|
||
| çoğunun çocukluğu sıcaktır..aslında en kötü çocukluk bile sıcaktır sonrasından..çünkü daha inanılacak ve denenerek bıkılmamış yarınlar vardır..sanırım. kapısını gömmüştük odanın.. ama whom içindeki derinliği belki de incitmemek için yanında taşıdığı kilitçi amcadan olsa gerek bir kapı bulmayı bir şekilde başardı.. saklandığını biliyorduk..ama oyundaki ahengi bozmamak için şaşırmış gibi yaptık. hoş bir ayrıntı olarak ekledik bunu güne... pencereden aşağıya bakıyorum..yükseklikten oysa nefret ederim..çünkü ne zaman aşağıya baksam cezbedici bir derinlik itibariyle başım döner.. harika bir rüzgar esiyor,itibar gösterilmediği için arkalarda bir yerlerde solan bir yazın hafif çiçek kokan rüzgarlarına benziyor. bu yüzden olsa gerek başım dönmüyor boşluğa bakarken. hatta gözlerimizi yumuyoruz ve sanki rüzgarla gidebilecekmişiz ,üstelik de gidilebilecek bir yer de varmış gibi kendimizi asla gerçekleşmeyen bir dağılışa sözde bırakıyoruz. bir üçgen çiziyorum kağıda. köşelerin hep açık kalacağını bilmek endişeyi dağıtıyor. |
||
|
||
| hava sakinliği ile eylülün geldiğini müjdeliyor. yaz kış arasında sükun mevsimi. tabiat ne olduğuna karar veremiyor. ama vahşet kaçınılmaz. |
||
|
||
| odamın penceresinden bakıyorum içimde bir durgunluk var. bir maceradan uyanmış bir yenisinin gelişini görür gibi. onu karşılamaya odamda bekler gibi. aşağısı boş. biri yürüyor, kuleden uzaklaşıyor. elleri cebinde, yürüyüşü yavaş_ ama aksak değil. deniz dalgalı, bir de kuşlar var bağırıp kulenin üstüne doğru uçuyorlar. onlar geçerken bir rüzgar oluşuyor. sonra geçiyor_ boşluk. güneş batmış, hava serin yine. aşağı mı insem? fenerin olduğu buruna.. oda zor geliyor, kuleden birilerini ziyaret etmek, anlatmak ağzıma/ ya da aklıma, ne geliyorsa.. dinleyen olur mu ? |
||
|
||
Agac yesil, duvarlar saydam, siyahlar yok, burda kirlenmek, uyumak, sikilmak yok, burda yalnizca durulacak, belki de surekli o yesil agacin arkasina saklanmaya calisilacak, ve bu sadece toprakta beni Bekleyenden saklanmami saglayacak, almak isterse beni, bir adim one cikmasi yetecek, peki ben buna deger miyim? |
||
|
||
| karlı bir dağ resmi ilişti gözüme yıldızlar altında ebedileşen bir gece... çok sarhoşş... Oysa başka türlü bişeydi benim istediğim belki bir masal başka türlü bir şey kızlı bir kırmızı başlığın masalı büyük kötü kurtun olmadığı... |
||
|
||
| üşüsünler istiyoruz bütün taşlar. üşürlerse anlayacaklar çünkü içten içe kendini yolan insanlar neden yolda buldukları taşları avuçlarında sıkı sıkı tutar. itirafına can yakılan bütün özelliksiz ama yoğun adlar taşların damarında sızacaktır sanki. bu yüzden bugün odayı soğuğun bütün olanaklarıyla dolduruyoruz. aşağılarda bir yerde,taa dipte ,kendime dönük gözlerimden nasılsa kaçmış , yeni bir ölü karga buldum. |
||
|
||
Agac yesil, duvarlar saydam, siyahlar yok, burda kirlenmek, uyumak, sikilmak yok, burda yalnizca durulacak, belki de surekli o yesil agacin arkasina saklanmaya calisilacak, ve bu sadece tOprakta beni bekleyenden saklanmami saglayacak, almak isterse beni, bir adim one cikmasi yetecek, peki ben buna deger miyim? |
