|
||
| Sayın fikir, "görme kavramı için göz gerekli" diyorsunuz.Haklısınız. Ben de soruyorum ortada göz yokken, görme kavramı nasıl oluşturdu tek hücreli canlı? bir şey önce kavram olarak oluşur sonra kendisi ortaya çıkar. Önce hayal edilir, sonra yapılır.Önce yapıp sonra hayal edilmez. Dediğiniz gibi ihtiyaç duyar, organ gelişir -farzedelim- tamam ama, o canlı görme kavramını bilmiyorki.Kör bir insana renkleri anlatabilir misiniz?Bana zöttürgeç yapabilir misiniz?Yapamazsınız çünkü böyle bir kavram bilginiz dahilinde yok. |
||
|
||
| varlık kendi niteliğini belirlemede yeterli olamaz. varlığı yaratan asıl dış etkilerdir. mesela; ateistliğini ilan etmiş birinin başbakan olması için o kişinin başarısı veya başbakanlığı istemesinden çok kitlenin onu başbakanlığa getirecek nitelikte olması gerekir. daha önce 'tekerlek' kavramı olmasa da tekerleğin bulunması için ona ihtiyaç duyulması gerekir. göçmen balıkların binlerce kilometre katederek yaşamlarını sürdürmeleri için haklarında hiç bir fikirleri olmadığı coğrafyalara ulaşabilmeleri gerekir. ... görüleceği üzere varlık kendinden menkul değildir. kendi varlığını yaratabilmek için kendi iradesi son derece sınırlı insiyatife sahiptir. her şey evrenin müthiş baskısı altında şekillenir. |
||
|
||
Sayın anka; ![]() Henüz şeklini almamış bir canlılar bataklığı düşünelim. İçinde devinim olan, elips şeklinde, köşeli, uzun, yuvarlar bir takım canlılar, hiç bir organı belirgin deği, hatta yok. ve dışındaki diper devinimlerden de oldukça etkileniyor. Bu canlılardan bir çeşidinin içindeki devinim ve beslenme isteği, onu dışındaki dünyaya doğru zorluyor. Belki yeterli besin alamadağından, belki daha fazla havaya ihtiyacı olduğundan zorluyor. Bu zorlama canlı içindeki bazı hücrelerin değişmesine sebep oluyor. Bu değişme gittikçe canlının dışına doğru bazı gelişmeleride beraberinde getiriyor. Mesela daha iyi beslenmek için önce tutunması gerekmiş olabilir. Ve ilk organ tutmaya yarayan bir şeye benzemiş olsun. Tabi tüm bunlar çok uzun zaman sürecinde oluyor. Tutması bir nebze beslenmesini kolaylaştırmış oluyor ama, bu seferde organizmasının kabul etmediği şeyleri de yemek zorunda kalıyor, belki de bundan dolayı milyanlarca canlı ölüyor. Diğerleri bunu hissettikçe görerek yediklerini seçme hissi gelişiyor. Bu his görme kavramıyla tanıştırıyor. Bu tanışmayla beraber canlı içindeki devinimde görme güdüsü göz halini alıncaya kadar devam ediyor. Belki de ilk o yoğunlaşmanın bulunduğu hücreyle dış kısım tarafında bire zayıflama meydana geliyor. bu zayıflama zamanla zar halini alıyor ve değişe değişe dışa açılan ilk pencere oluyor. Sayın anka, bana kendimi ilk canlı gibi hisettirdin valla...
