SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Okuma Odası

Konu: Sanki miyim Belki miyim?

Sayfa: [ 1 ]

03.02.2008 16:29:22
sanki kaybolmuşum
sanki sokak lambası benim evimmiş,ben evimi sokak lambasında bulmuşum
sanki dikkat! aranıyor.! ilanlarında bulunmuşum
sanki gözlerim doğuştan körmüş,kendimi el yordamıyla bulmuşum
sanki altıncı hissim de terketmiş beni
sanki yok gibiyim
belki de öyleyim de ben bilmiyorum bunu
belki de beni öyle sanıyorlardır ve beni kandırıyorlardır
belki gidip bunu rapora bağlatmalıyım
belki de gidip kendimi en derin uçurumlara atmalıyım
sanki dilim tutulmuş koskocaman sınıfın ortasında sözlüye kalkmışım
belki bunun için titriyor ellerim
sanki temmuzu ıskalayıp cüce şubata sıkışmışım
belki onun için uzundur benim gecelerim
belki bunun için ayazdır gülüşüm
sanki amipler gibi bölünerek çoğalmışım anasızım babasızım
belki şakülümü kaybetmişim onun için büküktür boynum
belki bunun için reddediyor tanrı beni
sanki ölmeden cehenneme düşmüşüm yanıyorum
belki ateş böceğiyim bir ateşte kanıyorum
belki trafik kazası geçirmişim,sıfır gurubu kan benim için aranıyor
sanki herkesin kanı çekilmiş bulunamıyor
sanki son sigarayım içildikçe külüm uzuyor,canım acıyor
belki onun için sürekli boyum küçülüyor
sanki detaylarda boğuluyorum
belki komple detayım farkına varamıyorum
sanki bacaklarım dolaşıyor
sanki sarhoşum
belki sarhoşum
belki bir hoşum
belki bomboşum
belki kan beynime üşüşüyor dağıtamıyorum kalabalığı
sanki polisler geliyor gözlerim yanıyor biber gazından
sanki suçluyum
belki suçluyum
say ki suçluyum
sanki öldürmeniz mi lazım hocam?
belki serseri bir kurşunum,gelir sizi de bulurum
belki ötüşünü kaybetmiş bir kuşum,iki dağ arasında gidip gelen ekoyum
sanki hep vaktinden önce biyerlerde olmuşum
belki de vaktini kaçırıp geç kalmışım
sanki herşey bukadar zor olmak zorunda mı hocam?
ben doğduğum gün belkilere sarınıp
sankilere kundaklanmışım
hadi bir kibrit de siz yakın
sanki yarınlara göz yumup bugünü dünden ıskalamışım
mezarıma gelmeyin sakın
karanfilim olun


İsrafil Kıvrık

03.02.2008 16:29:58
Denebilir ki (ve çok zaman denildi),
"Ölüp gittiniz hepiniz işte, neye yarar,"
(Nasıl da özlüyorum üstelik gidenleri.)
Benim de ama bir çift sözüm var:
Roni MARGULIES




Yarım kalmış sevişmeler şehrinde yağmur gibisin
Yağma…
yağmur içinde şehirler terk ettim
yarım kalmış şehirler
yarım kalmış sevişmeler …
terk edildiler…

“o sabah senden önce uyandım… sessiz nefeslerle saate bakıp bakıp “gitme” diye yalvardım …bir aptal gibi… bütün gece uyanmanı beklerken…daha aptalca sevişmeler de yaşadım… ”


Öyle bir avuç değil ağız dolusu
dikenli telden sancılarım…
aksayan ayağımda, sırtımda, nasıl da ağır
Şehirler ortadan ikiye ayrılırken yağmur başlar ya
Yarım yarım bir şarkı düşer dudaklarından
Pişmanlık mı kırılganlık mı anlayamazsın
Pencereden gidişini izlerim
Öyle bir an ölüm gelir aklıma sendelerim
sonraki her sevişme de sana benzer ya zaten
şimdiki gülüşüme sebeptir
ama yinede içimden sana küfür ederim
Öyle bir avuç değil ağız dolusu

“denebilir ki…”
Yağmur penceredeyse
Kanepede kalan bir sevişme tatlı izler bırakabilir
“denebilir ki…”
Yağmur içindeyse
Yatağın darmadağın edilmiş yalnızlığı da derin izlerin…

“denebilir ki…”
Ortalama her kadın her adama böyle bir anda aşık olabilir
Yok…yok bu işin bahanesi
Yağmur hala yağıyorsa ortalama her sevişme bir öncekinden de geçicidir


Pencere boş
Yağmur dindi
Git artık…

Nasıl da özlüyorum üstelik gidenleri

03.02.2008 16:30:29
Bütün sankileri

ve...

Bütün belkileri

Noktalı vigül'e teslim ettim...


Sayfa: [ 1 ]