|
||
| Yikim sonrasi baslangicta gene ihtiyac hasil olmayacak mi Fikir? | ||
|
||
| @nobodies Sen ne kirli çıkısın. Devrimcilikten kaçmak için, içi cebinin içine bile cep yapmışındır. ![]() @nisan Olacak tabi ama, sadece yaşamsal olan kadar. İlk ve tek öğrenilecek şey; yaşamsal olmayan insani değildir. Başka da birşey öğrenilmesine gerek yok zaten. Tabii nobodies gibileri kafamızı karıştırmazsa.
|
||
|
||
| İhtiyacın ölçüsü nedir? İhtiyaçlar arası farlılıklar nasıl tolere edilecek? İhtiyaçlar değişim gösterdikçe, bundan doğan farklılık nasıl giderilecek? ya burada benim ne suçum var, hem rüzgara karşı işe hemde ıslandım de Bu ve benzer soruların cevabını vermek çok zor. farkındaysan ortada soru yok ihtiyaç bir arz telep ilişkisidir tamamen nesnel bir şeydir. senin sorun şöyle bir gelecek sorusu uyandırdı bende; Her yıl x.milyon insanın dünyada aramıza kattılmasıyla xxx yılkında insanlık nüfusu xxx kadar artacak ve 510.065.284 km² olan dünyanın yüz ölçümü insalık ailesine yetemekcek duruma gelecek ve ay'a yada mars'a taşınmak bizim için bir ihtiyaç olacaktır. Ve İnsan dünyada yaşayabilen bir varlık oldğu için marstaki yaşama nasıl ayak uyduracaktır. Astronot elbisleri yada izole edilmiş ortamlardaki farklılıklarımız nasıl olacaktır ![]() Bu nedenle, insanlığın dönüşüme değil, yıkıma ihtiyacı var bence bu düşüncenin bile yıkıma değil, dönüşüme gerçeğe ihtiyacı var
|
||
|
||
Açık konuş nobodies. Neye ihtiyacın var? ![]() Dönüştükçe yıkım ihtiyacı daha çok hissedilecek. Belki bu açıdan dönüşüm doğru olabilir. Yıkımın yolunu açan dönüşümler. |
||
|
||
| ben bu kaos teroisini'(lerini) sevmiyorum bırak insalığı insanın kendisine zarar bir şey olarak yorumluyorum. Yılmışlığın bezginliğin ve kararsızlığın zirve yapmış hali oalrak nitelendiriyorum. 3 dünya anarşistleri kadar saçma buluyorum. Sen bir başka yazında değişimi çok iyi analiz etmeleyiz ve ona göre şekillenmeliyiz demiştin. Bunda haklısın ama sen değişimi öyle bir yerden alıyorsun ki tarihi hem ökzü hemde yetim bırakıyorsun.. Bazı şeyler vardırki toprakta yeşermeyi bekleyen tohum gibidir.. çıkar bir gün gün yüzüne.. | ||
|
||
| evet benimdir kimsede alamaz ayrıca kimseylede ortak kullanmam. | ||
|
||
nobodies ![]() Çocukluğumda köyde yaşarken, suyun ulaşabildiği belli tarlalar vardı. Suyu nöbetleşe kullanan köylü, en uzak noktadaki ekinlerini bile bir defa olsun sıulardı ve tahıl alırdı. Aradan 20 yıl geçtikten sonra köye giderken, o tarlaların artık tarla olmaktan çıkıp kıraç arazi olduğunu gördüm. Köylülerimize bunun nedenini sorduğumda, "su artık eskisi kadar bol değil, ancak kaynaklara yakın tarlaları ekiyoruz ve suluyoruz" dediler. Eğer suyu olmayan kıraç tarladan tohum yeşermesini beklersek aldanırız, nobodies. ![]() 1. Ya suyun çoğalması için gerekli ekolojik tedbirlerin alınması gerekiyor. 2. O tarla artık tarlamız değildir bizim. Ki bir süre sonra, kaynaklar tamamen kuruyacaktır. |
||
|
||
fikir sevgili dostum.. sen de bilirsin tarih yazmanın ne demek olduğunu
|
||
|
||
fikir sevgili dostum.. sen de bilirsin tarih yazmanın ne demek olduğunu ![]() Tamam da her köye bir nobodies'i nereden bulacağız sevgili dostum.
|
||
|
||
her köyün illaki bir delisi vardır Ne diyordu Benerci'ye Nazım.. "Bu tarihin sonu inanılmıyacak kadar mükemmel olacak. Yalnız bir yazabilsem, yani onu ben de bir yazabilseydim. " |
||
|
||
| Deli Muharrem, bu durumu kabullenmemiş zaten, önce tarlasına 150 metre kuyu açtırmış. Sadece bir yıl sulayabilmiş. Ama onun bir oıl sulamasından en yakın kaynak etkilenmiş. Bunun üzerine vazgeçmiş kuyudan su çekmeyi. Ama yine teslim olmamış, traktör tankeriye su taşıtmış bir yılda. Ama bakmışki, verdiği mazot parası aldığı tahıldan daha fazla. Ondan da vazgeçmiş. Duyduğumu göre şimdilerde sadece 50 metrekarelik bölümü ekmiş ve bakraçlarla su taşıyormuş. Ama bilrisinki nobodies, taşıma suyla değirmen dönmediği gibi, tahılda alınmaz. ![]() Deli Muharrem bile çaresizmiş. |
||
|
||
| peki ya aşkta? | ||
|
||
peki ya aşkta? Aşk başka; Aslolan ihtiyaç değil, yaşadığındır. İhtiyaç sınırsız yaşadığın sınırlıdır, aşkta Aşk zaten delilik ister aşk dağları deldirse de çöllerde koybolsa da aşk yarımdır. İhtiyaç aşktır yaşanan acıdır yarımdır. |
||
|
||
fikir buda benden sana gelsin madem kıvırıyorsun ![]() nefi derki "ey dil hele alemde bir adam yoğ imiş var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş gam çekme hakikatte eğer arif isen farz eyle ki el'an yine alem yoğ imiş.." ey gönül! hele şu dünyada adam gibi bir adam yokmuş. var ise de gönülden anlayan bir sırdaş bulunmuyormuş. eğer bilge isen, şu dünya için asla gam çekme ve tut ki dünya diye birşey de zaten yokmuş.
|
||
|
||
Tamam, şimdi oldu... ![]() (kıvırma meselesini de bilahare konuşuruz )
|
||