|
||
|
||
| Bakınız, tekerleği bulmakla bir organ oluşturmak çok farklı şeylerdir. Tekerlek "ihtiyac" olabilir.Eşyaları kolayca taşıyamadığını gören insana, aklını kullanıp elleriyle şöyle birşey yapsam daha kolay taşırım vb.. şekilde düşünerek tekerlek oluşturabilir.Çünkü etrafında o tekerleği yapacak doneler vardır, bunu yapacak yetneği-zekası vardır vs.. "Görmek" ve "tatmak" gibi kavramlar bununla alakalı değildir. bir organizma düşünki bir başka varlıkla karşılaşıyor.Ama henüz dili yok, gözü yok, kulağı yok. Dolayısıyla duyma, ses, görme, tatma gibi kavramlardan haberi yok. Karşısına çıkan varlık için şunun tadına bir bakayım diye düşünmesi biraz tuhaf gelmiyor mu? Kaldıki tad alma, görme, koklama gibi şeyler bunlara sahip olmayan bir kişi için neden ihtiyaç olsun? İhtiyaç nasıl oluşur?Örneğin insanlar düşünmüş "yahu bizi biryerden bir yere hızlıca götüren bir araç olsa da ona binip gitsek" demiş ve arabayı yapmış.Araba ihtiyaç olmuş. Amadoğuştan kör bir insan için göz bir ihtiyaç değildir.Gözsüz yaşamaya alışmıştır.Çünkü zaten hiç bir zaman "gözlü" yaşamamıştır ki.Onun için doğal olan/olması gereken şey gözsüz olmaktır. Bugün doğuştan körler biz görüyoruz dediğiniz zaman onlar bunun ne demek olduğunu bile anlamıyorlar ki? Tıpkı benim size "ben goptirinim sen değilsin" dediğim zaman siz nasıl ki "goptirin" olmak istemiyorsanız aynen öyle... Çünkü siz "goptirin" diye bir şeyin ne olduğunu bile bilmiyorsunuz. Dolayısıyla böyle bir ihtiyacınız da olamaz. + 1-evirimimizi tamamladık mı? 2-insan uçmayı düşünürse yüzyıllar sonra kantları çıkabilir mi? |
||
|
||
| Sadece yeni sorularınızı kendi çapımda cevaplamaya çalışayım. Dilsiz, kör ve kolsuz bacaksız insanlarda, şı kısacık insan ömründe bile değişim olabilirken, binlerce yılda daha fazlası da olur diye düşünüyorum. 1. Hayır tamamlamadık, hiç tamamlanmayacak. 2. Bence bu olabilir, eğer insan ihtiyacı ve isteği o yönde yoğunlaşırsa, uçabilen insanlar haline gelebiliriz. |
||
|
||
| ben bu evrim konusunda bir örnek vermek istiyorum eğer tartışmanızı bölmezsem... insanların kısa bir zaman önce 32 diş sahibi olduğu bir gerçekti. bu konu hakkında bilmeceler bile vardı. bize ezberletilirdi. fakat bugun 28 diş sahibiyiz. tabı bu 32 diş sayısından 28 dişe düşmenin nedeni yenilen yiyeceklerin eskisi kadar sert olmadığı bu nedenden dolayı vücut kullanılmayan arka dişleri ortadan kaldırdı ve artık 32 diş yerine 28 diş sahibiyiz. sonuçta vücut yeni duruma ayak uydurdu ve kendini değiştirdi. "evrim değil mi sizce bu? |
||
|
||
| Ben haala "biyolojik olarak "insan" denilemeyecek bir varlık, insan mı doğurdu?" sorusuna cevap alamadım.. ve neden geçiş döneminden kalma "insanımsı maymunlar" ortada yok da "maymunlar" var? |
||
|
||
| Geçiş dönemini "kelime" bir önceki sayfada alıntıyla cevaplandırmış anka. | ||
|
||
Bilimsel olarak "insan" dediğimiz varlık, bilimsel olarak "maymun" dediğimiz varlıkla cinsel ilişkiye girse dişi hamile kalmaz, kalamaz. Soru: Evrim teorisine göre "insan"a evrilen ilk canlı, nasıl bir çiftin çocuklarıydı? Bilimsel olarak 2 maymunun çiftleşmesinden 1 insan doğabilir mi? Hayır ise, insan olmayan bir varlık insan mı doğurdu? Evet ise bu iş nasıl oluyor? soru yanlış. darwin nin değdini gbi ne maymun ne insan ortak atadan söz ediyor |
||
|
||
