SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Bilim

Konu: Eğitimde Köktendinci İşbirliği-Prof.Dr.Aykut Kence-Biyoloji bölümü, ODTÜ

Sayfa: [ 1 ]

04.02.2008 13:54:42

Eğitimde Köktendinci İşbirliği
Prof.Dr.Aykut Kence
Biyoloji bölümü, ODTÜ
Geçtiğimiz yıllarda, modern bilimin Darwin’in evrim teorisini tamamen reddettiği şeklinde savlar
Harun Yahya takma adı ile evrime ve bilime karşı mücadele eden kişi ve kişilerce, ve belli bazı çevrelerce
sık sık yinelenmektedir. Bu savlar tamamen gerçek dışı olup evrimle ilgili olarak toplumumuzu yanıltma
amacını taşımaktadırlar. Günümüzde biyoloji alanında yapılan eğitim, öğretim ve araştırmalar evrimi
temel almaktadır. Evrim biyolojideki en önemli kavramdır. Evrimden söz etmeden biyoloji öğretmek
periyodik cetveli anlatmadan kimya öğretmeye benzer. Ülkemizde ve dünyada bazı kimseler dinsel
kaygılarla evrime karşı çıkmaktadırlar.
Yeryüzünde insanın varlığını sürdürebilmesi, hem kendi evrimini hem de diğer canlıların
evrimlerini ayrıntılı biçimde anlamasına bağlıdır. Evrim olgusu dünyanın döndüğü gerçeği kadar
gerçektir. Bugün binlerce bilim adamı evrimin olup olmadığı konusunda değil, evrimin nasıl olduğu
konusunda araştırma yapmaktadırlar. İnsan genom projesinin de başarıya ulaştığı çağdaki insanlık, başka
türlerin olduğu gibi kendi türünün evrimini de yönlendirebilecek konuma gelmiştir. Halkımızı ve özellikle
gençlerimizi bu konudaki bilimsel gelişmelerin dışında tutmak kendi evrimimiz ve diğer canlıların evrimi
konusunda söz sahibi olamamak anlamına gelir.
İşte bu nedenlerle refah düzeyi en yüksek olan ülkelerde son yıllarda evrim öğretimi ve
araştırmalarına büyük bir hız verilmiştir. Üniversitelerde ardı ardına açılan ve adında “evrim” sözcüğü
geçen bölüm sayıları 10-15 yıl içinde kat kat artmıştır. Yaptığımız bir araştırmaya göre son yıllarda
üniversitelerde açılan evrimle ilgili bölümlerin %50’si ABD’de olup ABD’yi %14 ile Fransa, %12 ile
İngiltere, %8 ile Hollanda, ve %4 ile İtalya ve İsrail izlemektedir. Modern bilim Darwin’in evrim
kuramını reddetti ise neden dünyanın en zengin ülkelerinde evrim bölümleri açılmaktadır ve insanlar
evrim alanında araştırma ve öğretim yapmak için para, zaman ve emek harcamaktadırlar? Bilimin dinsel
kaygılarla engellenemediği demokratik ve laik ülkelerde evrim konusu, insanlığın ve diğer canlıların
geçmişi ve geleceği, araştırma ve eğitimin önemli bir konusu olabilmektedir. Evrim, tüm bilimlerde
olduğu gibi eleştirel aklı, soru sormayı gerektirir. Evrimin öğretilmesine karşı çıkanlar ise eleştiren, soru
soran bir gençlik istememektedirler. Bunun yerine kendilerine sunulan bilgileri hiç bir soru sormadan,
itirazsız kabul eden bireylerden oluşan bir toplum istemektedirler.
ABD’de biyoloji derslerinde evrim eğitim ve öğretimini engellemek isteyen köktendinci
Hıristiyan gruplar zaman zaman başarılı olmuşlar ve hatta evrimden ve Darwin’den biyoloji derslerinde
söz etmeyi yasalarla yasaklatabilmişlerdir. Ancak tüm bu yasalar daha sonra anayasa mahkemelerinde
laikliğe aykırı bulunarak iptal edilmişlerdir. Daha sonra evrimle birlikte “yaratılış bilimi” adını verdikleri
