|
||
| günler zamanla geçer içine işlenen acının madeni elbet çıkar böyledir sonradan başkalarında sana yer sende kimse yoksa ki durulup iki nokta üst üste ölümler konulur anlatılamayanların adı hiç bilinmeyen bir dilde. mevsimi ağlatan sahipsiz tüm cümleler etrafta dağınık yerden yere vurulunca aşk ilk bakışta yanılgı sonrada masal ölünce siyah ardından soldu tüm karalar suya dayandı ölüm toprağı çamurlaştıran kimyaya. beklediler alınları açık ama yağmur sevmedi şemsiyeleri tükürdüler kaldırımdan dünyaya çağ bozumu ve ancak sarhoş şiirler mezarlığı üstü tozla kaplanmış cesetler toprak yataklarımızda yılan da baş dönmesi ve sendeleme ki alıntıdır çirkinlikler kitabından çaresiz ekmeğin değirmeni çark yavaşlamakta çünkü rüzgar dediğin kızgın nefesi derin bir söz onu elinle yakalamaya çalışmak karılmamış bir harcın içinde harcanmak. düşersem soluğumdaki kuyuya yüzüme bak okunaksız bir kaç kez tekrarla satırlarını atladığın bu dünyanın yüzünden suratımda beliren kramplaşmış insan öyküsünü. Alper Yıldırım |
||