|
||
Savaş mı intihardır, intihar mı savaştır? Ve esasında bilimin ve felsefenin ilgilenmesi gereken tek sorun bu mudur? Yeryüzünde haddinden fazla canlı var, doğru. Yarasızlar, değersizler ve erdemsizler katiyetle, hızlılıkla ve kararlılıkla yok edilsin, doğru. Bu yargıyı da (rica ve reveransla) hiper, siber, süper marketçiler yani güç sahipleri versin bence. Gelecek, mitik bir gerçekliğe dönüştürülsün ve ta ki iki(hayır tek) insan kalıncaya dek ölüm makineleri yağlansın(sakın ha yağmalanmasın!).Dişleri temizlensin, parlatılsın, sağdan soldan kırpılsın.Kırpılsın ki küçülsün, küçülsün ki nihayetinde toprak üstünde kalacak son insan da onu içine yerleştirebilsin ve doğal yitişi yalnızca o tatsın. Camus “felsefenin tek sorunu intihardır” derken neyi kast etmişti acaba, merak ediyorum. Kişilerin, ölümü özgür iradeleriyle seçebileceklerini mi, kişilerin süreç içinde mütemadiyen ölüme itileceklerini mi, yoksa bu kaçınılmaz sonun varlığının bilinmesinden dolayı eylemsiz kalınmaması gerekliliğini mi? Yanıtını kestirmek güç tabii ama bizim (yani insanlığın), intihar için sonsuz ve besin değeri yüksek nedenlerimiz var.Vatan, devlet, sınır, bayrak, para, millet, petrol, iktidar, can sıkıntısı…Ohooo, saymakla biter mi sanıyorsunuz?Yeter ki savaş olsun!Ama en önemlisi de can sıkıntısı... Bakın, benim adım Erkan.İzninizle, savaş açma ve öldürme özgürlüğümü(sizce de özgürlük değil mi artık?) ve güdümü kullanarak ismi Erkan olan diğer kişilere saldırmak istiyorum.Ruhları bende birleşsin, tek isim, tek beden, tek yüz.Çok değil efendim, isteğim bayağı ve sıradan bir şey, kolaylıkla kabullenilebilir…Neyse, netice itibarıyla Camus ile ilintili sorumuza gelelim ki onun için andığımızı unutmayalım: Savaş mı intihardır, intihar mı savaştır?Ve aslında bilimin ve felsefenin ilgilenmesi gereken tek sorun bu mudur? Savaş düşündürmeyen bomba Maalesef yanıtı ben de değil.Ama bir bilim insanı olsaydım, ilk önce savaşı dert edinirdim.Değil savaşı sürdürecek, başlatmayacak deneyler yapardım ve engelleyici formülü bulurdum.Sonra daha kapsamlı çalışırdım ve bir bomba icat ederdim.İşleyişi nasıl olurdu biliyor musunuz?Savaş çıkarmaya yeltenen ülkeye ya da kişiye anında fırlatırdım ve mantığını yerle yeksan ederdim.Gülmeyin lütfen, bu tür bombaları üretmek için girişimler oldu.Örneğin Amerika, “afrodizyak bombası” için kolları sıvadı vaktinde.Etkisi ne peki?Atıldığı yerde eşcinsellik dürtüsünü depreştiriyor ve kişiler hızla tercihlerini değiştirerek seks bağımlısı oluyor.Nasıl politika ama!Tabi kullanılmaktan vazgeçildi, o ayrı.Bizi ilgilendiren yanı, yapılabilirliği.Bu yüzden ben de pekala “savaş düşündürmeyen bomba”yı korkusuz, tereddütsüz, ve rasgele salıverirdim her yere. Bu hayalimi gerçekleştirmeme kimse engel olur mu?Mümkündür.Çünkü insanlığa kötücül bir beden ve zihin hırkası atfedilen, hatta giydirilen bir çağda kan üreten, debdebeli sözcüklerle miğferleri, silahları ve cenkleri kutsayan inanç neferleri, harikulade fikir saçımlamalarıyla içlerimizdeki pek nadide ve sarsılmaz yerlerini, önemlerini(ve ödemlerini) koruyorlar hala. Evet ben de askere gitmek, kolsuz, bacaksız ve hatta mümkünse kafasız kalmak istiyorum.Neden mi?Çünkü biz, tıpkı Mahood’un içinde yaşadığı su dolu kavanozun hem ana rahmi hem de cesedi olması gibi, cinnet ve cinayet kusan bir çağın hem tanığı hem de sanığıyız. Gerçek öldü ne yazık ki ve insandaki bir yere mal ettirici biricik aidiyet duygusu gitti.Geriye ne kaldı peki?Koca bir ağızdan ve namlu ucunun kıçımızda hissettirdiği soğukluktan ibaret, kirli bir karartıya dönüşen dünyaya değil, bir “yere” bile ait olmanın önemliliği.Neresi olursa olsun.Fark etmez. Niye mi?Yanıtını, ismini şimdilik anımsayamayacağım bir yazar versin: “Kafa yok, ağız var, sadece ağız var ve ağzın emrindeki cinsel organlarla bedenin sanayileştiği bir yüzyıl duruyor önümüzde.” Evet…İtiraf ediyor ve utanıyorum. Yazar:Erkan YILMAZ (Dramatik Yazarlık, 3. sınıf) Radikal Genç *** Oldukça cesur ve sıradışı bir yaklaşım olmuş!!! |
||
|
||
| Ben savaş konusunda vijdani red'ciyim, Ama keşke hemen bu gün savaş isteyenler başlasalar savaşa ve hepsi yok olup gitseler, sonra; sonraya sadece şavaşmayı bilmeyenler kalsa hem kelime hem anlam olarak ve unutulup gitse bu kelimenin bütün dillerdeki anlamı. |
||
|
||
| Ters bir savaş ordusu insan gururu.. Ten hassas, beyin uyur! Hakimiyet duygusu, Hangi açların midesini doyurur? öldür, öldür, öldür hesap yok! durmadan kanla mideni doldur!!! hadi durma vur! vahşet çukurunu; biraz daha, ceset etleriyle doYUR! zavallı insanlığımız,,,,,, ne kadar zorbayız,,,,,, |
||
|
||
| Savaş olmazsa insanlık tümden biter... | ||