|
||
| demem odur ki,bu topiğe sevdiğimiz yabancı dildeki şarkıların türkçe çevirilerini atalım da daha bir ilgili şarkıların misyonu anlaşılsın bilmeyen ama meraklısı olan için. | ||
|
||
| Oceania - Björk *** One breath away from mother Oceania Ana Okyanusya’dan bir nefes uzaklığında Your nimble feet make prints in my sands Çevik ayaklarınız kumlarımda izler bırakıyor You have done good for yourselves Kendiniz için iyi olanı yaptınız Since you left my wet embrace Benim ıslak kucaklayışımı bıraktığınızdan beri And crawled ashore Ve kıyıya emeklediğinizden Every boy is a snake, is a lily Her erkek çocuğu bir yılandır, bir zambaktır Every pearl is a lynx, is a girl Her inci bir vaşaktır, bir kızdır Sweet like harmony made into flesh Ete dönüştürülmüş uyum gibi tatlı You dance by my side Dans ediyorsunuz yanımda Children sublime Çocuklar son derece güzel You show me continents Bana kıtalar gösteriyorsunuz I see islands Adalar görüyorum You count the centuries Siz yüzyılları sayıyorsunuz I blink my eyes Ben gözlerimi kırpıyorum Hawks and sparrows race in my waters Doğanlar ve serçeler sularımda yarışıyorlar Stingrays are floating Vatozlar süzülüyor Across the sky Gökyüzü boyunca Little ones, my sons and my daughters Küçükler, oğullarım ve kızlarım Your sweat is salty Teriniz tuzlu I am why Nedeni benim I am why Nedeni benim I am why Nedeni benim Your sweat is salty Teriniz tuzlu I am why Nedeni benim I am why Nedeni benim I am why Nedeni benim -güftekar.com- Hey You - Pink Floyd *** hey you, out there in the cold hey sen, dışarıda soğukta duran getting lonely, getting old yalnızlaşıyorsun, yaşlanıyorsun can you feel me? beni hissedebiliyor musun? hey you, standing in the aisles hey sen, koridorda ayakta duran with itchy feet and fading smiles kaşınan ayaklar ve kaybolan gülüşlerle can you feel me? beni hissedebiliyor musun? hey you, dont help them to bury the light hey sen, ışığı gömelerine izin verme don't give in without a fight. savaşmadan pes etme hey you, out there on your own hey sen, orada yalnız duran sitting naked by the phone telefonun yanında çıplak oturan would you touch me? bana dokunur muydun? hey you, with your ear against the wall hey sen, kulağı duvarda olan waiting for someone to call out birinin seslenmesini bekleyen would you touch me? bana dokunur muydun? hey you, would you help me to carry the stone? hey sen, bana taşı taşımamda yardım eder miydin? open your heart, i'm coming home. kalbini aç, eve geliyorum but it was only fantasy. ama bu sadece fanteziydi the wall was too high, duvar çok yüksekti as you can see. görebildiğini üzere no matter how he tried, ne kadar çabalarsa çabalasın he could not break free. özgür kalamadı and the worms ate into his brain. ve solucanlar beynini yedi hey you, standing in the road hey sen, yolda ayakta duran always doing what you're told, hep sana söyleneni yapıyorsun can you help me? bana yardım edebilir misin? hey you, out there beyond the wall, hey sen, orada duvarın ötesinde olan breaking bottles in the hall, holde şişeleri kıran can you help me? bana yardım edebilir misin? hey you, don't tell me there's no hope at all hey sen, bana hiç umut olmadığını söyleme together we stand, divided we fall. birlikte ayakta duruyoruz, ayrı düşüyoruz -güftekar.com- Where's My Mind - Pixies ** Ooooooh - stop Ooooh-dur With your feet in the air and your head on the ground Ayakların havadatkenve de kafan yerdeyken Try this trick and spin it, yeah Bu hileyi dene ve vücudun etrafında (tam tersine) döndür Your head will collapse Kafan