|
||
| Yaşamak; Sevinçle, acıyla, hüzünle, kederle, insanların birbirleriyle olan iletişimleriyle, ilişkileriyle, hayallerle, geçmişte olanlarla, tartışmalarla hayattan büyük bir zevk çıkarmasını bilmektir. Hani şekspir yaşam bir rüyadır adlı eserinde hayatın ne olduğunu açıklıyor. hayat nedir? Bir delilik. hayat nedir? Bir yanılsama, bir gölge, bir masal. Ve en önemli şeyin bile bir değeri yoktur, çünkü tüm yaşam bir rüyadır ve rüyalarda yalnızca rüya.. Macbeth'tede şöyle diyor; Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır gürültücü bir salağın anlattığı, ki yoktur hiçbir anlamı. -Yaşamak; Bir amacı olmalı? Yaşamın amacı:İnsanın kendi düşüncelerinin, kendi felsefesinin, kendi ideolojisinin peşinden yürümesi midir? Yoksa Sevginin, Aşkın, Heyecanın ve de tutkunun aşırı bir şekilde yaşanması mıdır? Yada sadece bunları düşünmesi midir? -Yaşamak; Niyedir? Niye mi yaşıyoruz insan çile çektikçe yücelir, büyür bu dünya büyük insanlar için kurulu, büyük dediğim manevi büyüklük, diğerleri figüran yani büyümek için doğduk ve yaşamalıyız. -Yaşamak; Doğmaktır. Doğduğumuz için yaşıyoruz, belki de çoğu insana doğmak yada yaşamak ister miydin? Sorusuna hayır cevabı verebilirdi. Ama yaşadığımıza göre EN GÜZELİNİ YAŞAMAK DURUMUNDAYIZ. -Yaşamak; Bir yerlere varabilmektir. Belki uzun belki kısa bir yoldasınız. Her başarısızlık sizin için birer kavşak. Endişeleriniz, birer viraj.Arkadaşlarınız bazen gaz pedalı olur bazen fren. Düşmanlarınız trafik ışıklarındaki kırmızı. Aileniz yolunuzdaki uyarı tabelaları. İş hayatınız ise engebeli bir arazi. Ama: Deponuz prensiplerinizle doluysa, Motorunuz iradeniz kadar sağlamsa ve yan koltukta tanrının varlığını her zaman hissediyorsanız, dilediğiniz yere mutlaka varacaksınız. - Yaşamak;Dans etmektir. Partnerinizle tango yaparsınız, ayaklar birbirine dolandığında ne kadar büyük bir bağlılıkla birbirinizi, sevdiğinizi anlarsınız. Halay çekersiniz, el ele tutuşursunuz ve bu ne kadar birbirinize bağlı olduğunu gösterir. -Yaşamak;Baharı beklemektir. Her insan kendi baharında yaşamak ister ve o baharı bulabilmek için, İkinci bir bahar olmadan. -Yaşamak; Bir şeyleri yaşayıp ta, yaşamamaktır. Eflatuna iki soru sormuşlar:1. ?insanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir? Eflatun tek tek sıralamış: Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler ama sağlıklarını geri almak için para öderler. Yarından endişe ederken bugünü unuturlar. Dolayısıyla ne bugünü nede yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar ancak hiç yaşamamış gibi ölürler. Sıra gelmiş ikinci soruya: Peki sen ne öneriyorsun? Bilge yine sıralamış: kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın. Yapılması gereken tek şey sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL,EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR. -Yaşamak;Cinselliktir. Bir insanin yaşamındaki en önemli şey cinsel yaşamdır. Cinsel yaşamla bastırılmış duyguların,açığa çıkarılamayan, tartışılmayan ve üzerinde pek fazla konuşulmayan ve de sözlere dökülemeyen ama yaşamın ta kendisi diyebileceğimiz duyguların insan yaşamında önemli ölçüde bir yere sahiptir ve psikanaliz(bilinçaltı) yöntemiyle açığa çıkarılır. cinsellik; iki karşı cinsin birbirleriyle olan