SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => komunist KİMLİKLER

Konu: Doğu Perinçek?

Sayfa: [ 1 ] 2

deniz 09.12.2004 21:53:42
Doğu Perinçek hakkında ilginç iddialar !

“Derin Sol” kitabının yazarı araştırmacı yazar Hakkı Öznur, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek’le ilgili ilginç iddialarda bulundu.    
Hakkı Öznur, kitabı ve Türk solunu Cihan Haber Ajansı muhabirine değerlendirdi. “Derin Sol” solu derinden sarstı” diyen Öznur, kitap yayınlandıktan Aydınlık dergisinin 14 Kasım tarihli kapağıyla kendisini hedef gösterdiğini, terör örgütlerince tehtid edildiğini de açıkladı.

Öznur, “Derin sol” dediği sol grupların Türkiye'yi karıştırmak ve toplumsal kutuplaşma yaratmak için çalıştığını savundu. DHKP-C'nin Türk Alevileri üzerinde, TKP/ML, MKP ve bazı örgütlerinde, Kürt Alevileri üzerinde çalıştığını söyleyen Öznur, bu grupların, özellikle Türk-Kürt, Alevi-Sünni çatışması çıkarmaya çalışarak, iç savaş tahrikçiliği yaptığını vurguladı.

Öznur, “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım'ın kahvehane taramasıyla başladığı ileri sürülen Gazi olaylarının da sol gruplarca tezgahlandığı görüşünde.

“PERİNÇEK MİLLİYETÇİ GÖRÜNÜP MİLLİ DİRENİŞİ KIRMAK İSTİYOR”

Hakkı Öznur, Doğu Perinçek'in toplumda yükselen milli direnişi kırmak için milliyetçi gözüktüğünü söyledi.

Öznur, Perinçek'in milliyetçilerle aynı karede yer alarak toplumda milliyetçiliğe karşı şüphe oluşturmak amacını taşıdığını savundu. Perinçek'in hiç bir zaman milli hassasiyet taşımadığını söyleyen Öznur, Perinçek'in “Kavimler Kapısı” başlıklı yazısıyla şimdi karşı çıktığı azınlık tartışmalarını da ilk başlatan kişi olduğunu ileri sürdü.

Öznur, azınlık raporuna yazan Prof.Dr. Baskın Oran'ın 3 yıl öncesine kadar Aydınlık Dergisi'nde yazdığını hatırlattı. Öznur, 12 Eylül öncesi Apocular ile kanlı bıçaklı olan ve bir çok yöneticisi ile üyesi Apocular tarafından öldürülen Aydınlık Hareketi'nin lideri Doğu Perinçek'in PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'la 23-25 Eylül 1989'da Bekaa'da görüştüğünü hatırlattı. Öznur, bu görüşmenin ardından PKK'nın kontrolündeki Halkın Emek Partisi (HEP) ile Perinçek'in partisi Sosyalist Parti (SP) arasında, seçim işbirliği ve örgütsel ittifak girişimlerinin başladığını ifade etti.

Perinçek'in PKK'yı destekleyen grupların desteğini alarak barajı aşmayı hedeflediğini aktaran Öznur, HEP'in 20 Ekim 1991 genel seçimlerinde SHP ile ittifak yapmasıyla bu planın suya düştüğünü vurguladı.

Aydınlık hareketin yayın organı 2000'e Doğru Dergisi de 1987-1992 yılları arasında PKK'nın yayın organı gibi hareket ettiğini ve TSK düşmanlığı yaptığını öne süren Öznur, siyasi ittifakın gerçekleşmesi üzerine tarafların birbirlerini geçmişte olduğu gibi ajan, provokatörlükle karşı devrimci olmakla suçlamaya kaldıkları yerden devam ettiklerini belirtti.

Öznur, 12 Eylül öncesinde Sovyet tehtidine karşı ABD'yi göreve çağıran ve NATO ile ilişkilerin daha fazla geliştirilmesini iseyenlerin başında da şimdi ABD karşıtı gözüken Perinçek'in o zamanki partisi Türkiye İşçi Köylü Partisi'nin geldiğini söyledi.

