|
||
Ankara'nın su sorununu çözmek üzere Kesikköprü Barajı'ndan getirilmesi düşünülen sudan numune alıp inceleyen heyetin raporu açıklandı. Rapora göre suyun sülfat ve klorür oranı Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği değerlerin üzerinde, sodyum oranı ise sınırda. Bu değerler birçok hastalığa davetiye çıkarıyor.
(Ankara) TMMOB İnşaat, Kimya, Çevre Mühendisleri Odaları ve Ankara Tabip Odası'nın (ATO) ortaklaşa düzenledikleri basın açıklamasında, heyetin ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü'ne incelettirdiği Kızılırmak-Kesikköprü suyundan alınan numunenin içeriği açıklandı. Açıklamayı heyet adına İnşaat Mühendisleri Odası yönetim kurulu üyesi Ahmet Göksoy yaptı. Göksoy, Kızılırmak suyunun sülfat, klorür miktarlarının Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği değerlerin üzerinde, sodyum oranının ise sınırda olduğunu vurguladı. Klorür miktarının sınır değer olan 250 ppm'den 10 ppm fazla, yani 260 pmm, sodyum değerinin tam sınırda (200 ppm) olduğunu, sülfat miktarını ise kabul edilebilir sınır olan 250 ppm'in çok üzerinde 350 ppm olarak belirtti. Sorun tamamen plansızlık Su sıkıntısını kuraklıkla açıklamaya çalışan Büyükşehir Belediyesi'nin halkı yanılttığını söyleyen Göksoy, "Bilindiği gibi, Kızılırmak'tan Ankara'ya içme suyu getirilmesi, DSİ'nin hazırladığı Master Plan Raporu'nda 2034 yılında gerçekleştirilmesi planlanan bir proje olmasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi panik içerisinde aldığı bir kararla Kızılırmak suyunu Ankara'ya getirmeye çalışmaktadır. İş, alelacele verilen karar neticesinde plansız, projesiz, yasal mevzuata uygun olmayan bir biçimde başlamıştır. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı'nın açıklamalarında yer aldığı gibi Kasım ayı sonunda Ankara'ya Kızılırmak suyunun getirilmesi mümkün görünmemektedir" dedi. Kızılırmak suyunun getirilme maliyetinin 500 milyon YTL'yi bulabileceğini söyleyen Göksoy, bu rakamın faturalara yansıyacağını belirtti. Göksoy sözlerine şöyle devam etti: "Kızılırmak suyunun kullanımı için uygun olan yıl 2034 olarak belirlenmiştir. Çünkü şu an kullanılan ve Kurtboğazı ve Çamlıdere Baraj sularının arıtıldığı İvedik Arıtma Tesisleri teknik olarak Kızılırmak'tan getirilecek suların arıtılarak içme suyu standartlarına uygun hale getirilmesine uygun değildir. Kızılırmak suyunun arıtılması için uygun sistem (Ters Ozmoz Sistemi) oldukça pahalıdır. DSİ, teknolojinin gelişmesiyle, bu sistemin ileride ucuzlayabileceğini düşünerek Kızılırmak Suyu Projesini 2034'e ötelemiştir. Kızılırmak'tan getirilecek suyun İvedik Arıtma Tesisleri dışında ayrı bir arıtma tesisinde arıtılmadan şebekeye verilmesi halinde doğacak her türlü teknik ve sağlık sorunundan sadece belediye yönetimi değil, siyasal iktidar da sorumlu olacaktır." Sağlığa zararlı Kızılırmak suyunun içme suyu olarak kullanılması durumunda yaşanacak sağlık sorunlarını anlatan ATO başkanı Önder Okay, sodyum, sülfat ve klorürün vücuda fazla alınması durumunda yol açtığı hastalıkları sıraladı. Sodyumun hipertansiyon, koroner kalp hastalıkları bebeklerde böbrek hastalıkları ve kanser gelişimini kolaylaştırıcı etkisi olduğunu söyleyen Okay, sülfatın bebeklerde, yaşlılarda ve hamilelerde dehidrasyona (su kaybına), ileri derecede sindirim sistemi hastalıklarına, klorürün ise suyun tadını bozduğunu, gözlerde tahrişe, kansızlığa, bebeklerde ve çocuklarda sindirim sistemi bozukluğuna yol açtığını belirtti. |
||
|
||
| zaten insan sağlığının hiçe sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz , yediğimiz , içtiğimiz her şey sağlıksız, sebze meyve yerine zirai ilaç ve hormon yiyoruz ... uzmanlar sebze meyve yememizi öneriyor ama hangi meyve sebzeyi yiyelim , nerden bulalım sağlıklısını da yiyelim , hem meyve sebze yiyip hem de hormon ve zirai ilaç yüzünden kanser oluyoruz .. ferdi babamız ne güzel demiş , hadi gel köyümüze geri dönelim diye şimdi de suyumuz bitti bitecek , yerel yönetimlerin beceriksizlikleri yüzünden .. ama lütfen yani adamlar size kalkıp taaaaaaa kızılırmaktan kesikköprü barajından su getirecekler , siz bu su zehirli diye beğenmeyecekssiniz .. şimdi başbakan kalkıp '' yok böyle bir lüksünüz kardeşimmm '' dese haksız mı ,,, aaa lütfen ama | ||