etkileşimleri, hissedilişleri ve birbirlerine olan bağlılığı simgeler.Bu bağlılık insanı bambaşka bir dünyaya götürerek belirli bir süre içerisinde sanki cennetteymiş gibi olmaları ve de tekrar gelmeleri hayatın en büyük hazzını alması demektir.. . - Yaşamak;Her şeydir.. Söylediklerinize dikkat edin düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür. (mahatma gandhi) -Yaşamak;Neden yaşıyoruz? Bu soru, insanoğlunun ne kadar aciz bir varlık olduğunu gösteriyor.tamamen biyolojik bir şans sonucu yaşıyoruz! Niçin yaşıyoruz? Bu soruya tüm çağlar boyunca filozoflar yanıt aramış,ancak felsefe ve filozoflar buna bir cevap bulamamışlardır. Neden? -Yaşamak;Sormaktır. Niçin yaşıyoruz? Bu soruyu sorabildiğimiz için yaşıyoruz. -Yaşamak;Mücadele edip, savaşmaktır. İnsanlar, önlerine birer hedef koyup ve bu hedefleri gerçekleştirebilmek için, sürekli bir arayış ve de mücadele içinde olup hep savaşırlar,. bunu yaparken de ve de sonlara doğru yaklaşırken, büyük bir haz alırlar. bu haz onlara yaşamın amacını anımsatır. hedefler sona ulaştıkça yeni hedefler başlar ve psikolojik olarak tatmin olmaya çalışırlar. (iyi ki yaşıyorum) -Yaşamak;Beklemektir. Bazen hayatınızda sürekli olarak bir şeyleri beklersiniz ama sadece beklersiniz. -Yaşamak;Ölmektir. Ölmek için yaşıyoruz. Yaşadığımız bu günlerde iki tane gencimizi trafik kazasında kaybettik. bunlardan bir tanesi benim akrabamdı. onu defnederken şunu düşündüm; biz ölmek için yaşıyoruz herhangi bir anlamı ve de amacı olmadan. Sadece yaşıyoruz. -Yaşamak;İnsanın ta kendisidir aslında. Genel çerçevede düşündüğümüz zaman; İnsanın ruh hali ne ise, yaşamın amacı odur. senin ruh halin seni nereye götürüyorsa, yaşamın amacı o dersin. Sevmek mi? var ruh halinde, amaç SEVGİDİR dersin. Hastalık mı? var ruh halinde, amaç SAĞLIKLI BİR YAŞAM dersin. Aşk mı var? amaç AŞKIN PEŞİNDEN YÜRÜMEK dersin. bir yerde sürgün olarak mı yaşıyorsun amaç ÖZGÜRLÜKTÜR dersin. taziyede misin amaç ÖLÜMDÜR dersin vs. ... |
||
|
||
| bütün sorular ve cevaplar burda işte..... | ||
|
||
| bütün sorular ve cevaplar ne yazık ki burada değil ne yazık ki okudum.. baktım.... hepsini sahibine ver ne kaldı elinde... o kendi görmüş yazmış ama sen onun gördüğünü görmedim sadece okuyosun bu neye benze bankadaki vezne adamına benzer vezne adamı parayı şöyle yapar böyle yapar sanki onunmuş gibi sayış tarzında biçimleri filan vardır edaları filan şıkır şıkır şıkır fakat o paraların arasında bir 300 ytllik açık olsa derhal bozulur o neşeli halinden eser kalmamıştır nefesinin kaçta birini alır bilmem artık bir daha sayar altta mı acaba diye.... bizde böyle okuruz işitiriz fakat bizim değildir o söylenen sözler o adam yaşamışta söylemiş görmüşte söylemiş bütün duyduklarını sahibine ver zatı alindekini göster bilgi senin bilgin olsa yina yanmam ama dediğim gibi bir aksilik olur nefesin kaçta birini alırsın bilmem artık açıklamaları karıştırsın hayatına neşe vermek için bilmem anatabiliyır muyum fakat orada bulamazsın senin değil çünküüü dikat edin insanlık gafletle vardır o gaflette olmazsa Allah dünya sahnesini kapar hadi bunuda söyledim içimizde dinleyenlerden biri ilerde belki bunu gönlünde tutarda bir şey çıkarırda oradan başına gelene ferah ferah katlanır... neysee... |