SOLCULARIN İÇ ÇATIŞMALARINDA ÖLENLERDEN DE ÜLKÜCÜLER SORUMLU TUTULDU

Hakkı Öznur'a göre solun iç çatışmalarında 4-5 bin insan öldü ve bu ölümlerden ülkücüler ve devlet sorumlu tutuldu. Öznur, “Solcuların kendi içinde işledikleri birçok cinayetin failleri sağcılar arasında arandı. Bu yüzden birçok kişi mağdur edildi, hapislerde süründürüldü. Fakat daha sonra failler genellikle solcu grupların içinden çıktı.” dedi.

Öznur, Moskovacı ve Pekinci gruplar arasındaki çatışmalar ile örgüt içi infazlardaki ölümlerin sayısının ülkücülerle olan çatışmalardakinden daha fazla olduğu görüşünü vurguladı.

Örnek olarak Mustafa Kuseyri cinayetini gösteren Öznur, 1970'te Ankara'da işlenen Mustafa Kuseyri cinayetinde katilin ülkücüler arasında arandığını ve birçok ülkücünün tutuklandığını hatırlattı.

Cinayeti protesto eden sol örgütlerin yürüyüşler yaptığını, solcu öğretim üyelerinin cüppeleriyle katıldığı Anayasa'ya saygı mitingi bile yapıldığını dile getiren Öznur, katilin Aydınlıkçı Türkiye İşçi Köylü Partisi üyesi Nejat Arun çıktığını söyledi.

Hakkı Öznur, DEV-SOL'un ikinci adamı Paşa Güven'in de örgüt lideri Dursun Karataş tarafından örgütün parasına el koymakla suçlanarak 1991'de Paris'te infaz ettirildiğinin altını çizdi. Öznur, tarihe “Kanlı pazar” olarak geçen 34 kişinin öldüğü ve 126 kişinin yaralandığı 1977 yılındaki 1 Mayıs olaylarına da solun iç çatışmasının yol açtığını savundu. Olaylarla ilgili olarak solun hep sağ grupları suçladığına işaret eden Öznur, bunun gerçekle uzaktan yakından ilgisinin olmadığını bildirdi.

Öznur'un verdiği bilgiye göre; 1 Mayıs 1977 Taksim mitinginde 2 sol grup karşı karşıya geldi. Mitingi TKP'nin kontrolündeki Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) düzenliyordu. O zaman TKP'nin birçok üst düzey yöneticisi, DİSK'te de yöneticiydi. Mitinge Maocu gruplar da katılmak istedi. TKP'liler buna karşı çıktı. Organizasyonu yapan gruplar Maocuları miting alanına almak istemeyip, gelenleri de çıkartmaya çalışınca aralarında çatışma çıktı. Sonuçta 34 kişi öldü ve 126 kişi yaralandı. Öznur, Maocuların ABD, TKP'nin ise Sovyetler Birliği kontrolünde olduğunu belirterek, “Bu olaylarda uluslararası provokasyon da var “ dedi.

KİTAP HAKKINDA

'Derin Sol' adlı 1766 sayfalık 2 ciltlik eser, eylemci solun 40 yılını mercek altına alıyor. 'Derin Sol', bir 'ülkücü' tarafından kaleme alınmasının yanında, 'solun içyüzünü, solun kaynaklarına' dayanarak ortaya koymasıyla da dikkat çekici.

Yüzlerce kaynak taranarak ortaya çıkarılan eser, derli toplu belge niteliğinde. 'Solun iç çatışmaları, cinayetleri ve infazlarını' detaylarıyla anlatıyor, aynı zamanda. TKP, TİP ve Fikir Kulüpleri Federasyonu'un yanısıra, bunlardan beslenen Dev Genç, Dev-Sol, DHKP-C, TİKKO ve PKK'ya uzanan silahlı örgütleri derinlemesine ortaya koyuyor.

Cuntaların ve istihbarat örgütlerinin sol gençliği nasıl kullandığı, sağcılar tarafından öldürüldüğü iddia edilen çok sayıda solcunun aslında iç çatışmalara kurban gittiği, yine sol önderlerin itiraflarından aktarılıyor.

