SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Müzik

Konu: Türkçe Çeviriler

Sayfa: 1 [ 2 ] 3

30.12.2004 13:50:51
Bring Me To Life - Evanescence  


How can you see into my eyes like open doors
Leading you down into my core
Nasıl bakabiliyorsun gözlerimin içine,
Seni özüme doğru götüren açık kapılar gibi

Where I've become so numb without a soul my spirit sleeping somewhere cold
Can taşımadan bezdiğim bu yerlerde ruhum soğuklarda uyumaktaydı

Until you find it there and
Lead it back home wake me up inside
Sen onu oralarda bulana kadar,
Yuvasına geri götürüne kadar,
İçimi uyandırana kadar

wake me up inside
İçimi uyandır

Call my name and save me from the dark
Seslen bana ve kurtar beni karanlıklardan

Bid my blood to run
Harekete geçir kanımı, aksın

Before i come undone
Save me from the nothing i've become
Yaşamamışlığım belirmeden,
Kurtar beni hiçliğimden

Now that I know what I'm without
Neyden mahrum kaldığımı şimdi anlıyorum

You can't just leave me
Beni hemen terk edemezsin

Breathe into me and make me real
İçime nefesini ver ve gerçek yap beni

Bring me to life
Hayata döndür beni

Frozen inside without your touch
Without your love darling
Only you are the life among the dead
Senin dokunuşların
Senin sevgin olmadan içim buz tutmuş gibi
Tüm bu ölüm arasında, tek sensin, hayat olan.

All this time I can't believe I couldn't see
İnanamıyorum nasıl göremedim bu kadar zaman

Kept in the dark but you were there in front of me
Karanlıkta yaşıyordum ama sen orda, önümdeydin.

I've been sleeping a thousand years it seems
Bin yıldır uyuyormuşum anlaşılan

Got to open my eyes to everything
Her şeye açmalıyım gözlerimi

Without a thought without a voice without a soul
Don't let me die here
beni ölüme terk etme
bir tek ses, bir tek düşünce olmayan bu yerde..

There must be something more
Daha fazlası yaşanmalı

bring me to life
Beni hayata döndür
 

06.01.2005 11:51:08
Guilty - Rasmus  

I feel guilty
Kendimi suçlu hissediyorum

My words are empty
Kelimelerim boş

No signs to give you
Sana verecek işaretim yok

I don't have the time for you
Senin için zamanım yok

You say I'm heartless
Kalpsiz olduğumu söylüyorsun

And you say I don't care
Seninle ilgilenmediğimi söylüyorsun

I used to be there for you
Eskiden senin yanındaydım

And you've said I seem so dead that I have changed
Ve ölü gibi göründüğümü ve değiştiğimi söyledin

But so have you
Ama sen de değiştin

Nakarat:

[ Guilty,whooooooooooooa, Guilty
Suçlu,whoooaaaaaaaa, Suçlu


I feel so Empty,yeaaaaaaaaah
Kendimi çok boş hissediyorum, evet

Empty, you know how to make me feel
Boş, sen beni nasıl hissettireceğini bilirsin ]

I put a shield upon you
Üzerine siper oldum

Didn't mean to hurt you
Seni incitmek istememiştim

I would have only poisoned your mind
Sadece zihnini zehirleyebilirdim

Never mean to make you cry
Asla seni ağlatmak istemedim

You've been so thoughtless
Sen çok düşüncesizdin

I can see right through you
Senin içini görebiliyorum

You used to be there for me
Eskiden yanımdaydın

So don't you leave to say goodbye
Bu yüzden, elveda demek için terkedeyim deme

Cause you have changed but so have I
Çünkü değiştin ama ben de öyle

Nakarat

I never thought that the time and the distance
between us made you so much colder
Asla aramızdaki zaman ve mesafenin seni
bu kadar soğuttuğunu düşünmedim

I'll carry the world on my shoulders
Dünyayı omuzlarımda taşıyacağım

Guilty,whoaaaaaaaaaa
Suçlu,whoaaaaaaaa

Guilty,yeaaaaaaaah
Suçlu,yeaaaaaaaaaaaah

Guilty,whoaaaaaaaaaaa
Suçlu,whoaaaaaaaa

Empty,yeaaaaaaaaaaaaah
Boş,yeaaaaaaaaaaaaaaaaah

Nakarat

Guilty,so empty
Suçlu, bomboş

Empty,so empty
Boş, bomboş

You know how to make me feel..
Sen beni nasıl hissettireceğini bilirsin..
 
 

17.01.2005 17:03:47
Another Brick in the Wall - I (Türkçe)
Pink Floyd


Baba okyanusun otesine uctu
Yalnizca bir ani birakip geride
Bir fotograf aile albumunde
Baba baska ne biraktin benim icin?
Baba ne biraktin ardinda benim icin?
Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir tuglaydi
Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir tuglaydi


The Happiest Days of Our Lives

Buyuyup okula gittigimizde
Bazi ogretmenler vardi orda
Her firsatta cocuklari inciten
Alay ederek
Yaptiginiz herseyle
Ve ortaya sererek her zayifliginizi.
Cocuklardan ozenle gizleyebilmelerine ragmen
Tum sehir cok iyi biliyordu ki
Aksamlari eve donduklerinde, sisman ve
Psikopat karilari zehrediyorlardi onlara
Yasamlarinin her anini.

Another Brick in the Wall - II (Türkçe)



Egitime ihtiyacimiz yok
Dusunce denetimine de ihtiyacimiz yok
Siniflarda asagilanmaya da
Ogretmenler rahat birakin cocuklari
Hey ogretmen! rahat birak biz cocuklari
Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki birbaska tugla
Hepsi hepsi, yalnizca duvardaki bir baska tuglasin sen.

Another Brick in the Wall - III (Türkçe)




Cevremde silahlara ihtiyacim yok
Beni sakinlestirecek uyusturuculara ihtiyacim yok
Gordum duvarin uzerindeki yaziyi
Bir seye ihtiyacim oldugunu sanma sakin
Hayir bir seye ihtiyacim oldugunu sanma sakin
Hepsi hepsi duvardaki tuglalardi
Hepsi hepsi duvardaki tuglalardiniz siz
 

17.01.2005 17:23:19
November Rain - Guns 'N Roses  

November Rain
Kasım Yağmuru

When I look into your eyes
Gözlerinin içine baktığımda

I can see a love restrained
Bastırılmış bir aşk görüyorum

But darlin' when I hold you
Ama seni tuttuğumda sevgilim

Don't you know I feel the same
Bilmiyor musun aynı şeyi hissettiğimi

'Cause nothin' lasts forever
Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez

And we both know hearts can change
Ve ikimiz de kalplerin değişebileceğini biliyoruz

And it's hard to hold a candle
Ve zordur bir mum tutmak

In the cold November rain
Soğuk Kasım yağmurunda

We've been through this such a long long time
Uzunca bir süre bununlaydık

Just tryin' to kill the pain
Sadece acıyı öldürmeye çalışıyorduk

But lovers always come and lovers always go
Ama aşıklar her zaman gelir ve gider

An no one's really sure who's lettin' go today
Ve kimse gerçekten emin değil bugün kimin gitmeye izin verdiğine

Walking away
Yürüyüp gittiğine

If we could take the time
Eğer zamanı alıp

to lay it on the line
Rayına oturtabilseydik

I could rest my head
Kafamı dinleyebilirdim

Just knowin' that you were mine
Senin benim olduğunu bilerek

All mine
Bütünüyle benim


So if you want to love me
Eğer beni sevmek istiyorsan

Then darlin' don't refrain
O zaman sevgilim kendini tutma

Or I'll just end up walkin'
Yoksa yürümemle sonuçlanacak

In the cold November rain
Soğuk Kasım yağmurunda

Do you need some time...on your own
Biraz zamana ihtiyacın var mı? Kendi başına

Do you need some time...all alone
Biraz zamana ihtiyacın var mı? Tek başına

Everybody needs some time...on their own
Herkesin biraz zaman ihtiyacı var. Kendi başlarına

Don't you know you need some time...all alone
Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına

I know it's hard to keep an open heart
Biliyorum zordur açık kalpli olmak

When even friends seem out to harm you
Arkadaşların bile zarar verdiğinde

But if you could heal a broken heart
Ama eğer kırk bir kalbi iyileştirirsen

Wouldn't time be out to charm you
Zaman seni cezbetmeye hazır olacaktır

Sometimes I need some time...on myown
Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Kendi başıma

Sometimes I need some time...all alone
Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Tek başıma

Everybody needs some time...on their own
Herkesin biraz zamana ihtiyacı var. Keni başlarına

Don't you know you need some time...all alone
Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına.