|
||
| GÖKÇEK ANKARALILARI KOBAY YERİNE KOYDU Büyükşehir Belediyesi’nin 21 gündür şebekeye Kızılırmak suyunu pompaladığını açıklaması karşısında Ankara Tabip Odası uyardı: “Kızılırmak suyunu kaynatmayın. İyonları yüksek olan su kaynattıkça daha tehlikeli hale gelir. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, ”Kızılırmak suyunu 21 gündür Ankaralılara içiriyorum“ açıklaması, siyasi partilerin, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu. ‘Musluk suyunu içmeyin’ VATAN’ın sorularını yanıtlayan Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Doç. Aytuğ Balcıoğlu, Kızılırmak suyundaki kimyasalların olumsuz etkilerinin süreç içerisinde insan sağlığını etkileyeceğini söyledi. Balcıoğlu, Kızılırmak suyunun iyonlarının yüksek olduğu için kaynatmanın suyu daha da zararlı hale getireceğini belirterek “Ankaralılar, musluktan akan suyu kullanmasınlar” dedi. Balcıoğlu, Kızılırmak suyunun zararlı etkilerini sadece “ishal vakası” olarak açıklamanın doğru olmadığını söyledi. Bebek ve yaşlılar dikkat! Kızılırmak suyundaki ağır arsenik ve metallerin özellikle bebeklerde, yaşlılarda, hamilelerde bağırsaklarda ve sindirim sisteminde olumsuzluklara neden olabileceğini kaydeden Balcıoğlu, yüksek klorürün de gözlerde tahrişe neden olabileceğini ifade etti. Balcıoğlu, “Ortada bilimsel veriler var. Daha önce veriler açıklandı. İnsan sağlığına polemik olarak bakılamaz” dedi. Suyun kaynatılarak içmesinin içindeki mikropları öldüreceğini, ancak iyonları yüksek olan Kızılırmak suyunu kaynatmanın bunu daha tehlikeli hale getireceği özellikle vurgulandı. * * * Büyükşehir kendini savundu‘Su gibi su’ VATAN’In sorularını yanıtlayan Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Kızılırmak suyuna ilişkin iddiaları Gökçek gibi yalanladı. Kızılırmak suyunun, Ankara’ya su sağlayan iki baraj; Çamlıdere ve Kurtboğazı’ndan gelen su ile harmanlandığını anlatan yetkililer şu bilgiyi verdi: “Daha önce Kızılırmak suyunun harmanlanmasına ilişkin ODTÜ, İTÜ ve Gazi Üniversitesinde tahliller yapıldı. Harmanlanınca içindeki sülfat oranı litrede 40 ila 80 arasında, suyun harmanlanma oranına göre değişiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün litrede sülfat oranı üst sınırı 250 miligram. Zaten sülfat vücuda zararlı değildir, tuz türevidir. Yüksek miktarda olunca bağırsak sisteminde bozukluk yaratarak, ishale yol açıyor. ”Harmanlayarak veriyoruz” Kızılırmak suyu, diğer barajlardan gelen su gibi İvedik Arıtma tesisine geliyor. Orada diğer su ile harmanlanıyor, çökertme havuzlarında temizlenip, klorlaması yapılıyor otomatik olarak, durutuluyor. Yani tüm işlemlerden geçtikten sonra şebekeye veriliyor. Su harmanlandığı için, Ankaralılar son iki haftadır içmelerine rağmen hiçbir farklılık hissetmediler. Çünkü tadında da başka bir unsurunda da farklılık yok. Su gibi su yani. Bakanlık ‘karıştırılsın’ dedi Ankara’da su kesintilerinin yaşandığı geçen yaz, Kızılırmak suyunun kullanılması gündeme geldiğinde tartışmalar sürerken Sağlık Balkanlığı, “Kızılırmak üzerindeki Kesikköprü Barajı’nın suyunda, sülfat, klorür ve sodyum düzeylerinin yüksek olduğunu fakat yine de bu suyun Çamlıdere Barajı’nın suyuyla karıştırılıp, İvedik arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra tüketilebileceğini” açıklamıştı. Gökçek: 20 yıllık su ihtiyacını karşıladık Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek önceki gün yaptığı basın toplantısında, Kesikköprü’den Ankara’ya 2 hattan su vererek Başkentin 20 yıllık su gereksinimini karşıladıklarını bildirdi. 