34 kişinin öldüğü 1977'deki 1 Mayıs olaylarında, sürekli sağ ve devlet suçlandığını hatırlatan Öznur, solun belgelerinden ve karşılıklı suçlamalarından aslında olayların 'sol örgütlerin mitinge damga vurma' yarışından kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Bu arada, ilginç bir bilgi de, eylemci solun 2 efsane ismi Deniz Gezmiş ile İbrahim Kaypakkaya'yla ilgili. 2 devrimcinin, cezaevinde yumruk yumruğa kavgaya tutuştuğunu, Kaypakkaya'nın Gezmiş'in elinden zor kurtulduğu da kitapta yer alan bilgiler arısında. Derin Sol'da Hakkı Öznur, Sadun Aren, Behice Boran, Mihri Belli gibi beyinlere, arkadaşları tarafından yöneltilen 'CIA ajanı, muhbir, MİT ajanı' gibi suçlamalarına da yer veriliyor. Kitap, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Aydınlıçılara ilişkin de çarpıcı bilgiler içeriyor.

Cihan    
Haber Giriş Zamanı : 17:16:39 - 09.12.2004

09.12.2004 23:20:44
doğu perinçek ve işçi partisi başta olmak üzere türkiyede yerleşmiş bulunan otoriter sol anlayış zaten tarafımdan ciddiye alınmamakta.

ülkücüler hakkındaki cia iddiaları daha önce soner yalçın tarafından belgelerle ortaya konmuştu, ülkücüler kullanılırken bir takım sol örgütlerinde kutuplaşma yaratmak için kullanılmış olması çokta uzak bir ihtimal değil.

emperyalizm kendi çıkarları doğrultusunda herkesi birbirine kırdırabilir fakat bu kullanılan düşünceleri özünde bağlamaz. ben milliyetçiliğe amerika, cia tarafından kullanıldılar diye karşı değilim, bu düşüncenin özüyle ilgili değil.

komplo teorilerini abartmak mümkün, yukarıdaki kitabın yazarınında, soner yalçınında cia ajanı falan olduğu iddia edilirse şaşırmam Smiley

işçi partisi ve doğu perinçek, ciayı falan bırakın, düşüncelerine ve ideolojisine baktığımızda otoriter solla bile ne kadar birlikte düşünülebilir ki zaten? daha düne kadar ülkücülerle işbirliği yapıyorlardı, geçenlerde bir olay oldu birbirlerini dövdüler, yine araları açıldı.

en iyisi kendi hallerine bırakmak..

deniz 10.12.2004 10:28:46
Bahçeli, Perinçek’i eleştirdi !

MHP lideri Devlet Bahçeli, İşçi Partisi ve Ulusal Kanal’ın Gazi Üniversitesi’nde düzenlediği Avrasya Sempozyumu’na tepki gösterdi.    
Avrasya ile Avrusya’nın birbirine karıştırılmamasını isteyen Bahçeli, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’le birlikte toplantıya katılan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i eleştirdi. Bahçeli, “Sayın Demirel’in, yıllardır yaklaştığı Avrasya anlayışı ile Sayın Perinçek ve Aleksander Dugin’in ortaya koyduğu yeni Avrasyacılık arasında ne gibi bir ilişki kurarak böyle bir şeyin himayesini üstlendiğini de merak ediyorum.” dedi.

Devlet Bahçeli, yazılı ve görsel basının Ankara temsilcileriyle dün kahvaltıda buluştu. Sohbet toplantısında, 3 öğrencinin bıçaklanmasıyla sonuçlanan Avrasya Sempozyumu da gündeme geldi. MHP lideri, toplantıya ‘hiçbir mazereti olmadığı halde’ gitmediğinin altını çizdi. Ulusal TV’nin, “Avrasya Sempozyumu’na neden gelmediniz?” sorusuna, Bahçeli şu karşılığı verdi: “Avrasya ile Avrusya’nın birbirine karıştırılmaması gerekir. ABD’nin nasıl yeni Avrasyacılık anlayışı varsa, milliyetçi düşünceye sahip olanların da Avrasya anlayışı vardır. Ama bu Avrasya anlayışını Aleksander Dugin’in Avrusyası’na çevirmeyi de doğru bulmadığımı, o gerekçe ile bu hassasiyetlerde MHP’nin bulunmamasının daha doğru olacağı düşüncesi ile herhangi bir mazeret olmaksızın katılmadığımı bilmenizi istiyorum. Sayın Süleyman Demirel’in, yıllardır yaklaştığı Avrasya anlayışı ile Sayın Doğu Perinçek ve Aleksander Dugin’in ortaya koyduğu yeni Avrasyacılık arasında ne gibi bir ilişki kurarak böyle bir şeyin himayesini üstlendiğini de merak ettiğimi bilmenizi istiyorum.”