||
|
||
| şimdi bakış açısı olayına değiniyosun gayet güzel we bencilce... senin bakış açında bunlar mewcut değil. ama başkalarının bakış açısının pay'larını da eleştriyosun... weznedeki adam parayı sayar, sadece görewini yapar.. akşam ewine gitmek ister... emin ol weznedar adamın parayı sayarken kendisininkiymiş gibi sayarsa, bir gün buna yenik düşer we sahip olmak ister o paraya! bir suç işler.. şimdi bu da senin bakış açın oluyor değil mi? |
||
|
||
| hayırn hayır onu anlatmıyorum ben okuruz duyarız işitirz fakat bizim değildir bir an bize bir cereyan verir ama bir an sonra bir aksilik olsa kendinde bir şey olmadığından nefesimizin kaçta birini alırız bilmem artık o sırada zaman ilaçtır ama o sırada diyoum ne okumuş ne duymulşsan senin olmadığından senin sorularına cevap veremez bunlar... hiiii diye kalırsın kaçta kaçı alındı nefesin bilmem.. yıkılma işte... en makbul adam ilk anda sarsılmayan adamdır.. bunu anlatıyorum bunlar senin hayatının soruları ve cevapları değildir herkes programını kendinden çıkaracaktır başkası yooook tıpta bile böyle buu |
||
|
||
| insanların ortak yönlerini de göz ardı etmemek gerek? | ||
|
||
| çok uzaklardan seyh bedrettinin namını duyan bir köylü uzun bir yolculuktan sonra onun yanına warır... köylü bedrettine onun müridi olmaya geldiğini beyan eder...bedrettin sorar.. neden... hayatın anlamını bulmak için... bunun için çok güçlü olman gerekir ve bedel wermeyi göze almalısın... nasıl yani... acılar çekebilirsin... çekerim... dostlarını kaybedebilrsin... olsun değer... ailen seni terk edebilir... ne yapmak istemediğimi anlamayacaklarsa.... olsun.. yanlız kalacaksın... kalırım.... buraya kadar tamam ama tüm bunlardan sonra bunca yaşayacağın olaylar ve wereceğin bedelde sonra ömrünün son demi geldiğinde azrail sana yaklaştığında ve ruhunu alıp gittiğinde sen hala yaşamın amacını anlamını anlamamış olabilrisin... bunuda göze alabiliyormusun.... ............... yorumsuz diyelim... |
||
|
||
| yorumsuz diyelim... bence de |
||
|
||
| aynen... ama tüm bunları göze aldıysa bundan kaçacak değildir demekten de kendimi alıkoyamıyorum... |
||
|
||
| kesinlikle ...işte o merak...bulma isteği...bin ömürde olsa yine adanır aynı yola... gönül yarasını izlemissindir..nazım öğretmen kızına ewet diyor haksızlık etti,m size..neden yaptığımı ben bile bilmiyorum.. ama bir daha dünyaya gelsem aynısını yaprdım... yani yine kendini anadolunun köylerinde çocuklara adıyan sürgünler yiyen nazım öğretmen olurdum... onun gibi bişey buda...yada ben öyle düşünüyorum... |
||
|
||
yok benimkisi biraz da ölüme de rest içerikliydi ![]() düşüncen gayet doğru
|
||
|
||
nazımın kide ole.. o dönemde o duruş olume tilili çekmekti...
|
||
|
||
olması gereken de bu değil midir zaten
|
||
|
||
| köleliği kaldıramayıp...kendin olabilmek içinse tabiki...doğru olan budur...en azından boyle olununca bir ihtimal de olsa yaşamın amacını bulabiliyor insa...zayıf ve küçük bir ihtimalde olsa... öteki türlü sadece sanrılar dünyasıdır...olasılıkların insan benliğinde intihar halidir... |
||
|
||
| dostum emin ol köleliği kaldıramayan söz ettiğim(iz) yaşamı da bilemezler we korkarlar bakmaya... hükmedilmekten başka bişi yapamazlar/yapmazlar... bu yap(a)mamak değişebilir... |
||