SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: İdealar

Sayfa: [ 1 ]

Ruler of the Ruins 02.02.2008 22:21:22
İnsan fikirlerinde, kendini dik kestiği sürece tamamen doğrudur
Yalnız 180 derecelik bir açı gerçek bir çelişkiye mahal verir.

Ama kimse açıölçer değildir.. Kim doğruları ölçebilir ki ?

Bir düşünürün dediği ve benim şimdi değiştirerek söyleyeceğim gibi; haklılık kendini hep barındırır ama kim nerde, ne kadar doğru olduğunu bilemez. Sahi bunu kim diyordu?

İnsan kendini dik kestiği sürece doğrudur dedim, çünkü soyut idealar ve içinde bulunduğumuz şartlar sadece kesişebilir, aynı çizgi üzerinde yol almaz. İnsanın kendini dik kesmesi, aklın ışığına güvenmesi ama algı dünyamızda ki gerçekliği, doğamızı, toplumu yok sayamamasıdır.
Peki idealar nedir?

İdealar Kuramı

"Platon’un İdealar Kuramı üzerine neler inşa edebildiğini görmeden önce, idea kelimesinin Platon için ne ifade ettiğini anlamalıyız. İdealar yalnızca nesnelerin düşünsel karşılıkları değildir. Nesnelerin olduğu kadar, nesnesel karşılığı bulunmayan, “adalet, eşitlik, güzellik” gibi soyut kavramların da, kendi ideaları vardır. Ve idealar evreninde, idealar, en üstlerinde Platon’un Tanrı ile özdeşleştirdiği “İyi İdeası”nın da bulunduğu bir sıra düzeni içindedirler. Somut nesnelerin olduğu kadar soyut kavramların da ideaları olduğunu düşünerek, fizikî ve sanal evreni ayrı ayrı inceleyecek olursak; sanal evrende ki formlar hakkında bilgilerimizin tam ve kesin olduğunu, oysa fizikî evrende bulunan nesneler hakkında ise ancak bir kanı, yaklaşık bir bilgi sahibi olabildiğimizi görürüz. Çünkü fizikî evrende algıladığımız hiç bir nesnenin, zihnimizde canlandırdığımıza tıpa tıp uyduğunu iddia edemeyiz. Fizikî evreni algılamamız sürekli yuvarlamalara mahkumdur. Bu iddiayı daha iyi açıklayabilmek için şu misaller verilebilir : Dünyada 1 metre uzunluğu ölçtüğümüz milyonlarca belki milyarlarca 1 metrelik cetveller olabilir ama aslı Paris’te Luvr müzesinde özel şartlarda koruma altındadır. Diğerleri ona çok yaklaşık uzunlukta olabilirler ama mutlak eşitliklerini kimse iddia edemez. Algılamalarımızda ki yuvarlamalara Felsefe dünyasından bir başka ünlü örnek : Heraklitosun “Bir nehrin aynı sularından iki defa asla geçemeyiz, ama biz hep aynı nehri geçtiğimizi zannederiz”, sözüdür."
alıntı, yazının tamamıyla birlikte: http://www.historicalsense.com/Archive/Platon2_.htm

Fiziki evren hakkında yaklaşık bir bilgi sahibi olmak tanımı bu durumda dediklerimle çelişiyor mu ?
Çok iyi bir kavrayışa sahip olmamız fiziki evrenle ilgili yuvarlamalarımızın sıfıra yakınsaması demek değil midir ?
Ama öte yandan kavrayışımızı ve neyi ne kadar yuvarladığımızı bilemiyoruz, çünkü zihnimiz ve idrakımız fiziki evrenin katkısıyla ama şuan ismini koymakta zorlandığım şeylerinde -ki bu şeyler fikirlerin de üstündedir, yöntemler demekte ne kadar doğru bilmiyorum- etkisinde değişmiş ve değişmektedir. Ama şunu düşünüyorum ki, doğru olmak olası.


Peki sanal evren hakkında ki bilgilerimizin tam ve kesin olduğunu nasıl bilebiliriz ? Kesinlik olasıysa bu nasıl bilinir ?


Sayfa: [ 1 ]