Bahçeli, bir soru üzerine sempozyum sırasında ülkücü gençler ile İşçi Partililer arasında yaşanan kavgaya da değindi. Güvenlik güçlerinin olayları incelediğini belirten Bahçeli, “Ülkücülerin olaydaki katkısı nedir? Sabote etmek için ne gibi bir gerekçeleri olabilir? Her toplantıya ülkücülerin müdahale etme görevi yoktur.” dedi.

İşçi Partisi’nin cumartesi günü Gazi Üniversitesi’nde düzenlediği Avrasya Sempozyumu Ankara’yı karıştırmıştı. İşçi Partili ve ülkücü oldukları belirtilen iki grup arasında bıçaklı kavga çıkmış ve 3 öğrenci yaralanmıştı. Toplantıya, Süleyman Demirel, Rauf Denktaş, MGK eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, Jandarma eski Genel Komutanı Şener Eruygur, CHP Grup Başkan Vekili Ali Topuz, İstanbul Bağımsız Milletvekili Emin Şirin ve DYP eski milletvekili Ufuk Söylemez de katılmıştı.

Zaman    
Haber Giriş Zamanı : 10:39:12 - 10.12.2004

01.01.2005 16:47:37
"Derin sol" tam bir masal kitabiymis anlasilan Smiley Dogu Perincek gencliginde TKP/ML militani olup yanlis hatirlamiyorsam 70'lerde polis tarafindan birkac yoldasiyla birlikte yakalanmistir. Sahislarin hepsi iskenceden gecmistir fakat nedense Dogu Perincek gecmemistir... dusunulen, polisin Perincek'e ajanlik teklif etmesi (ki cok sik teklif edilen birseydir bu militanlara), onun da bu teklifi kabul etmesidir. Zira Perincek, bu olaydan sonra orgutten pat diye ayrilir, ve Isci Partisi'ni (IP) kurar. Bu yeni partinin politikasina bakilinca, aslinda sol kisvesi altinda devletci propaganda yapan bir parti oldugu gorulur, Aydinlik dergisinde tespit edilen cesitli orgut militaninin resmi ve acik adresi polise yardim olsun diye yayinlanir, cesitli sol orgutler (eski orgutu TKP/ML dahil) terorist ilan edilip yerden yere vurulur, dezenformasyon yazilari yayinlanir, vs... vs... 80 darbesinin sonrasinda ise IP milliyetcilik bakiminda palazlaniyor... artik acik sekilde milliyetcilik savunulur ve ovulur...

Kisacasi buradan anlasilan su ki Dogu Perincek devlet adina calisan eski bir devrimci, IP ise turkiye topraklarinda solun ne oldugunu daha tam olarak bilmeyen gencleri kandirarak cesitli sol kuruluslarinin aktivitelerini baltalamayi, sol potansiyelini kirmayi amaclayan sol kisvesi altinda propaganda yuruten bir parti. Adini unuttugum avrupa parlamentosu uyesi kadininin mailini kirip, belgelerini yayinlayabilen bir parti ancak MIT'ten destek aliyordur... o mail olayinda zaten MIT'in belgeleri Aydinlik dergisine sundugu dusunuluyor...

O kitabi okuyacagina Dede korkut Destani'ni okuyun arkadaslar, en azindan faydali Smiley

01.01.2005 17:23:14
Not: Bu arada TKP/ML yazdim, ama bir suru TKPML adinda orgut oldugu icin (ornek: TKP-ML, TKPML, TKP/ML ve bunlarin daha bikac turevleri) emin degilim hangisi oldugundan, kisaca simdiki TIKKO - eski TKPML diyelim de karisikliga yol acmasin.