öğretiyi okullara sokma çabaları da yine mahkemelerce yenilgiye uğratılmış ve “yaratılış bilimi”nin dinsel
niteliği nedeni ile bir fen dersinde bilimsel bir kuram olan evrim kuramına seçenek oluşturmasının
anayasanın laiklik ilkesi açısından söz konusu olamayacağına karar verilmiştir (1).
Evrimin ve tüm diğer pozitif bilimlerin amacı doğa ile ilgili gerçeklere varmaktır. Bilim
hoşumuza gitsin gitmesin, salt gerçeğe varmayı amaçlar. Bilimin vardığı sonuçları insanlar iyi ya da kötü,
doğru ya da yanlış biçimde kullanabilirler. İşte bu nedenle Darwinizm komünist, faşist, kapitalist
ideolojilerce kullanılmıştır. Ama gerçekte bilimin ideolojisi yoktur. O halde evrimin her kötülüğün
arkasında ve altında olduğu düşüncesine nereden varılıyor? Evrimin dine karşı olduğu şeklinde temelsiz
bir kaygıdır bu düşüncenin kaynağı. Oysa Evrim bilimsel bir kuramdır ve hiç bir dinin ne karşısında ne
yanındadır. Evrim alanında araştırma yapan pek çok dindar bilim adamı, evrimi destekleyen kanıtlar
bulmuşlardır ve bulmaktadırlar. Katolik kilisesi 1996 yılında evrimin bilimsel gerçekliğini kabul etmiş ve
bu alandaki bilimsel araştırmaların durmaması gerektiğini savunmuştur. Bilim Tanrı’nın varlığını
kanıtlayamayacağı gibi, Tanrı’nın yokluğunu da kanıtlayamaz. Tanrı’nın varlığı ya da yokluğu bu nedenle
de bilimin araştırma konusu dışındadır.
Bununla birlikte 1970’li yıllarda Fettullah Gülen, Darvinizm’e ve evrime karşı konferanslar
vererek yoğun bir propaganda etkinliğine girmiştir. Bu konferanslara ait kasetlerde (2) Fethullah Gülen,
bütün kutsal kitapların evrimin olmadığını belgelediğini söyleyerek şöyle demektedir:
“...liselerde okutulacak biyoloji kitaplarını, biyokimya kitaplarını, Allah’ın adıyla bizim
adamlarımız, dinimize, kökenimize inanmış, bağlı kimseler hazırlasınlar...”
Fettullah Gülen’in Türk biyoloji eğitimi konusundaki dilekleri, 1985 yılında Vehbi Dinçerler’in
Milli Eğitim Bakanlığı sırasında gerçekleşme yoluna girmiştir (3,4). Lise biyoloji ders programına ABD’li
köktendincilerle (Yaratılışı Araştırma Enstitüsü (ICR) işbirliği içinde (5) evrime seçenek olarak yaratılış
görüşü eklenmiştir (6). Lise din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarında da (7) aynı şekilde Darwin’in
evrim kuramı çarpıtılmıştır.
Daha sonra 1997 yılında dönemin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan “Genetik bilimindeki
son gelişmeler Darwin nazariyesini geçersiz kılmaktadır... Dolayısıyla maymundan insan olmaz, çünkü
hayvandır” şeklinde buyurmuştur (. Bunun üzerine bilim insanları Türk gençlerinin yetişmesinden en
başta sorumlu olması gereken başbakanın bilimle bu denli ters düşmeye hakkı olmadığı gerekçesi ile tepki
gösterince (9) bir daha bu konuda konuşmamış fakat bu sefer de Harun Yahya (basına göre Necmettin
Erbakan ya da Adnan Oktar) takma adıyla birisi ortaya çıkmıştır. Harun Yahya ve “Bilim Araştırma”
Vakfı 1998’den itibaren Hıristiyan köktendincilerle işbirliği içinde (10) evrime ve bilime karşı çok büyük
mali kaynaklarla desteklenen yoğun bir kampanya yürütmeye başlamıştır. ABD’li Hıristiyan köktendinci