And when your fears subside
Korkuların yatıştığında

And shadows still remain
Ve gölgeler hala varolduğunda

I know that you can love me
Biliyorum beni sevebileceğini

When there's no one left to blame
Suçlayacak kimse kalmadığında

So never mind the darkness
O yüzden karanlığı kafana takma

We still can find a way
Hala bir yol bulabiliriz

'Cause nothin' lasts forever
Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez

Even cold November rain
Soğuk Kasım yağmuru bile

Don't ya think that you need somebody
Herhangi birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun

Don't ya think that you need someone
Birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun

Everybody needs somebody
Herkesin birine ihtiyacı vardir

You're not the only one
Yalnız sen değilsin

You're not the only one
Yalnız sen değilsin

subcomandante 17.01.2005 17:54:38
Pearl Jam - Alive


"Son," she said, "Have I got a little story for you.
What you thought was your daddy was nothing but a...
While you were sitting home alone at age thirteen your real daddy was dying.
Sorry you didn't see him but I'm glad we talked."


"evlat" dedi,"senin için küçük bir hikayem var.
düşündüğün baban şeyden başka hiçbir şeydi...
sen onüç yaşında evde tek başına otururken,gerçek baban ölüyordu.
üzgünüm onu göremedin,ama konuştuğumuz için memnunum."

Oh, I... Oh, I'm still alive.
Hey, I... Oh, I'm still alive.
Hey, I... Oh, I'm still alive.


ah,ben...ah hala hayattayım.
hey...ah ben hala hayattayım
hey...ah hala hayattayım

Oh, she walks slowly across a young man's room.
She said, "I'm ready for you."
Why I can't remember anything to this very day?
'Cept the look. The look.
Oh, you know where. Now I can't see I just stare.



ah,o genç bir adamın odasına yavaşça yürüdü.
dedi ki "senin için hazırım"
neden o zor güne dair birşey hatırlayamıyorum?
o bakış dışında.o bakış.
ah,nerede olduğunu biliyorsun.şimdi göremiyorum,sadece bakıyorum.

I... I'm still alive.
Hey I... But, I'm still alive.
Hey I... Boy, I'm still alive.
Hey I... Oh, I'm still alive. Yeah


ben...hala hayattayım.
hey ben...ama hala hayattayım
hey ben...evlat hayattayım
hey ben...ah hala hayattayım evet.

"Is something wrong?" She said. Of course there is.
"You're still alive." She said. Oh, and do I deserve to be?
Is that the question? And if so, if so, who answers? Who answers!


"yanlış olan birşey mi var?" dedi.tabi ki vardı.
"hala hayattasın" dedi.ah peki hak ediyormuyum?
soru bu mu? eğer buysa,eğer buysa cevabı kimde? cevabı kimde?

I... Oh, I'm still alive.
Hey I... Oh, I'm still alive.
Hey I... But, I'm still alive.
Yeah I... Ooh, I'm still alive.


ben...ah,hala hayattayım
hey ben...ah hala hayattayım.
hey ben...ama hala hayattayım
evet ben...ah hala hayattayım

24.01.2005 16:50:38
The Heartless - HIM  
 

Your pain ain't love
acın aşk olamaz

Can't you see he's the heartless
göremiyor musun o kalpsiz

Your pain is not love
acın aşk değil

He's taking it too far
o çok uzağa götürüyor

Don't you know it is wrong
bilmiyor musun bu yanlış

You're the one for me lady
benim için teksin leydim

You're the one
teksin (o'sun)

If you'd only see in my heart
eğer kalbimi görebilseydin

You'd know know all is not lost
bilirdin herşey kaybolmadı

Your time is running out
zamanın tükeniyor

And you still haven't made up your mind
ve hala kararını vermedin

Can't you see he's the heartless
göremiyor musun o kalpsiz

And you're one of a kind
ve sen de türünün tek örneğisin

He's the heartless
o kalpsiz

can't you see he's the heartless
onun kalpsiz olduğunu göremiyorsun

Your pain won't ever be love
acın hiçbir zaman aşk olmayacak

It doesn't matter how hard you try
ne kadar çok çabaladığın hiç önemli değil

To you all is lost
senin için her şey kayıp

He's the heartless
o kalpsiz
 

30.03.2005 19:00:41
Zu Spät (Sie Liegt In Meinen Armen) - Çetin Çetinkaya

Sie liegt in meinen Armen,
Kollarımda yatıyor

Ich kann es nicht ertragen,
Ben dayanamıyorum

Es war ihr aller letztes Wort
Onun son sözüydü

Ich Liebe Dich
Seni seviyorum

Dann ging sie fort
ondan sonra gitti ]


Es war unser erster Streit,
Bizim ilk kavgamızdı

Sie ist in meinem Herzen
o benim kalbimde

Dann war sie weg (war sie weg).
Ondan sonra gitti(o gitti)

Diesmal ging ich viel zu weit
Bu sefer çok ileri gittim

Ohne sie dachte ich es würde gehen
Onsuz yapabileceğimi düşündüm

Doch ich blieb so stur
Ama yine de inatlaştım

Denn ich war enttäuscht
Çünkü çok hayal kırıklığına uğradım

Unserer Liebesschwur.
Bizim aşk yeminimiz

Doch ich brauche Dich
Çünkü bana lazımsın

Denn ich brauche Dich
Çünkü sana ihtiyacım var

Denn ich liebe Dich... (Nur Dich)
Çünkü seni seviyorum (sadece seni)

Nakarat

Wir wollten uns sehen
Biz görüşmek istiyorduk

Darüber reden warum wir uns nicht verstehen
Neden anlaşamadığımızı konuşmak için

(nicht verstehen)
(neden anlamıyorum)

Was müssen wir ändern
Neyi değiştirmemiz lazım

Wir wollten etwas finden,
Biz bir şey bulmak istiyorduk

Damit wir uns wieder binden.
Yine bağlanmak için

Doch es wurde zum Streit
Ama kavgaya dönüştü

Wir waren nicht bereit.
Biz hazır değildik

Du rastest aus und ranntest raus
Sen çıldırdın ve dışarıya koştun

Du schriest: Es Ist Entgültig Aus....aussss
Ve bağırdın ki: Her şey tamamen bittiiiiiii

Du standst einfach auf,
Sen ayağa kalktın

Du liefst einfach
Ve yürüdün

Und ich sah es nicht,
Ve ben göremedim

Und in deinem Kopf
Ve senin kafanda

War ich daran schuld,
Ben suçluydum

Dass du es nicht mehr saaagst......
Ve artık söyleyemiyorsun

Nakarat

Und ich bete zum Herrn,
Ve ben Allah'a dua ediyorum ki

Dass er mich zu sich nimmt,
Beni yanına alsın diye

Dass ich bei dir bin,
Çünkü senin yanında olmak için

Damit wir wieder vereint sind... (2x)
Yine beraber olmak için

07.04.2005 08:29:18
Pink Floyd

Hello?
Merhaba?

is there anybody in there?
Orada biri var mı?

just nod if you can hear me
Eğer beni duyuyorsan sadece başını salla

is there anyone home?
Evde biri var mı?

come on, now
Hadi ama yapma,şimdi

i hear you're feeling down.
Duyduğuma göre iyi değilmişsin.

well i can ease your pain
pekala, acını hafifletebilirim.

get you on your feet again.
Ayaklarını tekrar yere bastırabilirim.