01.01.2005 17:32:17
Yuh yani azrail.Burda perinçeksavunusu yapmayacağım.Elbette eleştirmeliyiz deşifre etmeliyiz.En azından yazarken sorumluluk hissetmeliyiz,en azından sol tarihi adlı kitap alsan yukardaki sıralamanın ne kadar komik olduğunu görürsün.Kulaktan duyma yazmak bence doğru değil.Perinçek tkp-ml militanı olmamıştır,türkiye ihtilalci işçi köylü partisini kurmuştur[illegal],arkasından türkiye işçi köylü partisini kurmuştur[legal],bildiğim kadarıyla arkasından sosyalist partiyi kurmuştur ve en sonunda işçi partisini,şimdi biri çıkıp perinçek ayağından vurulmuştur der,çocukken çocuk felci geçirmiştir.Perinçeğin şu anki konumu bellidir sol kemalizmden pirim yapmaya çalışmaktadır,cumhuriyet gazetesiyle beraber iç savaş teorileri yapmaktadırlar.Ülkücüler kendi tarihini yazsın.

01.01.2005 17:45:40
Kamara, sol kemalizm diye tabir edilen siyaseti sol olarak saymiyorum. Orgutsel gecmisi hakkinda da yanilmisim evet, TIIKP deyince dank etti kafama, hatamdan dolayi kusura bakmayin, o kadar cok orgut ve bolusumler var ki artik kafam basmiyor, karistiriyorum, ben simdiki TIKKO olan TKP-ML diye hatirliyordum. Polislerce yakalanmasi gibi diger olaylara gelince bunlar zaten biliniyor, sallamiyorum. Sonunda yaptigim degerlendirmede de kesinlik katmadim ayrica, "dusunuluyor" gibi ifadeler kullandim, cunku gercekten belgelerle ispatlanmis birsey gormedim Perincek ve baglantilari hakkinda. Fakat tum bu olaylari genel olarak degerlendirirsek, Perincek'in asikar bir fasist ve devletin ajani oldugu kolayca gorulebilir bence (propagandasina bakmak yeterlidir).

01.01.2005 17:53:50
Abi ifadem sert olduysa kusura bakma.Perinçeğin ajan olup olmaması bence önemli değil zaten sol siyasetten tecrit edilmiş durumda.Ben anarşistim şimdi sosyalistlerin işine karışmayıda kendi adıma doğru bulmuyorum hatta kendimi eleştiriyorum...

01.01.2005 17:58:08
Sorun yok, alinmadim Kamara. Bu sosyalistlerin ya da baska birilerin isine karismak degildir, fakat gercegi ortaya cikarmak. Hani Perincek'in ajan oldugu resmi olarak ispatlansa ne degisecek ki? Perincek ajan olmasa da ne mal oldugu ortada...bence kendini elestirecegin bir durum yok ortada, hatta yazdiklarimi duzelttigin icin sagol.

subcomandante 01.01.2005 19:01:12
azrail; perinçek,işkenceden geçmemiştir demişsin,ama düzelteyim;geçmiştir...ama diğer arkadaşları itirafçılığı ve yardakçılığı kabul etmezken,kendisi etmiştir o ayrı...zaten kendi yandaşlarına koyduğu bazı kuralları (çocuk sahibi olmamak gibi) kendisi yıkarak zaten çürük olduğunu ispatlamıştır.

01.01.2005 19:08:50
derin devlet :



çatlı:devletin en baba adamlarından ,asalayı bitiren eleman



apo:besle kargayı oysun gözünü



perinçek:sol kanadı idi sora nasyonal sosyalist modu ,piyonun allahı ve en salağı

ve daha bir çokları ...karmaşık işler ,çözülmesi zor bulmacalar  :shuriken:  :maske:  

Leonardo 28.01.2005 23:07:38
umrumda değil açıkçası. mühim olan daha iyi bir dünada yaşama hakımız olduğunun bilincidir. partilere liderlere ihtiyacımız yok. devrim şimdi buradadır.  

asya 16.03.2007 19:56:33
saf mı, akıllı mı olduğu konusunda hala karar veremediğim, altyapısını hiçe sayarcasına birtakım söylemlerini duyduğumda şaşırdığım, paranoyaklığı ve zaman zaman komplo teorisyenliği tavan yapan bu adamı ciddiye alamıyorum.

deniz 16.03.2007 20:37:59
kuzeys dalga mı geçiyorsun Smiley

deniz 16.03.2007 21:29:38
yok yok sen cidden bizle dalga geçiyorsun  Smiley



Sayfa: [ 1 ] 2