|
||
| Hz.Muhammed'in yasadigi donemde genellikle dinle ilgili baslica unsur cami idi. Peygamber yasarken de veya olmeden once de tarikat kurun dememistir ve boyle bir seyi vasiyet etmemistir. Keza Kuran'da da boyle bir nasihat yoktur. Buna karsin, gunumuzde Islamiyetle ilgisi olan olmayan bircok tarikat mevcuttur. Kuran kul'a inmisken, ve Allah ile kul arasina(manevi anlamda) kimsenin giremeyecegi asikarken, tarikatlarin varligi Islamiyet ile celiski midir yoksa degil midir? Varliklari dinen dogru mudur yanlis midir? |
||
|
||
Alıntı sahibi: gobilibozo Öncelikle faydalı bir konu açtığınız için sizi tebrik ediyorum.HZ.Muhammet zamanında tarikatlar yoktu buna gerek'te yoktu çünkü tarikat(yol)mürşit ise(yol gösteren)anlamlarına geliyor,Kuranın kenddisi hayattayken,yani Peygamber(asv)en büyük yol göstericiydi zaten.Onun islamı yorumlamasın dan sonra,hiç kimseye bir şeyi helal veye haram kılma yetkisi verilmemiştir,zira o söylenebilecek her şeyi söylemiştir.Şöyle düşünelim,Allahı en iyi anlayan oydu,anlatma yetkiside onda idi,fakat onun ölümünden sonra,bu ihtiyaç bitmedi,yeni nesiller yetişiyordu ve Peygamberi en iyi tanıyanlara mürşitlik kapısı kendiliğinden açıldı,şayet tarikatlar olmasaydı,din yerinde sayardı,oysa Allah insanlara,iyiliği emretmeyi,kötülükten alı koymayı farz kılmıştı,yani İslam yayılmalıydı,İslamı iyi öğrenmiş olan sahabeler,ddini yaymak için dünyanın dört bir yanına yayıldılar,ve her biri haliyle birer mürşit oldu.
İman eden insanların sayısı arttıkça,yorumların sayısıda okadar artar,bakın forum'da ayet örnekleri veriliyor fakat o ayeti,arkadaş farklı yorumluyor,ben farklı,yani dderin bir ilme sahip olmayan insanlar,kuranı kendisi üzerinden iyi yorumlayamazlar,o sebeple Kuranı ve sünneti iyi yorumlamış insanlara,yol göstericilik anlamında ihtiyaç vardır.Zamanında,gerçekten ilim sahibi,Kuranın ve sünnetin dışına çıkmadan yol gösteren mürşitler vardı bunların çok büyük faydalarıda oldu,Afrikada,avrupada,orta asyada,uzak doğuda islamın yayılmasını sağladılar,örneğin türkiye tarihinde,bir savaş veya fetih kararı alındığında(kurtuluş mücadelelerimizde buna dahil)tarikatlar hemen ön saflarda mücadeleye atılırlardı,ve bir çok mücade bu insanların büyük gayretleri sayesinde kazanılmış.Her konu da olduğu gibi,bu konudada,bizden çok daha iyi bilen insanlara ihtiyacımız var lakiiiiiiiin! Günümüzde hak ile hiç bir alakası olmayan yığınla,cemaat ve tarikat türemiştir,hak değişmez doğru anlamına gelir,yani her doğru hak değildir,kuran haktır ve sonsuza kadar doğruluğu sonsuza kadar değişmez,fakat bu gün tarikatların neredeyse tamamına yakını ifrat ve tefrit içindeler,ya olmayan bir kanun koyuyorlar yahutta,olanı yok sayıyorlar,şunu kabul etmek lazım ki,gerçek mürşitlerin sayısı yok dencek kadar azalmıştır,şimdi bu tarikatların yaptıkları büyük yanlışlıklara bir bakalım. 1-kendilerinin günahlardan korunmuş olduğunu söyleyenler var bunlar cahildir zira yanlızca peygamberler korunmuştur 2-müritlerinin işledikleri günahlarını kendilerine itiraf etmesini isteyen cahiller vardır,İslamda günah çıkarma yoktur,tevbe Allahadır 3-günah işlerdiğini gördüğünde bunu yapmasında bir hikmet vardır dedirterek,müritlerini susturan cahiller 4-müslümanları dünya meselelerinden,siyasetten,bütün hayat yollrından uzak tutarak sadece nefis terbiyesini esas alan cahil mürşitler,oysaki Allah kullarına etrafında olup biten herşeye müdahil olmasını emreder. 5-en kızdıklarım,yönetimlere dalkavukluk edip,kendilerine rant sağlamaya çalışıp,yollarından sapanlar Akıllı insanlar olarak bize bunları iyi ayırt etmek düşüyor ve bunlar yüzündende tarikatların faydalarını yok saymamak düşüyor yanılıyormuyum Nisan? -------------------------------------------------------------------------------- Ayrıca,kul Allah ile düzgün bir iletişim kuramayabilir,buda bir sanattır mesela,işte burada mürşitler,devreye giriyor ve düzgün iletişimi öğretiyorlar,yani buna aracı değilde,öğretici desek daha iyi olacak |
||
|
||
Alıntı sahibi: kurgu Sayın gobilibozo, peygamberler günahlardan korunmuştur diyorsun, delilin nedir?Tarikatler ile ilgili tespitlerinin altına imzamı atıyorum.
