|
||
| 34 yıllık dhkc direnişimiz 20 senelik marxçı leninci (MLKP)direnişimiz devlet terorunu ve imha edecektir. YAZIMA SLOGANLA BAŞLIYORUM KAHROLSUN REVİZYONİZM YAŞASIN DEVRİMCİ ENTERNASYONAL YAŞASIN MARKSİST LENİNİST STALİNİST TEORİ. SSCB NİN EKİM 1917 NİN KAPLANLARINDAN KOMSOMOLUN PARTİZANLARINDAN GUNUMUZE DEK GERİLLA SAVAŞLARI...... Niçin halk savaşı........ yazıma devam edeceğim merhaba.. DEVAM EDECEK... |
||
|
||
| REVİZYONİST BLOK VE SSCB NİN ÇÖKÜŞÜ .... SSCB nin dagılmasını komunist teoriye baglayan angutlara cevap için bu bilimsel yanıtı hazırladım.Umarım iyi olmuştur.Şimdi bantı başa saralım ve taaa stalin rejimine kadar donelim... LEnin proleterya diktatorlugu ve devrim projelerinin mimarıdır.Kollektivizmi lenin uygulamadı kollektivizm ve komunizm evresi stalin donemidir.Stalin doneminde oyle bir kollektivist tutum yapıldıki koylulerin en ufak topraklarına kadar herşey kollektifleştirildi.Çok sert bir tutum gosteren yoldaş stalinin bunu yapma amacıda zaten belli idi.Canı istediğinden bunu yapmadı.Stalinin ölümünün ardından Stalin KULTU yıkıldı ve yerini STALİN DÜŞMANLIGINA bıraktı.Bu revizyonizmin dogusuna yol açtı.REvizyonizm (yeniden gozden geçirme) demektir.Buna gore kruşçev ve sovyet mahkemesi çeşitli entrikalarla ML(marxist leninist) öğretinin yeniden gozden geçirilmesi kararını aldı.Revizyonizm en son 1990 lı yıllara kadar faaliyetini sscb de surdurdu en sonun da ML ögretisinin eleştirisi bile serbest bırakıldı.Bunun sonucu olarak SSCB dagıldı |
||
|
||
| Ihtilalci, birkac sorum olacakti; Stalin'in tum yetkiyi ele almasina proletarya diktatorlugu ilkesi ile ne kadar bagdastirilabilir bir tutum? Stalin'in sovyet devriminde birinci derecede katkisi olmus sayisini hatirlamadigim (15 idi galiba) yoldasini neden katletti? Ve son olarak, Stalin, devrimi dunyaya yaymak icin kurulmus Komintern'i kapatip, kocaman bir dunya devrimini neden sadece SSCB'ye indirgedi, absorbe etti? Butun bunlarin sonucunda bana gorulen o ki Komunizm hedefinden vazgecilip yeni bir "Imparatorluk" pesine gidildi Stalin ile... | ||
|
||
| yukarıdaki sorulara bir tane daha eklemek istiyorum. yazının sonunda "en sonun da ML ögretisinin eleştirisi bile serbest bırakıldı.Bunun sonucu olarak SSCB dagıldı" denilmiş. sence komünist bir dünya iddiasında olan kişi veya örgütler, her türlü eleştirellikten uzak, kendinden olmayan herkesi karşı-devrimci ilan eden bir anlayışa mı sahip olmalı? SSCB eleştiriye olanak sağlamaya başladığı için mi yıkıldı? yoksa eleştiriyi ve muhalefeti yokederek en başından kendi çöküşünü mü hazırlamıştı? |
||
|
||
| İhtilalci arkadaş daha geniş okuma yapmanı tavsiye ederim.Kollektivizmin anlamını çarpıtmadan tanımla.Faşizm ile kollektivizm arasında yüklüce bir fark var.Sovyetlerdeki devrim bolşevik darbeye dönüşmüştür. Sloganlarınız daha yaratıcı olabilir. Gittiğin eylemlerde anarşistleri gözlemleyebilirsin,polemik için değil samimi olarak öneriyorum. |
||
|
||
| daha önce de stalin için o devrim sürecinin doğal bir sonucudur demiştim. yani adı stalin olmasaydı mtalin olurdu. olayı şahıslara indirgediğimizde esas sorunu gözden kaçırıyoruz. esas sorun sovyetleri kuran maksist leninist devrimin teorisindedir. hatta daha global bakarsak devrimin kendisindedir. |
||
|
||
| marksist-leninist teori, ya da yalnızca leninist teori diyelim, önerdiği profesyonel devrimci kadro görüşüyle zaten daha baştan bir elitin diğerlerine "yol gösterme" adı altında diğerlerini yönetmesini ortaya atarak böyle bir diktatörlüğün temelini atıyor. fakat bu devrim kavramını büyütünüyle kötülemez. olay marksizmden çıkarıp yalnızca devrimden bahsedelim istersen. evrimci bir ilerleme görüşünü benimsiyorsun bildiğim kadarıyla deniz. evrimcilik derken, pasif bir evrimciliğin, sistemin her alanda kontrolünü artırmasına yol açacağı benim açımdan açıktır zira burjuvazi bu derece örgütlüyken evrim, onlar lehine işlemekte. tabi bi noktadan sonra elde edilen ürün miktarı, bilginin herkesin ulaşabileceği seviyeye ulaşması ki internet vb. ile temelleri atılıyor fakat bunun da ne derece insanları ya da sistemi değiştirdiği tartışılır, hatta tam tersine daha rahat ideolojik propaganda, yani tüketim propagandası yapılmasına olanak sağladığı da söylenebilir. fakat evrimcilik, büyük çaplı bir toplumsal devrim yerine, sistemin çatlaklarından beslenerek yavaş yavaş onun yerini alıcak olan bir hayat tarzını yaşama geçirmekse, yani muhafazakarların savunduğu evrim anlayışı değilse zira bu evrimcilik özünde sistemin aynı kalmasını savunur, bende katılıyorum. fakat devrimlerin çok kanlı olduğu ve neden kanlı oldukları, ya da neden bu derece zor kullanılması gerektiğini düşünelim isterseniz. fransız ihtilali olsun, bolşevik devrimi olsun, kemalist devrim/devrimler olsun, hepsi hem eski rejim yanlılarını hem de toplum içindeki karşıt sesleri bastırmak zorunda kalmışlardır. heralde bunlardan en kansızı türkiye cumhuriyetinin kuruluşudur zira feodal ve etnik nitelikli isyanları saymazsak, istanbul hükümeti zaten bütün gücünü kaybetmiş olduğundan çok fazla bi güçle karşılaşılmamştır. tabi padişah yanlılarıyla falan uğraşılmıştır, beraberinde daha sosyalist görüşlere sahip insanlar falan da bastırılmıştır. diğerleriyle karşılaştırıyorum yalnızca. yani devrim denen olgu zorunlu olarak beraberinde bol miktarda kan dökülmesini barındırıyor. türkiyede, şu an bu topici açmış olan arkadaşlar devrim yapacak güce sahip olsa, bayağı bi kesimin zor kullanılarak bu ülkeden çıkartılacağına, öldürüleceğine vb. emin olunabilir. eh, eski rejimin savunucusu olacak olan ordunun, islamcıların, liberallerin bastırılması bir miktar çarpışma gerektirecektir. neyse uzattım. |
||
|
||
| yaw evrim ve devrim zaten iç içedir. devrim zamanı gelince zaten herkes hazır. biri diğerini dışlamaz. önemli olan güven ile ilerlemek ve yanlış olanı düzeltmek. | ||