içine çökecek(katalanıp bükülecek) But there's nothing in it Ama içinde hiçbir şey olmayacak And you'll ask yourself Ve kendine soracaksın Where is my mind [3x] Aklım nerede benim? Way out in the water See it swimmin' Onu suda yüzerken görürsün I was swimmin' in the Carribean Karayiplerde yüzüyordum Animals were hiding behind the rock Except the little fish Küçük balık dışındaki hayvanlar kayaların arkasında saklanıyorlardı But they told me, he swears Tryin' to talk to me to me to me Ve onlar bana dedi ki,(o) yemin ediyor benle konuşmaya çalışıyorlar,benle benle... Where is my mind [3x] Aklım nerede benim? Way out in the water See it swimmin' ? İleride suda yüzerken gördün mü? With your feet in the air and your head on the ground Ayakların havadatkenve de kafan yerdeyken Try this trick and spin it, yeah Bu hileyi dene ve vücudun etrafında (tam tersine) döndür Your head will collapse Kafan içine çökecek(katalanıp bükülecek) But there's nothing in it Ama içinde hiçbir şey olmayacak And you'll ask yourself Ve kendine soracaksın Where is my mind [3x] Aklım nerede benim? Ooooh With your feet in the air and your head on the ground Ayakların havada ve kafan yerdeyken Ooooh Try this trick and spin it, yeah Bu hileyi dne ve vücudunu tam ters çevir Ooooh Ooooh Çeviri: Alper İhsan Gökgöz |
||
|
||
| Fade To Black Metallica Life it seems, will fade away yaşam öyle görünüyor ki solacak Drifting further every day gün be gün uzaklaşarak Getting lost within myself içimde kaybolarak Nothing matters no one else hiçbir şey önemli değil , hiç kimse I have lost the will to live yaşama isteğimi yitirdim Simply nothing more to give kalmadı verecek şeyim There is nothing more for me benim için dahası yok Need the end to set me free beni özgür kılacak sona ihtiyacım var Things are not what they used to be hiçbir şey eskisi gibi değil Missing one inside of me içimden bir şeyler kaybolup gidiyor Deathly lost, this can't be real ölümcül kayıp , gerçek olamaz bu Cannot stand this hell I feel hissettiğim cehenneme dayanamıyorum Emptiness is filling me boşluk dolduruyor içimi To the point of agony keder noktasına dek Growing darkness taking dawn büyüyen karanlık yutuyor şafağı I was me, but now he's gone ben bendim , ama o gitti şimdi No one but me can save myself, but it's too late sadece ben kurtarabilirim kendimi , ama çok geç Now I can't think, think why I should even try düşünemiyorum artık niçin denemem gerektiğini bile Yesterday seems as though it never existed dün hiç olmamış gibi görünüyor Death Greets me warm, now I will just say goodbye ölüm sıcak karşılıyor beni , sadece elveda diyeceğim şimdi |
||
|
||
| SON (The End) - THE DOORS Bu son Güzel arkadaş Bu son Benim tek arkadaşım, son Özenle hazırlanmış planlarımızın sonu Ayakta duran herşeyin sonu Güvenlik ya da süpriz yok, son Bir daha gözlerinin içine bakamayacağım, asla Hayal edebilir misin, ne Bu kadar sınırsız ve özgür olur Umutsuzca bir yabancı eline muhtaç Umutsuz bir ülkede Bir Roma acısının vahşetinde kayıp Ve bütün çocuklar çıldırmış Bütün çocuklar çıldırmış Yaz yağmurunu beklerken, evet Kasabanın sınırında tehlike var Kralın otobanında sür, bebeğim Altın madeninin içinde garip görüntüler Batıya giden otobanda sür, bebeğim Yılanı sür, yılanı sür Göle, göle, eski göl bebeğim Yılan uzun, yedi mil Yılanı sür, o yaşlı, ve derisi soğuk Batı en iyisi Batı en iyisi Buraya gel, biz gerisini hallederiz Mavi otobüs bizi çağırıyor Mavi otobüs bizi çağırıyor Şöför, bizi nereye götürüyorsun? Katil şafaktan önce uyandı, botlarını giydi