relax.
Rahatla

i need some information first.
İlk önce bazı bilgiye ihtiyacım var.

just the basic facts:
Sadece temel gerçekler:

can you show me where it hurts?
Bana nerenin acıdığını gösterebilir misin?

there is no pain, you are receding.
hiç acı yok, uzaklaşıyorsun

a distant ship's smoke on the horizon.
ufukta kaybolan geminin dumanından

you are only coming through in waves.
Sen sadece dalgaları aşıp gelebilirsin.

your lips move but i can't hear what you're sayin'.
dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini.

when i was a child i had a fever.
Çocukluğumda ateşim çıktığında.

my hands felt just like two balloons.
Elim sanki iki balon gibi şişmişti.

now i got that feeling once again.
Şimdi aynı duyguyu yine yaşıyorum.

i can't explain, you would not understand.
Açıklayamam , anlayamazsın.

this is not how i am.
Bu ben değilim.

i have become comfortably numb.
Son zamanlarda rahatça uyuşmuş biri oldum.

ok.
Tamam.

just a little pinprick.
Sadece ufak bir iğne deliği

there'll be no more.
başka bir şey olmayacak

-Screams-
-Çığlıklar-

but you may feel a little sick
Fakat kendini biraz kötü hissedebilirsin.

can you stand up?
Ayağa kalkabilirmisin?

i do believe it's working. good.
Sanırım işe yaradı.güzel.

that'll keep you going for the show
Bu gösteriye devam etmeni sağlayacak.

come on it's time to go.
Hadi gitme zamanı geldi.

there is no pain, you are receding.
hiç acı yok, uzaklaşıyorsun

a distant ship's smoke on the horizon.
ufukta kaybolan geminin dumanından

you are only coming through in waves.
Sen sadece dalgaları aşıp gelebilirsin.

your lips move but i can't hear what you're sayin'.
dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini.

when i was a child i caught a fleeting glimpse,
çocukluğumda hızlı ani bir bakış yakalamıştım,

out of the corner of my eye.
Gözümün ucuyla

i turned to look but it was gone.
Ama tekrar baktığımda gitmişti.

i cannot put my finger on it now.
Şimdi parmaklarımı onun üzerine koyamıyorum.

the child is grown, the dream is gone
O çocuk büyüdü ve Rüya bitti.

i have become comfortably numb.
Rahatça uyuşmuş biri oldum.

06.05.2005 23:21:52
Set the Controls for The Heart of Sun - Pink Floyd

yavaş yavaş dönüyor gece
sayarak şafakta titreşen yaprakları
nilüferler birbirlerine yaslanmış özlem ile
tepelerin üzerinde bir kırlangıç dinleniyor
yön ver güneşin kalbine doğru

dağın tepesinde izliyor gözcü
karanlığın kırılmasını, asmanın uyanışını
aşkı bilmek, gölgeyi bilmektir
aşk, şarabı olgunlaştıran gölgedir
yön ver güneşin kalbine doğru

izle duvarın dibinde el sallayan adamı
şekillendirirken tanrıya olan sorusunu
akşam güneşin alçalıp alçalmayacağına dair
anımsayacak mı adam boyun eğişten aldığı dersi
yön ver güneşin kalbine doğru
yön ver güneşin kalbine doğru

private1907 15.05.2007 22:04:08
Aerosmith-I Don't Want To Miss A Thing

I could stay a wake just to hear you breathing
Uyanık kalabilirdim, sadece nefes aldığını duymak için

Watch you smile while you are sleeping
Gülümseyişini izlemek için, sen uyurken

While you're far away and dreaming
Sen çok uzaklarda rüya görürken

I could spend my life in this sweet surrender
Ömrümü harcayabilirdim bu tatlı teslim oluşta

I could stay lost in this moment forever
Sonsuza dek bu anda kaybolabilirdim

Well, every moment spent with you
Seninle harcadığım her an

Is a moment I treasure
Çok kıymet verdiğim bir andır

Nakarat:

[ I don't wanna close my eyes
Gözlerimi kapamak istemiyorum

I don't wanna fall a sleep
Uykuya dalmak istemiyorum

'Cause I'd miss you, baby
Çünkü seni özlerdim(kaçırırdım) bebeğim

And I don't wanna miss a thing
Ve hiçbir şeyi kaçırmak(özlemek) istemiyorum

'Cause even when I dream of you
Çünkü düşümde seni gördüğümde bile

The sweetest dream would never do
En tatlı rüya işe yaramazdı

I'd still miss you, baby
Yine de seni özlerdim(kaçırırdım), bebeğim

And I don't wanna miss a thing
Ve hiçbir şeyi kaçırmak(özlemek) istemiyorum ]

Lying close to you
Yanında yatıp

Feeling your heart beating
Kalbinin atışını hissediyorum

And I'm wondering what you're dreaming
Ve düşünde ne gördüğünü merak ediyorum

Wondering if it's me you're seeing
Gördüğünün ben olup olmadığını merak ediyorum

Then I kiss your eyes and thank God we're together
Sonra gözlerini öpüyorum ve birlikte olduğumuz için Tanrı'ya şükrediyorum

And I just wanna stay with you
Ve sadece seninle kalmak istiyorum

In this moment forever, forever and ever
Sonsuza dek bu anda, sonsuza dek

Nakarat

I don't wanna miss one smile
Bir gülüşü kaçırmak(özlemek) istemiyorum

I don't wanna miss one kiss
Bir öpücüğü kaçırmak(özlemek) istemiyorum

Well, I just wanna be with you
Sadece seninle olmak istiyorum

Right here with you, just like this
Tam burada seninle, bu şekilde

I just wanna hold you close
Sana sıkıca sarılmak istiyoum

Feel your heart so close to mine
Kalbinin benimkine çok yakın olduğunu hissetmek

And just stay here in this moment
Ve burada bu ana tutunmak

For all the rest of time
Ömrümün geri kalanı boyunca

Nakarat x2

Don't wanna close my eyes
Gözlerimi kapamak istemiyorum

Don't wanna fall asleep, yeah
Uykuya dalmak istemiyorum, evet

I don't wanna miss a thing x2
Hiçbir şeyi kaçırmak(özlemek) istemiyorum

BLUE – BREATHE EASY

cruel to the eye
göze zulüm

ı see the way he makes you smile
seni nasıl gülümsettiğini görüyorum

cruel to the eye
göze zulüm

watching him hold what used to be mine
onu bir zamanlar benim olanı tutarken izlemek

why did I lie?
niye yalan söyledim ki?

what did I walk away to find?
ne bulmak için yürüyüp gittim ki?

oooohh...why ooh...why
ooooff neden oof neden

NAKARAT:
[ I...can’t breathe easy
ben..rahatça nefes alamıyorum

can't sleep at night
gece uyuyamıyorum

till you're by my side
sen burda benim yanımda olana kadar

no...I can't breathe easy
hayır ben.. rehat nefes alamıyorum

I can't dream yet another dream
başka bir rüya göremiyorum henüz

without you lying next to me
sen yanımda yatmıyorken

there's no air
hiç hava yok ]

curse me inside
bana lanet et içinden


for every word that caused you to cry
ağlamana neden olan her söz için

curse me inside
bana lanet et içinden

I won't forget
unutmayacağım

no I won't baby
hayır unutmayacağım bebeğim

I don't know why
bilmiyorum neden

I left the one I was looking to find
bulmak için aradığım kişiyi terkettim

ooh..why oooh..why
oof..neden ooof..neden

NAKARAT
[ I...can’t breathe easy
ben..rahatça nefes alamıyorum

can't sleep at night
gece uyuyamıyorum

till you're by my side
sen burda benim yanımda olana kadar

no...I can't breathe easy
hayır ben.. rehat nefes alamıyorum

I can't dream yet another dream
başka bir rüya göremiyorum henüz

without you lying next to me
sen yanımda yatmıyorken

there's no air
hiç hava yok ]

out of my mind
aklımı kaçırmışım

nothing makes sense any more
artık hiçbir şey mantıklı gelmiyor

I want you back in my life
seni hayatıma geri istiyorum

that's all I'm breathing for
tüm nefes alma nedenim bu

ooooooooooooohhhhhh oohh
oooooooooooooffffff ooff!!!!

tell me why
söyle bana neden

ooh. won't you tell me why
oof. ne olur söyle bana neden

I can't dream yet another dream
başka bir rüyayı göremiyorum henüz

without you lying next to me
sen yanımda yatmıyorken

there's no air
hava yok.

