SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Sıfır'ın Fildişi Kulesi

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14

20.02.2005 01:59:33
Tırmanırken yukarı ; ve en aşağıya doğru devinirken aslında , gözümde ellerimin gölgeleri ;aynalığından kopup gelmiş taşların ve ayrıntıları , içindeki boşluklar , boşluktaki içleri ; boşlukta biz , boşlukta duran asılı tavan , oda , o ........

Bünye bunu kaldırmaz derken dünyevi bir ağırılığın tartışması değil bu yakarış ; bu ağırlık merkezin ta kendisi yani kendisine yönelen değil merkez. Ağırlığın bir merkeze yönelmesi yerine ağırlığın merkezden dışarı - yıkımsonrası bir yıkımı başlatarak - taşması tam da zamanın şu vakit bünyeme etkisi .

Merkezden fildişi kuleye iniş için izin istiyorum .
Merkez inmek için izin istiyor .....
bzttttz
bztttttt :wacko:

20.02.2005 22:22:40
Geçitler yaratılır ve boşlukları - diplerinde kokan o keskin ölüm ve gazı kaçmış bir yalnızlık - sana doğru koşuşturur ; adımları ve aynı zamanda vücudu koşmak eyleminin taşıyacağı kendiliğindenlikten çok ezbere okunan bir metni çağrıştırır ; çağrışımlara alışan dünyevi edimlerinin beklemediği bir çabuklukta ; doğaçlamanın tadını , sezgisini ağır ağır yudumlayarak , anlamına yaraşır bir tazelikte gelir üzerine . Bir cümlenin başı ve sonu , kendisini belirleyen sınırarı aşarsa ; yani kelimeler ağzından döküldükten sonra ; o büyülü zamansız zaman kolundan çekerse ; nereye gittiğini anlamaz bu mahluk ; debelenir ve sıkışmışlığın sinirini ; onun içe dönük çığlılarını hissettirir döküldüğü yere , oyunlar çevirerek ; oyunlar yaratarak ve oynayarak
 Fildişi kulenin üzerine düşen kelimeler ; gökten süzülüyorlar önce ; ellerine değmeden göğün üzerinde onlar, oyunlarıyla beraber ve ilk defa sahipsizler ; yaratılmak fiilinin dipine yapışmış böceklerin kinlerine rağmen onlar emirsiz, geri dönüşsüz süzülüyorlar mucizevi  ; büyünün kendisini bulması ya da göğün bu saniye oluşması manalarına da gelebilecek bir derinlikle .  

23.02.2005 23:08:28
Bütün pencereleri ve kapıları sıkı sıkıya kapamışlar , o yüzden bugün kulede çok fazla rüzgar var.

Kendimizi ucuna iliştirdiğimiz bir rüzgar dönemecinde hayatı tepetaklak izleyerek , ay tutulması için deneyim biriktiriyoruz.

Çünkü tam o noktada söz kefenine bürünür. Ustalık şimdi anlamsızdır.

24.02.2005 00:56:10
Kapıdan içeri sızan sesler dolanıyor katları ; ardında rüzgarı bırarakak ve sonsuz bir merakla gözlüyolar yüzleri ; en anlamsızından başlayarak sıralayıp planları uyarınca ahlaksızca geziniyorlar , geziniyorlar . Sesler dolanırken kırılganlaşırlar ; katlar zaten kırılgandır ; yukarı doğru incelir yüce ruh ; ve en incesi görüntünün de yokolduğu o yakaran duvardır . Katlar ayaklar altında ezilirken sesler üzerinde yücelirler  ; mekansızlığın büyüsü dokunuşla kaybolur ve uçarken yere bakmaz akıllı biri asla .
Kulenin içinde sesler geziniyorlar ; her tarafta , her köşe başında ve her yüzde aynı sesler . Onların geçişleri ne kadar mucizevi ise nüfuz etmeli de o denli süratli ve bilinçli  ; reddedilemeyecek kadar kırılgan . Ona dokunabilecek kadar cisimleşmiş ve hücreleşmiş adeta . Onu bulmak için düşmüş yola ve o yolun kendisiymiş .....

26.02.2005 12:12:54
kuledeki herkes toplanıp bi yerlere gitmiş,
beni burda yalnız bırakmışlar
ben ağaçların yanında kala-kal-mış..ım
onları bırakıp kuleye geldiklerim. gelmiş aklıma

13.03.2005 22:22:44
ve atlıyoruz ikimiz kulenin penceresinden aşşağı, su içen bir angutun üstünde ölüyoruz hayata..
:w00t:  rüyaymış...
amma da irkti be bu..
kuledeyim.. odam herzamanki sakinliğinde..
panoya yazı asanları izliyom.. Smiley  

13.03.2005 22:28:41
Bu kulenin yutabileceği insan sayısı ne kadar..

Sonsuz sıfırdan çok mudur?

Ay kuleye neden düşmüyor..düşsün artık..Özledik ayın toprağına bulanmış yeraltı kaçağı şiirleri.

Bütün yüzler aynasında yanmış.

İçimizi ürpertip , gülümsememize alayın ekmeğini doğruyorlar.


deniz 14.03.2005 00:06:33
kulenin iç duvarları kalkıyor.

tüm kule içindekilerle bütünleşiyor.

..

ortak hacimde ben de olacak mıyım yada onu kendi evrenime mi dahil edeceğim ?

15.03.2005 16:39:24
Ben bu kuleyi de seviyorum iyi mi..

Aslında ..yok hayır yani evet..bu kuleyi seviyorum. Artık ,bir süre ,bu aralar, belki yarına kadar,belki ölene kadar ve ondan sonra daaa.

Hatta günün en berbat saati öğlen güneşi altında bile.

 

15.03.2005 16:43:36
kule'ye bir boeing'le havaya ucurmak istiyorum.

15.03.2005 16:50:06
Özgür kuleyi havaya uçuracakmış

Desene akşama parti var.

Kendimi bu kuleye ait hissetmesem de gene de seviyorum ve bu infilak beni  eğlendirebilir.  

15.03.2005 16:51:21
kokusmus et kokulari ve sanatsal bir tablo,tam dusledigin gibi.{belki}

15.03.2005 17:13:28
Sanırım bunu görmiyeceğiz.Çünkü biz kuleden sıkıldık.Ama eğleniyor olacağınızı bileceğiz.Ne işimize yarar bilmiyorum bu bilgi.

Hayat saçmalıkların ahenkli duruşudur zaten.

15.03.2005 17:15:27
hayat, sacmaliklar yumagidir,biz kediyiz,anlam vereyim derken minik bir kedi sarmasik gibi sariyor bizi,ipleri,ve sacmaligin ozne'si oluyoruz buz,sacmaliyorum.

15.03.2005 17:46:15
odamın kapılarını kulenin koridorun kendi kapılarımıda dünyaya tekrar açma zamanı geldi..
yaralarım iyileştimi ..
sanmıyorum onlar içten içe kanıyolar..
ama bu bnm umrumda bile değil artık..
gelen bahar ve içimi ısıtan sıcak güneşle her tomurcuk gibi bende uyanıyorum güne..
özlemişim sizi..
herkesin ayrı bi yeri var bende..
çünkü hepiniz bi şekilde oluşumumu sağladınız
bugünkü beni yarattınız..
tek bi kelimenizin bile bende o kadar büyük bi etkisi oldu ki..
teşekkürler yaşamımdaki herkese..
kule işte yine ben ama bu sefer susmayacağım ortalığı karıştırmaya geldim..Smiley


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14