|
||
| Henüz bahar ayları, sonbahara yaklaşıyoruz ama hala hava sıcak... Kulenin bahçesinde bir iki ağaç, bir kamelya var. Kuleden devam eden bir düzlüğün ardından kayalık bir uçurum ve ardında deniz görülüyor... Bir an seçip başlıyorum: Herkes eşyalarını odasına yerleştiriyor şu anda. Aceleyle eşyaları odama tıkıp, hemen bahçeye koşuyorum, harika bir manzara, sonsuz bir deniz... Şimdi bir sigara yakılır, uçurumun kıyısına oturulur ve birileri gelene kadar bu sonsuzluk izlenir... |
||
|
||
| bu yerin olduğu bilgisiyle onların salak dünyasına gelmiştim ben.bütün aksi işaretlere rağmen genlerimde bu kulenin fotoğrafını taşımıştım. sonunda kopmanın mükemmel tasarımına ,olağandışı ayrılmanın son sınırına da ulaşacağımı biliyordum. kararlı bir şekilde yıkılan her kent dehşet veren acısı arasında bu yerin yolunu açıyordu. bu taşlar çok özel..onları çok dikkatli ve en ufak bir sapmadan ürkerek dizmek gerek..bu kalan ömrümün bütün sonsuzluğuna yayılacak bir eyleme dönüşebilir.. ama aya hiç bu kadar yakın olmamıştım.bu nefesimde gerçek bir yangın yaratıyor.onu seyretmekten kendimi en az bir asır alamayacağımı düşünüyorum.. aris'in sadece burada yanımda olabileceğini biliyordum.öteki tarafta hiç yanımda olmamıştı,önceden bile bunu da biliyorum.onunla ayı seyredeceğiz şimdi.soğuk ışığında bütün bu dağılma için gerekli kısık sesli sakınma kendinden arınacak.soğuyacak her şey ,kristal buzlardan kanatıcı çiçek açmazları oluşturmayı düşünüyoruz duvarlarda ..şimdilik tek belleksel hayat belirtimiz bu. |
||
|
||
| eşyalrımı yerleştirirken gözüm dışarı takılıo.. manzarayı yutuyorum gözlerimle.. işte mutluluk diorum ne zamandır bunu arıyomuşumda haberim yokmuş.. sonra arkamda bi ses duyuyorum.. geldi.. sarılıyorum sıkı sıkı.. aşağı iniyoruz birlikte.. herkes mutlu herkes olması gerektiği gibi.. |
||
|
||
| Odamin kapisi yesil, duvarlar camdan, esyalarim yok, Burda kirlenmek, uyumak, sikilmak yok, burda yalnizca durulacak, belki de surekli o yesil kapinin arkasina saklanmaya calisilacak, ve bu sadece kapinin arkasinda beni bekleyenden saklanmami saglayacak, gormek istersen kapinin onunden bir adim saga ya da sola kayacaksin, bir adima deger mi beni gormek peki? | ||
|
||
merx ve jeren geldi yanıma... oturuyoruz, ceren'in enerjisi ve mutluluğu istemeden ve farkında olmadan gülümsetiyor beni... ![]() soruyorum: -beğendiniz mi burayı? belkide hep kaçıp saklanmak istediğiniz, bize bulaşmasalar dediğiniz kaçamağınız burası... birbirinizin gözlerine bakmaktan manzarayı unuttunuz deli aşıklar...