3’üncü hattın da önümüzdeki ay sonunda devreye gireceğini söyleyen Gökçek, “Suyumuz olmasına rağmen yine de tasarrufa devam edilmesini istiyoruz. Suyumuzu boşa harcamayalım” dedi. İŞTE burada karıştırılıyor Kızılırmak’tan getirilen su ilk önce Kesik Köprü barajında toplanıyor. Barajda bazı işlemlerden geçirilip büyük kapalı depolara aktarılıyor. Su İvedik Arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra diğer iki barajdan gelen suyla karıştırılarak şehir şebekesine veriliyor. Gökçek’in açıklamasından sonra gazetecilerin İvedik Arıtma tesisinde görüntü almasına izin verilmedi. * * * Mogan’a var Eymir’e yok BüyükŞehir Belediyesi, Ankara’nın içmesuyu sıkıntısını gidermek için Kızılırmak suyunun taşınması için Kesikköprü ile İvedik Arıtma Tesisi arasında üç ayrı hat kurdu. Gelecekteki ihtiyaçlar düşünülerek yol boyunca hattan çıkışlar bırakan Belediye, bu çıkışlardan birini de Mogan ve Eymir Gölleri’ni beslemek için ayırdı. 2 yıl üstüste kuraklık nedeniyle su seviyesi 1 metre düşen Mogan’a Kızılırmak takviyesi sağlayan “Can Suyu Hattı” geçen Pazar günü devreye sokul ve Mogan Gölü, günde 25 binmetreküplük suyla beslenmeye başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Eymir Gölü’ne de aynı şekilde takviye yapılabileceğini belirtti ancak bunun için yıllardır koruduğu ısrarını şart koştu. “Ancak bir şartımız var. Eymir Gölü halka açılırsa. Bildiğiniz gibi Eymir Gölü, bir üniversiteye ait. O üniversite mensuplarının faydalanabildiği bir alan. Halka da açıldığı takdirde aynı şekilde Eymir Gölü’nü de beslemek istiyoruz” dedi. Eymir gölünün bulunduğu arazi, ODTÜ’nün mülkiyetinde bulunuyor. ODTÜ kürek takımının çalışma alanı olan Eymir’e sadece ODTÜ mensupları girebiliyor. Gölün etrafını ağaçlandıran ODTÜ, bölgenin doğal sit alanı gibi korunması için Eymir’i halka açmaya sıcak bakmıyor. * * * CHP: Ankaralı kobay mı? CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, Ankara milletvekilleri Zekeriya Akıncı, Tekin Bingöl ve Ankara İl Başkanı Yaşar Çatak ile birlikte Ulus'taki Anafartalar Çarşısı'nı ziyaret ederek, esnafla görüştü. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Kızılırmak suyunun üç haftadan beri Ankara'ya verildiğine yönelik açıklamasının hatırlatılması üzerine Ateş, "Bu, gayrıciddi, Ankara halkının kobay yerine koyulduğunu gösteren bir açıklama. Ankara halkı kobay yerine konularak, üzerinde deneme yapılabilir mi?" yanıtını verdi. Su verilmeden önce belediyenin kent halkına açıklama yapması gerektiğini belirten Ateş, "Suyu verip vermedikleri konusunda da şüphelerinin bulunduğunu" söyledi. Ateş, söz konusu su verilmeden önce İvedik'e yeni bir arıtma tesisi kurulmasının zorunlu olduğunu da belirtti. |
||
|
||
| biz 20 yıldır içemiyoruz | ||
|
||
| ankara nın geçen yıl yaşadığı su kıtlığı en çok su firmalarının işine yaradı ankarada geçen yıla kadar hazır su satan üç beş su firması varken , şimdi gelin bakın en az 25 firma türedi adı sanı duyulmadık hepsinin üzerinde doğal kaynak suyu yazıyor yazmasına da ne kadar doğallar tartışılır tabii plastik bidon satanlar zengin oldu zaten maşallah birileri yine vatandaş üzerinden fena halde rant sağlıyor |
||
|
||
ankara nın geçen yıl yaşadığı su kıtlığı en çok su firmalarının işine yaradı ankarada geçen yıla kadar hazır su satan üç beş su firması varken , şimdi gelin bakın en az 25 firma türedi adı sanı duyulmadık hepsinin üzerinde doğal kaynak suyu yazıyor yazmasına da ne kadar doğallar tartışılır tabii plastik bidon satanlar zengin oldu zaten maşallah birileri yine vatandaş üzerinden fena halde rant sağlıyor bu türkiye'nin gerçeği biz eşek olunca semer vuran çok olur ebruli
|
||
|
||
| su içilemiyrosa mango suyu içsinler kanseride önlüyromuş | ||
|
||
su içilemiyrosa mango suyu içsinler kanseride önlüyromuş Ankara da çoktan pasta yemeye başladı bile halk haberin yok muydu Sapiens , fırınlarda artık çeşit çeşit pasta üretttirip, halka ücretsiz dağıtıyor belediye
|
||
|
||
BU SİTEYE ERİŞİM ENGELLENMİŞTİR Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 05/05/2008 tarih ve 2008/402 nolu kararı gereği bu siteye erişim TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI'nca engellenmiştir. Access to this web site is banned by "TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI" according to the order of: Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 05/05/2008 of 2008/402. ankaraya su mu yok |
||
|
||
|
||
|
||
| içecek su bulabilirlerse tabi,,günlerce süren su kesintileri hesaba katılmamış başlık açılırken:) | ||