SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Tarih

Konu: Caius Julius Caesar

Sayfa: [ 1 ]

02.12.2004 21:34:17
Sezar, tanınmış Romalı komutan ve devlet adamıdır (İ.Ö. 101-44). Eski soylu (patricius) bir ailedendi. Marius'un yeğeni olduğu için Pleplerle de ilişkisi vardı. Zeki, bilgili, iyi konuşan ve yetenekli olan bir yazardı. Ayrıca askerliğin bütün inceliklerini bilen gözüpek bir savaşçıydı. Romanın yönetimini ele geçirmek istiyordu. Fakat bu amacını gizlemesini bildi. Yalnız o zaman diktatör olan Sulla onun tutumunu anladı ve kendisini Asya'ya sürdü (İ.Ö. 82). Sulla ölünce Roma'ya döndü (İ.Ö. 78) ve politikaya atıldı. Halk meclisine dayanarak iktidara gelmek istiyordu. Önce maliye işlerine bakan köestor (quaestor), sonra belediye hizmetlerini yöneten edil (aedilis) seçildi. Edilliği zamanında düzenlediği parlak eğlenceler ve oyunlarla kendini halka sevdirdi. Daha sonra pretor (konsül yardımcısı) ve İspanya valisi oldu. İspanyayı başarıyla yönetti. Dönüşünde büyük törenlerle karşılandı. Krassus (Crassus) ve Pompeius ile anlaştı. Bu üçlünün birleşmesiyle kurulan birliğe 1. Triumvirlik (üç erkek birliği) denildi (İ.Ö. 60). O sırada halk ve ordu, triumvirlerden yana olduğu için, bunlar Roma'ya egemen oldular. Sezar, triumvirliğin kurulmasından sonra konsül seçildi. Konsüllüğü sırasında Halk Meclisine,Pompeius'un emekli askerlerine ve Roma'daki işsizlere toprak dağıtılması için iki kanun kabul ettirdi.Konsüllüğü bittikten sonra beş yıl süre için Galya valiliğine atanmasını sağladı; bir ordu kurma izni de aldı. Konsüllüğü sona erince Galya'ya gitti (İ.Ö. 58). 1.Triumvirliği İ.Ö. 56'da beş yıl için yeniledi. Pompeius'a İspanyanın ve Krassus'a da Suriye'nin yönetimi verildi.
   Sezar, Galya'da kendisine bağlı, düzenli bir ordu kurdu. Önce Galyalılarla dost geçindi. Onlarla birlik olarak Galyaya saldıran Germenleri ezdi. Galyalıların iç kavgalarından yararlanarak bu ülkeyi ele geçirmeye başladı. Çok çetin ve kanlı savaşlardan sonra Galyayı Romaya bağladı.
   Sezar, Galya'nın fethi ile uğraşırken, triumvirlerden Krassus, Suriyeye gitmiş, Partlarla yaptığı savaşta ölmüştü. Pompeius ise Romada kalmış, çevirdiği entrikalarla devleti eline geçirmiş ve yeniden konsül seçilmişti.Kendisini çok güçlü görüyordu. Sezar'ı vatan haini ilan etti. Bunun üzerine Sezar, Senatoya karşı ayaklanarak kendisine çok bağlı olan ordusu ile Roma üzerine yürüdü. Pompeius, Makedonyaya kaçtı. Sezar Roma'ya girdi; kendi adamlarını senatoya yerleştirdi. Bir süre sonra Galya'ya döndü. Pompeius'a bağlı kalan İspanya ordusunu yendi. İspanyayı kendisine bağladıktan sonra İtalya'ya geldi. Buradan ordusuyla Epirus'a gitti. Tesalya'da Farsala(pharsala) denilen yerde Pompeius' ile yaptığı savaşı kazandı(İ.Ö. 48). Pompeius'u Mısır'a kadar kovaladı. Mısır kralı korkusundan Pompeius'u öldürdü. Sezar arkadaşının öldürülmesini iyi karşılamadı. Katilleri cezalandırdı. Mısır'ı Romaya bağladı. Bu ülkenin devlet başkanlığına Ptolemelerden kraliçe Kleopatra'ya verdi. Bundan sonra Anadolu'ya girdi; Pontus kralını yendi. Yaptığı işleri ve kazandığı zaferleri, Roma'daki bir dostuna şu üç sözcükle bildirdi: Geldim, gördüm, yendim (veni,vidi,vici)
   Sezar beş yıl tamamiyle Roma'ya egemen oldu. Cumhuriyet rejimine ve kanunlara dokunmadı. Meclisleri olduğu gibi bıraktı. Fakat devletin bütün gücüne ve emir yetkilerine sahip oldu. Önemli görevlerin hepsini hatta başrahipliği bile üzerine aldı. Savaş ilan etme, barış yapma, soyluluk ünvanı verme gibi yetkiler de kazandı. Meclisleri istediği zaman toplantıya çağıran Sezar olağanüstü bir saygı görüyordu. Kanun gücünde kararnameler çıkarabiliyordu. Yalnız imparatorluk tacı giymedi. Senato onun tunçtan bir heykelini yaptırdı. Başına defne dallarından bir taç giymesine, paralar üzerine resminin basılmasına, doğumgünlerinde şenlik yapılmasına, altın bir taht üzerinde oturmasına, herzaman erguven renkli bir toga giymesine izin verildi. Ayrıca kendisine halk tarafından "Vatan Babası" ünvanı verildi.
   Sezar savaşlarla uğraştığı için Roma'da çok kalamadı. Bununla birlikte devlet yönetiminde yenilik yapmaya çalıştı. Askerlerine toprak verdirdi. Roma takvimi düzenledi. Romanın ay yılına göre hesaplanan eski takvim yerine, güneş yılına göre hesaplanan Mısır takvimini kabul etti. Halk tarafından bu yeni takvime kendi adı verilerek Julien takvimi denildi.Ayrıca da bir aya onun adı (Julius=temmuz) verildi. Sezar, Çiçero gibi eski düşmanlarını bağışladı. Lüksü sınırlamaya çalıştı. Servet ayrıcalığına karşı çıktı. Daha da reformlar yapmak istiyordu. Fakat Roma'nın soyluları halkçı,eşitlikçi olduğu için Sezarı yıkmak istiyorlardı. Bunlar Sezarın birgün cumhuriyeti yıkacağına inanıyorlardı. Ona düşmanlık besliyorlardı. Soylular sezarı öldürmek için bir suikast hazırladılar. Onu öldürecek olanlar, Senato'da bulunduğu sırada, bir iş bahanesiyle çevresini sardılar ve üzerine atıldılar. Sezar kendisini savunmak için kılıcını çekerken karşısında evlatlığı Brütüsü gördü. O zaman "Sende mi Brütüs!" diyerek savunmadan vazgeçti. Kılıcını yerine koydu. Başlığını koltuğunun altına aldı, togasını başına çekerek ölümü bekledi. Aldığı hançer yaralarıyla öldü.


Sezar, hiçbir zaman bugün bildiğimiz anlamda diktatör olmadı. Sezar kendisinden çok halkını,devletini düşünmeseydi diğerleri gibi halk için değil soylular için çalışır ve hayatı boyunca gerçek bir diktatör olurdu. Öyle büyük bir komutandıki kendisinden sonra Roma'nın başına geçenlere onun adı, ünvan olarak verilir oldu ölümünden çok uzun bir süre sonraya kadar.

İşte böyle bir hikayesi olduğu için Sezar, Shakespeare gibi ustalardan benim gibi acemi şairlere kadar hepimiz için hayranlık uyandıran bir kişi olmuştur.


Sayfa: [ 1 ]