|
||
| 12 Eylül 1980 - Darbenin bilançosu TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.Yeni anyasanın 26.maddesine ilaveten 2932 sayılı yasa ilen Kürtçe resmen yasaklandı. * 650 bin kişi gözaltına alındı. **1 milyon 683 bin kişi fişlendi. **Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. **7 bin kişi için idam cezası istendi. **517 kişiye idam cezası verildi. **Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı). **İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi. **71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. **98 bin 404 kişi ''örgüt üyesi olmak'' suçundan yargılandı. **388 bin kişiye pasaport verilmedi. **30 bin kişi ''sakıncalı'' olduğu için işten atıldı. **14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. **30 bin kişi ''siyasi mülteci'' olarak yurtdışına gitti. **300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. **171 kişinin ''işkenceden öldüğü'' belgelendi. **937 film ''sakıncalı'' bulunduğu için yasaklandı. **23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. **3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. **400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. **Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. **31 gazeteci cezaevine girdi. **300 gazeteci saldırıya uğradı. **3 gazeteci silahla öldürüldü. **Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. **13 büyük gazete için 303 dava açıldı. **39 ton gazete ve dergi imha edildi. **Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. **144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. **14 kişi açlık grevinde öldü. **16 kişi ''kaçarken'' vuruldu. **95 kişi ''çatışmada'' öldü. **73 kişiye ''doğal ölüm raporu'' verildi. **43 kişinin ''intihar ettiği'' bildirildi. Darbeci ulusalcılara duyrulur |
||
|
||
| aynen de öyle olmuştu. Bir toplum tarihi ile hesaplaşmıyorsa o halk ya artık kokuşur ya da kendi dipsiz karanlığında ışıksızlığa mahkum ve muhtaç olur. | ||
|
||
| darbe olmus arkadasım yer ve gok yerınden oynamış sag sol derken bu ulkeyı bolmek istemişler | ||
|
||
| http://sifirforum.com/tarihte_bugun/12_eylul_darbesi-t26607.0.html Burada ayrıntılı bilgi var arkadaşlar.. |
||
|
||
| yüreğü elinde koşan her bir anneye ...sormalı.. parçalanmış ellerini sırtçantasında taşıyanlara sormalı... bana sormayın bu soruyu...anmem saklamıştı beni evin en köhne yerine... ben görmedim...duymadım bilmiyorum |
||
|
||
| İyiki darbe yaptılar bak her şey güllük güllistan,bölünme tehlikeside yok, şeriatta,,,, | ||
|
||
| Tabi tabi mubarek ramazan ayında allah bize nice darbeler ihsan eylesin aminnn..töbee töbeee | ||
|
||
| Toplumun üzerinden acımasızca geçtiği 12 eylül'ün utanç tablosunda şunlar yer alıyor: 1 milyon kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, yaklaşık 100 bin kişi 'örgüt üyesi' olmak suçundan yargılandı. 7000 kişi için idam istendi, 517 kişiye ölüm cezası verildi, 259 kişinin idam dosyası meclis'e gönderildi, 55 kişi idam edildi, 17 yaşındaki Erdal Eren'in yaşını büyütülüp idam edildi, binlerce kişiye müebbet hapis cezası, on binlerce kişiye çeşitli hapis cezaları verildi. 