SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Okuma Odası

Konu: hikayeler

Sayfa: [ 1 ]

21.09.2007 21:11:17
Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.

Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. ıçinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.

"Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.". Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba" demiş, "bende yalnızlıktan sıkılmıştım zaten.". Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış.

Papatyada ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş.

Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edipte bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatyada kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana, ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.

Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve "Üzgünüm, ama senden ayrılmam gerekecek" demiş. Papatya buna bir anlam vermemiş. "Neden" demiş. "Yoksa benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek. "Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim."

Papatya bu duruma çok üzülmüş. Ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Sevi seviyorum" diyebilmiş ancak.

Papatya donakalmış. Sadece "Bende..." diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş. ıçinden "Keşke onunda beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş. Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış.

Her düşen yaprakta papatya, içinden "seviyormuş" diye geçirmiş.

ışte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş; seviyor mu? Sevmiyor mu diye...

22.09.2007 19:11:46
Müşteri : Çok fazla teknik bilgim yok. "SEVGİ" yüklemek için ne yapmam gerekiyor?

Yetkili : İlk adım olarak KALBİM dosyanızı açmanız gerekiyor.Açtınız mı?

Müşteri : Evet... Ancak şu anda GECMISACILAR.EXE, DUSUNDUKCE.EXE, HASET.EXE VE GUCENME.EXE isimli programlarda çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGI yükleyebilir miyim?

Yetkili : Problem değil.Yüklediğiniz anda "SEVGI" otomatik olarak sisteminizden GECMISACILAR.EXE'yi silecektir. Bir süre daha geçici hafızanızda kalabilir ama artık diğer programları etkilemeyecektir.

SEVGI ergeç DUSUKGUVEN.EXE'yi silerek YUKSEKGUVEN.EXE isimli bir modül yükleyecektir. Ancak,siz HASET.EXE ve GUCENME.EXE'YI mutlaka kapatmalısınız. Bu programlar "SEVGI" 'nin yüklenmesine engel olur. Onları kapatabilir misiniz lütfen?

Müşteri : Tamam, kapattım. "SEVGI" otomatik olarak yüklenmeye başladı. Bu normal mi?

Yetkili : Evet ama unutmayın ki bu sadece bir temel program. Üst versiyonlarının yüklenmesi için başka KALP 'lerle bağlantı kurmanız gerekiyor.

Müşteri : Ooooops...Daha şimdiden bir hata mesajı verdi. Ne yapmam gerekiyor?

Yetkili : Mesaj ne diyor?

Müşteri : HATA 412 - PROGRAM IC SISTEMDE CALISMIYOR. Bu ne demek?

Yetkili : Endişelenmeyin. Bu sıradan bir problem. "SEVGI" programının başka KALPLERDE calışmaya hazır olduğunu ama henüz sizin KALBINIZDE calışmadığını söylüyor. Şu komplike programcılık terimlerinden biri, ama daha sade bir dille "Programın başkalarını SEVEBILMESI için öncelikle sizin kendi sisteminizi SEVMENIZ gerektiği"anlamına gelir.

Müşteri : Yani ne yapmam gerekiyor?

Yetkili : "KENDINIKABULLENME "isimli dosyanın altındaki KENDINIAFFETME.doc, KENDINEGUVENME.TXT, DEGERBILME.TXT ve IYILIK.doc isimli dosyaların üzerine tıklayıp hepsini "KALBIM" dosyasına kopyalayın. Bir de KENDIKENDINEKRITIK.EXE 'YI tüm dosyalardan ve daha sonra da cöp kutunuzdan silerek tamamıyla yok olduğundan emin olun.

Müşteri : Başardım.Hey ! KALP'im gerçekten tertemiz dosyalarla doluyor. GULUMSEME.mpg şu anda monitörümde oynuyor ve SICAKLIK.COM, BARIS.EXE ve MEMNUNIYET.com KALP'imin içine kopyalanıyor..

Yetkili : O zaman "SEVGI" yüklendi ve çalışıyor. Şu andan itibaren herşeyle başa çıkabilmeniz gerekiyor. Yalnız telefonu kapatmadan son bir şey...

Müşteri : Nedir?

Yetkili : "SEVGI" programı ücretsizdir. Onu ve onun tüm modüllerini tanıştığınız herkese verin. Karşılığında onlar da başkalarıyla paylaşacak ve sonucunda size tertemiz moduller geri dönecektir. İyi seneler...