Eski sergiden bir yüz aldı Ve holde yürüdü Kız kardeşinin yaşadığı odaya girdi, ve sonra Erkek kardeşine bir ziyarette bulundu, ve sonra Koridorda yürümeye devam etti, ve Ve bir kapıya geldi, ve içeri baktı Baba, evet oğlum, seni öldürmek istiyorum Anne, seninle sevişmek istiyorum Hadi bebeğim bizimle bir şansını dene Hadi bebeğim bizimle bir şansını dene Hadi bebeğim bizimle bir şansını dene Ve, benimle mavi otobüsün arkasında buluş Hüzünlü rock yaparken Mavi bir otobüste Hüzünlü rock yaparken Hadi!..Evet! ÖLDÜR, ÖLDÜR, ÖLDÜR, ÖLDÜR, ÖLDÜR, ÖLDÜR..! Bu son Güzel arkadaş Bu son Benim tek arkadaşım, son Seni serbest bırakmak bana acı veriyor Ama sen beni asla takip etmeyeceksin Kahkahaların ve beyaz yalanların sonu Ölmeyi denediğimiz gecelerin sonu Bu, son |
||
|
||
| Wicked Game covered by HIM the world was on fire no one could save me but you dünya yanıyordu, kimse beni kurtaramazdı sen hariç strange what desire will make foolish people do arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf i'd never dreamed that i'd meet somebody like you senin gibi biriyle tanışacağımı hiç düşünmemiştim i'd never dreamed that i'd lose somebody like you senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak istemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak istemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) with you seninle what a wicked game to play oynamak için ne kadar kötü bir oyun to make me feel this way böyle hissetmemi sağlaman what a wicked thing to do yapmak için ne kadar kötü bir şey to let me dream of you seni hayal etmeme izin vermen what a wicked thing to say söylemek için ne kadar kötü bir şey you never felt this way asla böyle hissetmediğin what a wicked thing you do yaptığın ne kadar kötü bir şey to make me dream of you seni hayal etmemi sağlaman no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak isytemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) no i don't wanna fall in love hayır aşık olmak istemiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya her zaman kalbini kıracak) with you seninle the world was on fire no one could save me but you dünya yanıyordu, kimse beni kurtaramazdı sen hariç strange what desire will make foolish people do arzunun aptal insanlara yaptıracakları tuhaf i'd never dreamed that i'd love somebody like you senin gibi birini seveceğimi hiç düşünmemiştim i'd never dreamed that i'd lose somebody like you senin gibi birini kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim now i wanna fall in love şimdi aşık olmak istiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya herzaman kalbini kıracak) now i wanna fall in love şimdi aşık olmak istiyorum (this world is always gonna break your heart) (bu dünya herzaman kalbini kıracak) with you seninle nobody loves no-one [/size] kimse kimseyi sevmiyor |
||
|
||
| Zombie - Cranberries Another head hangs lowly Bir kafa daha asılıyor düşükçe Child is slowly taken Çocuk yavaşça alınıyor And the violence caused such silence, Ve şiddet büyük bir sessizliğe sebep oldu Who are we mistaken? Kimde hatalıyız? But you see, it's not me, it's not my family Ama görüyorsun, bu ben değilim, bu ailem değil In your head, in your head they are fighting Kafanın içinde, kafanın içinde savaşıyorlar With their tanks and their bombs Tanklarıyla ve bombalarıyla And their bombs and their guns Ve bombalarıyla ve silahlarıyla In your head, in your head, they are crying... Kafanın içinde, kafanın içinde, ağlıyorlar... Nakarat : [ In your head, in your head Kafanın içinde, kafanın