30 bin kişi yurtdışına gitti, 4 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, 388 bin kişiye pasaport verilmedi, 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten çıkarıldı, 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlandı, işkence sonucu ölen diğer yüzlerce insan resmi kayıtlara giremedi, Metris, Mamak, Diyarbakır gibi büyük cezaevleri işkencecilerin sayısız yeni işkenceyi denediği yerler haline geldi, Diyarbakır cezaevinde 14 kişi açlık grevlerinde yaşamını kaybetti, 300 gazeteci saldırıya uğradı, 3 gazeteci öldürüldü, gazeteciler hakkında toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi, 13 büyük gazete için 303 dava açıldı, gazetecilere toplam 3315 yıl 6 ay hapis cezası verildi, gazeteler 300 gün kapatıldı, 49 ton gazete, dergi ve kitap sakıncalı olduğu için imha edildi, 23 667 derneğin faaliyeti durduruldu, 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı. Amacı farklı olan darbeydi 12 Eylül. Daha öncekileri işe yaramamıştı. Hiçbirisinde geriye dönüş engellenememişti. Belliydi, 61 anayasayı bu memlekete bol gelmişti. 1961 de 3–0 öne geçmişlerdi, 1972de 3–3 beraberlik sağlandı. Ama yetmezdi. Artık vakit averaj vaktiydi. Geriye dair bütün izler silinmeliydi, silindi de. Anarşi yaratan ne varsa yok edildi. Sorun yaratanlar beslenmedi, asıldı. Gazeteler siyasi haber vermemek için kırk takla atmak zorunda kaldı. Yazısı sansürlenen gazeteci “oldu olacak her gazetenin başına bir albay koyun!” diye bağırdığında “gerekirse onu da yaparız” diye cevap verdiler. televole kuşağının temeli öyle sağlam atıldı ki. Avrupalılar başta çok sevinmişti. Amerikalılar mı? Eserlerini zaten çoktan kutlamışlardı ama sonra Avrupa’yı bile ürküttük. Nasıl ürkmesinler, her yer haki yeşil olmuştu. Kanun hükmünde kararnamelerin ardı arkası kesilmedi. Özallı yıllar başlıyordu artık. Tüp gaz kuyruğu bitmişti. İkinci köprü kuyruğu başlayacaktı yakında. Mercedesimizde 100küsür km/h hız yaparken bir türkü kasedi koyup neşelenecektik. Demiryolları komünizmin ulaşım araçlarıdır dediler bize o zaman. Ama kapitalistin ağa babası Fransa’da bile yer gök demiryoluydu. Küçük Amerika olmamız on sene sürmedi bile. Zaten rahmetli bunun temellerini atmıştı seneler önce. Kapitalist denizde yüzmeyi öğrenmek için havuzda yüzme dersi almadık, bizi direk denize attılar. Memurlarımız işlerini bu dönemde öğrendi. Kurtulan devrimciler de yollarını buldu. İthalat şirketi kurup Amerika’dan mal getirmeye başlamayan devrimcileri dinozor diyip dışladılar. Aralarında kapitalizme en fazla direnenleri café-bar açtı, deniz gezmiş resimleri süsledi mekânlarını. Ülkücülerse boşta kalmıştı. Büyükşehirlerde tehlike kalkmıştı ki? Hemen Avrupa’ya kaydırıldılar. Kimisi Güneydoğu Anadolu’da iş gördü. O kadar eğitilmiş adam boşta kalır mıydı hiç?!! Çok kızdım gene… Bülent Forta'nın " bir boks maçına benziyordu, hakem karşı tarafı tutuyordu, rakipse durmadan bel altına vuruyordu" seklinde tanımladığı bir dönemin sonudur 12 Eylül. Kitaplar banyo kazanlarında yakıldı, şeffaf zarflar içerisinde mühürler evet’e basildi, yeni anayasa yazıldı, insanlar su gibi içerisine konuldukları kabin seklini aldılar. 12 Eylül darbesi toplumu dönüştürme çabasıydı, başaralı olmuştur. 12 Eylül; üniversiteye giriş sınavıdır, isini kaybetme korkusuyla yaşayan insanların tedirginliğidir, güce ulaşmak için bedenlerini kullandıran kadınlardır, evren paşa’yı salonlarda alkışlayan gençliktir, kent soylu kurnazlıktır. Mahalle aralarında, evlerin duvarlarında, apartman balkonlarında, su kanallarında o günlerden kalma sloganlar yazılıdır, yer yer silinmiş, okuması zor. Durup düşündüğümde içimi feci burkan gündür. Hayal etsenize, o gün darbe yapılmasaydı, ya da yapılamasaydı, o güzel çocuklar, o atlarına binip gitmek zorunda kalmasalardı... Türkiye özgürlüğe, aydınlığa bu kadar yaklaşmışken meydan birden faşizme kalmasaydı... Belki yine kaybederdik, elimize yüzümüze bulaştırırdık belki. Ama ya kaybetmeseydik, ya tüm ülke devrim gibi güzelleme olsaydı hepimize... Diyorum ya, düşündükçe, düşledikçe buruverir insani... "our boys did it, our boys screw everything" |
||