SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: DÜNden BUGÜNe Edebiyat Dünyasından Notlar

Sayfa: [ 1 ]

02.02.2008 17:20:32
Çağının sorunlarını biliyorsan sanatçısın, değilsen ne ozan ne sanatçı ne de insansın .   
Tahsin Saraç

 

Sınıflarımı edebiyat derslerinin bana kazandırdığı itibarla geçmiştim.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu

 

Dışarıya kapalı bir dille yazıyoruz… Bizim en büyük sorunumuz kendimizi beğenmememiz, okumamamız… Gençler iki büyük madeni buldular: Halkın Dili ve Halkın Kendisi… Her şey edebiyatı sevmekle başlar…
A.Hamdi Tanpınar


 

İnsan her şeyi kendinden, hayatından çıkarır.
A.Hamdi Tanpınar

 

Dile, toplum sorunlarına bütün eli kalem tutanların eğilmelerini isterdim.
 F.Hüsnü Dağlarca


Toplumun yarınına karıncalar gibi çöp taşımakla mutluyum.
F.Hüsnü Dağlarca

 
Politika dışı kalmak, Fransızca deyimiyle apolitik bir varlık olmak insanın elinde değildir. Her yazar-ozan gibi geniş anlamda ben de politikanın içindeyim.
Oktay Rifat


Ozanın dili, kişiliği demektir.
Melih Cevdet Anday

 
Her yeni şiir derinlerdeki içgüdülerin, tutkuların yeni biçimlerde verilişidir.
Behçet Necatigil


 

Önemli olan şairler değil, şiirlerdir.
Behçet Necatigil

 

Sanatın ruhbilimsel kaynağı da korku duygusudur.
Wilhelm Worringer

 

Soyut devimsiz olandır. Evren ise başdöndürücü bir devim içinde. Herşey geçip gidiyor.
Orhan Hançerlioğlu

 

Her sanat, alıcısını da kendisi yetiştirir… Sanatçılarla okuyucuları birbirinden ayırmaya olanak yoktur.
Cahit Külebi


 
Doğuda, hele bizde ozanlar her zaman boldur. Sıkıntılarını şiirle anlatmak isteyenlerin sayısı azaldıkça, buna karşılık şiiri yazmadan da sevenlerin sayısı arttıkça, o ölçüde kendimizi batılılaşma yolunda ilerlemiş sayabiliriz. Bu kendiliğinden gerçekleşmez. Temeli eğitim düzeyimizin yükselmesine bağlıdır.
Cahit Külebi

 

Belinde Diyarbekir kuşağı
Zulasında kimbilir hangi hınç, hangi mısra
Yürür namus bildiği yolda...
Yürür yine de yalınayak ve
ayakları yanarak.
Ahmed Arif

 

Şiir edebiyatın özüdür. Benim için nerde bir roman, öykü, oyun ya da deneme varsa orda bir şiir sorunu vardır… Yaygındır şiir, vardığı sonuç yönünden yaygındır. 
Sabahattin Kudret Aksal

 

Batının 3-4 yüzyılda yaşadığı şiir serüvenini biz bir yüzyıldan kısa bir süre içinde yaşayıvermişiz. Geliştirmeden de bırakıvermişiz.
Sabahattin Kudret Aksal


 

En büyük sanatçılar bile hayatları boyunca en başarılı eserlerini veremediklerinden şikayet edip durmuşlardır. Oktay Akbal

 
Şiddet ve acıklı karakterlerin kesin hatlarla çizilmiş olduğu konular, kötü edebiyat denilen şeye dahildir. Oktay Akbal

Ben son yetmiş yılın toplumsal, siyasal ve insancıl kesitlerini vermeye çalışıyorum. Devrim ve batılılaşma konularına açıklık getirmeye çalışıyorum. Kemal Tahir, kültür emperyalizmi olarak üstümüze çöken üstyapı kopyacılığına karşı direk olarak halkla bağlantılı olmayı, Selçuklu olsun, Osmanlı olsun, hepsini batıdan gelene yeğlemeyi öneriyor. Ben geçmişten kalanı değerlendirmek konusunda ulusal ve yeni bileşimi  yapmak için bu malzemenin yeterli olacağına inanmıyorum. Ben batıdan alacağımız pozitif kafanın elimizdeki ulusal malzemeyi değerlendirme olanağı sağlayacağına inanıyorum.
Attila İlhan

