SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => anarşist PRATİKLER

Konu: Uygarlığa Karşı Vahşinin Günlüğü-Son Sayı Çıktı!

Sayfa: 1 2 3 4 5 [ 6 ]

Aşk&Nefret 29.05.2005 18:56:12
Bir hafta rötarlı çıkan Vahşi’nin Günlüğünün 51. sayısı 12. sayfayla yine karşınızda. Bu sayıda her zamanki gibi özgürlük arzumuzu ve tahakküme olan öfkemizi ifade edebilmek ve bu duyguları sizinle paylaşabilmek için çeşitli konularda makaleler yayınlıyoruz. Günlükteki konular şöyle:
+ Geçici Vahşi Bölge Deneyimleri
+ Uygarlık Zihni ve Çevreyi Yok Eder
+ Yunanistanda Anarşistler Polise Saldırdı
+ Mehmet Tarhan'a Linç Girişimi

Ekonomik durumdan dolayı bu sayıdan da fazla bastıramayacağımız için bir çoğunuz günlüğü online okuyacak. Fakat “şansımı deneyeyim belki bulurum” diyorsanız, Taksim/Mephisto’dan edinebilirsiniz. Şayet websitesinden indiremiyorsanız yesilanarsi@yahoo.com adresine bir mail atın yeter!

www.geocities.com/yesilanarsi

Aşk&Nefret 03.06.2005 20:58:07
Vahşi’nin Günlüğünün 52. sayısı 12. sayfayla yine karşınızda. Bu sayıda her zamanki gibi özgürlük arzumuzu ve tahakküme olan öfkemizi ifade edebilmek ve bu duyguları sizinle paylaşabilmek için çeşitli konularda makaleler yayınlıyoruz. Günlükteki konular şöyle:
+ EARTH FIRST 60 YIL ÖNCE OLSAYDI- Tad Kaczynski (Son Öyküsü)
+ ÜRETMEK VEYA ÜRETMEMEK-  Üretimin Yeniden Üretimi (Sınıf, Modernlik ve Kimlik)
+ UYARIYORUZ
+ 10-12 HAZİRAN JEFF "FREE" LUERS'LA DAYANIŞMA EYLEMLERİ
+ YAŞAMINIZI GERİ ÇALIN - Feral Faun
+ YAŞAMINIZI ELE GEÇİRİN - Ramapithecus
+ UYGARLIĞA KARŞI DERLEME + SON DURAK VİDEO FANZİN ÇIKTI!
Ekonomik durumdan dolayı bu sayıdan da fazla bastıramayacağımız için bir çoğunuz günlüğü online okuyacak. Fakat “şansımı deneyeyim belki bulurum” diyorsanız, Taksim/Mephisto’dan edinebilirsiniz. Şayet websitesinden indiremiyorsanız yesilanarsi@yahoo.com adresine bir mail atın yeter!

Aşk&Nefret 04.06.2005 09:34:43



Aşk&Nefret 04.06.2005 10:47:04
 Sad nerde o günler...hep cepten yiyoz abi...

Aşk&Nefret 06.06.2005 12:25:10
Anaaa...bugün Uygarlığa Karşı Vahşinin Günlüğü'nün 1. yıl dönümü...vay bea... nice güzel günlerimiz geçti...kah güldük kah ağladık...bu hafta artık kurtuluyosunuz...bültenimiz bu haftadan itibaren artık kendisini feshediyo  Sad artık sizi başka yayınlarla rahatsız etcez... Smiley

deniz 06.06.2005 13:43:19
ben de ne zaman bitcek bu işkence diyodum ..

şaka şaka Tongue

..

haftalk yorucu olabilir. devam etsin ama yayın periyodunu uzatın. bir ay iki ay .. neyse işte. ama devam etsin.

devam eden her iş başarılı olur.

Aşk&Nefret 14.06.2005 23:51:36
Vahşi’nin Günlüğünün 53. ve son sayısıyla 8. sayfayla yine karşınızda. Bu sayıda her zamanki gibi özgürlük arzumuzu ve tahakküme olan öfkemizi ifade edebilmek ve bu duyguları sizinle paylaşabilmek için çeşitli konularda makaleler yayınlıyoruz. Günlükteki konular şöyle:

+ GÖREV TAMAMLANDI
+ ANARŞİ VE SUÇ
+ ANLAŞMAZLIK KORKUSU- Feral Faun
+ ANTALYA'DA EKOLOJİK TAHRİBAT-Libertarias
+ BEN-ZİNE FANZİN ÇIKTI!
+ MEHMET TARHAN SÜRECİ YENİ BAŞTAN
+ YUNANİSTAN'DA GÜVENLİK KAMERALARINA SALDIRI
+ 5 İTALYAN ANARŞİST SERBEST BIRAKILDI

Ekonomik durumdan dolayı bu sayıdan da fazla bastıramayacağımız için bir çoğunuz günlüğü online okuyacak. Fakat “şansımı deneyeyim belki bulurum” diyorsanız, Taksim/Mephisto’dan edinebilirsiniz. Şayet websitesinden indiremiyorsanız yesilanarsi@yahoo.com adresine bir mail atın yeter!

