|
||
Bunların hiçbirini mantıgım almıyor.Hz.Ali Muhammedin damadı degilmi oda kurana inanmıyormu e o zaman buda müslümanlık olmuyormu? e peki neden aleviler kendi oruçlarını kendileri belirlemişler? neden ibadet diye cem evlerinde saz çalıyorlar? Hz.Muhammedin dini bumu? kim uydurmuş bunları bu uydurma ibadetlerin Hz.Aliyle ne baglantısı varda onun adı kullanılıyor? Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan , Hz.Ali’nin adaletinden ayrılmayan temelinde insan sevgisi bulunan her dine , mezhebe ser inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk , farkı gözetmeyen eline diline sahip olma ilkelerini şart koşan, gelmek isteyen, inançlı insanları çatısı altına alarak manevi susuzluklarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, laik,demokrat, eiştlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, zalime ve zulme karşı gelen, mazlumun yanında olan, şeriatın bağnaz kuralllarına bağlı olmayan, ve onu reddeden, İslam dinini kendine göre ve sunni inancın dışında yorumlayan, aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri, merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvası sevgi hamuru ile yoğrulmuş, insanı Kamil ve erdemli insan yaratmayı ön gören, korkuyu aşıp sevgi ile tanrıya yönelen, Enel-Hak ile insanın özünde tanrıyı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinen Varlk Birliğine varan, edep ve ahlaklığı yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hemde irfaniliğin mayası bulunan; kişinin ahlaklı ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, Hz. Muhammed ve Hz. Ali’den gelen neslin imametini teberra ve tebelle ilkesi ile sahiplenen, dini biçim ve şekil olarak değil, gerçek anlamıyla algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batını özelliği ile evrimleştiren akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi ile yürüten bir inanç sistemidir. Alevilik Aleviler için üst kavramı, Bektaşilik ve Kızılbaşlık ise alt kavramları oluşturur. Alevilikte Allahtan başka Tanrı Yoktur. Cem İbadeti Hakkında ve Alevi İbadeti Hakkında Araştırmadan Bilmeden Konuşmayın[/color][/b] 4 Kapı 40 Makam Nedir ? Yolumuzun erkanı 4 Kapı 40 Makamdır. Bu 4 Kapı ve 40 Makam şöyledir. 4 Kapı; Şeriat Kapısı Tarikat Kapısı Marifet Kapısı Sırr-ı Hakikat Kapısı 1-Şeriat Kapısının Makamları; İman getirmek İlim öğrenmek Namaz, oruç, zekat ve hac ve gaza eylemektir ve cenabetten arınmaktır. Helal istemek, kazanmak, faizi haram saymaktır. Nikah Kıymak Hayz ve Nifazın Nikahı haram eylemesi Arı giymek, arı yemek Sünnet-i Cemaat Şefkat Emri marut, yaramaz işlerden kaçınmak. 2- Tarikat Kapısı:Eğitim ve öğretim müessesesidir El alıp tövbe kılmak Mürid olmak Saçın gidermek ve libasını giymek (gösterişsiz kılık kıyafette bulunmak.) İnsanın nefsi ile mücadele etmesi Hizmet etmek Korku (hata yapmaktan, gönül kırmaktan,kötülük yapmaktan kork) Umut tutmak Hırka, (sadelik), Zembil(Hakkın yolunda giden, ulu tanrının dostluğunu arayan , kendisine tanrıtanrı sevgisinin ateşiyle yol gösterecek aydınlatıcı aramak için durmadan gezip dolaşmayı), Makas(dünya ile ilgili her türlü ihtirasın tehlikeli olabilecek her türlü