Nakarat
[ I...can’t breathe easy
ben..rahatça nefes alamıyorum

can't sleep at night
gece uyuyamıyorum

till you're by my side
sen burda benim yanımda olana kadar

no...I can't breathe easy
hayır ben.. rehat nefes alamıyorum

I can't dream yet another dream
başka bir rüya göremiyorum henüz

without you lying next to me
sen yanımda yatmıyorken

there's no air
hiç hava yok ]

there's no air
hava yok

Cat Stevens – Lady D'Arbanville

My Lady d'Arbanville, why do you sleep so still?
Kadınım d'Arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?

I'll wake you tomorrow
Seni yarın uyandıracağım

and you'll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın

My Lady d'Arbanville, why does it grieve me so?
Kadınım d'Arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyor?

But your heart seems so silent
Ama kalbin çok sakin görünüyor

Why do you breathe so low, why do you breathe so low?
Neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?

My Lady d'Arbanville, why do you sleep so still?
Kadınım d'Arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?

I'll wake you tomorrow
Seni yarın uyandıracağım

and you'll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın

My Lady d'Arbanville, you look so cold tonight
Kadınım d'Arbanville, öyle soğuk görünüyorsun ki bu gece

Your lips feel like winter
Dudakların sanki kışı andırıyor

Your skin has turned to white, your skin has turned to white
Derin beyaza dönmüş, derin beyaza dönmüş

My Lady d'Arbanville, why do you sleep so still?
Kadınım d'Arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?

I'll wake you tomorrow
Seni yarın uyandıracağım

and you'll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın

La la la la la...

My Lady d'Arbanville, why do you grieve me so?
Kadınım d'Arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyorsun?

But your heart seems so silent
Ama kalbin çok sakin görünüyor

Why do you breathe so low, why do you breathe so low?
Neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?


I loved you my lady, though in your grave you lie
Seni sevdim kadınım, içinde yattığın mezara rağmen

I'll always be with you
Daima seninle olacağım

This rose will never die, This rose will never die
Bu gül hiç solmayacak, bu gül hiç solmayacak...

Cranberries – Promises

You'd better believe I'm coming
İnansan iyi olur Geliyorum

You'd better believe what I say
Söylediğime inansan daha iyi

You'd better hold on to your promises
Sözünde dursan iyi olur

Because you bet you'll get what you deserve.
Çünkü elbette hak ettiğini alacaksın

She's going to leave him over
Onu es geçecek

She's going to take her love away
Aşkını alıp götürecek

So much for your eternal vows, well
Senin sonsuz yeminlerinden bıktım, evet

It doesn't matter anyway
Önemli değil zaten

Why can't you stay
Niçin kalamazsın

Here a while
Burada kısa bir süre

Stay here a while
Burada kısa bir süre kal

Stay with me
Benimle kal

Oh oh oh oh oh oh

All the promises we made
Verdiğimiz bütün sözler

Promises we made
Verdiğimiz sözler

All the meaningless and empty words I broke
Tutmadığım bütün anlamsız ve boş sözler

Broke broooke
Tutmadığım tutmaaadığım

Oh oh oh oh oh

All the promises we broke
Tutmadığımız bütün sözler

Promises we broke
Tutmadığımız sözler

All the meaningless and empty words I spoke
Konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler

Spoke spooooke
Konuştuğum konuştuuuuğum

What of all the things that you taught me
Bana öğrettiğin bütün şeylerden ne haber

What of all the things that you'd say
Söyleyeceğin bütün şeyler neye yarar

What of all your prophetic preaching
Kehanete ait bütün öğütlerinden bana ne

You're Just throwing it all away
Sadece hepsini fırlatıp atıyıorsun

Maybe We should burn the house down
Belki evi tamamıyle yakmalıyız

Have ourselves another fight
Bşr kavga daha edip

Leave the cobwebs in the closet
Örümcek ağlarını dolapta bırak

Cause tearing them out is Just not right
Çünkü onları yırtmak doğru değil

Why can't you stay
Niçin kalamazsın

Here a while
Burada kısa bir süre

Stay here a while
Burada kısa bir süre kal

Stay with me
Benimle kal

Oh oh oh oh oh oh

All the promises we made
Verdiğimiz bütün sözler

Promises we made
Verdiğimiz sözler

All the meaningless and empty words I prayed
Dua ettiğim tüm anlamsız ve boş sözler

Prayed praaaayed
Dua ettiğim duaaaa ettiğim

Oh oh oh oh oh

All the promises we broke
Tutmadığımız bütün sözler

Promises we broke
Tutmadığımız sözler

All the meaningless and empty words I spoke
Konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler

Spoke spooooke
Konuştuğum konuştuuuuğum

Oh oh oh oh oh

All the promises we made
Verdiğimiz bütün sözler

promises we made
Verdiğimiz sözler

All the meaningless and empty words I prayed
Dua ettiğim bütün anlamsız ve boş sözler

Prayed praaaayed
Dua ettiğim duaaaa ettiğim

Oh oh oh oh oh

All the promises we broke
Tutmadığımız bütün sözler

Promises we broke
Tutmadığımız sözler

All the meaningless and empty words I spoke
Konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler

Spoke spooooke
Konuştuğum konuştuuuuğum

Oh hey oh hey oh hey...

Cranberries-When You're Gone

Hold onto love
Aşka tutun

That is what I do now that I've found you.
Seni bulmakla şu an yaptığım şey bu

And from above everything's stinking
Ve herşeyin kokuşmuşluğunun üzerinde

They're not around you.
Onlar senin etrafında değiller

And in the night, I could be helpless,
Ve geceleyin, çaresiz olabilirim

I could be lonely, sleeping without you.
Yalnız olabilirim, sensiz uyuyarak

And in the day, everything's complex,
Ve gün içinde, her şey karmaşık

There's nothing simple, when I'm not around you.
Hiçbir şey basit değil, senin yanında değilken

But I'll miss you when you're gone
Ama seni özleyeceğim, gitmiş olduğun zaman

That is what I do. Hey, baby!
Yaptığım şey bu. Hey bebek!

And it's going to carry on,
Ve bu böyle devam edecek

that is what I do. Hey, baby...
Yaptığım şey bu. Hey bebek!

Hold onto my hands
Ellerime tutun

I feel I'm sinking, sinking without you.
Batıyor gibi hissediyorum, sensiz batıyormuş gibi

And to my mind, everything's stinking, stinking without you.
Ve zihnimde, her şey kokuşmuş, sensiz her şey kokuşmuş

And in the night, I could be helpless,
Ve geceleyin, çaresiz olabilirim

I could be lonely, sleeping without you.
Yalnız olabilirim, sensiz uyuyarak

And in the day, everything's complex,
Ve gün içinde, her şey karmaşık

There's nothing simple, when I'm not around you.
Hiçbir şey basit değil, senin yanında değilken

But I'll miss you when you're gone
Ama seni özleyeceğim, gitmiş olduğun zaman

That is what I do. Hey, baby!
Yaptığım şey bu. Hey bebek!

And it's going to carry on,
Ve bu böyle devam edecek

that is what I do. Hey, baby...
Yaptğım şey bu. Hey bebek!

