SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Antropoloji

Konu: Yarı İnsan - Yarı Robot = Cyborg

Sayfa: [ 1 ]

03.02.2008 21:46:51
ZeRDuShT
Yazar

   
Yarı İnsan - Yarı Robot = Cyborg
« : 26.01.08/21:01 »

belki kiminiz izlediğiniz filmlerden
kiminiz okuduklarınızdan,
kiminiz farklı bir yoldan bu ismi duymuştur...
cyborg teknolojisi günümüzde bilinen,
en üst düzey bilim ürünüdür...
kollarınızın mekanik olduğunu düşünün,
ve bu kollarla normalde kaldırabilidiğiniz ağırlığın en az 20 katını kaldırabildiğinizi...
ve bu kolların doğrudan beyninize bağlı olduğunu...
ve beyninizin gönderdiği sinyallerle çalıştığını...
herhalde bundan 10 sene önce bunları yazsaydım, bana delisin derdiniz...
ama bugün bu teknoloji gerçektir, inanmazsanız bana araştırabilirsiniz...
beynin sinirler yardımıyla elleri yada kolları yada bacakları yada bir başka organı,
hareket ettirmesini sağlayan, beyinden gönderilen sinyaller çözülmüştür artık...
ve bu sinyaller bilgisayar ortamında çevirilip bir makineye komut olarak gönderilebilmektedir..
beyninizin arkasında kocaman bir delik ve bu deliğe bağlı bir hortum şekilinde ortaya çıkmıştı ilk olarak,
son olarak ise, direk damara bağlı ince bir tel şeklinde kullanılabilmektedir..
bu bionik kol teknolojisinin en inanılmaz tarafı ise, kol takılı olmaksızın,
kolunuzdaki damarlardan birine takılan ince bir tel ile beyni aldatmanın mümkün olmasıdır..
adamlar denemişler, teli normal bir insana bağlamışlar diğer ucunu bilgisayara,
bilgisayardan acı çekme komutunu yazıp, bunu beynin anlayacağı sinyallere dönüştürmüşler,
bu telle koldaki damardan adamın beynine sinyal olarak göndermişler, ve adam aaaahhhh elim eziliyor sanki,
canım acıyor diye bağırmıştı... oysa elinin ezildiği falan yoktu, adamda bunu biliyordu, ama beyin bunu bu şekilde yorumladığı için acı çekiyordu.
kolunu kaybetmiş insanlara 65 bin dolar ile 100 bin dolar arasında, bu bionik kollar satılmaktadır ABD ' de...
bu teknoloji sanırım insanın sosyal olma yada antropolojik olma özelliğini göstermediğini de kanıtlar..
çünkü bu durumda insan bir makineden farksızdır, bir çeşit robottur diyebilirim...
bu teknoloji kör olan insanlara, göz olabilmek amacıylada kullanılmaya çalışıldı yakın bir zamanda,
adamın gözüne bir gözlük, gözlükte chipli bir kamera, ve bu makine direk beyine bağlı bir şekilde...
kamera görüntüyü alıyor, chipe gönderiyor, chipte bunu beynin algılayabileceği sinyallere dönüştürüyor..
beyinde de görüntü oluşuyor...  rüya gibi dimi ama? yani 10 sene önce söyleseydim,
bu kadar da hayalperes olunmaz ki, yada bu kadar da atılmaz ki lan denirdi sanırım...

_________________________________________________ _

konuyla ilgili gazetelerde çıkmış haberlerden;

ABD ordusu, 'Cyborg Böcek' projesi tasarlıyor!
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), askerlerin gidemediği yerlere ulaşabilecek bir ''cyborg (sibernetik organizma) böcek'' projesi tasarlıyor


14 Mart 2006 Salı
Pentagon, bu amaçla canlı böceklerin hareketlerini kontrol etmeyi sağlayacak ve bunların video görüntüsü veya diğer verileri göndermelerini olanaklı kılacak teknolojinin geliştirilmesi için bilim adamlarına çağrıda bulundu.

ABD hükümetinin internet sitesinde geçen hafta yayımlanan ilanda, Defense Advanced Research Projects Agency (DARPA-İleri Savunma Araştırmaları Projesi Dairesi), böceklere pupal (larva ve imago arası metamorfoz evresi) evrede, minik cihazlar yerleştirmek suretiyle bir cyborg böcek ortaya çıkaracak teknolojiyi geliştirmek için yaratıcı düşünceler arandığını açıkladı.

Projenin amacının, elektronik uzaktan kumanda ya da GPS (küresel konumlandırma sistemi) kullanarak, yüzlerce metre uzaktaki bir özel hedefe bir cyborg böceği 5 metre kadar göndermeyi başarabilecek bir teknoloji geliştirmek olduğu belirtildi.