düşüncenin zihinlerden sökülüp atılması), Seccade (Tanrının karşısında insan oğlunun ne kadar aciz olduğunu kavrayarak kibir hırs kendini beğenmişlik gibi duygulardan uzak durmak), İbret , Hidayettir. Sahib-i makam sahib-i cemiyet, (Çevresinde kendisine ve bilgisine güvenen bir topluluk oluşturabilecek bir kişi sahib-i cemiyet olacak) Aşk ve Şevk ( Bu makama gelmiş Hak , bu kapıda aldığı gereli bilgi birikimi ile, belli bir olgunluk düzeyine ulaştıktan sonra ve sağlam ahlak değerlerine sahip olduktan sonra yoluna yine devam ederek o kutsal amacına ulaşmak ister bunun özlemini duyar. Böyle özlemi duyan Tarikat kapısından Marifet Kapısına gelmiştir. 3- Marifet Kapısı Bu kapıda Yolun Talibi daha derin araştırmalar ve incelemeler yaparak doğruları ve Hakkı daha derinden keşfedecektir. Edep (Yolumuzun ahlak kurallarına aykırı hiçbir davranışta bulunmamaktır.) Korku ( İnsanları çirkin ve zararlı düşüncelerden koruyacak bir güç kaynağıdır.) Perhis/ Yetinmek ( Her türlü aşırı istek ve yönelişlerden ve her türlü aşırı düşünce ve duygulardan perhizkarlık yapması) Sabır / Kanaat (İnsan ancak sabır ile karşılaştığı zorlukların üstesinden gelir.) Utanmak (Utanma duygusunu hisetmek ve taşımak olgunlaşmanın bir çok başka önemli ve değerli ögesini oluşturur.) Cömertlik ( Bir insan , bir arif kişiye gerçek bir tanrı dostuna cömertlik yakışır.) İlim ( İnsan ancak ilim ile yolunda sağlıklı yürüzebilecektir.) Miskinlik (Gösterişsiz yaşamak) Marifet ( Kaynağını bilimden ve ulu Allaha karşı duyulan sonsuz bir sevgi , bir doyumsuz aşkve bitmez bir özlemden alan hem bilim hemde sezgi ve içe doğma yoluyla yüce tanrının zatıve kainatın oluşumuyla ilgili tüm sırları sakladığı tüm gerçekleri bilme alma halidir.) Kendini bilmek (Kendini bilen kişi Hakkı da görmüş olur. Ve insanı-ı Kamil olmak yolunda büyük bir adım daha atılmış olur.) 4- Hakikat Kapısı İnsan bu kapıdan geçtikten sonra Tanrı dostluğuna kavuşmak o sonsuz deryaya ulaşarak , orada eriyerek yok olan bir damla haline dönüşmenin hazzını tadar. Bundan sonra dönüp insanlığa hizmete gitme kapısıdır. Toprak olmak ( alçak gönüllü olmak) 72 Milleti ayıplamamak (Dünya insanlığının hiç birini hor görmemek ve ayıplamamaktır.) Elinden geleni men kılmamak (Kişisel fedakarlıklar yaparak dilek sahibinin derdine derman olmaktır.) Herşeyin kendisinden güven kılması ( Tanrıya rıza göstermek Sohbet Seyir (İnsan tasavvuf felsefesine göre 3 önemli yolculuk yapar. 1- Tanrı katında bir aslı ve gerçeği olarak yaratılır ve dünyaya gelir . 2- dünyada insanlar kamil olabilme uğruna verdiği çabalar sonucunda makamına ulaşır. 3- Tanrıya seyirdir. Sırr (Gerçek olan tek varlık Yüce Allah’ın varlığıdır. Dolayısıyla gerçekle ilgili sırlar , Allah’a ait sırlardır. Münacattır. (Tanrıya ulaşma , O’na sığınmadır.) Müşahade (Tanrının cemalini görebilmek o erişilmez zevke erebilmek yeri , mutlak gerçeğe ulaşmaktır.) Kırklar Cemi: Alevilerin bugün sürdürdükleri, erkanları 12 hizmetin yapıldığı ‘yol’ a CEM denir. HZ. ALİ: Alevi yolunun kurucusu, İmamların başı, Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’in babasıdır. Tarikatta ‘Yol Ali’nin ‘ deyimi ile anılır. Hz. Muhammet ile aynı gömleğe girdiği ( bir olduğu ), bu yüzden Hz. Muhammed’le ayrı tutulmaması gerektiğine inanılır. ALLAH”IN ARSLANI IMAM HZ.ALI EHL-İ BEYT Hz. Muhammed’in kızı Fatıma anamızdan gelen soydur. Bu soya giren her kişi Alevi için kutsal önderdir. 