SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Düş Satıcısı / Refik Durbaş

Sayfa: [ 1 ]

02.02.2008 19:31:33
Yoksul bir adamdı
İstanbul'un adı "Gül" ile başlayan bir kenar mahallesinin
bakla sofa nohut oda gecekondusunda...

Ama düşleri zengindi.
Sevinçleri, umutları, sevdaları
Anıları zengindi.

Gül satıyordu Beyoğlu'nda her akşam.

Düş satıyordu.
Sevinç satıyordu, umut ve sevda bir de...
Bir de hüzünlü anılarını
ve karşılıksız aşklarını...

Her akşam deste değil, tek tek.
Akşamın karanlığı
Beyoğlu'nun saçaklarını aydınlattığında
elinde bir deste gül ile
kaldırımları mekân tutuyordu.

Genç kızlar, onun gül kokusuyla
Taksim'den Tünel'e iniyordu.
Delikanlılar, onun rüzgarıyla süslüyordu
genç kızlara çapkın bakışlarını.
Dolapdere'nin, Kasımpaşa'nın
arka sokaklarından çocuklar
onun sevinciyle geçiyordu
gecenin ve çocukluğun tünelinden...

Adını sordum.
"Gül" dedi, başka bir şey demedi.
"Eski zamanda olsa, bir şair vardı
o olsaydı her akşam
bütün güllerimi alır
Beyoğlu'nun bütün kızlarına dağıtırdı."

"Şimdi" dedi
"şairler ne gülün kokusundaki hüznü anlıyorlar
ne bir sevgiliye yakıştığını..."

Bir hüzün anıtı olarak duruyordu her akşam
Taksim ile Galatasaray arasında...
Bir sevda, bir sevinç, bir umut anıtı...

Yaşanmamış gençliğinin
gönlü kırık anılarının
yoksul hayatının
zengin düşlerinin toprağında beslediği;
sevdasının ve sevincinin
umudunun ve hüznünün
suyu ile suladığı günlerden
derlediği güllerden satıyordu.

Oysa ne Beyoğlu farkındaydı adamın;
ne akşam
sattığı güllerin kokusunun...

Dün akşam, Refik Durbaş da bir gül aldı.
Bir konfeti misali
Beyoğlu'nun üstüne attı yapraklarını.
Bütün bir Beyoğlu ve akşam
ve o ana kadar yaşananlar ile anılar
bir gül yaprağı istilasında kaldı.
Güle kesildi hüzün de, sevinç de...
Anılar ve umut da...
Sevda ve sevinç de...
Düşler ve düşlere sığmayan aşklar da...

Akşam Beyoğlu'nun üstüne kapandı.
Beyoğlu hüzünlü anılar misali
düşlerin üstüne...

Adam, hâlâ gül satıyordu.


Sayfa: [ 1 ]