içinde Zombie, zombie, zombie Zombi, zombi, zombi Hey, hey, hey, what's in your head Hey, hey, hey, kafanın içinde ne var In your head Kafanın içinde Zombie, zombie, zombie? Zombi, zombi, zombi? ] hey, hey, hey, hey, oh, dou, dou, dou, dou, dou... Another mother's breakin' Bir anne daha parçalanıyor Heart is taking over Kalp kontrolü ele alıyor When the violence causes silence Şiddet sessizliğe sebep olduğunda We must be mistaken Hata yapmış olmalıyız It's the same old theme since nineteen-sixteen Bu aynı eski konu 1916 dan beri In your head, in your head they're still fighting Kafanın içinde, kafanın içinde hala savaşıyorlar With their tanks and their bombs Tanklarıyla ve bombalarıyla And their bombs and their guns Ve bomblarıyla ve silahlarıyla In your head, in your head, they are dying... Kafanın içinde, kafanın içinde ölüyorlar... |
||
|
||
| Losing My Religion - R.E.M (REM) Life is bigger Hayat daha büyük It's bigger than you Senden daha büyük And you are not me Ve sen ben degilsin The lengths that I will go to Gidecegim yollar The distance in your eyes Gözlerindeki uzaklık Oh no I've said too much Oh hayır çok fazla konuştum I set it up Ayarladım That's me in the corner Köşedeki benim That's me in the spotlight Spot ışıgındaki benim Losing my religion Dinimi kaybederken Trying to keep up with you Seninle birarada durmaya çalışıyorum And I don't know if I can do it Bunu yapabilecegimden emin degilim No I've said too much Hayır,çok şey söyledim I haven't said enough Yeterli söylemedim I thought that I heard you laughing Senin güldügünü duydugumu sandım I thought that I heard you sing Şarkı söyledigini duydugumu sandım I think I thought I saw you try Senin denerken gördügümü sandım Every whisper Her fısıltı Of every waking hour I'm Her geçen saat Choosing my confessions Itiraflarımı belirliyor Trying to keep an eye on you Sana göz kulak olmaya çalışıyorum Like a hurt lost and blinded fool Aynen, yaralı kaybolmuş kör bir aptal gibi Oh no I've said too much Oh,hayır çok şey söyledim I set it up ayarladım Consider this Bunu degerlendir The end of the century Yüzyılın sonu Consider this Bunu degerlendir The slip that brought me To my knees failed O beni dizlerimin üstüne düşüren kayganlıgı What if all these fantasies eger bu fantaziler Come flailing around Etrafta uçursa Now I've said too much Şimdi yeterli konuştum I thought that I heard you laughing senin güldügünü duydugumu sandım I thought that I heard you sing Şarkı söyledigini duydugumu sandım I think I thought I saw you try Senin denerken gördügümü sandım But that was just a dream Ama bu sadece bir rüyaydı That was just a dream Bu sadece bi rüyaydı |
||
|
||
| nirvana sen gördüğüm en iyi moderatörsün :evet: | ||
|
||
teveccühünüz...
|
||
|
||
| ONE I can't remember anything Hatırlayamıyorum hiçbir şeyi Can't tell if this is true or dream Söyleyemem bu rüya mı gerçek mi Deep down inside I feel to scream Çığlık atmak istiyor içimin derinlikleri This terrible silence stops me Bu korkunç sessizlik durduruyor beni Now that the war is through with me Şimdi savaş benim içimde I'm waking up I can not see Uyanıyorum ama göremiyorum gözlerimle That there is not much left of me Pek bir şey kalmadığını benden geriye Nothing is real but pain now Acıdan başka hiçbir şey gerçek değil şimdi Hold my breath as I wish for death Nefesimi tut ben dilerken ölmeyi Oh please god, wake me Oh lütfen Allah'ım, uyandır beni Back in the womb its much too real Bu çok daha gerçektir rahmin içindeyken In pumps life that I must feel Hayatı