1-Hz. Muhammed 2-İmam Ali 3-Hz. Fatma anamız 4-İmam Hasan 5-İmam Hüseyin MUHARREM ORUCUNUN ANLAMI NEDİR? Kurban Bayramı Hicri Takvim'e göre Zilhicce ayının 10. günü başlar. Kurban Bayramının 1'nci gününden başlayarak 20 gün sayılır. 20'nci günün akşamı Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç başlar. Muharrem Orucundan önce 3 günlük MASUM-U PAK ORUCU tutulur. Bu oruç Küfe'de şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çoçukları ibrahim ve Muhammet için tutulur. Müslüm, imam Hüseyin'in amcasının oğlu ibrahim ile Muhammet ise amcasının torunlarıdır. 3 günlük Masum-u Pak ve 12 günlük Muharrem Orucu olmak üzere toplam 15 gün oruç tutulduktan sonra Muharrem Ayının 13'ncü günü kurbanları tığlanır ve AŞURE dağıtılır. Kurban imam Ali Zeynel Abidin'in Kerbela Katliamından kurtuluşundan duyulan sevinci belirtir. Muharrem Ayında eğlence yapılmaz, bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, düğün-nişan-sünnet törenleri yapılmaz, karı koca ilişkileri kesilir, kurban kesilmez, et yenilmez. Kerbela şehitleri'nin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez, eğlence yerlerine gidilmez, saç ve sakal traşı olunmaz. Günümüzde bunların bir bölümü uygulanamamaktadır. Örneğin, sakal traşı olmamak gibi... Su saf olarak içilmemektedir. Vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden, çay-kahve-meşrubat-meyve suyu-ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır. Alevi inancı şekilciliğe takılıp kalmayı değil, özü benimser. Aklın ve ilmin yolundan ayrılmaz. Önemli olan imam Hüseyin'in ve diğer Kerbela şehitleri'nin çektikleri acıyı ve zorlukları beyninde, kalbinde ve gönlünde duymaktır. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi yaşayıp, onlar gibi inanmaktır. Zalime karşı çıkıp, mazlumdan yana olmaktır. Eline-diline-beline sadık olup insanca ve onurluca yaşamaktır. Onlara layık olmaktır. Ölmeden önce ölmek, öldükten sonra yaşamaktır. Yaşayan ölü olmamaktır. Yarın onlar'ın huzuruna alnı açık yüzü pak çıkmaktır. Onlar'ın bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmaktır. Belirlenmiş bir iftar vakti'de yoktur. Akşam olup güneş batınca, karanlık gözle görünce oruç açılır. Gece sahura kalkma uygulaması Muharrem Orucu'nda yoktur. Oruç tutulmadan önce (yatmadan önce) şöyle niyet edilir. Niyetten sonra Muharrem Orucu başlar. BiSMi ŞAH. ALLAH ALLAH. ERENLERiN HiKMETiNE. ER HAK MUHAMMET-ALi AŞKINA. iMAM HÜSEYiN EFENDiMiZiN SUSUZLUK ORUCU NiYETiNE. KERBELA ŞEHiTLERi'NiN TEMiZ RUHLARINA MATEM ORUCU NiYETi iLE HZ. FATMA ANAMIZIN ŞEFAATiNE. 