Eminem - Stan

My tea's gone cold, I'm wonderin why i got out of bed at all
Çayım soğudu, yataktan ne diye kalktığımı merak ediyorum

The morning rain clouds up window and i can't see at all
Sabah yağmuru penceremi bulandırıyor, ve hiçbir şey göremiyorum

And even if i could it'd all be grey with your picture on my wall
Ve görebilseydim bile bu tamamen gri olurdu, duvarımdaki resminle birlikte

It reminds me that it's not so bad, it's not so bad...
Bu bana o kadar da kötü, o kadar da kötü olmadığını hatırlatıyor ]

Dear Slim, I wrote you but you still ain't callin'
Sevgili Slim, sana yazdım ama hala aramıyorsun

I left my cell, my pager, and my home phone at the bottom
Aşağıda cep numaramı, çağrı cihazı ve ev numaramı bırkatım

I sent two letters back in autumn, you must not have got'em
Sonbaharda 2 mektup daha yolladım, ama onları almamış olmalısın

There probably was a problem at the post office or somethin'
Muhtemelen postanede falan bir problem olmuştur

Sometimes I scribble addresses too sloppy when I jot 'em
Bazen adresleri hızlı ve baştan savma yazıyorum

But anyways, fuck it, what's been up man, how's your daughter?
Ama neyse, s.ktir et, ne var ne yok adamım? Kızın nasıl?

My girlfriend's pregnant too, I'm 'bout to be a father
Benim kızarkadaşım da hamile, baba olmak üzereyim

If I have a daughter, guess what I'm-a call her? I'ma name her Bonnie
Eğer bir kızım olursa, bil bakalım ona ne diyeceğim,adını Bonnie koyacağım

I read about your uncle Ronnie too, I'm sorry
Ronnie amcanla ilgili yazıyı okudum, üzgünüm

I had a friend kill himself over some bitch who didn't want him
Onu istemeyen bi kaltak yüzünden kendini vuran bir arkadaşım vardı

I know you probably hear this everyday, but I'm your biggest fan
Biliyorum, büyük ihtimalle bunu her gün duyuyorsun,ama ben en büyük hayranınım

I even got the underground shit that you did with Scam
Scam'le yaptığın underground b.k bile var bende

I got a room full of your posters and your pictures, man
Posterlerin ve resimlerinle dolu bir odam var adamım

I like the shit you did with Ruckus too, that shit was phat
Ruckus'la yaptığın o b.ku da sevdim, zengin bi parçaydı

Anyways, I hope you get this man
Herneyse, umarım bunu alırsın adamım

Hit me back, just to chat Truly yours, your biggest fan, this is Stan
Bana geri yaz, laklak etmiş oluruz, içtenlikle, en büyük hayranın, Stan

Nakarat X2
Dear Slim, you still ain't called or wrote, I hope you have the chance
Sevgili Slim, hala ne aradın ne de yazdın, umarım fırsatın olur

I ain't mad, I just think it's fucked up you don't ans (Ben Türk alfabesini bilmeyecek kadar zavallı bir insanım) fans
Kızgın değilim, sadece bence hayranlarına cevap vermemen b.ktan bir şey

If you didn't want to talk to me outside the concert you didn't have to
Eğer konserden sonra benimle konuşmak istemediysen, zorunda değildin

But you could have signed an autograph for Matthew
Ama Matthew için bir imza verebilirdin

That's my little brother, man. He's only 6 years old
O benim küçük kardeşim adamım, daha 6 yaşında

We waited in the blistering cold for you for 4 hours and you just said no
Buz gibi soğukta seni 4 saat bekledik ama sen sadece hayır dedin

That's pretty shitty man, you're like his fuckin' idol
Bu çok b.ktan adamım, sen onun lanet idolü gibisin

He wants to be just like you man, he likes you more than I do
Aynı senin gibi olmak istiyor dostum, seni benim sevdiğimden daha çok seviyor

I ain't that mad, though I just don't like bein' lied to
O kadar kızgın değilim, ama sadece yalan söylenmekten hoşlanmıyorum

Remember when we met in Denver? You said if I write you You would write back
Denver'da görüştüğümüzü hatırlıyor musun?Eğer yazarsam geri yazarım demiştin

See, I'm just like you in a way
Bak, ben de bi bakıma senin gibiyim

I never knew my father neither, he used to always cheat on my mom and beat her
Ben de babamı hiç tanımadım, o annemi hep aldatır ve dövermiş

I can relate to what you're sayin' in your songs
Şarkılarında söylediklerinle ilişkilendirebiliyorum

So when I have a shitty day, I drift away and put 'em on
B.ktan bir gün geçirdiğim zaman, sürüklenip kasedini koyuyorum

Cause I don't really got shit else, so that shit helps when I'm depressed
Çünkü gerçekten başka bi b.kum yok, ve bu keyifsiz olduğumda yardım ediyor

I even got a tattoo with your name across the chest
Göğsümde isminin yazdığı bir dövmem bile var

Sometimes I even cut myself to see how much it bleeds
Bazen kendimi bile kesiyorum, ne kadar kanadığını görmek için


It's like adrenaline, the pain is such a sudden rush for me
Bu adrenalin gibi, acı benim için ani bir saldırı gibi

See, everything you say is real, and I respect you 'cause you tell it
İşte, söylediğin her şey gerçek,sana saygı duyuyorum,çünkü bunları söylüyorsun

My girlfriend's jealous 'cause I talk about you 24&7
Kızarkadaşım kıskanıyor çünkü 7 gün 24 saat senden bahsediyorum

But she don't know you like I know you, Slim, no one does
Ama o seni benim tanıdığım gibi tanımıyor, Slim, kimse tanımıyor

She don't know what it was like for people like us growing up
O bizim gibi insanlar olarak büyümenin nasıl olduğunu bilmiyor

You've gotta call me man. I'll be the biggest fan you'll ever lose
Beni aramalısın adamım, kaybedeceğin en büyük hayranın olurum

Sincerely yours, Stan. PS: We should be together too
İçten dileklerimle, Stan. Not: Birlikte olmalıyız
Nakarat
Dear Mr. "I'm too good to call or write my fans"
Sevgili Bay "Hayranlarımı aramak ve yazmak için fazla iyiyim"

This'll be the last package I ever send your ass
Bu k.çına göndereceğim son paket olacak

It's been six months and still no word, I don't deserve it
Altı ay oldu ve hala bir kelime yok, bunu haketmiyorum

I know you got my last two letters, I wrote the addresses on 'em perfect
Biliyorum önceki 2 mektubumu da aldın, adresleri muntazaman yazmıştım

So this is my cassette I'm sending you, I hope you hear it
İşte bu benim kasedim, sana yolluyorum, umarım dinlersin

I'm in the car right now. I'm doing 90 on the freeway
Şu anda arabadayım, karayolunda 90 yapıyorum


Hey Slim i drank a 5th a vodca dare me to drive?
Hey Slim, 5 tane votka içtim, sürmeye cesaret edebilir miyim?

You know that song by phil collins "in the air in the night"
Phil Collins'in "in the air in the night" şarkısını biliyor musun

About that guy who could've saved that other guy from drowning but didn't
Diğer adamı boğulmaktan kurtarabilecekken kurtarmayan adam hakkında

And Phil saw it all and at his show he found him
Ve Phil bunu görüp şovunda o adamı bulmuş

Thats kinda how this is you could've rescued me from drowning
Bu da biraz onun gibi, beni boğulmaktan kurtarabilirdin

But its too late i'm on a thousand gallons now i'm drowsy
Ama artık çok geç, kafam bin galon şimdi, ve uyumak üzereyim

And all I wanted was a lousy letter or a call
Ve tek istediğim k.çı kırık bi mektup ya da telefondu

I hope you know i ripped all your pictures off the wall
Umarım tüm resimlerini duvardan söktüğümü biliyorsundur

I loved you Slim, we could have been together, think about it
Seni sevmiştim Slim, beraber olabilirdik, düşün bunu

You ruined it now, I hope you can't sleep and you dream about it
Şimdi bunu berbat ettin, umarım uyuyamaz ve bunu hayal edersin

And when you dream, I hope you can't sleep and you scream about it
Ve hayal ettiğinde, umarım uyuyamaz ve çığlık atarsın

I hope your conscious eats at you and you can't breathe without me
Umarım vicdanın seni yer ve bensiz nefes alamazsın

See Slim, {screaming} shut up bitch, I'm trying to talk
Bak Slim, (çığlık) ke sesini o.ospu, konuşmaya çalışıyorum

Hey Slim, that's my girlfriend screaming in the trunk
Hey Slim, bagajda çığlık atan benim kız arkadaşım

But I didn't slit her throat, I just tied her up, see I ain't like you
Ama onun boğazını kesmedim, sadece bağladım, gördün mü, senin gibi değilim

'Cause if she suffocates, she'll suffer more, then she'll die too
Çünkü eğer havasız kalırsa, daha fazla acı çeker, ve sonra o da ölür

Well, gotta go, I'm almost at the bridge now
Peki, gitmeliyim, köprüye nerdeyse vardım

Oh shit, I forgot, how am I supposed to send this shit out?
Oh lanet, unuttum, bu şeyi nasıl gönderebilirim?