hissetmeliyim kalbim atarken But can't look forward to reveal Ama sabırsızlanamam açıklamak için Look to the time when I'll live Yaşayacak olduğum zamana bakarım Fed through the tube that sticks in me Bana bagli bir tüp besliyor beni Just like a Wartime Novelty Tıpkı bir savaş yeniliği gibi Tied to machines that make me be Bağlı olduğum cihazlar yaşatıyor beni Cut this Life off from Me Bu hayatı benden söküp alın geri Hold My Breath as I Wish for Death Nefesimi tut ben dilerken ölmeyi Oh Please God, wake Me Oh lütfen Allah'ım, uyandır beni Now the World Is Gone I'm Just One Şimdi dünya yok, ben tek başıma. Oh God, help Me Oh Allah'ım, yardim et bana Hold my breath as I wish for death Nefesimi tut ben dilerken ölmeyi Oh please god, wake me Oh lütfen Allah'ım, uyandır beni Darkness Karanlık Imprisoning Me Beni hapsediyor All That I See Tek gördüğüm Absolute Horror Saf Korku I Cannot Live Yaşayamıyorum I Cannot Die Ölemiyorum Trapped in Myself Kendimde hapsoldum Body My Holding Cell Vücudum zindanımdır Landmine Kara Mayını Has Taken My Sight Görüşümü aldı Taken My Speech Konuşmamı aldı Taken My Hearing Duymamı aldı Taken My Arms Kollarımı aldı Taken My Legs Bacaklarımı aldı Taken My Soul Ruhumu aldı Left Me with Life in Hell Beni yaşamla cehennemde bıraktı MetallicA :maske: |
||
|
||
| No Leaf Clover - Metallica And it feels right this time Ve bu sefer işler yolunda gözüküyor On his crash course with the big time Onun iyi vakit geçirdiği hızlandırılmış kursunda Paid no mind to the distant thunder Uzaktaki gök gürültüsünü hiç umursamadı Today filled his head with wonder... boy Bugün onun kafasını merakla doldurdu...çocuk Says it feels right this time Bu sefer işler yolunda gözüküyor diyor Turn around and found the light lime Arkasını döndü ve halkın ilgisiyle karşılaştı Good day to be alive... sir Hayatta olmak için iyi bir gün efendim Good day to be alive he said Hayatta olmak için iyi bir gün dedi Nakarat : x2 [ Then it comes to be that the soothing light at the end of your tunnel Sonra anlaşıldı ki tünelinin ucundaki o sakinleştirici ışık Was just a freight train comin your way Üzerine doğru gelen bir yük treninden başka bir şey değildi ] Don't it feel right like this İşler bu şekilde yolunda gözükmüyor mu? All the pieces fall to his wish Tüm parçalar onun dileğine dökülüyor Sucker for that quick reward... boy Erken mükafatın budalası...çocuk Sucker for that quick reward they said Erken mükafatın budalası dediler Nakarat x2 It's comin' your way Üzerine doğru geliyor It's comin your way Üzerine doğru geliyor It comes! Geliyor! Nakarat Then it comes to be... yeah Sonra anlaşıldı ki...evet :evet: |
||
|
||
| Dostum süpersin... :peace: Turn the Page On a long and lonesome highway east of Omaha Omaha'nın doğusunda uzun ve sessiz bir yolda You can listen to the engine moanin' out his one note song Motorun bir notalık şarkısını uğuldayışını dinlersin You think about the woman or the girl you knew the night before Bir gece önce tanıdığın kadını veya kızı düşünürsün But your thoughts will soon be wandering the way they always do Fakat düşüncelerin yakında yoldan sapavak hep yaptıkları gibi When you're ridin' sixteen hours and there's nothin' much to do 16 saattir araba kullanıyorsun ve yapacak fazla bir şey yok And you don't feel much like ridin', you just wish the trip was through Ama sürmek istemiyorsun, sadece gezinin bitmesini diliyorsun Here I am Buradayım On the road again Tekrar yollarda There I am Oradayım Up on the stage Sahnenin üstünde Here I go Gidiyorum Playin' star