SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Kitap

Konu: Dört bin yıl öncesinden mektup var...

Sayfa: [ 1 ]

03.02.2008 13:37:06
Bu öyküleri neden yazıyorum

Ben bir Sumerli öğretmen, şair ve yazarım. Yaşım yetmiş beşi bulduğundan, öğretmenliği bıraktım çoktan; fakat şairlik ve yazarlığım ölünceye kadar sürecek herhalde.
Bu yaşamöykümü daha çok gelecek kuşaklar için yazmaya başladım. Bizim ulusumuz, dilimiz, geleneklerimiz, sosyal yaşantımız, sanatımız unutuluyor artık.
Bu güzel ve uygar ülkemize her taraftan göz diktiler. Göklere uzanan basamaklı kulelerimizin, görkemli tapınaklarımızın, arı gibi işleyen çarşılarımızın, her tarafa ulaşan kervanlarımızın, dümdüz uzanan yollarımızın, bol ürün veren tarlalarımızın, nehirlerimizde ve açtığımız kanallarda salına salına yüzen teknelerimizin, dolup taşan iskelelerimizin, her tür bilgiyi veren okullarımızın ünü uzak ülkelere kadar yayıldığından; ilkel olan bu ülkelerin halkı kıskandı bizi. Fırsat buldukça üzerimize saldırdılar. Kentlerimizi yakıp yıktılar. Biz yaptık; onlar yıktılar. Halkımız hatta krallarımız tutsak oldu. Ailelerimiz dağıldı. Tarlalarımız bahçelerimiz bakımsızlıktan kurudu; hayvanlarımız açlıktan öldü ve böylece kökü binlerce yıl önceye dayanan ulusumuz yoruldu, dayanamacak hale geldi ve içimize yavaş yavaş sızıp bizi yiyen yabancıların kucağına bırakıverdi kendini. Onlar yönetiyor bizi şimdi. Topraklarımıza ilkel geldiler; sayemizde uygar olmaya başladılar. Ne yazıdan, ne tarımdan, ne sanattan, ne dinden, ne okuldan, ne attan, ne arabadan, ne aydan, ne yıldan haberleri vardı. Hepsini bizden öğrendiler. Sonra da biz yaptık, biz bulduk diye övünmeye başladılar. Hep korkuyorum, bir gün gelecek, adımız da uygarlığımızda unutulacak. Biz ne yaptık, ne başardıysak, hepsini onlar üstlenecek.
Bu durum beni yıllardan beri üzüyordu. Ben küçük bir adamım, bunu önlemek elimden gelmez diye yakınıyordum. Bir gün birdenbire aklıma geldi. Ben yazar olduğum göre; ulusumuzun bulduklarını, başardıklarını, geçmişimizi, geleneklerimizi, ne kadar uygar olduğumuzu, gerek Sumerliliklerini unutmaya başlayan gençlerimize, gerek daha sonra gelecek kuşaklarımıza, neden yazılarımla bildirmeyeyim dedim. Ve yaşamöykümü yazmaya karar verdim. Böylece her tarafa, herkese, her çağa ulaşacağımı umut ediyorum.
…..

Tablet 1, Ludingirra’nın yaşamöyküsü

Muazzez İlmiye Çığ (Sumerolog) / Tabletleri çözen
Sumerli Ludingirra kitabından

03.02.2008 13:37:36
umarım ulaşır... hala insanlık varsa, umarım ulaşır...
ama çok zor bir ihtimal...

03.02.2008 13:38:09
ulaştı istanbulee ulaştı... bilim şşimdi doğu mitolojisi ve sümerlerle aydınlatıyor tarihi...
bana yabancı değil bu halk.. kanım kaynıyor nedendir bilmem belkide bilirim Smiley

03.02.2008 13:38:41
Geçen yıl kitap fuarından almış ve merakla okumuştum bu kitabı. Bir yıl sonra gündemime konuk ettiğin "Tanrının adamı" Ludingirra için teşekkürler Fikir.

Bu kitabı okuduğumda M.İ.Çığ'ın önsözde yazdıkları da öğretmen Ludingirra'nın anlattıkları kadar ilgimi çekmişti. Öykülerin, anıların anlatıldığı 20 tablete ulaşılmasının çetin öyküsünü ve bazı tabletlerin kopyalarının farklı yerlerde bulunduğunu, yani daha o tarihte arşivlemenin başlamış olduğunu da bu önsözden öğrendim.

Kitapta zaman zaman karşılaştığımız söz ve olaylar, aradan geçen 4000 yıla rağmen bazı şeylerin hiç değişmemiş olduğunu gösteriyor bize.

İşte birkaç atasözü:
Çok yiyen uyuyamaz.
Kalpte olan düşmanlık getirmez, dildir düşman eden.
Bir kez yalan söylersen, doğruyu söylesen de inanılmaz.
İyi giyinen kimsenin önünde herkes eğilir.
Zamanını boşa geçirdin, ne işe yaradı?

03.02.2008 13:39:07

önderliğin sümer rahip devleti mezopotamya mitolojisi hakkında fazlasıyla bilgi veriyor. İçerik bakımından felsefi yorumlar ile bezeli olarak tabi.


Sayfa: [ 1 ]