Olası görevler arasında binalardan, mağaralar veya diğer girişi güç yerlerden veri ve patlayıcı izi toplamayı sayan DARPA, yusufçuk ve güve gibi uçan böceklere özellikle ilgi duyulduğunu, zıplayan ve yüzen böceklerin de buna dahil olabileceğini kaydetti.

DARPA, bu çağrıya ilgi duyan kuruluş ve bilim adamlarıyla 24 Mart'ta bir toplantı yapacak.

DARPA, bundan birkaç yıl önce de, kara mayınlarını belirlemek için balarılarının eğitilmesini amaçlayan bir proje başlatmıştı. Ancak kısa süre önce bu projenin rafa kaldırıldığı açıklandı.

_________________________________________________ ____

akrepv
Yazar


Ynt: Yarı İnsan - Yarı Robot = Cyborg
« Yanıtla #1 : 26.01.08/21:51 »
   
Jüles VERNE 1827 yılıda doğmuş ünlü bir Fransız yazarıdır. Bu yazar ''Denizler Altında 20.000 Fersah'' adlı romanında ''Natilus'' isimli bir denizaltıyı ve ekseninde gelişen olayları çok akıcı ve sade bir dille anlatır. Buraya kadar herşey normaldir, yani bir denizaltı ve onun üzerine kurğulanmış bir roman(hatta denizaltı fikrini bile olağan karşılayabiliriz, henüz o çağda buharlı gemilere geçiş yeni başlamış ve yelkenli gemilerin dönemi dahi kapanmamış olsada ''denizaltında yüzen gemi'' düşüncesinin ta Leonardo Da Vinci'ye kadar gittiği hatta onun ilkel diyebileceğimiz denizaltı çizim ve prototipleri olduğu bilinir) ama normal olmayan hatta hayret verici olan bu denizaltının bir ''Atom Denizaltısı'' olmasıdır, yani Nükleer denizaltıdır bu, Kısaca bilgi vermek gerekirse; Nükleer reaktöründe atom çekirdeğinin kontrollü bir şekilde parçalanması ile ortaya çıkan ısıyı buhar trübinleri yardımıyla enerjiye çevirerek normal bir denizaltıdan kat be kat hızlı hareket etmesini sağlayan bir makinedir bu. Romanda Natilus Kuzey Kutbunu su altından baştan sona geçmiştir. Ve Jüles Verne bu romanı yazdığı çağda atom nedir, nelerden oluşur, özellikleri nelerdir bunların hiç biri bilinmemektedir. Peki bir bilim insanı bile olmayan, gemilerde miçoluk yapmış, babasının ısrarına rağmen avukat olmayı reddedip roman yazmayı seçmiş bu ünlü yazara bunu ve benzeri bir çok romanı yazdıran nedir? Cevabı basit ''Hayal Gücü'' ve yukarıdaki örnek buna insanın hayal dahi olsa gerçeğe ne kadar yaklaşabileceğine güzel bir kanıt bence.

Zerdüşt arkadaşıma burada katılmıyorum ''bana gülerdiniz'' kısmına yani, hayal etmenin ileri gitmede en önemli etkenlerden biri olduğunu bilen hiç kimse gülmezdi zaten, hatta bazı icatlar için zamanında ''olanaksız, böyle komedi olmaz'' diyenler, şimdi o teknolojiyi milyon dolarlar vererk almaya çalışıyorlar öyle değil mi Smiley





Meraklısına dipnot;

İlk Nükleer Denizaltı:

İlk nükleer denizaltı Sovyet Nautilus, 1954 yılında yapılmıştır. Bu denizaltı 1958 yılında kuzey kutbunun altından geçmiştir.(ismi nereden geliyor dersiniz Smiley )

Atomun keşfi:
19. yüzyılın başlarında modern atom düşüncesi John Dalton tarafından ele alındı. 1897’de J. Thomson elektronu keşfetti. Yüzyılımızın başlarındaysa Ernst Rutherfort, günümüz atom modelinin temelini oluşturan yapıyı ortaya koydu. Atomun kütlesinin büyük bir kısmını oluşuran çekirdek ve bu çekirdek etrafında dönen elektronlardan oluştuğunu gösteren de odur.
Rutherfort çekirdeği oluşturan pozitif yüklü parçaya “proton” adını verdi. 1932 yılında Chadwick nötronu buldu. İlerleyen yıllarda kuantum teorisi doğrultusunda Niels Bohr “Bohr atom modelini” ortaya attı.


Sayfa: [ 1 ]