 

Her “gerçek” etkiler kişiyi. Bu etkilenişler yeni bir “gerçek”e  dönüşürken de en doğru çizgisini de kendi çizer.
 Metin Eloğlu

 

Ozan şiirle savaşamaz. Tüm boğuşmaları kendisiyle. Gerçek ben’iyledir. Dili zorluyorsa, imgeleri şımartıyorsa, ses tellerini dikenliyorsa, o kavganın buyruğuyla oluyor bu. Şairane işgüzarlıktan değil. Ben dili hep araç bilip özene bezene kullanmayı yeğleyenlerdenim.
Metin Eloğlu

 

Şiirin hammaddesi sözcüklerdir. Öznel durum ve deneyleri anlatmakta dil epeyce yoksuldur. Bu dil yoksulluğu içinde şiir genede sözcüklerin anlatamayacağı bir evren kurar, tıpkı müzik gibi.
Osman Türkay

 

Duygu ve aklın birlikteliğini ifade eden en uygun biçim, dil… (Osman Türkay’ın açıklamasına en uygun düşen tanımlama….)

 

Şairin işi soyutu somutlamaktır. Yani şiirsel sözün yaşamdaki yerini bulmaktır.
Edip Cansever

 

Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur.
Özdemir Asaf

 

Sanat sonsuz, hayat kısadır.
Hipokrates

 

Şiirin karşısında çaresiz ve zavallı bir düşkündür şair, belleğindeki yara bir türlü kabuk bağlamaz ve zamanın irini sızar durur yüzlerine…
Osman Hakan A.

 

Şairlerin yazmadıkları şiiri aradığını belirtir…
Sunay Akın


 

Mutlu bir aşk mı düşlediğin

Açıkmavi bir mutluluk  mu? diye soruyor şair Hüseyin Alemdar …

 

Şairler bize lazım onları genç öldürmeyelim, 12 Eylül’ün  yasadışı ilan ettiklerini aramıyor mu insanlık şimdi??

 

Ataol Behramoğlu “Ne Yağmur Ne Şiirler”deki dizelerinde “Kanımızla Yazılmıştır Hayatın destanı” diyor ve “ Ve her şeye Yetişme duygusu”dan söz ediyor…
 

Şiir umuttur. Belleksiz insan yenilir! Şiir de!…
Nevzat Çelik

 

Aşk, gizlerimizin, bir başkasının gizleriyle gizlice buluşmasıdır.
Kubilay Köseoğlu


İki fırtınanın tam ortasındaki uçurumda doğuyor şiir… Bilgeler, peygamberler, filozoflar, şairler, bilginler… Önceden gören sonraya kalan insanlar…Kartal görkemiyle yalnız gökyüzünde, kanatları güneşe dokunsa da… Kubilay Köseoğlu

 

Şiir, yaşamın orijinidir. Tek sözcük bile yaşanana denk düşer çoğu zaman…
Mustafa Köz


 

Bilincimizi belirleyen, yaşamın kendisidir diyor
Marks.

 

Şiir eylemin önünde gider ama duyarlılıklarımızı bilince dönüştürmek gerekir diyor şair Mustafa Köz ve ekliyor: “Bilince dönüşmeyen sayıklamalar, mırıldanmalar ise şiir değil, ‘karınca duası’dır”.

 

Şiirlerinde hep sevda, umut ve arkadaşlığı aradığını belirten Cahit Külebi sevmekten ve yoksunluktan yana şiir yazmasını şiirinin karakteristiğine bağlar.

 

Şiir kahve içmez, cinayet işler. Çünkü şiir dünyaya sataşmadır.
Özkan Mert


 

Evet bir çağsonu estetiğiyle kirli sularda yüzüyoruz. Her şey geçti… Dostluk, aşk, gelecek, tatlı sohbetler… Anımsayalım aşkın nasıl bir şey olduğunu….
Lale Müldür

 

Şairin eylemi zaman-dışı’dır. Her şair sadece bulunduğu an’a ait değil, bununla beraber, geçmişe ve geleceğe aittir.
Hasan Öztoprak


 

Ne kaldı sizden, insanlardan, aşktan, şiirden… Arıyorum. Sesinizi duyamıyorum. Afişler, reklamlar, sağır bir duvarlar dizisi örtüyor. Şiirin üstünü de. Bu yüzden şiiri kazıyorum, biriktiriyorum. Arındırmaya çalışıyorum. Üstündeki küften, boş sözlerden özentiden.
Sennur Sezer



