|
||
| http://sifirforum.com/sosyoloji/intiharin_sosyolojik_nedenleri-t7666.30.html burdan ve ilerisinden devam edelim istedim.. Toplu intihardan kasıt, ölmek için savaşmak olabilir yada elele tutuşup atlamak olabilir, yada bir tarikatın onlarca üyesinin kendini öldürmesi olabilir ki örnekleri var.. Bunu aidiyet duygusunun verdigi gaz ile hayatı anlamlandırma uğraşısının bir sonucu olarak görüyorum ben. |
||
|
||
| burda lider önemli yani karizmasıyla peşinden gelenlerin duygularına yön veren.... toploumun hatta bir milletin kazandıgı topşu intihar eylemleri sadece savaşlarda olur... çanakkale destanında kürşadın çin sarayını basmasında ............ pardon eksik yazdım ölümün kazanması için ölen insanın bıraktıgı korudugu yaşamların sürmesi gerekir hizmet kişiyedir ama bir fikir örnegin darwin teorisi için ölenler sadece piyonlar
|
||
|
||
uğruna ölünen insanların yaşıyor olup olmaması, ölen için hiçbir şey değiştirmez ki
|
||
|
||
| elbette ! ulaşmak istedigimiz intiharın güdüsünün ne oldugu degilmi? ben de sadece ihtimalleri ve etkenleri inceliyorum.. edison başarısız oldugu her deneyin sonunda : aradığımı bulmaya gitmeyen bir yolu daha buldum diyerek sevinirmiş. benimki de o misal en az yanlış olacak tanımı yapabilmek için intiharla alakalı düşünce ve etkenleri inceleyip fikirlerimi sunuyorum:) |
||
|
||
| ölüm oruçları var mesela bir de.. bir adam ölümün eşiğine kadar gelmiş olsun ve ölüm orucunun amacına ulaştığını yani ölmek için artık bir sebebinin olmadığı öğrensin - ama o denli hırpalamıştır ki vücudunu geri dönüşte çok zordur.. bu adam yaşamını kurtarmaya çalışır mı yoksa kahraman olmayı mı yeğler acaba umut meselesini sabra çevirmiştir sanırım dediğin gibi, ölümü kabullenebilir sanırım.. |
||
|
||
| bunu bilemeyiz .. annem emekli bir ebe bayrampaşa devlet hastanesinde iken ölüm orucu falan tutuyor ezaevinde bulunan radikal sol bir grup hatta kendilerini yakanlarda olmuştu 10-12 yıl önce tam hatırlamıyorum neyse bu oruçlu! bayanlardan birisi bedenen hırpalanıyor ve hastaneye sevkediliyor tesadüf annemde orda . orda annemden ekerli su, şerbet istiyor : annemde içersen ölmezsin diyerek vermiyor tabii. mesele bu insanların düşünememesi yani düşündüklerinin kendisine ait olmaması... başkasının düşüncesiyle hareket ediyor.. dönelim bizim çocuga 2. olasılık: o çocuk sevgilisinden bir şekilde ayrılır fakat öncesinde hatta o kızı tanımadan da önce olabilir bi arkadaş toplantısında yada sohvetinde hani o delikanlılık kitaplarının yapıldıgı sohbetlerin birinde: intihar edecegi durumla alakalı bir sohbet geçmişitir o fikir ve düşünce onun kişiligiinin oturdugu döneminde _ yaşı itibari söyledim_ çok etkilemiş olabilir şöyleki: ahmetle konuşurken 'aa bak böyle böyle olmuş,ben bu duruma düşsem yaşayamazdım utancımdan delikanlılıga sıgar mı diye duymuş olabilir ve kriterleri ölcüsünde bu eylemi gerçekleştirmiştir belkide arkadaşlarına delikanlılıgını ispatlamıştır! |
||
|
||
annen insafsızmış galiba ![]() bikere başkasının aklını kullanma olayına karşı çıkıyorum - burda bir inanma olduğu aşikar, kendi davasını yargılayamayız.. ikinci konu, ölüm orucuna girmiş birinin beyin fonsksiyonları da normal değildir ve yaşama içgüdüsünün galip gelmesi-beyninin de hırpalandığı gerçeğini düşünürsek- doğaldır. bizim çocuğa gelecek olursak, tabi ergenlige yeni giren birinin psikolojisi hakkında atıp tutumam ama - genede "normal algısı" değişmeden intihar edemez bence - elimizi ateşe yaklaştırmak bile bilinçsiz olarak çekmek için yeterliyken, kendini öldürmekten bahsediyoruz. bu gençlik ateşinin ve bilinçsizliğinin etkisini bile "normal algısını" kaybetmek olarak yorumlayabiliriz ki, dediğim gibi manik depresiflerde yada büyük travmalar atlatanlarda yada yeterince farkındalık sahibi olmayanlarda söz gelimi cahil diyelim ki çocukta bu anlamda cahildir - "normal algısının" değişmesi daha kolaydır. |