| anka cevabı bulamamak üzerine şartlanmış. "tanrı kaldıramayacağı taşı yaratabilir mi" gibi bir paradoks icat etmeye çalışıyor ama nafile. |
||
|
||
Geçiş dönemini "kelime" bir önceki sayfada alıntıyla cevaplandırmış anka. kelime'nin alıntıladığı şeye bir bakalım: "Neandertalın soyunun nasıl tükendiği kesin olarak bilinmemektedir. Bazı teorilere göre daha zeki ve daha yetenekli olan Homo sapiens tarafından yok edilmişlerdir." Benim sorum:"neden geçiş döneminden kalma "insanımsı maymunlar" ortada yok da "maymunlar" var?" Zeki ve yetenekli olan her canlı, zeki olmayan yeteneksiz her canlıyı öldürür mü? Homo sapiens neden şempanzeleri yok etmedi? Ayrıca ek bir soru bugün bulunan kaç adet homo sapiens ve neandertal fosili var? Sadece kemiklere bakarak geçmişte yaşamış organizmalardan hangisinin hangisiyle "çiftleşebilir" olduğunu bilmek bilimsel olarak %100 mümkün müdür? |
||
|
||
| insanımsı maymunlar yok çünkü: evrim var. bunların bir kısmı çeşitli sebeplerle yok oldu kimi de günümüze kadar geldi. neandertallerin homosapiens ile birleşmiş de olabilir. ki ben yüksek oranda neandertal genleri ve hatta başka keşfedilmemiş insan türlerine ait genlere sahip olduğumuzu düşünüyorum. mevcut ırk çeşitliliği de (zenci, sarı, beyaz vs.) de bu karışımların sonucu olabilir. neandertalin tarihten yok oluşu nedeni kesin olarak söylenemez. buzul çağı, homosapiens ile karşılaşması sonucu karışması veya daha kötü coğrafyalara göçe zorlanması sebepler olabilir. kaç adet fosil olduğunu bilmiyorum. ama mevcut terorileri destekleyecek sayıda ve nitelikte var olduklarını sanıyorum. sadece kemiklere bakarak çiftleşebilir demek mümkün olaiblir. kemikler genetik yapı hakkında bilgi verir. genetik yapının çözümlenmesi çiftleşme uyumluluğunu tespite yarayabilir. |
||
|
||
| Bütün cümleler "bilmiyorum, sanıyorum, olabilir, yarayabilir, düşünüyorum.." şeklinde bitince bu konunun haala sadece bir kanıtlanamamış bir "teori" olduğunu gösteriyor. | ||
|
||
| Bunları canlının iç devinimi ve doğanın dış etkisi yaptı. | ||
|
||
peki neye diger canlılarda mesela filler kediler vs az da olda minnacık akıl nie yok yani niye kendilerini evrimlestirmediler insan dediğimiz tür akla ihtiyaç duydu, ulaştıkça da daha fazla ihtiyaç duydu. kaldı ki, çok az da olsa aklı olan başka canlılar da var. diger sorum niye hala maymun var yani neden onlar evrimlesmedi maymun var evet, hem de çok fazla türü var. insan bu türlerden sadece biriydi, değişime daha fazla ihtiyaç duydu ve bu devam ediyor. diğerleri de değişiyor. hiç bir tür ilk halinde değil. baska bir sorum neden insavlar hep avnı yani sole deyim neden coldeki insanlar susuzluga dayanıklı---soguk yerlerdekiler soguga dayanıklı veya niye kürkü yok---sulak yerdeki insanların ayagında perde yok sadece bu farklılıkları değil, canlılarla ilgili tüm farklılıkları iç devinimler ve doğanın etkisindeki dış devinimler belirliyor. koşullar ve ihtiyaçlar doğrultusunda özellikler değişebiliyor. baska bi sorum bu konuyla pek alakalı degil amma baska konularda evrimi savunanlardan su lafı duydum herseyin baslangıcı vardır---tanrıyı kim yarattı vs. peki uzay nasıl olustu bunu birkac kes sordum amma cevap alamadım yada konu degisti bu konudaki yazıların tamamını oku, cevabı var, biraz zorlan kardeşim, ha gayret...
|
||