SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Eylül Hicran Polat

Sayfa: [ 1 ]

02.02.2008 17:39:48
oyun I (sahne) - eylül hicran polat

(En dingin haliydi yağmurun. Sahnede yaşlı bir kadın. Ve arbane sesi. Ve
eteklerinde ziller. Üstelik şizofren mi ne? Bir ağlayan, bir gülen…)

I

Kilitli sandıkta asırlık intihar
Mirasıdır kalbimde çentiği olanın
Oysa döl bekleyen toprak
arsız bir yakarıştadır…

Ey ahali,
susturun tüm tellalları…
Ve üç alkışa beş imza atan
“hüzün” yazıcılarını…
Oynayacağım…
Keyfime kâhya istemez…




Oyun II /

(Aylardan Eylül… puslu bir hava… yangın yerinde tavla… zar tutana ceza!)

I

Keskin bir sızı gözlerinde
Ha deldi ha delecek
Göğün ipek örtüsünü…

Kendisine ağlayan zavallı beşer
Tasından taşarken yaşın
Unutma!
Top tüfek altında ölüler
Ah! binlerce kez toprak üstünde ezildiler…

Ömrümden ömür hanginize yeter!..

II

Gamsız bir yakarış sözlerinde
Ha tuttu ha tutacak
Bedduası ezberlenmiş bestelere…

Kazandıkça kaybetmeyi seven kumarbaz
Ahu zârımdır hep dû-şeş
Yine de susma!
Yazılsın adın sahipsiz mısralara
Ki kaybolmasın mezar taşın

III

Ve ruhum
Çıkmadan önce benden
Üç kere lanet et
İçmediğim suya!
Yolumdaki taşa!
Sudaki sahte halkalara!



(Oyun bitti, takvimlere geçti kayıtlar… Dünyanın tüm yağmurları birleşin! Artık on bir ay var…)



OYUN III (Elim Sende )

(Pazar tezgahındaki limonlardır şiirleri... ekşimsi tadlar bırakır dilinizde yazık! Ki siz bilemediniz kaç şiddetinde kırılır camlar... Yine de bakmayınız tadına tuzlamadan...)

-I-

Gidişine kızan yağmur
Toprağından sakındı katresini
Okuduğu kitapları yakmıştı zahir
"Hain" yazısı kaldı mezar taşında
Annesi ağlar onursuzluğuna...

Yırtık bir gözdür bıraktığı hediye
Parmaklarında ışığı tükenen kor
Boynunda asılı levha
Bastıkça kırılıyor kaldırımdaki ayna...
Gölgesine bakıyor utanmadan


Bilin!
Korkusunu atabilse gidecek burdan...

-II-

Alır eline keskin bir bıçak
Bahanenin öznesine saplar canavar
Sanmayınız ellerinde kan... ah kızıl kan
Sessizliğin üstüne bir kadındır kusan
Siz yeşil, dünya yeşil, aşk yeşil
Beyaz noktalara acır şaşıran...

Arap saçı kelimelerden örer ağını
Tükürüğü yapışır tüm vücuduna
Kaleminin ucu kırık
Zehrini akıtır mısralara
Şifre çözücüsü lazım örümcek kadına

Anlayın!
imgelerinden asılsa gidecek burdan...

(Evet, gitmeli burdan, yeni anneler, yeni topraklar bulmalı.. Yağmura inat salyangozlara acımalı/ağlamadan.. Sonra, aşık olmalı sahicisinden... yeniden yakmalı canını düş satıcısı... En güzelinden bir kadın olmalı. Çıplaklığında boğulmalı şeytan / boşalmadan... Merdiven dayamalı gökkubbesine.. İnandırmalı cem-i cümleyi iffetli olduğuna... Ellerini göğe açmalı...

İnanın!
dua edebilse gidecek burdan... )


Eylül Hicran Polat



Sayfa: [ 1 ]