12 iMAM, 14 MASUM-U PAK EFENDiLERiMiZiN ŞEVKiNE, 17 KEMERBESTLER HÜRMETiNE HAZIR-GAYiP GEÇEK ERENLERiN YÜCE HÜMMETLERi ÜZERiMiZDE HAZIR VE NAZIR OLA. LANET MÜNKiRE. LANET YEZiD'E. RAHMET MÜMiN'E ALLAH EYVALLAH. HÜ CEM NEDİR? Sözcük anlamı olarak, birleşme, birlik olma, bir araya gelme demektir. Alevi inancında , ibadet için cem olma, bir araya gelmeden yola çıkılarak, bütünleşme anlamında kullanılır. İbadetin yapıldığı yere cem evi denir. Alevi inancı cemsiz düşünülemez. Bir Alevinin doğumundan ölümüne tüm yaşantısı cem ile bağlantılıdır. Yola girdiği, müsahib tuttuğu, erkan gördüğü, görüldüğü-sorulduğu yerdir. Cemin çok çeşitleri vardır. Kurban cemleri, görgü cemleri, Abdal Musa cemleri, Bayram cemleri. KIRKLAR CEMİ Alevi inancına göre Hz. Ali bu yolu kurduğu zaman kendine eşlik eden kadınlı erkekli 40 kişi ile birlikte ilk kez bu cemi gerçekleştirdi. O günden bu yana Alevi topluluğu bu kırkların cemini sürmektedir. |
||
|
||
| kapılarınızı ve makamlarınızı biliyorum merak etme ben sunni degilim.Bu anlatıklarının hepsi zaten islamda var bi fark yokki sadece hz.aliyi üstün tutma var alevilikte.O zaman ömeri tuttanlar ömerevi , osmanı tutanlar osmanevi olsaydı yani neden bu ayrılık? bide bu ibadetler inançları kim yazmış hangi kitabınızda yazıyor bunlar? sizin kitabınız kuran degilmi? Hz.Muhammedi ve Hz.aliyi seviyorsunuz ama muhammed yada ali böyle ibadet edinmi demiş? hiç sanmıyorum.. | ||
|
||
O zaman ömeri tuttanlar ömerevi , osmanı tutanlar osmanevi olsaydı ...
|
||
|
||
O zaman ömeri tuttanlar ömerevi , osmanı tutanlar osmanevi olsaydı yani neden bu ayrılık? Venüs bilgin olmadan yazıyorsun.Bu Aliyi sevenler, Ömeri sevenler meselesi değil.Şiiliğin aleviliğin çıkışını araştırırsan göreceksin.. |
||
|
||
| Bilen birileri yazabilir mi? | ||
|
||
kapılarınızı ve makamlarınızı biliyorum merak etme ben sunni degilim.Bu anlatıklarının hepsi zaten islamda var bi fark yokki sadece hz.aliyi üstün tutma var alevilikte.O zaman ömeri tuttanlar ömerevi , osmanı tutanlar osmanevi olsaydı yani neden bu ayrılık? bide bu ibadetler inançları kim yazmış hangi kitabınızda yazıyor bunlar? sizin kitabınız kuran degilmi? Hz.Muhammedi ve Hz.aliyi seviyorsunuz ama muhammed yada ali böyle ibadet edinmi demiş? hiç sanmıyorum.. Alevilik bir din değildir öncelikle bunu biliniz.Alevilik bir kültür,yaşam tarzı felsefedir,bunları kim çıkardı nasıl çıkardı diyorsunuz,Aleviliğin özünde insandır kutsal olan ve insana yapılan her zulum,her katliama karşı durulur,Kerbelada ehlibeyte yapılanlar,Hz.Aliye yapılan haksızlıklar,Müslüman halkı ikiye ayırmıştır,nitekim Alinin yolundan gitmeyi seçenler Alevi olmuşlardır,Hz Alimi dedi böyle yapın diye bir cümleniz var biraz araştırma merakınız olup kendinizi aydınlatsanız kırklar kavramını bilir ve ilk cemi Hz.ALİNİN yürüttüğünü ve yaptığını bilirdiniz!O günden bugünde değin kırkların cemi sıfatıda bu noktadan gelmektedir!Aleviler Sünni İslamını kabl etmezler,çünkü Alevilikde temel alının insan,hoşgörü,saygı,sevgi gibi kavramlardır bu kavramları Sünniler tarafından görmemiş aksine Osmanlıdanbuyana zulum ve katliamlarla karşılaşmışlardır,böyle bir dönemde ortaya çıkan Hacı Bektaşi Veli gibi ulu dervişlerinde yürüttüğü kültürlerle beraber,belli bir ahlak öğretisine sahip bir kültür,yaşam tarzı,felsefe oluşmuştur, Bilen birileri yazabilir mi? Okuman yazman varsa eğer üstteki bilgileri tek tek oku bunlar benim elimden değil Alevi dedelerinin elinde çıkmış bilgilerdir
|
||
|
||
