|
||
| hep aklıma takılır bu soru.. iman saf mıdır? bana sorarsanız İman son derece kişiseldir ve bu yüzden gerçekliği sorgulanmalıdır.. Zira eğer İman saf ise bir kişinin inanması ile milyonların inanması arasında hiçbir fark olmamalı.. İman birey ve Tanrı arasında kendilerine özel bir bağdır.. ancak söz konusu Tanrı olunca İman varlığını inanandan değil İnanılandan almalıdır çünkü O'nun varlığı diğerini zorunlu kılar.. bu yüzden Tanrı açısından inanan ve inanmayan arasında hiçbir fark olmadığını düşünüyorum.. belki de iman, farkında olmaktır.. çizgi filmlerde görmüşsünüzdür; karakterler ancak ayaklarının altında toprak olmadığını farkettiklerinde düşüyorlar.. Ama o boşluk hep vardır.. veya şöyle düşünelim; iman ancak farkında olanların soluduğu oksijen midir? başkalarının farkında olmaması O'nun gerçekliğini zedelemiyorsa O'na inanmak veya inanmamak arasındaki fark nedir? ben İman'ın saf olması halinde -ki inanılan varlık Tanrı ise iman saftır- O'na inanmak veya inanmamak arasında fark olmadığını düşünüyorum.. Şüphesiz O'nun hiçbir şekilde bize ihtiyacı yok, ama belki de bizi yaratarak, yani bizi kendine ihtiyaçlı hale getirerek kendini de bir nebze de olsa bize ihtiyaçlı hale getirmiştir.. "bize ihtiyacı yok çünkü O ulu'dur" demek Tanrı'nın ona inanıp inanmadığımızı umursamadığı anlamına gelmediğini düşünüyorum.. bence umursuyor.. Tanrı'yı anlamaya çalışırken O'nu çeşitli kalıplara sokmak pek de doğru değil sanırım.. bir filozof, "Tanrı A'dır demek, dolaylı da olsa Tanrı A olmayan değildir anlamına gelir ki bu da Tanrı'yı yanlış tanımlamamıza yol açar" dediğini hatırlıyorum.. bence Tanrı'yı anlamaya çalışırken O'nun yapabileceği veya yapamayacağı şeyler hakkında paradoksal açılımlar sunmak çok da anlamlı değil.. kelimeler herzaman doğruyu söylemez.. hayatında hırsızlık yapmamış birine "sen benden başka kimsenin malını çaldın mı?" diye sorarak, vereceği cevap ne olursa olsun o'nu hırsızlık yapmış konumuda getirebiliriz. HAYIR derse sizin malınızı almış demektir.. EVET derse sizinle birlikte başkasınınkini de çalmış demektir.. dolaysıyla, varlıkları Onlara yanlış sorular sorarak zor durumda bırakmak hiç de zor değil .. pek mantıklı da değil ayrıca.. Kendi adıma Tanrı ile arası iyi olan biri değilim ve Tanrı'nın varlığına ihtiyaç duymuyorum.. ..bu durumda imansız mı oluyorum, imanı saf olan mı? |
||
|
||
| Iman kendi haline elbette saftir. Ama iman tek basina degildir hicbir zaman. Nefs ile kolkola yururler zira.. | ||
|
||
| iman nedir? sen kendini nasıl imanlı zannedebilirsin veya bir başkasını? kendini veya bir başkasını nasıl tanıyabilirsin? tanıdığını düşündüğün kendini düşündüğünde bulmaktır. kendine göre gerçeğindir. imanın saflığı da kendine göre gerçeğinde şekillenir. | ||
|
||
| 'imandır o cevher ki İlahi ne büyüktür; imansız olan paslı yürekler, sinede yüktür...' İman,emn kökünden gelen bir mastardır. Sözlük anlamı, birini sözünde tasdik etmek, onaylamak, kabullenmek itimat etmek, gönülden benimsemek, güvenmek/güvenilmek anlamlarına gelir.Bu şekli ile değerlendirirsek,iman saf ''olması gereken'' birşey,fakat iman gönül işidir,gönül ise kişiden kişiye değişiğir.Başka bir ifade ile,iman ile kalp'in aynı paralelde olması gerekir,yani,temiz bir iman,temiz bir kalp'te bulunur,yine,İman'da kirlilik,kalb'in kirliliği ile doğru oratılıdır,kirli bir kalp'te,saf bir iman olmaz. |
||
|
||
| imanı bilmem ama iman etmek tam bir aptallıktır kendi kaderini hurefelere ve batıl inançlara teslim etmektir. | ||
|
||
Sen inandığın her konuda aptalca birşey yapıyorsun o halde,bu sonucu çıkarsam hata işlemiş olurmuyum acep?
|
||
|
||
| iman ettiğim her konu başlıbaşına bir aptallık örneğidir. tanrıyı hayatımıza karıştırana kadar kendimizi hayat karıştırmış olsaydık eğer, bu gün saf lığın gerçek anlamını hurafelere bağlamaktansa gökte aranan cenneti yeryüzünde kurmuş olurduk. | ||