|
||
|
||
Alıntı sahibi: gobilibozo Çok basit kurgu sadece peygamberlere verilmiş sıfatlar vardır,bunlardan biri İsmet sıfatıdır,yani onlar masumdur,günahlardan korunmuştur,gizli ve aşikar her günahtan,utanç verici şeylerden ve küçük düşürücü şeylerden,ayrıca teşekkür ediyorum yorumunuz için.
|
||
|
||
| Iknaton lutfen konu dahilinde mesaj at. Peygamber elestirisi degil konumuz. Tarikatlar kutsal kitaba gore, varlik olarak ters midir, degil midir? |
||
|
||
Alıntı sahibi: IKNATON pardon konuyu karıştırdık.
o zaman cevap vereyim.Tarikat olarak adlandırılan , süreç içinde rayından çıkan oluşumların semavi kabul edilen dinlerle bir alakası olmayıp ,batıni ve sanskrit öğretilerin gizli olarak yaşanmasıdır.bu öğretiler girdikleri toplumlarda baskı görmemek için din kılıfının altında ve içinde bulundukları toplumun yapısına uygun olarak devam ettirilir.Örneğin mevlevilik,bektaşilik,batı toplumunda ise hıristiyanlık altında yaşayan gnostikler , yahudiler içinde yaşayan sabetaylar gibi...umarım bu mesaja kızmamışsınızdır |
||
|
||
Alıntı sahibi: adnan var oldukları tarihlerde güzel işlere imza atsalarda
bu günkü tarikat anlayışının islam ile hiç bir alakası yoktur güzel işlere imza atmaları varlıgını kabulü gerektirmez kur an da belirtilmeyen hiç bir oluşum kabul edilemez kur an ...inançdaki farklılıkları ortadan kaldırıp tek bir tanrıya inanmanın yolunu gösterir tüm inananların müşterek bir konuda (güzel ahlak ) birleşip ayrımcılıgın ortadan kalkmasını tafsiye eder birlemeye çalışıp gayrıyı ortadan kaldırmak isteyen bir inanç da ayrımcılık ve bölünme kabul edilemez ama asıl manada tarikat ( yol ) vardır.. içden içe tanrıya alınan yol farklıdır.. kimi sevgi ile.. kimi huylarını terbiye ile... kimi de ilmi ile ...yol alır.. ama ..bu yol.. yine kendinden kendine dir.... gayrı da vasıta aranmaz... |
||
|
||
Alıntı sahibi: gobilibozo Sayın iknaton,yani mevlevilik ve sabetaylığıda aynı kefeya koydunuz ya pes diyorum artık!sabetaylık,kabbala öğretilerini gerçekleştirmek amaçlı,ırkçı,emperyalist siyonistlerin, müslümanlar arasına soktukları,tepki toplamamak için müslümanmış gibi gösterddikleri sabetay sevi ye dayanır,siyasi hedef güden,dddini bir harekettir,mevlevilik ise her nekadar şimdi yozlaşmış olsada ,tarz bakımından tamamen farklıdır aynı şey bektaşilik için geçerli,hiç biri sabetaylıkta olduğu gibi siyasi hedef gütmezler.
-------------------------------------------------------------------------------- sayın Adnan işte bahsettiğiniz şeyden dolayı tarikatlar yozlaştı,her biri farklı bir alan seçti,kimi sadece ilim,kimi sadece nefis terbiyesi,kimi sadece aşk,kimide ibadet yoğunluğuyla,oysaki islam bir bütündür,Allaha ulaşma yollarından,birini tercih edip diğerini hafife almak çok yanlış.Gerçek tarikatlar vardı ve büyük hizmetleride oldu lakin şu yaşadığımız dönem tarikat dönemi değildir,tarikatlar yetersiz kalıyor çünkü, İslama,siyasi,kültürel,ahlaki,ekonomik bir saldırı var bununla mücadelede tarikatla olmaz siyaset şarttır |
||
|
||
Alıntı sahibi: IKNATON istersen örneklemelerle yazayım ; sabetay, siyonist ,yahudi , mason kavramlarını birbirine karıştırmayın genelde hepsi birmiş gibi algılanır ama hepsi çok farklıdır.
