı istediğim gibi As a trend, as a friend, as an old memory Bir moda gibi, arkadaş gibi, eski bir hatıra gibi Memory Hatıra And I swear that I don’t have a gun Ve yemin ederim ki silahım yok Memory Hatıra Memory, and I don’t have a gun Hatıra, ve silahım yok And I swear that I don’t have a gun Ve yemin ederim ki silahım yok No, I don’t have a gun Hayır, silahım yok Memory... Hatıra Bob Marley No Woman No Cry No woman no cry. No woman no cry. No woman no cry. No woman no cry. Say I remember when we used to sit in the government yard in Trenchtown. Observing all the hypocrites as they'd mingle with the good people we met. Good friends we had and good friends we lost along the way. In this bright future you can forget your past. So dry your tears I say. No woman no cry. No woman no cry. Hey little darling don't shed no tears No woman no cry. I remember when we used to sit in the government yard in Trenchtown. And then Georgie would make a fire light as it was love wood burning through the night. And we would cook wholemeal porridge of which I'd share with you. My feet is my only carriage so I've got to push on through. But while I'm gone (I mean it) ev'rything's gonna be allright ev'rything's gonna be allright ev'rything's gonna be allright ev'rything's gonna be allright ev'rything's gonna be allright ev'rything's gonna be allright ev'rything's gonna be allright ev'rything's gonna be allright No woman no cry. No woman no cry. Oh my little sister don't shed no tears. No woman no cry. Çevirisi Ağlama kadın ağlama Ağlama kadın ağlama Ağlama kadın ağlama Ağlama kadın ağlama Oturduğumuzu hatırladığımı söyle Trenctown'daki hükümet sahasında İkiyüzlüleri gözlerdik Tanıdığımız iyi insanları aralarına katarken Sahip olduğumuz iyi arkadaşlar ve kaybettiğimiz iyi arkadaşlar Yol boyunca Geçmişini unutabilirsin bu parlak gelecekte Böylece gözyaşların kurur söylediğim gibi Ağlama kadın ağlama Ağlama kadın ağlama Dökme gözyaşlarını küçük kardeşim Ağlama kadın ağlama Oturduğumuzu hatırlıyorum Trenctown'daki hükümet sahasında Ve sonra georgie ateş yakmak istedi Gece boyunca yanan odunlar güzeldi Ve ekmek lapası pişirmek istedik Paylaştığımız ekmeklerden Benim arabam ayaklarımdır böylece uçtan uca ilerlerim Ama ben giderken (Anladım) Her şey yoluna girecek Her şey yoluna girecek Her şey yoluna girecek Her şey yoluna girecek Her şey yoluna girecek Her şey yoluna girecek Her şey yoluna girecek Her şey yoluna girecek Ağlama kadın ağlama Ağlama kadın ağlama Dökme gözyaşlarını küçük kardeşim Ağlama kadın ağlama |
||
|
||
| tesekkurler. "no woman no cry" soz paylasimin vesilesi ile de bu sarkinin "KADIN YOK, AĞLAMAK YOK (isim olmaz karikizla aci veriyolar)" anlaminda soylenmedigini gorduk ki cok insan o anlamda dusunur bu sozleri... | ||
|
||
tesekkurler. "no woman no cry" soz paylasimin vesilesi ile de bu sarkinin "KADIN YOK, AĞLAMAK YOK (isim olmaz karikizla aci veriyolar)" anlaminda soylenmedigini gorduk ki cok insan o anlamda dusunur bu sozleri... bende bu sözleri merak edip siteden indirene kadar öyle olduğunu düşünüyordum. no woman no cry aslında kadın yok,ağlamak yok gibi düşünülüyor ama deilmiş
|
||