again Yıldızı oynayarak There I go Gidiyorum Turn the Page Sayfayı çevir So you walk into this restaurant, all strung out from the road Bu restoranın içine doğru yürüyorsun, hepsi yol kenarına dizilmiş And you feel the eyes upon you as you're shakin' off the cold Ve gözleri üzerinde hissediyorsun sen soğuktan donarken You pretend it doesn't bother you, but you just want to explode Seni rahatsız etmiyormuş gibi yapıyorsun, ama patlamak istiyorsun Most times you can't hear 'em talk, other times you can Bazen konuştuklarını duymuyorsun bazen duyuyorsun All the same old cliches, is it woman, is it man? Aynı eski klişeler kadın mı? erkek mi? And you always seem outnumbered, you don't dare make a stand Ve hep sayıca az gözüküyorsun, karşı durmaya cesaret edemiyoursun Here I am Buradayım On the road again Tekrar yollarda There I am Oradayım Up on the stage Sahnenin üstünde Here I go Gidiyorum Playin' star again Yıldızı oynayarak There I go Gidiyorum Turn the Page Sayfayı çevir Out there in the spotlight you're a million miles away Sahne ışıklarının orda milyonlarca mil ötedesin Every ounce of energy you try and give away Her onsenerjide deniyor ve pes ediyorsun As the sweat pours out your body like the music that you play Çaldığın müzik gibi bedeninden terler dökülürken Later in the evening as you lie awake in bed Gece geç vakitlerde yatakta uzanırken With the echoes of the amplifiers ringin' in your head Amfilerin ekoları beyninde çınlarken You smoke the day's last cigarette, rememberin' what she said Günün son sigarasını içiyorsun, onun ne söylediğini hatırlayarak Here I am Buradayım On the road again Tekrar yollarda There I am Oradayım Up on the stage Sahnenin üstünde Here I go Gidiyorum Playin' star again Yıldızı oynayarak There I go Gidiyorum Turn the Page Sayfayı çevir There I go Gidiyorum Turn that page Çevir şu sayfayı There I go Gidiyorum There I go Gidiyorum There I go Gidiyorum There I go Gidiyorum There I go Gidiyorum There I go Gidiyorum I'm gone Gittim MetallicA :maske: |
||
|
||
| sende öyle :peace: ... :evet: | ||
|
||
| Einstuerzende Neubauten "Halber Mensch" Yarım Adam HALBER MENSCH Yarım adam GEH WEITER Devam et IN JEDE RICHTUNG Her yönde WIR HABEN WAHRHEITEN Bizim gerçeklerimiz var FÜR DICH AUFGESTELLT Seni doğrulayan IN IHREN RISSEN Onların çatlaklarında LEUCHTEN UNSRE SENDER Bizim vericilerimiz parlar ZU JEDER VOLLEN STUNDE SENDEN WIR Her bir saattin tamamında sinyallari göndeririz DEINE WERTE senin değerlerinin GEH WEITER Devam et WIR SORGEN FÜR DICH Biz senle ilgileniyoruz WIR TRIGGERN DEINE SINNE Biz duygularını tetikleriz WIR NEHMEN FÜR DICH WAHR Biz senin yerine anlarız WIR TRIGGERN DEINE SINNE Biz duygularını tetikleriz RAUSCH UNTER DRUECKUNG Gürültüler baskı altına HALBER MENSCH Yarım adam DU SIEHST DIE SENDER NICHT UND KABEL Vericileri ve kabloları görmezsin HAENGEN LAENGST VERLEGT AUS Çok uzun süredir asılı duran DEINEN NERVEN ENDEN LAENGS DES WEGS Uçları sinirlerinde son bulur SIEH DIENE ZWEITE, HAELFTE İkinci yarına bak WER GETEILT, IST, HAT, NICHT, MITZUTEILEN Kim ki bölünmüştür ,söyleyecek hiç bir şeyi yoktur. GEH WEITER Devam et WIR SORGEN FUER DICH Biz seninle ilgileniriz WIR TRIGGERN DEINE SINNE Bİz duygularını tetikleriz WIR NEHMEN FUER DICH WAHR Biz senin yerine anlarız DASS DIE ZWEITE HAELFTE DICH NIEMALS TRIFFT İkinci yarın senle buluşamasın diye (WIR SORGEN FÜR DICH) Biz seninle ilgileniriz (WIR SORGEN FÜR DICH) Biz seninle ilgileniriz (DASS DIE ZWEITE HAELFTE DICH NIEMALS TRIFFT) İkinci yarın senle buluşamasın diye WIR TRIGGERN