Nakarat X2
Dear Stan, I meant to write you sooner, but I've just been busy
Sevgili Stan, daha önce yazmak istedim, ama meşguldüm

You said your girlfriend's pregnant now, how far along is she?
Kızx arkadaşının hamile olduğun söyledin, şu anda kaç aylık?

Look, I'm really flattered you'd call your daughter that
Bak, kızına o ismi vereceğin için gerçekten memnun oldum

And here's an autograph for your brother: I wrote it on the Starter cap
Ve bu da kardeşin için bir imza, Starter kasketinin üzerine yazdım

I'm sorry I didn't see you at the show, I must have missed you
Üzgünüm şovda seni görmedim, kaçırmış olmalıyım

Don't think I did that shit intentionally, just to diss you
Bunu seni aşağılamak için kasten yaptığımı düşünme

But what's this shit you said about you like to cut your wrists too?
Ama bileklerini kesmeyi sevdiğin saçmalığı da ne?
I say that shit just clownin' dawg, c'mon, how fucked up is you?
Bence bu soytarılık adamım, kendine gel, ne kadar b.ktan durumdasın?
 
You got some issues, Stan, I think you need some counselin'
Bazı sorunların var Stan, bence senin biraz tavsiyeye ihtiyacın var

To help your ass from bouncin' off the walls when you get down some
Moralin bozulduğunda k.çını duvarlardan sıçramaktan kurtarmak için

And what's this shit about us meant to be together?
Ve bizim birlikte olmamız gerektiği saçmalığı da ne?

That type of shit'll make me not want us to meet each other
Bu tür saçmalıklar buluşmamızı istemememe neden oluyor

I really think you and your girlfriend need each other
Bence gerçekten senin ve kız arkadaşının birbirinize ihtiyacınız var

Or maybe you just need to treat her better
Veya belki sadece ona daha iyi davranmalısın

I hope you get to read this letter, I just hope it reaches you in time
Umarım bu mektubu okuyabilirsin, umarım sana zamanında ulaşır

Before you hurt yourself, I think that you'd be doin' just fine
Kendine zarar vermeden önce, sanırım kendini iyi hissediyor olacaksın

If you'd relax a little, I'm glad that I inspire you
Eğer biraz sakinleşebilirsen, sana ilham verdiğim için memnunum

But Stan, why are you so mad? Try to understand that I do want you as a fan
Ama Stan neden bu kadar kızgınsın?Anlamaya çalış, seni bir hayran olarak istiyorum

I just don't want you to do some crazy shit
Sadece çılgınca bir şey yapmanı istemiyorum

I seen this one shit on the news a couple weeks ago that made me sick
Bir kaç hafta önce haberlerde bir b.k gördüm, beni hasta etti

Some dude was drunk and drove his car over a bridge
Bi ahbap sarhoşmuş ve arabasıyla köprüden açağı uçmuş

And had his girlfriend in the trunk and she was pregnant with his kid
Ve kız arkadaşı da bagajdaymış, karnında çocuğuyla birlikte

And in the car they found a tape but it didn't say who it was to
Ve arabada bi kaset bulmuşlar, ama kime olduğunu söylemedi

Come to think about it...his name was...it was you. Damn
Şimdi aklıma geldi... adı şeydi... o sendin, Lanet


Evanescence - Lithium

Lithium, don't want to lock me up inside.
Lithium, don't want to forget how it feels without...
Lithium, i want to stay in love with my sorrow.
Oh but god i want to let it go.

Come to bed, don't make me sleep alone.
Couldn't hide the emptiness, you let it show.
Never wanted it to be so cold.
Just didn't drink enough to say you love me.

I can't hold on to me,
Wonder what's wrong with me.

Lithium, don't want to lock me up inside.
Lithium, don't want to forget how it feels without...
Lithium, i want to stay in love with my sorrow.

Don't want to let it lay me down this time.
Drown my will to fly.
Here in the darkness i know myself.
Can't break free until i let it go.
Let me go.

Darling, i forgive you after all.
Anything is better than to be alone.
And in the end i guess i had to fall.
Always find my place among the ashes.

I can't hold on to me,
Wonder what's wrong with me.

Lithium, don't want to lock me up inside.
Lithium, don't want to forget how it feels without...
Lithium, i want to stay in love with my sorrow.
Oh but god i want to let it go.

Çevirisi

Lityum - ben kendi içime kilitlemeni istemiyorum
Lityum - onsuz olmanın nasıl hissettirdiğini unutmak istemiyorum
Lityum - hüznümle aşkımın içinde kalmak istiyorum
Ama tanrım böyle devam etmesini istiyorum

Yatağa gel, yalnız uyutma beni
Oluşturduğun boşluğu saklayamıyorum artık
Hiç istemezdim böyle soğuk olmasını
Sadece içmedin yeterince, beni sevdiğini söyleyecek kadar

Artık kendime tutunamıyorum
Merak ediyorum, yanlış nerde?

Lityum - ben kendi içime kilitlemeni istemiyorum
Lityum - onsuz olmanın nasıl hissettirdiğini unutmak istemiyorum
Lityum - hüznümle aşkımın içinde kalmak istiyorum

Bu kez beni düşürmene izin vermek istemiyorum
Uçma isteğimi boğ
Burda, karanlığın içinde kim olduğumu biliyorum
Rahat bırakana kadar özgür olamıyacağım
Gitmeme izin ver

Sevgilim, seni herşeye rağmen affediyorum
Herşey yalnız olmaktan daha iyidir
Ve sonunda biliyorum ki düşmek zorundayım
Ve her zaman küllerin arasında yerimi bulacağım

Lityum - ben kendi içime kilitlemeni istemiyorum
Lityum - onsuz olmanın nasıl hissettirdiğini unutmak istemiyorum
Lityum - hüznümle aşkımın içinde kalmak istiyorum
Ama tanrım böyle devam etmesini istiyorum


private1907 15.05.2007 22:09:28
I R O N  M A I D E N  –  F E A R  O F  T H E  D A R K

I am a man who walks alone
And when Im walking a dark road
At night or strolling through the park

When the light begins to change
I sometimes feel a little strange
A little anxious when its dark

Fear of the dark, fear of the dark
I have a constant fear that someones always near
Fear of the dark, fear of the dark
I have a phobia that someones allways there

Have you run your fingers down the wall
And have you felt your neck skin crawl
When youre searching for the light?
Sometimes when youre scared to take a look
At the corner of the room
Youve sensed that somethings watching you

Have you ever been alone at night
Thought you heard footsteps behind
And turned around and no ones there?
And as you quicken up your pace
You find it hard to look again
Because youre sure theres someone there
Watching horror films the night before
Debating wiches and folklore
The unkown troubles on your mind
Maybe your mind is playing tricks
You sense and suddenly eyes fix
On dancing shadows from behind

Fear of the dark, fear of the dark
I have a constant fear that someones always near
Fear of the dark, fear of the dark
I have a phobia that someones allways there
When Im walking a dark road
I am a man who walkes alone

Çevirisi

Yalnız yürüyen bir adamın ben
Karanlık bir yolda yürürken
Gece, veya parkta dolaşırken

Işık değişmeye başladığında
Bazen garip hissederim kendimi
Endişelenirim karanlık olduğunda

Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi
Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi

Parmaklarını duvardan aşağı kaydırdın mı hiç?
Ve boyun derinin sürtündüğünü hissettin mi
Işığı aradığın zaman?
Bazen korkarken bir bakış atmaya
Odanın köşesine
Bir şeyin seni izlediğini hissetmişsindir.

Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi
Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi

Gece yalnız kaldın mı sen hiç?
Arkanda ayak sesleri duyduğunu sandın mı?
Ve arkana dönüp kimsenin olmadığına şaştın mı?
Ve adımlarını sıklaştırırken
Tekrar bakmaya zorlanırsın
Çünkü orada birilerinin olduğuna eminsin.

Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi
Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi

Önceki gece korku filmleri izlerken
Cadıları ve folkloru düşünürken
Aklında bilinmeyen sorunlar
Belki de aklın sana oyun oynuyor
Hissediyorsun, ve aniden gözlerin sabitleniyor
Arkanda dans eden gölgelere.

Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Sürekli bir korkum var hep yakında bir şey varmış gibi
Karanlık korkusu, karanlık korkusu
Bir fobim var birisi hep oradaymış gibi
Karanlık bir yolda yürürken
Yalnız yürüyen bir adamım ben

Jon Bon Jovi - It's My Life

This ain't a song for the broken-hearted
Bu kalbi kırılmışlar için bir şarkı değil

No silent prayer for the faith-departed
İnancı bitmişler için sessiz bir dua değil

I ain't gonna be just a face in the crowd
Kalabalıktaki herhangi bir yüz olmayacağım

You're gonna hear my voice when I shout it out loud
Yüksek sesle bağırdığımda sesimi duyacaksın

Nakarat :

[ It's my life
Bu benim hayatım

It's now or never
Ya şimdi ya hiç

I ain't gonna live forever
Sonsuza dek yaşamayacağım

I just want to live while I'm alive
Sadece hayatta olduğum sürece yaşamak istiyorum

(It's my life)
(Bu benim hayatım)

My heart is like an open highway
Kalbim açık otoban gibi

Like Frankie said I did it my way
Frankie'nin dediği gibi bunu kendi yolumla yaptım

I just wanna live while I'm alive
Sadece hayatta olduğum sürece yaşamak istiyorum ]

It's my life
Bu benim hayatım

This is for the ones who stood their ground
Bu bölgelerinde ayakta kalanlar için

For Tommy and Gina who never backed down
Asla davadan vazgeçmeyen Tommy ve Gina için

Tomorrow's getting harder make no mistake
Yarın daha da zorlaşıyor hata yapmayın

Luck ain't even lucky
Şans bile şanslı değil

Got to make your own breaks
Kendi şansınızı yaratmalısınız

Nakarat

Better stand tall when they're calling you out
İsmini çağırdıklarında dik dursan iyi olur

Don't bend, don't break, baby, don't back down
Eğilme, kırılma, bebek, iddiandan vazgeçme

Nakarat x2

15.05.2007 22:15:12
MINA - IL PAZZO

Sei un pazzo
l'ha detto il dottore
che non posso pensare più a te
e che devo cambiare ossessione
e salvare il salvabile, me.
sei un pazzo sì, però gli altri non sapranno mai
le montagne che farò
coi granelli che mi dai
solo un pazzo come te
che trivella la città
per sbucare accanto a me
per sbucare accanto a me
e lo fa.
sei un pazzo,
l'ha detto il mio amico
che tu presto mi rovinerai
ma un amore è rimettersi in gioco
e mostrare a se stesso chi sei.
sei un pazzo ma io so
quanto mi riscalderai
quante volte rifarò l'inventario dei tuoi nei
quanto tempo aspetterò nello stomaco di un bar
a parlar con un caffé finché il tuo primo passo verrà
diritto verso di me.
parole al neon
l'amore non
è tutto ciò
che in banca troverai.
nessuno è mai
solo se stesso
nessuno è mai
nessuno è mai
nemmeno il saggio
che a volte è peggio.

chi tu sia
non è molto importante
la mia vita passava di qua
saprò farti da luce, d'ambiente
da stufetta di felicità
perché un pazzo come te
manca di pubblicità
ma se resterai con me
io farò di te una star
dammi un ruolo nel tuo film
una pelle che mi stia
perché adesso sono qui
perché adesso in qualche modo sei mio
non puoi mandarmi via.
parole al neon
chissà chi sei
che razza di fumetti siamo noi.
nessuno è mai
solo se stesso
nessuno è mai
nessuno è mai
nemmeno il saggio
che a volte è peggio.
nessuno è mai
nessuno è mai

Sen delisin
doktor söyledi bunu
ve seni artık düşünmeyebileceğimi
ve bu takıntıyı değiştirmem gerektiğini
kurtarılabilir olanı yani beni kurtarabileceğimi
sen delisin evet fakat başkaları hiçbir zaman bilmeyecekler
yapacağım dağları
bana verdiğin granülleri
sadece senin gibi bir deli
senin yanına atlamak için
şehri delip geçen
yapar bunu
sen delisin
arkadaşım dedi bunu
beni yakın zamanda mahvedeceğini
ama bir aşk beraber oyuna oturmaktır
ve kendine senin kim olduğunu göstermek
sen delisin ama ben biliyorum
ne kadar beni ısıtacağını

Kaç zaman bir barın midesinde
bir kahveyle konuşarak sen ilk adımını
tam bana doğru
atıncaya dek
seni bekleyeceğimin
envanterini çıkaracağım daha kaç kez

Neon kelimeler
aşk hayır
bu kadarını bankada bulacaksın
hiçkimse hiçbirzaman
sadece sen kendin
bir bilge bile
kimi zaman daha kötüdür

Kim olduğun
çok önemli değil
benim hayatım burdan geçiyordu
seni ışıktan ambiansdan
mutluluktan yapacam
çünkü senin gibi bir deli
toplumdan uzak
ama eğer benle kalacaksan
seni star yapacağım
bana filminde bir rol ver
bana bir deri biç
çünkü şimdi burdayım
çünkü bişekilde şimdi benimsin

Beni defedemezsin
neon kelimeler
kimbilir kimsin sen
ne tür bir çizgi romanın içindeyiz
hiçkimse hibir zaman
sadece sen kendin
bir bilge bile
kimi zaman daha kötüdür

private1907 15.05.2007 22:23:05
Limp Bizkit -  Behind blue eyes

No one knows what it's like
Kimse bilmez nasıl olduğunu

To be the bad man
Kötü bir adam olmanın

To be the sad man
Üzgün bir adam olmanın

Behind blue eyes
Hüzünlü gözlerin ardında

And no one knows
Ve hiç kimse bilmez

What it's like to be hated
Nefret edilmenin ne olduğunu

To be faded to telling only lies
Sadece yalan söylenerek solmanın ne olduğunu

But my dreams they aren't as empty
As my conscious seems to be

Fakat rüyalarım, onlar bilincimin
göründüğü gibi boş değiller

I have hours, only lonely
Saatler boyu yalnızım

My love is vengeance
Benim aşkım bir intikam

That's never free
Asla özgür olmayan

No one knows what it's like
Kimse bilmez nasıl olduğunu

To feel these feelings
Bu duyguları hissetmenin

Like i do, and i blame you!
Benim hissettiğim gibi, ve seni suçluyorum!

No one bites back as hard
Kimse o kadar sert ısırmaz

On their anger
Öfkeli olduklarında

None of my pain woe
Acı kederlerimin hiçbiri


Can show through
İçini göstermez

Discover l.i.m.p. say it [x4]
Keşfet l.i.m.p söyle onu

No one knows what its like
Kimse bilmez ne olduğunu

To be mistreated, to be defeated
Kötü davranılmanın ,bozguna uğratılmış olmanın

Behind blue eyes
Hüzünlü gözlerin ardında

No one know how to say
Kimse bilmez nasıl söyleneceğini

That they're sorry and don't worry
Üzgün olduklarını ve endişelenmemen gerektiğini

I'm not telling lies
Yalan söylemiyorum

No one knows what its like
Kimse bilmez ne olduğunu

To be the bad man, to be the sad man
Kötü bir adam olmanın, üzgün bir adam olmanın

Behind blue eyes
Hüzünlü gözlerin ardında



Lordi

Hard Rock Hallelujah!
Hard Rock Hallelujah!