| Alevi adı Hz. Ali’den gelmez’ »Siz Alevi camiasında oldukça ilgi gören kitabınızda Alevi kelimesinin Hz. Ali’den gelmediğini söylüyorsunuz. Peki nedir bu sözcüğün kökeni ve bugüne kadar yaygın kabul gören bu anlayış hatalı mıydı? Yaygın bir inanışın aksine bana göre Alevi sözcüğü Ali sözünden türetilmiş bir söz değildir. Çünkü Türkçe dilbilgisi kurallarına göre Ali sözcüğünden Ali’yi seven, Ali’nin yolundan giden anlamında bir kelime türetmek gerekirse, Alici veya Alili olması gerekiyor. Hiçbir zaman Alevi olmazdı. i eki Türkçe de sonuna geldiği kelimeye aidiyet kazandırır. İnsan-insani, tarih-tarihi, mimar-mimari gibi. Alevi sözcüğü alev kelimesinin sonuna –i eki gelmesi ile oluşturulmuş, aleve ait, ışığa ait, alevden gelen, ışıktan gelen anlamında bir kelimedir. Zaten 16. yüzyıla gelinceye kadar Alevilik içinde asıl zümreyi oluşturanlara verilen isim ışıklar veya ışık taifesi idi. Ancak ışık ve ışık taifesi sözcükleri küfre dönüştükten sonra ve bu insanlar üzerine sürek avları ve katliamlar düzenlendiği içindir ki bu insanlar isimlerini değiştirmek zorunda kalmışlar. Alevilik tüm tarihi boyunca defalarca isim değiştirmiştir. Alevilik kadar farklı isimlere bürünen bir başka topluluk, bir başka inanış daha yoktur yeryüzünde. Bu onlara karşı sürdürülen saldırıların ve katliamların doğal sonucudur. »Osmanlıdaki Alevi katliamlarının dışında tarihin başka dönemlerinde de Alevi katliamları var mıdır ve bu katliamların nedeni nedir? Katliamların nedeni temelde farklılıklardır. Egemen düşünce kendisinden olmayana bir müddet tahammül etse de, daha sonra onu ortadan kaldırmaya yöneliyor. Güçlünün kendisinden olmayana tahammülsüzlüğüdür neden. Elbette Osmanlı katliamları ilk değildi bunun öncesi de vardı. Alevilere yönelik yapılan katliamların içinde Osmanlının yaptıkları Ortodoks ve Katolik Kiliselerinin yaptıklarına kıyaslandığında devede kulak kalacak kadar azdır. »Alev ve Alevi sözcüklerinin Ortadoğu’daki aleve tapanlarla, Zerdüştlerle bir ilgisi var mı? Hayır. Alevi sözcüğünün aleve tapanlarla,ışığa tapanlarla bir ilgisi yoktur. Alevi inanışında var oluşun kaynağı ışıktır, enerjidir. Var oluş güneşten yansıyan enerjinin vücut bulmasıyla ortaya çıkmıştır. Alevilik, yeryüzündeki yaradılışın esasının ışık vasıtasıyla olduğ unu kabul eden bir inanıştır. Işık vasıtadır. Alevilik ışığı yaradan gibi değil, yaratanın görünen yüzü olarak görür. Bu ikisi birbirine çok yakın gibi dursa da, birbirinden çok farklı şeylerdir. »Alevi sözcüğünün kökeni nerelere kadar gidiyor? Milattan önce 2000 yıllarında Anadolu’da Luviler yaşamı ş. Hititlerle beraber var olmuşlar, ancak biraz Hititlerin gölgesinde kalmışlar, biraz da kendileri böyle olmasını istemişler. Çok önemli bir uygarlık oldukları ve bu uygarlığın evrenin, yeryüzünün ve insanlığı n var oluşuna ilişkin çok önemli bilgilere sahip olduğu yeni yeni anlaşılmaya başlandı. Luvi sözcüğü Hitit dilinde “ışık insanı” demektir. Zaten günümüzde de birçok dilde “lu” kökü ışık anlamında kullanılır. İngilizce de light Almanca da licht, Latince de lüx gibi. Alev sözcüğü de ışığın kaynağındaki yansımaya verilen isimdir. Anadolu da sadece Luviler