|
||
|
||
Alıntı sahibi: gobilibozo link -------------------------------------------------------------- sayın Adnan işte bahsettiğiniz şeyden dolayı tarikatlar yozlaştı,her biri farklı bir alan seçti,kimi sadece ilim,kimi sadece nefis terbiyesi,kimi sadece aşk,kimide ibadet yoğunluğuyla,oysaki islam bir bütündür,Allaha ulaşma yollarından,birini tercih edip diğerini hafife almak çok yanlış.Gerçek tarikatlar vardı ve büyük hizmetleride oldu lakin şu yaşadığımız dönem tarikat dönemi değildir,tarikatlar yetersiz kalıyor çünkü, İslama,siyasi,kültürel,ahlaki,ekonomik bir saldırı var bununla mücadelede tarikatla olmaz siyaset şarttır Alıntı sahibi: adnan tarikat bir yoldur gideceği yerde bir yere kadardır seni taşır maksuta ulaşınca görevi biter buna sadece ilim de aşk de terbiye de tarikat aşıldıgında hakikat yolu başlarki işte orda ilmi de aşk ı da terbiyeyi de birbirinden ayıramazsın bence günümüz tarikatlarının tek eksigi nüspet ilimde egitim verememeleridir çünkü hakikat i ancak var olan madde üzerinde gösterirsen etkili olur ki zamanında tarikatlar bu konuda çok iyilerdi alimler yetiştiren dergahlar artık yok ve tarikatların tek eksigide budur... |
||
|
||
Alıntı sahibi: kopil116 biriniz benden fetoşçuğuma selam söylesin. din tarikatçısı ve kendisini ikinci mesih sayan ukalaya
|
||
|
||
Alıntı sahibi: gobilibozo Evet Adnan aynen öyle ilimsizlik!
-------------------------------------------------------------------------------- Kopil açık konuşurmusunuz kimi,neyi kastediyorsunuz,ne fetoşu,tanıdığınız her inananı fetoşçumu ilan ediyorsunuz? |
||
|
||
| Acik konusacak birsey yok bence.. Gulen tarikati ve cemaati de yeterince siyasete bulasmistir ve gercek iceriginden saparak siyaset gutmektedir. | ||
|
||
Alıntı sahibi: gobilibozo Biraz alakasız bir cevap olmuş nisan ama ben de farklı bir şey söylemiyorum,özellikle nur cemaatineydi ilk yazımın,yozlaşmış cemaatler kısmının son maddesi,benim hezeyanım geldiğim günden itibaren biryerlere yakıştırılmam,hiç bir tarikata ve cemaate mensup değilim,bunun aksi bir izlenimi nasıl oluşturdum anlıyamıyorum
|
||
|
||
Alıntı sahibi: güneşinkızı "Biz bu Kur'an'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık" (19 Meryem-97)
"Andolsun ki Kur'an'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık* Öğüt alan yokmudur?' (54 Kamer -17) "Biz onu anlayasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik" (12 Yusuf- 2) Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir ayet (mucize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine benzedi? Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçık gösterdik. " (2 Bakara - 118). "Andolsun ki Biz bu Kur'an'da türlü türlü örneği gösterip açıkladık. İnsan amma da çok tartışıyor" (18 Kehf - 54). "İşte böylece Kuran'ı apaçık ayetler, olarak indirdik. Allah, şüphesiz, dilediğini doğru yola eriştirir'' (22 Hac - 16). "Andolsun ki biz size açık açık bildiren âyetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik." (24 Nur-34). "Andolsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder" (2 Bakara - 99) "Elif lam, ra. Bu bir kitap'tır ki, hikmet sahibi, herşeyden haberi olan Allah tarafından ayetleri kesin kılınmış sonra da uzun uzadıya açıklanmıştır" (11 Hud - 1) "Bu indirip, hükümlerini kesinleştirdiğimiz suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik" (24 Nur - 1). "Doğrusu bu Kur'an sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız" (Zuhruf-44). "Biz o Kur'an'ı senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar" (44 Duhan - 58). "Böylece ayetleri uzan uzadıya açıklıyoruz ki, suçluların. yolu belli olsun" (6 Enam - 55) "îşte Rabbinin doğru yolu budur. Biz öğüt alanlar için ayetleri geniş geniş açıkladık" (6 En'am 126) "Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir. ' (15 Hîcr - 1). "Andolsun biz gerçekleri açıklayan ayetler indirdik. Allah dilediğini doğru yola iletir" (24 Nur-46). ************ Yukarıda görüldüğü gibi, birçok ayette açıklık ifadesi yer alıyor fakat, buna rağmen niçin kapalı ya da bunu normal inanan insanlar anlayamaz diye lanse ediliyor.Bu durumdan çıkarı olan birileri mi var?İnsan apaçık belirtilen bir kelamı okuyup ta niçin anlayamasın? İnsan, inandığı bir kitapta açıkça belirtilenlere nasıl ters düşebilir?! |
||