The saints are crippled
On this sinners' night
Lost are the lambs with no guiding light

The walls come down like thunder
The rocks about to roll
It's the Arockalypse
Now bare your soul

All we need is lightning
With power and might
Striking down the prophets of false
As the moon is rising
Give us the sign
Now let us rise up in awe

Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah
Demons and angels all in one have arrived
Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah
In God's creation supernatural high

The true believers
Thou shall be saved
Brothers and sisters keep strong in the faith
On the day of Rockoning
It's who dares, wins
You will see the jokers soon'll be the new kings

All we need is lightning
With power and might
Striking down the prophets of false
As the moon is rising
Give us the sign
Now let us rise up in awe

Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah
Demons and angels all in one have arrived
Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah
In God's creation supernatural high

Wings on my back
I got horns on my head
My fangs are sharp
And my eyes are red
Not quite an angel
Or the one that fell
Now choose to join us or go straight to Hell

Hard Rock Hallelujah!
Hard Rock Hallelujah!
Hard Rock Hallelujah!
Hard Rock Hallelujah!

Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah
Demons and angels all in one have arrived
Rock 'n roll angels bring thyn hard rock hallelujah
In God's creation supernatural high


azizler katledildi
bu günahkarların gecesinde
yol gösterici ışık olmadan, fenerler kayboldu

duvarlar şimşek gibi iniyor
kayalar yuvarlanmak üzere
bu bir "arockalypse"
ve şimdi ruhun çıplak

tek ihtiyacımız şimsek
güç ve kudret ile
yanlışın peygamberleri çöküyor
ay yükselir gibi
bize işaret veriyor
hadi, şimdi dehşet içinde yükselelim

rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet
melekler ve şeytanlar hep birlikte ulaştı
rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet
tanrının doğaüstü yaratısında kendini kaybetmiş

gerçek inananlar
onlar kurtarılacak
erkek&kız kardeşler inancı güçlü tutuyolar
hesaplaşma gününde
cüret edenler kazanır [inanmaya anlamında heralde]
görüceksin, palyaçolar sonunda yeni krallar olucak

tek ihtiyacımız şimsek
güç ve kudret ile
yanlışın peygamberleri çöküyor
ay yükselir gibi
bize işaret veriyor
hadi, şimdi dehşet içinde yükselelim


rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet
melekler ve şeytanlar hep birlikte ulaştı
rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet
tanrının doğaüstü yaratısında kendini kaybetmiş

kanatlar sırtımda
boynuzlarım alnımda
dişlerim sivri
ve gözlerim kırmızı
tamamen bir melek değil
ya da düşmüş melek gibi
şimdi bize katılmak ya da cehenneme gitmek arasında seçimini yap


hard rock tanrı'ya hamd et
hard rock tanrı'ya hamd et
hard rock tanrı'ya hamd et
hard rock yeah


rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet
melekler ve şeytanlar hep birlikte ulaştı
rock 'n roll melekleri hard rock'ı getirdi, tanrı'ya hamdet
tanrının doğaüstü yaratısında kendini kaybetmiş



Nirvana – Come As You Are

Come as you are, as you were
Gel olduğun gibi, önceden olduğun gibi

As I want you to be
Olmanı istediğim gibi

As a friend, as a tramp, as an old enemy
Arkadaş gibi, serseri gibi, eski bir düşman gibi

Take your time, hurry up
Vakit kaybetme, çabuk ol

The choice is yours don’t be late
Seçim senin, geç kalma

Take a rest, as a friend, as an old memory
Biraz dinlen, arkadaş gibi, eski bir hatıra gibi

Memory
Hatıra

Come dowsed in mud, soaked in bleach
Gel, çamura bulanmış, beyazlatıcıya batmış şekilde

As I want you to be
Olmanı istediğim gibi

As a trend, as a friend, as an old memory
Bir moda gibi, arkadaş gibi, eski bir hatıra gibi

Memory
Hatıra

And I swear that I don’t have a gun
Ve yemin ederim ki silahım yok

Memory
Hatıra

Memory, and I don’t have a gun
Hatıra, ve silahım yok

And I swear that I don’t have a gun
Ve yemin ederim ki silahım yok

No, I don’t have a gun
Hayır, silahım yok

Memory... Hatıra

Bob Marley

No Woman No Cry
No woman no cry.
No woman no cry.
No woman no cry.
No woman no cry.

Say I remember when we used to sit
in the government yard in Trenchtown.
Observing all the hypocrites
as they'd mingle with the good people we met.
Good friends we had and good friends we lost
along the way.
In this bright future you can forget your past.
So dry your tears I say.

No woman no cry.
No woman no cry.
Hey little darling don't shed no tears
No woman no cry.

I remember when we used to sit
in the government yard in Trenchtown.
And then Georgie would make a fire light
as it was love wood burning through the night.
And we would cook wholemeal porridge
of which I'd share with you.
My feet is my only carriage so I've got to push on through.
But while I'm gone (I mean it)
ev'rything's gonna be allright
ev'rything's gonna be allright
ev'rything's gonna be allright
ev'rything's gonna be allright
ev'rything's gonna be allright
ev'rything's gonna be allright
ev'rything's gonna be allright
ev'rything's gonna be allright

No woman no cry.
No woman no cry.
Oh my little sister don't shed no tears.

No woman no cry.

Çevirisi

Ağlama kadın ağlama
Ağlama kadın ağlama
Ağlama kadın ağlama
Ağlama kadın ağlama

Oturduğumuzu hatırladığımı söyle
Trenctown'daki hükümet sahasında
İkiyüzlüleri gözlerdik
Tanıdığımız iyi insanları aralarına katarken
Sahip olduğumuz iyi arkadaşlar ve kaybettiğimiz iyi arkadaşlar
Yol boyunca
Geçmişini unutabilirsin bu parlak gelecekte
Böylece gözyaşların kurur söylediğim gibi

Ağlama kadın ağlama
Ağlama kadın ağlama
Dökme gözyaşlarını küçük kardeşim
Ağlama kadın ağlama
Oturduğumuzu hatırlıyorum
Trenctown'daki hükümet sahasında
Ve sonra georgie ateş yakmak istedi
Gece boyunca yanan odunlar güzeldi
Ve ekmek lapası pişirmek istedik
Paylaştığımız ekmeklerden
Benim arabam ayaklarımdır böylece uçtan uca ilerlerim
Ama ben giderken (Anladım)
Her şey yoluna girecek
Her şey yoluna girecek
Her şey yoluna girecek
Her şey yoluna girecek
Her şey yoluna girecek
Her şey yoluna girecek
Her şey yoluna girecek
Her şey yoluna girecek

Ağlama kadın ağlama
Ağlama kadın ağlama
Dökme gözyaşlarını küçük kardeşim

Ağlama kadın ağlama

15.05.2007 22:30:12
tesekkurler. "no woman no cry" soz paylasimin vesilesi ile de bu sarkinin "KADIN YOK, AĞLAMAK YOK (isim olmaz karikizla aci veriyolar)"  anlaminda soylenmedigini gorduk ki cok insan o anlamda dusunur bu sozleri...

private1907 15.05.2007 22:34:08
tesekkurler. "no woman no cry" soz paylasimin vesilesi ile de bu sarkinin "KADIN YOK, AĞLAMAK YOK (isim olmaz karikizla aci veriyolar)"  anlaminda soylenmedigini gorduk ki cok insan o anlamda dusunur bu sozleri...

bende bu sözleri merak edip siteden indirene kadar öyle olduğunu düşünüyordum. no woman no cry aslında kadın yok,ağlamak yok gibi düşünülüyor ama deilmiş Smiley


Sayfa: 1 [ 2 ] 3