yaratılışçılar ise Türkiye’deki evrim karşıtları ile işbirliklerinin Türk toplumunda Hıristiyanlık inancının
yayılmasında yardımcı olacağı inancındadırlar (11,12). Bu bilimdışı kampanya tarihte sık sık örneklerini
gördüğümüz “din elden gidiyor” sloganıyla ilerlemeye karşı çıkan zihniyetin yeniden sergilenmesidir. Bu
kampanyada ABD’deki köktendincilere paralel olarak McCarhty’ci bir yaklaşımla “Darwinizm
komünizmin, ırkçılığın ve bölücülüğün temelidir.” şeklinde gerçek dışı savlar yeralmıştır.
Bütün bunlar ülkemizdeki laiklik karşıtı güçlerin derinden derine devleti ele geçirip iktidara
gelmek için yıllardır oynadıkları sinsice oyunun bir parçasıdır. Bu nedenle evrime karşı yürütülen
kampanyada kaynağı bilinmeyen inanılmaz paralar harcanmaktadır. Sayın Milli Eğitim Bakanı Metin
Bostancıoğlu’nun bir soru önergesine “Evrim kuramı çürütülmemiştir” şeklindeki yanıtı doğrudur ve son
derece yerindedir. Eylül 2000’de gerçekleştirilen 15. Ulusal Biyoloji Kongresi’nde de, yaratılış görüşünün
biyoloji ders programından çıkarılması Milli Eğitim Bakanlığı’na önerilmiştir. Yazımın başında
belirttiğim gibi halkımızı ve gençlerimizi evrim konusundaki bilimsel gelişmelerin dışında tutmaya
kimsenin hakkı yoktur.
Kaynaklar
1. Creationism in schools: The decision in McLean versus the Arkansas Board of Education. 1982.
Science: 215:934-943
2. Gülen, Fethullah, Evrim Anaforu 1 ve 2. Nil yayınları.
3. Kence, A., Evrim ve Yaratılışçılık. Cumhuriyet. 24 Nisan 1985
4. Kence, A., 1994. Biyoloji Eğitiminde Evrim ve Yaratılışçılık. Türkiye Bilimler Akademisi Bilimsel
Toplantı Serileri 2:43-47.
5. Edis, T. 1994. Islamic creationism in Turkey. Creation/Evolution 14:1-12.
6. Güven, T., Köksal, F., Öncü, C., Erdoğan, İ., Acar, Ö., Demirci, Ş., Toğral, A., Şimşek, S., 1995.
Liseler için Biyoloji 1. Devlet Kitapları. Milli Eğitim Basımevi.
7. Ayas, R.M., Tümer, G., 1994. Liseler için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Devlet Kitapları. Milli
Eğitim Basımevi.
8. Darwin’in maymununa karşı hocanın kedisi. Hürriyet
14 Ocak 1997.
9. Bursalı, O. 1997. Bilimi hiçe saymak. Haftanın Gündemi. CBT. 14 Haziran 1997.
10. Matsumura, M. 1998. “Creation Science”: A Successful Export? Reports of National Center for
Science Education, 18:3, p29.
11. Anonymus, 1998. ICR assists in Turkish creation movement. Acts and Facts 27:9, pl
12. Morris, J. 1998. Creationist evangelism in Turkey. Acts and Facts, 27:9.

* Bu yazı ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu yayın organı düşün dergisinin 14.sayısının 12-13
sayfalarında yayımlanmıştır

04.02.2008 13:55:18

sağolasın apoptozis,ama aykut hoca sanki amerikayı yeniden keşfetmiş,harun yahya dingilinide,amerikan patentli akıllı tasarımcılarıda artık bilmeyen yok gibi,hocanın bir eğitimci olarak asıl dillendirmesi gereken şey bu devletin imam hatiplere ve ilahiyat fakültesine,diyanet işlerine ayırdığ bütçe ve bilimsel araştırma ve geliştirmeye ayırdığı bütçeyi kıyaslamaktı.malumunuz üzre bir taraftan fabrikasyon bi tarzda son gaz dinci veya yobaz üretimi yapan bir ülkede Eğitimde Köktendinci İşbirliği'ni de fazla garipsememek lazım kanımca.


Sayfa: [ 1 ]