Bir senaryoyu yaşıyor gibiyiz: Üret, tüket, üret… Suratını değiştir, elbiseni, papucunu, yürümeni. Ama yaşaman aynı kalsın. Gök daralsın. Soluğunu tut. Modası geçti insan olmanın. Ekrana bak. Televizyonun ekranına. Bilgisayarın ekranına. Yanıt orada. Çözüm orada. İnsan yüzü yok. Yasak.
Sennur Sezer 

 

Ben aşkı düşünüyorum. İnsanı vareden olguyu. Tırnaklarımla kazıyarak çevremizi saran karanlığı. Yaşasın diye bir sap papatya, bir kök karanfil, bir çocuk sesi. Soruyorum, ne kaldı geriye bunca yaşanandan? Sennur Sezer

 

Çokları aşk diye yalanı yaşadı. Oysa bizim her tutkumuzda yer yerinden oynardı.
Afşar Timuçin


Devlerle cüceler aynı şeydir. Önemli olan insan boyutlarında olmak. Gerçek düşünce ve gerçek sanat insan boyutlarındadır. Duyguları, düşünceleri, çabayı, amacı bölüşebildiğimiz ölçüde insanız. İnsan bölüştükçe insanlaşır,kendinden verdikçe.
Afşar Timuçin

 

Şair, dünyadan hiçbir şey beklemeden dünyayı sonuna kadar yaşayabilen böylece de sonuna kadar ölebilen kişidir.
Mehmet Yaşın


Ben şiirleri bekletirim. Mesela şimdi 20 yıldır hiç  dokunamadığım şiir var. Öyle kalsın. Damıtılsın. Bir yere takılmışımdır. Oraya layık, oraya yakışan bir bölüm buluncaya kadar beklesin. Çünkü başı sonu iyi, arada bir yer sıradan, esnaf işi olmasın. Ben buna çok saygı duyarım.
Ahmed Arif

 

“Otuzüç Kurşun”u bir ağıt olarak yazdım. Bugün de öyle düşünüyorum. Klasik ağıt. Bizim Türkçemizde sözlü ağıtlar var ya, şivan. Öyle kaleme aldım. Yayımlayacağım filan hiçbir zaman aklıma gelmedi.
Ahmed Arif

 

İki yaprak arasında kıyılmış

Bir parçası var kalbimin

İncecik, ak kağıtlara sarılır,

Dar vakit yanar da verir kendini,

Dostun susan dudağına….

Hasretinden prangalar Eskittim… “Kimin hasretiyle” diyorlar… Tabii sevgili de var bunun içinde… Ama bunun yanında bizim halkımızın mutluluğu, gelecek bakımından güvenli bir hayata kavuşmasının hasreti de olacaktır. Ahmed Arif

 

Önce şiir vardı. Her şey şiirden doğdu… Bu dünya şiirsiz yaratılmış olamaz. İnsanoğlu şiirle konuştu ilk kez. Şiir yazmak için yarattı ilk sözcükleri… Bu yüzden ozanlar bir çeşit evliya, ermiş, peygamber sayılmışlardır eski zamanlarda. Bugün bile gerçek ozanlar toplumların öncüsü sözcüsü, yol göstericisi oluyorsa bunu, şiirin evrensel diline, gücüne borçludurlar… Onlar insanlık ulusunun, bir gün er geç kurulacak o büyük, tek ulusun, tek toplumun öncüleridir.
Oktay Akbal
   

 

Bilici olmak, görülmezi gören olmak gerekir diyorum. Tüm duyuları uzun süre, sonsuzca ve bilinçle bozup değiştirerek kendini bilici, görülmezi gören kılar ozan. Sevginin, acının, çılgınlığın bütün biçimlerini bozup değiştirmekle kendini bilici kılar; tüm ağuları kendi arar, onları kendinde tüketir ve bunların ancak özünü alıkor. Dille anlatılmaz bir kıyınçtır ki bu, burada ozanın artık büyük bir inanca, tam insanüstü bir güce gereksinimi vardır, bu acıda ozan ayrıca herkes arasında büyük hasta, büyük cani, büyük lanetli olur, -ve de yüce Bilgin! ... Demek ozan gerçekten ateş hırsızıdır.
Arthur Rimbaud



Sayfa: [ 1 ]