|
||
| türk akademisyenlerin makale hırsızlığı On dört Türk akademisyenin makale hırsızı olarak dünyanın en prestijli bilim dergisi Nature'de teşhir edilmesinin üniversiteler tarafından ölüm sessizliğiyle karşılanması bilim dünyamız adına utanç verici, küçültücü bir olaydır. Konuyu bilmeyenler için bir özet vermek istiyorum: arXiv adlı Amerikan bilimsel web sitesi, kısa bir süre önce 14 Türk doktora öğrencisi, doçent ve profesörün imzasıyla yayımladığı fizik makalelerinin daha önce Batı'da yayımlanmış makalelerden kopya edildiğini açıkladı. Bu makalelerin çoğunun sahibi Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) doktora öğrencilerinden Mustafa Saltı ve Oktay Aydoğdu'dur. Olayı daha da vahim hale getiren, ilgili üniversitelerin konu hakkında hareketsiz kalmalarıdır. Siyasi konularda bülbül kesilmesini çok iyi bilen Yükseköğretim Kurulu da (YÖK) bu konuda sessiz kaldı. Olay geçen kasım ayında Saltı ve Aydoğdu'nun ODTÜ'deki sözlü sınavında ortaya çıkmaya başladı. Nature'ün haberine göre, Saltı ve Aydoğdu'nun yerçekimsel fizikle ilgili yayımlanmış birçok İngilizce makalesi vardı. Ancak, sınavda lise düzeyinde fizik bilgisine sahip olmadıkları ortaya çıktı. İngilizceleri de tatminkâr değildi. Şüphelenen profesörler, öğrencilerin arXiv'de ve diğer birçok uluslararası bilimsel dergide yayımlanmış olan makalelerini incelediler ve bunların büyük bir bölümünün başka makalelerden aşırılmış olduğunu gördüler. Olayı arXiv'e bildirdiler. arXiv kendi yaptığı araştırmasında, 14 akademisyene ait 64 makaleyi birçok bölümünün çalıntı olduğu iddiasıyla yayından kaldırdı. Bu makalelerin referans numaralarını tıkladığınızda iddia edilen çalıntının hangi makalelerden yapılmış olduğuna dair sayfa açılıyor.* arXiv'in intihal ile suçladığı kişiler şunlardır (İsimlerin önündeki rakam çalıntı alıntı ihtiva eden makalelerinin sayısını gösteriyor): 40 Mustafa Saltı (Doktora öğrencisi, ODTÜ) 29 Oktay Aydoğdu (Doktora öğrencisi, ODTÜ) 15 Sezgin Aygun (Doktora öğrencisi, 18 Mart Ü.) 14 Murat Korunur (Doktora öğrencisi, Dicle Ü.) 13 Ali Havare (Doçent, Mersin Ü.) 13 İsmail Tarhan (Doçent, 18 Mart Ü.) 10 Melis Aygun (Doktora öğrencisi, 18 Mart Ü.) 7 Hüsnü Baysal (Doçent, 18 Mart Ü.) 5 İrfan Açıkgöz (Profesör, Dicle Ü.) 4 İhsan Yılmaz (Profesör, Dekan, 18 Mart Ü.) 3 Figen Binbay (Doçent, Dicle Ü.) 3 Nurettin Pirinççioglu (Yardımcı Doçent, Dicle Ü.) 3 Taylan Yetkin (Öğretim görevlisi PhD, Mersin Ü.) 1 Can Aktaş (Doktora öğrencisi, 18 Mart Ü.) Olay burada bitmiyor. Dün Prof. Açıkgöz, Doç. Havare, Yrd. Doç. Pirinççioğlu, Yrd. Doç. Binbay ve doktora öğrencileri Aydoğdu, Saltı, Korunur'dan ortak bir mektup aldım. "Delilsiz, asılsız ve önyargılı ithamlara maruz kaldık" diyorlar. Onlara göre "uğursuz bir oyun" oynanmakta. Bir uğursuzlukla karşı karşıya olduğumuz kesin. Ama uğursuzlar kim? Bunları ortaya çıkarmak çok kolay. Çünkü kişilere, yazdıkları makalelere, makalelerini aşırdıkları iddia edilen makalelere kolaylıkla ulaşmak mümkün. Ulaşılması mümkün olmayan üniversitelerde ve YÖK'te bunları ortaya çıkaracak irade ve ahlak bilinci. YÖK, ODTÜ ve diğer üniversiteler harekete geçmeli, ahlaksızlığa (eğer varsa) sessizlik içinde ortak olmaya devam etmeyeceklerini göstermelidirler. Peşinizi bırakmayacağım. * http://arxiv.org/new/withdrawals.aug.07.html alıntı |
||
|
||
| Bilim insanlarımız ve yazarlarımız tarafından çokça başvurulan bir yöntem sanırım bu "intihal" yöntemi (!?). Edebiyat ve bilim dünyasında bu tür olayların yaşanması çok acı ve zavallıca. Peki neden bu yola başvuruluyor? Üniversiteyi bitirmiş, belirli bir konuda doktora tezi vererek uzmanlaşmaya çalışan bir bilim insanı bilgisine ve kendisine güvenemediğinden mi intihal yapar? Yoksa tembelliğinden ve kolaycılığından mı? Bunun altında yatan eğitim sistemindeki bozukluk; ezbercilik ve araştırmaya, yorumlamaya uzak bir öğrenim geçmişi olabilir mi? Bunun yanısıra başkasının sırtından geçinmek diyebileceğimiz bu olayda, "emeğe saygı"nın, insanımızdan uzak olmasının da etkisi var mıdır? Ben tüm bunların etkisinin olduğunu düşünüyorum. Ayrıca ahlak ve namus anlayışının sadece belirli kavramlara indirgenmiş olması, izinsiz alıntıların ve intihalin "nasıl olsa ortaya çıkmaz" gibi kendisi dışında herkesi aptal sanan bir düşünceyle yapılması da sanırım gelişmemiş bir toplum yapısından kaynaklanmakta. |
||
|
||
| Bunun sebebini anlamak için TC içindeki ortalama bi üniversitenin içine girip, herhangi bi akademisyen ile yarım saat konuşmanız yeter. Bu insan türü o kadar yetersiz ki, birşeyler yazmak için çamlaktan başka hiç bi şansları yok. Kalite yazılan makale sayısı ile ölçülünce: kendini makale yazmak zorunda hisseden yığınla araştırma/öğretim görevlisinden, birbirlerinden zerre farkı olmayan, yeni hiçbirşey getirmeyen, birbirinin kopyası makaleler. |
||
|
||
| Üniversitlerin idari başarısızlıklarının sonucu bunlar. Politik ve adam kayırmacı düzeneklerle uyum içnde olmak başarı (!) için yeterli. |
||
|
||
| yök bilimin önünde bir dinazor olarak duruyor. türk ihtilali yapmakta geçiktik bile. |
||
|
||
| Üniversiteler özerkleşse bile bu kadro ile bi 15-20 sene daha bişey çıkmaz. | ||
|
||
| Cmhuriyetin önem verdiği konuların başında eğitim geliyor gel görki 84 yılda eğitim sistemimiz ne hale gelmiş.bu hırsızların devamı yakında ortaya çıkar | ||