||
|
||
| bak çok farklı düşünüyorsun, sohbetin başında bunun sebebinin tam olarak asla bilinemeyecegini sölemiştim galiba:) başkasının aklını kullaanma: ölüm orucu tutma kimin fikri acaba , yani o orucu tutan kişinin oluşturdugu bir fikirmi? haluk kırcı anlatıyor: ihtilal öncesi dönemde bir grup arkadaşlar beraberler çatışma çıkıyor karşı fikirde olanlarla herkeste silah var. onun silahı tutukluk yapıyor ve hiç ateş edemiyor.. arkadaşlarından biri vuruluyor.. diğer arkadaşlar sorumlu olarak onu tutup korkak olarak niteliyor.. çünkü karşı grubun kalabalık oldugu halde silahından tek el bile ateş edemiyor.. sonrasında meşhur bahçelievler olayı 7 tiplinin öldürülmesi olayını tek başına yapıyor! sence bunu inandıgı dava için mi yoksa çizilen karizmasını kurtarmak için mi yapıyor:) ilginç demi bu konularda düşünmeden edemiyorum...... pardon_uğruna ölünen insanların yaşıyor olup olmaması, ölen için hiçbir şey değiştirmez ki _ demişsin ! katılmıyorum bunu söyleyebilmek için önce ölümün tanımını yapmalısın! hem eger degiştirmezse neden ugruna ölsünki? eger böyle düşünüyorsan sevgiye fedakarlığa şehitliğe inanmıyorsun demektir anlamıda çıkıyor ? |
||
|
||
| bu arada bahsettiğin olay ya 99 ya 2001 de oldu "hayata dönüş operasyonu"... fikirin kimden çıktığı önemli değil ki, adam daha güzel bir dünyaya yada bişeye inanıyorsa o fikrin taraftarlığını yapıyordur zaten bunun için ölümü göze almak yeterince inandığını gösterir. eğer mesele karizma meselesiyse, ciddi bir eziklik söz konusudur ![]() ve bu insan gene birşeye inanıyordur ki, ölümü göze alabilsin - oda kendine birey olarak duyduğu inançtır (ve hatta bunu da algı değişimine bağlayabilirim ama şimdilik yapmayım)tabi ki bunu bir dava konusu olarak alamayız ama sen ufak ihtimallerden bahsediyorsun, sonuçta ölüm oruçları mantıken belli oruca girenlerin veya ölenlerin bir çoğunun da kendi ideali için öldüğünü yadsıyamayız. birey birey nedenleri inceleyemeyiz tabi, farklı nedenlerin birleşmesidir nitekim psikoloji çok yönlüdür ama kitle psikolojisinden bahsediyoruz, genellemek serbest.. öldükten sonrasını göremiyor olmamız yeterli değil mi bu cümleyi kurabilmek için.. |
||
|
||
| bak çelişkiye düşüyorsun;daha güzel bir dünyaya inanıyorsa bu ugurda ölümü göze alıp ilerliyorsa fikir taraftarlıgı yapıyorsa diyorsun diğer taraftan kalanlar için bişey degiştirmez diyorsun.. ve yine ölümden sonrasını göremiyor olmamız diyorsun! bende bu yüzen dedim, önce ölümün tanımını yapmalıyız ölüm ne ifade ediyor- tabi buda göreceli- bu yüzden asla tam olarak bilemeyecegiz intihar edenleri su durumda iki kısıma ayırabiliyorum:1. hayatının amacı olarak ölüme gidenler 2.hayatının amacını bilmeyip ölüme gidenler( depresyon-kaos....v.s bu arad mesajın için teşekkür ederim üye olduktan sonraki ikinci mesaj:) kara aslında bir sıfat esmer olmamla alakalı
|
||
|
||
yok be ne çelişkisi ![]() ölmüş işte, amaç için ölmüş ama o öldükten sonra onun için hiçlik olacaktır yani o elinden geleni yapmış ve herhalükarda rahata çekilmiştir ![]() kalanlar için bişey değiştirmez demedim ki. buarada küçük prens'e atfen öyle demiştim mesajımda
|
||