|
||
|
||
| Son defa cep telfonu ile haberlestikten sonra onunla,beraber esyalarimizi hazirlayip ,paketleri arabanin bagajina tasiyorum.Giderken,gozumuze yesil-mavi deniz ve agaclar dikkatimizi cekiyor,iniyoruz arabadan,az ileride bir kelebek ve bir orumcek gizlerini paylsiyor hayatlarinin,opuyorum oylece,ansizin,haberi olmadan,yolda uzuyor sanki mutluluguza giderken,biraz sonra fildisi kulesinin,sari-beyaz olarak secebiliyoruz irak-yakin,esyalari indirirken askim,etrafa bakiyor,sonra odamizin en guzel penceresine ss yazaiyoruz her kalktigimizda o yaziyi goruyoruz.Elele denizin kum ve okyanus arasinda kalmis ara-mekaninda,mutlu olmayi hakediyor(uz). |
||
|
||
| Şimdi biraz odamda oturup, pencereden dışarı bakmadan sadece dalga seslerini dinlemek istiyorum... Belki ağlamaya başlarım sonra... Odamdaki bu rutubet kokusu hoşuma gitti, bu yerin bana tanıdık gelmesini sağlıyor... | ||
|
||
| Hicbir isik kaynaginin aydinlatamayacagi ve hicbir insanin adimlari ile gelemecegi odamda ki los karanlik insanin icine tukenikligin vazgecilmezi olan melankolinin... Odayi biraz havalandirmam gerek diye dusunuyorum,sonra donuyorum,ayrica kuzey,bati,dogu,guney yok odamda her tarafa varolussal bir bosluk ve boslugun ici karanlik dolu,yerler mozaik,avdan yeni gelmis kopeklerin o sir agda kokan eksi ter kokularinin uzerine,pihtilasmamis kan kokusu uzerinde piknik yapiyormusum gibi hissediyorum kendimi,oda yi biraz havalandirmam gerek,bu bakterilerle mutualist bi sekilde yasamak icin,karanlik,bosluk. :maske: | ||
|
||
| :islik: şekil bu, dolaşıyorum oda kuranların, bi köşede oturanların arasında.. kuleye şööle bir kafa kaldırıp yüksekliğini anladıktan sonra uçurumun da yüksekliğini anlamak için yine ölçü aletim kafayı aşşa sarkıtıyorum.. o da ne_? uçurumdaki dala bir T.C. bayrağı asılmış.. Umay ıslanmış bir şekilde tırmanıyor ve büyük bir gururla; "olm tam ipi dala taktım ayağım kaydı,düştüm.. " diyorr..beraber gülüyoruz aynı anda farklı şeylere ve farklı kendimize |
||
|
||
| Tüm gün kıyıda dolanıp karanın denizi kucaklamasını, denizin sonsuzluğunun huzurunu ve belki ürkünçlüğünü, havanın ılık nefes kesiciliğini hissettim. Şimdi odama gidip birşeyler yazmak istiyorum, bir bardak kahveyle gelen olursa misafir kabul edebilirim...
|
||
|
||
| bugün güneşli güzel bir gündü. kulenin yeni konuklarının aşağılardan belli belirsiz konuşmalarından başka bir ses işitilmedi. tabii bir de cırcır böcekleri. günümü kulenin en üst katındaki uçsuz bucaksız denizi gören odamdan izlemek ve tek lüksüm olan yer yatağımda uyumakla geçirdim. kimseyi görmek ve diyalog kurmak istemiyorum. böylece bir kaç gün geçirip düşünsel toksinlerimden kurtulmalıyım. |
||
|
||
bana da bi oda inşa ediverin bari ![]() deniz manzarası ve büyük pencere olursa makbule geçer.. arada bi kaç gün uyuya kalabilirim, merak etmeyin
|
||
|
||
bir bakıyorum herkes çoktan yerleşmiş.. huyumdur, geç kalmışım yine ![]() insanlara bakıyorum hepsinin bir hayatı, bir düzeni var.. kandime bakıyorum ayak uydurmaya çalışıyorum .. ama sevdim burayı, deniz kenarı ondandır..
|
||
|
||
| " :islik: ne yazıyon sen bakiym öyle? " diye dalıyorum Anarres'in odaya.. "hay!vaan!!! kapıyı çalsana diyor" benim kahve dökülüyor üstüme, "yandım anam!!" diye çıkyorum dışarıya :rolleyes: sonra gidiyom uçurumun kanburundaki ormana.. giriyorum ağaçların arasına..Çalılıklar çentiklerini atıyor üzerime..Hava güneşli, herşey güzel, sesizliği hiç duymamıştım, onun tadını çıkarıyorum bir müddet..kayboluyorum bi ara..nereye giderim, ne yaparım şimdi derken Anarres kafama şaplağı vuruyor; "Kalksana olm, yine sızmışsın uçurum kenarına, bi gün düşüp ucuz ölcen şuradan ha!" diyor........ . Oda bulmak için kalkıp gidiyorum kuleye doğru... |
||
|
||
| duvarlardaki ince buzlu tabakada biriken yıldızlar sürekli saydamlıklarını değiştiriyor yeni yıldızsılar yaratıyor hatta süpernovaların varlığına bile şahitlik edebiliyoruz. koridorlar kaybolurcasına yürümemize müsait olacak kadar çok oldukları için ve bitişleri ,başlangıçları olmayan kışkırtıcı şekillerde sıralanarak geometriksel hazzı kırdıkları için ve karanlıklarına karışan hafiflemiş ayışığıyla gizli koridorlara insanı ulaştırıp asla tükenmedikleri için..çok güzeller. ayna henüz hiç bir şeyi göstermiyor.çünkü buna daha vakit bulamadık. içeri kar taşıyan rüzgarın yerinden ettiği bir kağıdı kapıyorum...parlak yüzeyini okşuyorum..kalemlerimin içinden seçtiğimle de aramda bir süre bize özgü bir sevecenliğin ilgisini kurduktan sonra her şeyin saçma ve silinebilir oluşuna gülüyorum. silgi kullanmanın anlamsızlığını biliyordum zaten. şimdi sadece yazacağım. |
||