|
||
| güvenmeyi seviyordum,tutunmayı,yaslanmayı,anlatmayı ve susmayı bazı anlarda , susunca da konuştuğum zamanlardaki gibi anlaşılmayı. hayatın içinde görünmeyi seviyordum sade ve net. ama bazen flu ise görüntüm ayarımla oynanmamasını seviyordum - uydudandı benden değil , rüzgar geçerdi, düzelirdi...beklenmeliydi... güven vermeyi seviyordum ve bana tutunanı,omzuma yaslanmayı ve sığınmayı bileni ,anlatanı ve gerektiğinde susanı. ve anlıyordum sustuğunda da , konuştuğunda anladığım gibi.hayatın içinde görüneni seviyordum ve net olduğu zamanları hep bildiklerimi ve flu oldukları zaman oynamıyordum ayarlarıyla , rüzgar geçerdi,düzelirlerdi... beklemeyi seviyordum , beklenmeliydi... koklamayı seviyordum , koklarken yüzümdeki ifadenin kokunun türüne göre değiştiği ve bunun çok görünür olduğu hissiyle...kederin kokusunu alıyordum,yalnızlığın,soğuğun,kaybetmenin , varolmanın ama yokluğu da sezmenin ve şiddetle istemenin kokusunu bazen... sevincin , erincin kokusunu,kalabalığın,sıcağın,aramanın , başarmanın ve bulmanın ...yaşamak zorunda olmanın ve çok şükür ki yaşıyor olmanın kokusunu bazen... dokunmayı seviyordum ; dokundukça insan olmayı ...sesimin , bakışlarımın, hayatımın dokunduğu her şeyi olabilir kılmayı seviyordum ; sızım azalıyor , bakışım çiçekleniyor,ellerim ve ayaklarım hareket kazanıyordu....tüketemediğim -eksik- zamanımı, bana dar gelen bedenimi ve korumakta zorlandığım aklımı ve dokunmadan edemeyen dağınık kalbimi yaktığı zamanlar olurdu dokunmaların...o zamanlara dokunarak geçmeyi dahi seviyordum ; o zamanların yaralarını yine o zamanlara dokunarak iyileştirmeye çalışmayı... dokunanı seviyordum,dokundukça insan olanı, sesinin, bakışlarının, teninin ve hayatının dokunduğu şeyleri çiçeklendiren, sızıyı ve yükleri hafifleten , elini taşın altına sokup , taşın altından başkalarının elini kurtarmaya çalışan... onları seviyordum işte ; sadece tene değil cana dokunuyorlardı da biraz...ondandı belki de... saçmalıklardan anlamlar çıkardığımız , harabelerden evler kurduğumuz ve yoktan varedip bir hayalle paylaştığımız oluyordu çünkü o anlarda; o hayali gerçekliyordum ; çünkü onlar dokundukça hayat beni içine alıyordu ve ben onlara dokundukça içime alıyordum hayatı... bunların bütünlüğünü seviyordum ; hayal olduğunu düşündüğüm ama hayaline inanmayı seçtiğim o bütünlüğü... o bütünün parçalarını biriktiriyordu dimağım anı diye ve diğerlerini öğütüp atıyordu dışına hayatımın...postmodernizm çöpü gözüne değen herkes kör olmuyor ama gözleri ışığını yitiriyordu yine de, bir ışık görür müyüm diye bakmaktan vazgeçeli çok olmuştu ki ; hayat , içimde tamladığı bir şeylerin varlığını fısıldayıverdi -haketmez dediğim - saçlarıma ; "tamamsın , hadi..." ( saçlarım ki kısaldılar ve seyreldiler , onlar kendine değen , dokunan , koklayan , yaslanan,inanan,rengini alan , veren herkesi sevdilerdi bir zaman da ; şimdi okşanmamak için uzamamayı ve renklenmemeyi seçtiler... ) ve ben ; yıllardır ilk kez ; içimde hayat varken , içinde olmayı deniyorum hayatın; kısacık saçlarım , sımsıkı yummaktan kendini şaşırmış gözlerim , sadece başkalarının yaralarını sarabilen artık kendine dermanı kalmadığını sandığım ellerimle , bunu yapmayı denemeye değdiğine inandığım biriyle hem de; kendimle... |
||
|
||
| yıne yazmıssın be dostum elıne saglık... | ||
|
||
| saolasın dost... | ||
|
||
| iş hayatına atılan insanlara derler ya hani, gerçek hayatı şimdi tanıyacaksınız diye..buna hiç anlam verememişimdir nedense(?)o ana kadar yaşanan hayat yalanmıydı? ne kadar da (gerçek-yalan) yakıştırmalarıyla kavramların içini ve hayatın kendisini dahi doldurmaya meraklıyız böyle..sahisini belirtmesek, yalan olacakmış gibi herşey sanki(!) herzaman diyorum..hastamıyız ne? "hayatın içinde, içimde hayat" yazısını okuyunca bunlar geldi aklıma..evet istanblue "hayatın içinde, içim-iz-de(DİR) hayat aynı zamanda..gerçeği yalanı yok bunun.............................. |
||
|
||
| gerçeklik we yalanı tartışılır elbette ama senden başkası hayatına anlam katamaz... sen istersin de olur olmaz... |
||
|
||
| hayatı insanın kendi içinde hissedebilmesi güzel bir seviye. ama sağlıklı mı bilemiyorum ? |
||