Müşteri : Size de ..!!

w.arzum 22.09.2007 19:42:43
güzel bir hikaye. tşkler

22.09.2007 19:58:48
güzel bir hikaye. tşkler
o sizin yüreginizin güzelliği siz saolun Smiley
Bir ülke varmış eskiden.Ve bu ülkede hiç ama hiç kırmızı gül yokmuş bütün güller beyaz renkteymiş.Bir de birbirini çok seven bir kız ve bir delikanlı varmış bu ülkede.Birbirlerine çok yakışıyorlarmış.Kız çok güzel delikanlı ise çok yakışıklıymış.Delikanlı bu kız için herşeyi yaparmış.Kıza evlenme teklif etmiş.Kızsa bir şartla demiş. 'Bana kırmızı renkte bir gül getirirsen seninle evlenirim'. Delikanlı çok üzülmüş çünkü hiç kırmızı gül yokmuş.Beyaz güllerle dolu bir bahçeye gitmiş aramış ama yok.Sonra ordaki bir bülbüle derdini yanmış.Bülbül dinlemiş genci.. Ve en sonunda 'üzülme delikanlı, yarın buraya aynı saatte gel ve kırmızı bir gül göreceksin onu al kıza götür, evlenin mutlu olun.Sen onu çok seviyorsun mutluluk hakkın' demiş. Çocuk biraz şaşkın ayrılmış ordan.Ertesi gün bahçeye gitmiş koskoca bahçe beyaz güllerle dolu yalnızca en ortada kıpkırmızı bir gül! Delikanlı biraz şaşkın biraz heyecanlı, biraz mutlu koşup gitmiş gülün yanına.Ama gördüğü şeye gerçekten çok üzülmüş.Bülbül yerde ölü yatıyormuş, Kendini gülün dikeniyle öldürmüş, kanından da kırmızı bir gül ortaya çıkmasını sağlamış genç delikanlı ve onun mutluluğu için.Şimdi de yerde cansız yatıyormuş.Delikanlı gülü alıp kızın yanına gitmiş, kız bu gülü gördüğü için çok sevinmiş ve delikanlıyla evlenmeyi kabul etmiş.Bunun üzerine genç "benimle evlenebilmen için bülbülün ölmesi mi gerekiyordu? " diyerek oradan ayrılmış ve bir daha hiç dönmemiş

03.04.2008 13:38:36
         ÖLMEYEN SEVGİ

Genç adam kollarında bir buket çiçek, sahile koşarak geldi. Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı.
Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı.
Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller...
Sanki dalından yeni koparılmış gibi
tazeydiler. Buram buram sevgi kokuyor,
aşk kokuyor en önemlisi de
özlem ve hasret kokuyordu güller...



Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi,
"Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum" dedi. Az sonra sevdiğini
göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse,
onunla buluşacağını hayal etse
kalbi hep böyle yerinden çıkacakmış
gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerinde rağmen ikisi de
sevgisinden hiç birşey kaybetmemişti.
Onları hiç birşey ayıramazdı... Ne hasret,
ne ayrılık, ne de ölüm...



Genç adam telaşla saatine baktı. Sevdiği
yine 1 dakika geç kalmıştı. Üstelik o,
sevdiğini bekletmemek için dakikalarca
önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Oysa o, her zaman kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru
olurmuş diye düşündü. Ve gözlerini
önündeki uçsuz bucaksız denize dikti...



Denizin sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiği
kıza olan aşkı gibi denizin de sonu yoktu. Sonsuzluğa uzanıyordu... Aslında bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendi
aralarında sözleneceklerdi. Delikanlı önce bunu sevdiğine açmış, sonra da gidip
2 tane yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir günde bari, onu bekletmemeliydi. Ama
alışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hâlâ yaşlı idi.
Bir türlü anlamıyordu onları. Herşey bu
kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki?
İşte az sonra sevdiği gelecek, ona
sarılacak, kucaklaşacaklardı...
Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğe
ilk adımlarını atacaklardı. Genç adam
öyle heyecanlıydı ki, sevdiğine
kavuşmak için can atıyordu...



Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp,
uçuşan martılara... Ne kadar güzel dansediyorlardı havada.
Tekrar saatine baktı genç adam. Endişelenmeye başlamıştı. Sevgilisi
yine geç kalmıştı, hem de çok... Bu kadar
geç kalmaması gerekiyordu.



İşte hergün burada buluşmak için sözleşmiyorlar mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak, denizin onlara
anlattığı masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine
söz vermiyorlar mıydı ? O zaman neden gelmemişti yine ?? Aklına kötü
düşünceler gelmeye başladı. Hayır! Hayır, olamazdı. Sevdiğine birşey olamazdı.
Onsuz hayat yaşanmazdı ki...
O ölse bile devamlı benimle yaşar diye düşündü genç adam. Bunun
düşüncesi bile hoş değildi.
Gözlerini yere indirdi. Gözyaşlarını
kimsenin görmesini istemiyordu.
Zaten nedense etrafındaki insanlar
ona sanki kaçık gibi bakıyorlardı.
Rahatsız olmaya başladı bakışlardan.
Artık bıkmıştı... Yine sevgilisi geldi aklına...



Neden gelmedi acaba diye düşünmeye başladı. Gözlerini kapattı. 7 sene oldu
dedi. 7 senedir hergün bu sahildeydi. Sevdiğini bekliyordu. Daha fazla
dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden bir damla yaş
daha güllerin üzerine damladı. Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun
evine gideyim diye mırıldandı...
Hiç olmazsa gülleri her zamanki gibi
yanına koyar, ona vermiş olurdu...
Genç adam ayağa kalktı, sevdiğiyle
buluşmak üzere, yeşil tepenin ardındaki
kabristana doğru yürümeye başladı...



Yazarı Bilinmiyor
www.balca.net
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 




   
 


 


Sayfa: [ 1 ]