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

GÖREV : TAMAMLANDI

Geçen seneden beri aralıksız olarak yayınladığımız haftalık bültenimizi bu sayıdan itibaren feshediyoruz. Uygarlığa Karşı Anarşi davasının bir sesi olarak tasarladığımız Uygarlığa Karşı Haber Bülteni ve Vahşinin Günlüğünün artık misyonunu tamamladığını düşündüğümüzden dolayı öfkemizi ve tutkularımızı daha farklı biçimlerde ifade etmek arzusu içerisindeyiz.

Anarşiyi artık haftalık değil de 2 veya 3 ayda bir çıkardığımız yayınlarla yaymayı amaçlıyoruz. Şu an için kesinleşmiş bir projemiz yok. Fakat gerek vahşiye dönüş projesinde amaçladığımız yeniden vahşileşme, gerekse Uygarlığa Karşı savaşı kışkırtma ve yayma hedeflerimiz her geçen gün daha da genişleyerek devam edecektir. Uygarlık durmuyor, sürekli gezegenin ve insanlığın iliklerine kadar işlemeye devam ediyor. O halde aynı şiddette saldırmak, kışkırtmak ve amansız bir savaşı yaygınlaştırmamız gerekiyor. İşte Uygarlığa Karşı Haber Bülteni bu hedefte doğmuştu, geçen sene Emperyalist savaş makinesi NATO’nun İstanbul’a geldiği zamanlarda...

Aynı amaçlar aynen devam ediyor. Öfkemiz bizi her zaman saldırmaya ve saldırıyı kışkırtmaya yönlendiriyor. Saldırının tek bir biçimini önermiyoruz. Sistemi rahatsız edecek, otoritenin etkisini kıracak olan her türlü mücadele ve doğrudan eylem biçimini destekliyoruz. Çünkü ihtiyacımız olan daha fazla konuşmak değil, yıkımdır! Şimdi ve şuanda yıkım!

Hepsinin ötesinde, bu bülten içimizdeki duyguların, hayallerin, tutkuların, öfke nöbetlerinin beden ötesinde bir ifadesi oldu. Her ne kadar, bülteni çıkartan insanlar olarak bültenin kendisi olduğumuzu düşünmesek de, belki de kimi zaman öyle davrandık, ve genellikle de sizler tarafından kendi tekliğimizde bireyler olmaktan çok öteydik. Bir çok konudaki fikirlerimizi ve düşüncelerimizi kimi zaman başkalarının yazılarını yayınlayarak kimi zaman da kendi yazdıklarımızı yayınlayarak ifade etmeye çalıştık. Bunların hepsi aptalca bir devrim hayalinin ötesindedir, hepsi hayallerimizdeki dünyayı elde etme, kendi yaşamlarımızın sorumluluğunu kendi ellerimize alma umudundan başka bir şey değildir.

Yaşamlarımızda üzerlerimize bir çok kimlik yapıştırıldı. Ama, bizler ne başkalarının yapıştırdığı kimlikler, ne de kendimize yapıştırdığımız kimliklere sahip olmak istiyoruz. Kişi, bedenin etrafında bir zırh gibi onu saran, üzerine yapışmış bir kimlikten ibaret değildir. Kişi, üzerine yapışmış olmasına rağmen, bedenine ait olmayan sıfatlarla var olmaz. Nefes alıp verişteki uyum gibi, dış dünya ile etkileşimlerimizde de uyum gereklidir. Kimliklerimiz dış dünya ile gerçek etkileşimimizi önleyen bir yalıtkan tabakadan başka bir şey değildir.

Kendinizi ifade etmeye çabaladığınız zemin yavaşça sizler ile dış dünya arasına girmeye başladığında, ifade zemininiz sizi çelikten bir küre gibi sarar, sonuçta kendi yarattığınız gerçeklerin içinde kendinizi kandırır ve asıl gerçeklikleri kendinizden uzaklaştırmış olursunuz.

Her zaman devrimi ya da evrimi insanın kendisinden başlayarak, etrafına yayması gerektiği dillendirilir. Ama nedense hep sonuçsuz kalmıştır. Çünkü kişiler kendi yarattıkları ya da dışarıdan edindikleri kimlikler ve ürünler arasında var ettikleri hapishanelerinde sıkışıp kalmışlardır. Kendi hapishanelerimizin tümünden kendimiz sorumluyuz. Yarattığımız ürünler, düşünceler, büründüğümüz kimlikler hepsi bu hapishanenin gardiyanları. Yıkım için gereken cesaretin sizde bulunduğunu, şuanki size dair herşeyi yok ederek gösterebilirsiniz ancak! Şuanki kendinizi yıktığınız da ve geride hiçbirşey bırakmadığınız da ise, gerçek özünüze yani vahşi özünüze döneceksiniz. Ve anarşi durumu, yalnızca gerçek özünün farkında bireylerin bulunduğu bir dünyada yaşanabilir.

Şimdi ve şu anda yıkım! Kendiniz dahil, size dayatılan ve kabul ettiğiniz her şeye karşı yıkım!

“Yıkıcı dürtü, yaratıcı dürtüdür” , Mikhail Bakunin


Sayfa: 1 2 3 4 5 [ 6 ]