||
|
||
...LANA KADAR... Duvarlar betondan, renkler soluk. Orda kirlenmek, orda uyumak, orda sikilmak var. Durmak yok, duracaksan ezilmeyi goze almissin demek, kapilar kapali acmak lazim, gozler kitli anahtar lazim, bedenler sifreli cozmek lazim. Gidip kaybolmadan yasamak lazim, kaybolacagimi dusundudum an geri donebilir miyim? Ben buna deger miyim? Burda kal kule. Izleyecek hicbir sey yok orda. Burda kal. Istersen beni bekle. Ama burda kal. |
||
|
||
| soğuk puslu bi hava.. ölümle uyandım bugün.. ne mi öldü..her gün ölenlerden bi tane daha içimdeki bi yerlerden bişiler daha öldü ama nedense bugünkünü çok fazla hissettim.. penceremden doşarı baktım.. yağmur yağıyo pusun nedeni.. ürperiyorum birden.. sırtıma bi ceket alıyorum ayağımda terlikler..bu sefer ses çıkarmadan mutfağa gidip bi bardak süt alıyorum... sonra büyük salonun denize bakan hemde tam benim fener burnumun hizasındki camın önüne otuuruyorum.. işte yine benim manzaram.. düşünüyorum düşünmeyi düşünüyorum önce.. sonrada insanlarla konuştuklarımı.. neden böyle olduğumu.. nasıl olmam gerektiğini.. hepsi cevapsız sorular olarak kafamda kalıyolar.. sonra birden bi ses duyuyorum arkamda ceren dien dönüp bakıyorum..kimse yok.. kim naapsın ki beni lazım mıyım hayatınıza.. |
||
|
||
| kuledeyken gerisini özlüyorsun dünyanın, ne kadar çirkin acımasız olsa da. ama dünyanın nasıl olduğu mu ki önemli olan? bizim içinde yaşadıklarımız olmalı. . ama o içinde en güzel günlerini yaşadığın çirkin dünyaya gittiğinde böyle bir kule istiyorsun kaçmak için. yoksa bu tür kuleler geride kalmış zamanı hiç özlemeyenler için mi var ? dünyanın en güzel denizinin kenarındaki en güzel kuleler bile sadece 10 dakika muhteşem galiba. -yok yok, kulede sıkıldığımdan değil.. - ama çirkin dünyada 'yaşadıklarını' bile özlüyorsan, güzel kulede de yaşanmalı belki |
||
|
||
| Yağmur yağsın artık kapansın hava... Herşey saklasın kimliğini gri bulutların arkasına, sinsi bir köşeye... Yokoluş gibi huzur versin saklanmak... |
||
|
||
| muhammed, budha, zerdüşt... çıktılar odadan. artık burada duramam. karanlık odamı aydınlatan rüyalarım. yazık ki sizin de sonunuz geldi. yaratılmış olanları ziyaret vakti. aydınlatacağı bişey olmasaydı güneşin hali nice olurdu.. |
||
|
||
| bılmıyorum, belkı mutlu bır son, sen bır kahkaha, bır sevınc cıglıgı, belkıde masallarda kalan yasanmıslık, bır damla gozyası, acı bır cıglık, kım bılebılırkı sonumuz ne olacak... |
||
|
||
| kuleyi yıktım yenisini inşa edicem ... | ||
|
||
| sessiz gece ben geldim.. al beni yine koynuna.. hiç bi yerde yok sıcaklığın.. kuledeki odamda bataniyemin altında elimde bi kadeh kırmızı şarap şöminede yanan ounlar gözlerimde yanıolar.. yarın olacaklara hazırlanmam için uyumam lazım.. soğuk yatağım soğuk içim.. yatağım ısınır bi süre sonra ya içim onu ısıtacak var mı? sessiz gece bn geldim yine.. |
||