|
||
| Çoğu insan her türlü ilişkisinde (aile, arkadaş vb.), karşısındaki insanın ya da insanların kendisini anlamadığından yakınır. Aslında yakındığı şey anlaşılmamak mı, onaylanmamak mı? Anlaşılmak neden yetmiyor da, ille de onaylanmak istiyoruz? Buna öteki taraftan bakıp da soralım. Mümkün mü karşımızdaki insanın her söylediğini, her yaptığını onaylamamız? Onu anlamak, düşünce ve eylemlerine hak vermesek de anlamaya çalışmak yeterli değil mi? |
||
|
||
| anlamaya çalışmak çaba sarfetmek onun adına ,,onun yerine koyarak düşünmek ,belki anladığını düşünen çou kişinin kaçış yolu onaylamak ,, anlaşılmak istenenin tercihi değil belki onaylanmak,, |
||
|
||
| necip fazıl durumu ilk dizede özetlemiştir aslında; Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var. Akıl için son tavır; saçlarını yolmak var. insan sadece kendi kendini tamamen anlar çünkü en çok kendine yakındır..başkaları bizi anlamakta hep eksik kalacaktır.. acıdır bu, ama öyledir.. |
||
|
||
| Bazen biz bile kendimizi tam anlayamazken başkalarının bizi anlamasını beklemek zaten haksızlık. Ama birbirimizi anlamaya çalışmak bile istemiyoruz... Daha doğrusu bizi anlamaya çalışsınlar, hatta onaylasınlar isterken empati yapmak yerine egomuzun ardından sürükleniyoruz. Hep merkeze aldığımız egomuzun... |
||
|
||
| evet egomuz ve ,,çok korkucu birşey ama sadece onaylanmak ..anlaşıldığını düşünmenin arkasında ,, içten anlaşılmadığını anladığın an --yani geçiştirilmek için onaylandığın zaman bu yıkıcı bi sarsıntı oluyor |
||
|
||
| karşındaki insanın ne düşündüğünü bilirsen anlarsın.. eğer su içmek sadece bir ihtiyaçsa onun için su istediğinde susadğnı bilirsin ama eğer sana belli etmediği bir nedenden dolayı içiyorsa suyu mesela marka takntl vs. bir kişilikte ise ve tanımıyorsanız tam olarak bilemezsiniz.. oda yakınır bende yakınırım bana aksettiremediği şey için beni sorumlu tutuyor.. anlaşlmak için anlatmak gerekir.. ego denen lanet şey.. insanlığın sonunu bu getirecek..(hani nerde insan mı kalmış?kim o?) birbirimizi sadece sıradan arkadaşlık ile önemsizleştiririz.. arkadaştan öte kavramlar yaratmalı bence..dostluk mu oda salak bişey.. anlamak için sevmek ve sdevilmek lazım bir birini sevmeyen insan anlaşamaz.. ben aşığım ama sevgilimle anlaşamıyorum neden mi? anlatamıyorda ondan.. ben nerden bileyim denize gitmek istemediğini..(meğese balktan korkuyormuş) al işte şimdi ben nasıl anlayayım bunu diğer şeyleri düşündüm boğulmak,köpekbalığ,yengeç.. ama balık sadece bir sıradan balık.. insan anlaşılmaz... |
||
|
||
| belki karşımızdakini önemsemek sadece lafta kalıyor,, anlamak anlaşılmak pat die olmaz tabi,ama gözlemlerimiz günübirlik olmamalı eğer insansa karşındaki ,ve paylaşım içiindeysen önemsemeli..anlamaya çalışmalı ,anlaşılmadığınıı düşünen için çaba serfetmeli ,, ama en önemli şey bunların hepsini --hissediyorsak yapmalıyız ---hissedilmeden içten olmayan her anladım sözcükleri havada kalır( anlayanlar için )
|
||
|
||
| anladığımız kadar, anlaşılıyoruz... hakverdiğimiz kader, hakediliyoruz... bu davranışları hayatımızın her anında uygulamak çoğu zaman zor olabiliyor, anlamaya çalışırken, anlaşılamadığımızı veya anlaşıldığımızı düşündüğümüz an, anlamadığımızı farkedebiliyoruz. önemli olan, çevremizde bu davranışlarımızı yüksek ölçüde yapabildiğimiz az sayıda da olsa birilerinin olabilmesi. dünaya nasıl bakarsak bakalım, aynı anda aynı şeyleri düşünebildiğimiz veya söyleyebildiğimiz tek bir insanın bile olması büyük bir kazanç. bu çerçevede karşılıklı olarak kibirden, eziklikten kurtularak, karşımızdakine hak verebilme, özür dileyebilme erdemini göstermeye başlayabiliriz. |
||
|
||
| belkide insan olmanın yüceliğini ,,sorumluluğunu anlamakla başlıyor herşey okadar insani ,,okadar erdemli oluyor insan anladıkça sevmekle ,,alçak gönüllülükle ,,tüm zamane doğrularına inat sahip çıkarak ,,anlamaya çalışarak (içtenlikle ,,samimiyetle ) |
||