DEINE SINNE Biz duygularını tetikleriz (GEH WEITER) Devam et WIR NEHMEN FUER DICH WAHR Bİz senin yerine anlarız (IN JEDE RICHTUNG) Her yönde SIEH DIENE ZWEITE, HAELFTE İkinci yarına bak DIE SCHEINBAR GRUNDLOS SCHREIEND ERWACHT Anlamsız nedenlerle aleni çığlık atan SCHREIEND NAEHERKOMMT DU SIEHST SIE NICHT Çığlıkların yaklaştığını görmezsin BIST GEFESSEL VOM ABENDPROGRAMM Akşamprogramı seni yeniden kıstırana dek WER GETEILT, IST, HAT, NICHT, MITZUTEILEN Kim ki bölünür söyleyecek hiç bir şeyi yoktur (NOCH WIE VOR...) Önceden olduğu gibi GEH WEITER Devam et (NOCH WIE VOR...) Önceden olduğu gibi IN JEDE RICHTUNG Her yönde STRENG DICH AN Zorla kendini (NOCH WIE VOR...) Önceden olduğu gibi GEH WEITER Devam et (NOCH WIE VOR) Önceden olduğu gibi MIR NICHTS, DIR NICHTS Bana hiç bir şey,sana hiç bir şey STEHT DA DER SCHNITTER Biçici orada durur GEH WEITER Devam et STOESST AN GEHT NICHT WEITER Onun ötesine kimse geçemez DU FORMLOSE KNETE Seni şekilsiz çamur AUS DER DIE LEBENSGEISTER Kendinden hayatın ruhunun DEN LETZEN REST Sonuna kadar emildiği FUNKEN AUS SAUGEN FLIEGEN Kıvılcımlar,itinayla uzaklaştırılır ANGHER STAHTEN TALMEND BESOFFEN DAVON Sarhoş halde,dönerek ve sallanarak TANZEN NUTZLOS IN DER SONNE Güneşte boşuna dans etmek MACHT DIR NICHTS AUS Sana zarar vermez SIE MACHEN GARAUS İşini bitirecekler EIN BILD FÜR DIE GOETTER Tanrılar için bir fotoğraf SCHÖNEN GRUSS VOM SCHNITTER Biçiciden güzel bir selam SICHELN NICHT SEIN Orak olmamak (VERWESEN) Bozuk NOt:sözlere uygun;çok teatral bir müzik ve vokaller içerdiği hatırlatılmalı |
||
|
||
| Otherside - Red Hot Chilli Peppers How long how long will I slide Ne kadar, ne kadar kayacağım Separate my side I don't Tarafımı ayırmam I don't believe it's bad Bunun kötü olduğuna inanmıyorum Slitin my throat Boğazımı yarmak It's all I ever Bu hayatım boyunca tek.. ] I heard your voice through a photograph Sesini bir fotoğraftan duydum I thought it over and brought up the past Yeniden düşündüm ve geçmişi geri getirdim Once you know you can never go back Asla geri dönemeyeceğini bildiğin anda I've got to take it on the otherside Onu diğer tarafa götürmeliyim Centuries are what it meant to me Yüzyıllardı bana ifade ettiği A cemetery where I marry the sea Denizle evlendiğim bir mezar yeri Stranger things could never change my mind Daha tuhaf şeyler fikrimi asla değiştiremedi I've got to take it on the otherside Onu diğer tarafa götürmeliyim Take it on the otherside Diğer tarafa götürmeliyim Take it on Götürmeliyim Take it on Götürmeliyim Nakarat Pour my life into a paper cup Hayatımı kağıttan bir bardağa boşalttım The ashtray's full and I'm spillin' my guts Kül tablası dolu ve bağırsaklarımı döküyorum She wants to know am I still a slut O benim hala bir o....u olduğumu bilmek istiyor I've got to take it on the otherside Onu diğer tarafa götürmeliyim Scarlet starlet and she's in my bed Kırmızı starlet ve o yatağımda A candidate for my soul mate bled Ruh eşi adayım kanadı Push the trigger and pull the thread Tetiğe bastı ve ipi çekti I've got to take it on the otherside Onu diğer tarafa götürmeliyim Take it on the otherside Diğer tarafa götürmeliyim Take it on Götürmeliyim Take it on Götürmeliyim Nakarat Turn me on take me for a hard ride Beni coştur, zorlu bir geziye çıkar Burn me out leave me on the otherside Ateşe ver diğer tarafta bırak I yell and tell it that Çığlık atarım ve şunu derim It's not my friend Bu benim arkadaşım değil I tear it down I tear it down Onu parçalarım, parçalarım And then it's born again Ve o yine doğar :peace: |
||