yok; Likyalılar da var. Likya ışık ülkesi demektir. Aleviler de Safavi savaşları sırasında kendilerine uygulanan büyük katliamlar öncesine kadar kendilerine ışık taifesi olarak adlandırdılar, ancak ışık taifesi katli vacip hale gelince mecburen isim ve kisve değiştirdiler. Ama isim ve kisve değiştirirken özlerine sadık kaldılar ve bir kelime oyununun arkasına sığınıp varlıklarını bir müddet daha gizlemeyi denediler. Alevi sözcüğü o zamandan itibaren kullanılmaya başlandı. Bazı araştırmacılar bunu daha yakın zamanlara taşıyorlar ama ben alevi sözcüğünü Kul Nimet’in nefeslerinde buldum, bana göre Alevi sözcüğü ilk kez 16. yüzyılın son çeyreğinde kullanıldı. »Yani daha önce kendilerine “Işık insanları” diyorlardı. Işık taifesi diyorlardı ve 16. yüzyıldan önceki Osmanlı arşivleri incelendiği zaman fermanlarda Alevi sözcüğüne rastlanmaz ağırlıklı kullanılan isim “ışık taifesi”dir. Bu konuda yapılmış araştırmalar ve ortaya çıkarılmış belgeler var. »Bu, Aleviler’in kendilerine verdikleri isim. Peki dışarıdan onlara verilen isim nedir? Aynı isim kullanılıyordu. Işık taifesi, Aleviler’in kendilerine verdikleri isimdir ama dışarıdan da aynı isimle anılıyorlardı. Bugün Alevi geçmişine baktığımızda Aşık-ı Sadık’lar veya diğer ozanlar geçmişte kendilerine Işık diyorlardı, onların ismi Işık’tı. Onlar da savunmasız bir şekilde Anadolu da köyden köye dolaşıp bu inanışın misyonerliğini yaparken ağır tehditler altında kaldılar. Işık sözcüğü o dönem Osmanlı da kullanılan Arap harfleri ile yazıldığı zaman yazılışı aşık ile aynıdır. Orada başka bir küçük oyun gizlidir. »Bu da bir gizlenme, bir örtüydü sanırım. Evet bir gizlenmeydi. Birde Siraçlar var. Onların geçmişteki ismi ışıklardı. Yine bu mezalime maruz kalmamak için isimlerini siraçlar olarak değiştirdiler. Siraç Arapça bir kelime o da ışık demek. Siraçlar bugün Anadolu’daki on iki büyük alevi topluluğundan bir tanesidir ve Anadolu coğrafyasında çok yaygındırlar. |
||
|
||
| Eleştirisel yaklaşım bu değildir arkadaşlar. Eleştiri bir şekilde bilgi sahibi olunan konularla ilgili gerçekleşebilir yani yetkinlik gerektirir. Okuduklarımla bunun olmadığını görüyor ve sadece gülüyorum | ||
|
||
| Anka bende bu soydan geliyorum ve hepsini biliyorum. demek istedigim farklı ; Peygamberin ölümümden sonra başlayan imamlık sorununda çıktıgı sonra tarikat haline geldigi bunları biliyorm.Ama islama baglı bir tarikatmı yoksa kendilerini islamın dışındamı görüyorlar ? Uyarı: Siz mesajınızı yazarken 4 yeni mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun. okum bi. |
||
|
||
| Serüvenci,asimile etme arzusu kokuyor yazın ancak yazdıklarına gülüyorum, | ||
|
||
| Bende bu inançlara gülüyorum. |
||
|
||
| Alevilikle Şiiliği(özellikle Caferiliği) birbirine karıştırmamakta da fayda var. | ||
|
||
| O bir bilen varsa içinizde, en azından bir kaynak linki koyabilir mi? | ||
|
||
| http://www.huizen-alevi.nl/Turkce/dosyalar/Alevilik_nedir.html http://www.alevibektasi.org/ kaynakta yazılanlar ne kadar dogru olabilir ki. |
||
|
||
| Güldüğün inançlar, Sn.Venüs hakkı,Tanrıyı Kabede,aramaya devamede durun ve bize gülün biz size her gün acıyacağız! |
||