SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Sefa Kaplan

Sayfa: [ 1 ]

asya 20.09.2007 04:01:05
heybe

      -oğuz atay ve bütün disconnectus erectus’lara

 I

hadi gülüm koy heybene hüznünü

bir parça beyaz peynir bir parça kalbi harap

birkaç günlük yalnızlık birkaç kitap

hani şu sevmediğin tehlikeli kitaplardan

sigarayı ve kibriti unutma

hatıraları da

sonra birkaç ölmüş arkadaş resmi

birkaç ölüm ilanı

biri mustafa polat’ın / biri benim elbette

unutma – unutmak

ihtiyarlamak demektir

ha teybi de unutma ölü sesler dinleriz

kalbin şimdilik kalsın

hem güvenme kalbine – ihanete hazırdır

hadi acıları da aldınsa yanına

vakit geldi demektir

hadi gidelim o uzak liman kentine

orada bizi bekliyor

sahib-i zaman

.........

 

bu adamlar bize niye hep gülüyor albayım

hem sanki insan olmak tek bizim suçumuz mu

böyle gördük kitaplardan böyle yaşamaktayız

ya da daha doğrusu – ne dersiniz albayım

karşıdan gelen kadın bilge’nin saçları mı

muhteşem yalnızlığım herkesi korkutuyor

 

ey zavallı dünyanın bütün gerizekalıları

birleşin… birazdan panzehirlerin…

o boğuk uğultusu… sende ölüm ilanı var mı

albayım bu insanlar… turist döviz getirir

biliyorum albayım… eskidi bu masallar

çünkü ben artık hergün…

ölüp ölüp geliyorum / tek başıma kalıyorum

(insanlar tek tek ölür. çift kişilik

ölümler hazırlanmadı henüz öyle mi?

cehenneme iki bilet lütfen,

bir öğrenci olsun…)

 

alın bu başı artık asırlık cehennemler

gözlerim kirpiklerim daha bilmem neremler

yalnızlıktan uzaklar kanserler ve veremler

bana göre albayım (arzederim)

 

ey uzak deniz halkı biz sizi tanıyorduk

çıplak martılarınızı - örtülü ömrünüzü

birkaç günlük balıkla kainata benzeyen

örtülü ödenekle örülmüş ömrünüzü

 

sizler de insandınız suç yalnız benim değil

eğil canım sevgili kendi içine eğil

 

II

ha henüz unutmadan hüzünleri aldın mı

rengi sevdalı olsun ama kırmızı mutlak

boğaz’da yudumlanan o eski hatırayı

çıkar artık sandıklarından…

ezberlenmiş şiirleri de unutmamışsındır inşallah

(işimiz inşallahlarla ne zamandır albayım)

heyben büyük olmalı içine ayrılıklar

arkadaş ölümleri – kimliği meçhul acılar

anayasada yer almayan bütün suçlar

alanların bir kısmı

(çünkü çok çabuk değişiyor bu

ülkede ve insanın kendisini mahvetmesi

pek suç sayılmıyor albayım - arzederim)

 

harbe gidenlere döndük sevgili Orhan veli

cahit sıtkı birazdan uzun yabancıların

- necatigil ustayı kim ihmal edebilir -

attila ağbimizi bırakalım şimdilik,

ama canım tanpınar mümtaz ve nuran ile

beyaz peynir aldın mı yüz gram olsa yeter

akşamımız hazırsa ülfete başlayalım

birkaç kitap çıkar artık…  ‘tehlikeli oyunlar’…

sonu başı bellidir ama olursa olsun

biz madem yeni baştan yaşıyoruz hikayeyi

birincisi albayım: mütehakkim ve mazlum

ikincisi niyazi peygamber tarafından

sonraayferfahrilersalihalarhülyalar

ömerler evliyalar o ölüm ilanını

eklemeyi unutma bir ben varım muhalif

hayata ve hukuka kendine ve gurbete

 

kendimden gurbetlerim perişan eder beni

hem neden mahivetim düşman avuçlarında

mahzunluğum yeterdi – değil mi ya albayım

 

ben kendime kendimce ölümler tasarlarım

olmazsa bir başıma bir köşede susarım

........

ben neden biraz böyle biraz garip albayım

yanlış hayallerinde hep muzdarip albayım


Sayfa: [ 1 ]